
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Taht Oyunları
Olağanüstü olup olmaması tartışılır bence. Dizi bu kitabın birebir kopyası. İyi ve kötü iç içe geçmiş. Ayrıca hepsi de acınası durumdalar. Ve o kadar küçük yaşta olmaları kitaba daha olumlu yaklaşmamı önlüyor. Sonuçta kitaptaki yaş ortalaması 13. Yazar türdeşlerinin izinden gidip kitaptaki her bir kahramanı -düzinelerce olmasına rağmen- tek tek avlamayı düşünüyor bana kalırsa. Kitap gerçekçi ve taraf tutmuyor.
Baskı: Ve Ayna Kırıldı
Sanırım kusana kadar neden Agatha okuduğumun kanıtı. Çok iyi. Miss marple'ın en iyilerinden. Artık iyiden iyiye yaşlandı. Yeğeninin tuttuğu bakıcı karakteri Miss marple'ı delirtti. Her ne kadar davranışları onun için sinir bozucu olsa da benim için çok eğlenceliydi.
Baskı: Cam Şato (Cam Şato, #1)
Güya suikastçi. Daha uygunu ergen olmalıydı. Sıkıcı ve gereksizce uzun. Yarışmanın çoğu bölümleri atlanmış. Erkek kahramanlar karaktersiz ve sönük. Söylenene göre kız ömründe düzinelerce insanı öldürmüş, fakat kitapta madenlerden çıktığından beri kimseyi öldürmedi. Bu da tabii bütün kitap ediyor.
Baskı: Kuralsız (Uyumsuz, #2)
İyi tarafı: Kitap hiç durmadı,. Nefes alacak boşluk bile yoktu. Kötü tarafı: Bence fazla depresifti. Kız ölmeye o kadar meraklıydı ki... Ayrıca Tris kitapta yalnızdı, yapayalnız. Kimsesi yoktu. Bu yüzden burnunun dikine gitti. En acayibi de 1.kitaptaki "four" yoktu. Sırları ve birbirlerine güvensizlikleri hat safhadaydı. Belki yazarın karakterin gelişimi için yaptığı bir şeydir. Ama mantığımın sesi bunun sebebini daha çok yazarın genç olması ve muhtemelen kocasıyla kavga etmesini kitaba yansıtması olarak görüyor.
Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
Filmini izlediğim için okudum iyi ancak açlık oyunları kadar değil. Bir de çok merak ettiğim bir soru var: Spoiler... Acaba arkadaşını durdurmak için illa kafasına mı nişan almalıydı? Pek çok seçeneği vardı. Tris'in seçiminin nedenini yazarın da bilmediğine eminim. İkinci kitapda da bunu görüyoruz zaten.
Baskı: Elit (The Selection, #2)
Çok kötü çook... Yazar bir kitapta herkesi sinir bozucu yapmayı nasıl başarmış acaba?
Baskı: Operada Cinayet
Ünlü bir şefin ölümünün perde arkasından çok polise ve hayatına ışık tutuyor. Son, tahmin edilebilir olsa da iyi hatta çok iyiydi.Bir de Avrupalıların çocukları ve akrabaları hakkındaki düşünceleri bizden o kadar farklı ki. Allah akıl fikir versin diyorum. Kitaptan birkaç alıntı: Neden çocuklarınız sizi severken her şeyi bilmeniz bekleniyordu da, size kızgın olduklarında hiçbir şey bilmediğiniz düşünülüyordu? Chiara: "Ama bazen de oluyor, değil mi baba? Neden öyle diyorsun ki? Çoğu arkadaşımın evinde, anneleri çalışmıyorsa eğer, her şeye hep babaları karar veriyor; tatilde nereye gidileceğine, her şeye. Hatta bir kısmının sevgilisi bile var." Chiara bu son cümleyi zayıf bir sesle söylemişti, bir saptamadan çok bir soruya benziyordu. "Parayı onlar kazandığı için bunu yapabiliyorlar, üstelik herkese ne yapacaklarını da onlar söylüyor." Paola bile, diye düşündü Brunetti, kapitalist sistemi bu kadar isabetli bir biçimde özetleyemezdi.
Baskı: Eşleşme (Eşleşme, #1)
Öyle uysalca gitme o güzel geceye. İhtiyarlık yanmalı, coşmalı günün sonunda; Hiddetlenmeli, ışığın ölümüne, hiddetlenmeli. Bilgeler ömrün sonunda bilseler de karanlığın haklı çıktığını Onlar sözleriyle hiç şimşek çakamadıklarından, Öyle uysalca gitmezler o güzel geceye. dylan thomas Şiir kitaba o kadar uymuş ki, eklenecek başka bir şey bırakmıyor.
Baskı: Bana Dokunma (Bana Dokunma, #1)
Konu çok güzel, başlangıcı olağanüstüydü. Gerçekte söylemek istediklerinin üstünü çizmesi, akıl hastanesindeyken hissettikleri, betimlemeleri on numaraydı. Ama yine de dönüp dolaşıp bütün distopya-aşk yazarları gibi kürkçü dükkanına o da döndü. Kahramanlar iki erkek arasında kalmazlarsa sanırım yazarları linç ediyorlar. Neyse iyimserlik yapıp aklın yolu bir diyorum.