
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Diriliş Neslinin Amentüsü
Sezai Karakoç'un tasavvufi yönünden haberdarım. Benim nezdimde çok değerli bir şairdir. Diyarbakırlı olması ve Muazzez Akkaya'ya yazdığı efsane şiir Mona Roza benim için her zaman en değerli şiirlerdendir. Kitaba gelince Platon'un Devlet kitabı feyz alınarak yazılmış sanırım. Ama tabi Karakoç kitabında ideal devletin , ideal insanın İslam dini temelli olmasını savunuyor. İdeal devlet düzeninde her türlü kurum , kuruluş , işleyiş İslam unsurları göz önünde bulundurularak oluşturulmalıdır. Kitabın başındaki bazı görüşleri ise beni hayalkırıklığına uğrattı. Nedenine gelince kendi idolojisine bağlanması , bu doğrultuda bir bakış açısı geliştirmesi son derece normal bir olgu olmasına rağmen (kendisi sağcı ) karşı görüşü hedef alan, itham eden ağır sözlerine anlam veremedim. Eleştiriye eyvallah ama yerin dibine sokmaya hayır demeliyim sanırım.
Baskı: Çocukluğum
Maksim Gorki'nin otobiyografik romanı. Babasının ölümünden sonra sıkıntılı bir geniş aile süreci yaşamış olan yazar en büyük yakınlığı ninesinden görmüş. Akıcı, yalın bir dili olan roman sizi okurken sıkmayacak.
Baskı: Olağanüstü Bir Gece
Yine kısa ve sıkılmadan okunacak bir kitap. Stefan Zweig bu tür kitapların en iyilerinden.
Baskı: Yeraltından Notlar
Dostoyevski'nin sürekli içsel çatışma içinde olan kahramanın hayata ve insanlara bakışını yansıtan kitabı herkesin okuması gerekir. Kendimizi bizden üstün olana karşı küçük görmeyi kabul etmeyiz , bir şeyleri sürekli kendimize kanıtlama ihtiyacı duyarız. Yaptıklarımız da bu düşüncelerin ürünü değil midir çoğu zaman ? Yer üstünde yazılmış en iyi kitaplardan biri Yeraltından Notlar.
Baskı: Cimri
Bir baba ve oğlunun aynı kızla evlenmek istemesini , en nihayetinde de babanın cimriliğinin evlilik isteğine çok daha baskın çıkmasını konu edinen eğlenceli ve yer yer tesadüfler barındıran bir kitap. Dili zaten oldukça sade. Cimriliğin ne denli kötü olduğunu kitabı okuyunca eğlenceli şekilde göreceğiz.
Baskı: Babam Öldüğünde Ağlamadım
Babası tarafından 9 yaşından itibaren 14 yaşında seks kölesi olarak kullanılan yazarın hazin öyküsü , çaresizliği , çırpınışları.. Yazar ensest ilişkinin git gide çoğaldığı dönemde , artık hikayesini içinde barindirmayi bir kenara bırakıp olaylar üzerinden 40 yıl sonra bu kitabı kaleme almıştır.
Baskı: Dörtlükler
Ömer Hayyam şairliğinin yanısıra iyi bir matematikçidir. Astronomi ile ilgili çalışmalar da yapmış ve celali takvimini hazirlayanlardan biridir. Hayatı zevk, sefa , eğlence , şarap ve kadınlar ile ilgili dizelere indirgemiştir. Rubaileri de bu kavramlar üzerine kurulmuştur. Cennet , cehennem kavramlarının yalan olduğundan sık sık dem vurmuş , dini ve dini eğilimleri tiye almıştır. Alay etmiştir. Din adamlarıyla ( hacı , hoca , sofralarla ) dalga geçmiş , bunların iyi görünüp olduğu gibi görünmediklerinden söz etmiştir. Camiye gittim,ama Allah bilir niye. Ne namaz kılmaya,ne dua etmeye Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden O eskidi gittim yenisini yürütmeye Ben ne camiye yararim,ne havraya Bir başka hamur benimki,başka maya Yoksul gavur, çirkin orospu gibiyim Ne din umrumda,ne cennet,ne dünya! Gibi dizeleri dine bakışını ifade ediyor zaten. Ben işin bu kısmıyla pek ilgilenmeyip edebi olarak kitaba yaklaştığımda ustaca oluşturulmuş dizeler görüyorum. Her şeyden önce bana göre , inancıma , dünyaya bakışıma göre kabul etmediğim tarzda bir inanışı olsa da , alışkanlıklari olsa da Hayyam sivri bir zekanın ürünü dizelerle çağını aşmış bir şairdir. İçin temiz olmadıktan sonra hacı , hoca olmuşsun kaç para ? Hırka, tespih,post, seccade güzel Ama tanrı kanar mı bunlara ? Çok beğendiğim dörtlüklerinden biri.
Baskı: Kuşlar Yasına Gider
Sonu baştan yazılmış bir kitap. Hasan Ali Toptaş kalitesinde değildi bence. Her zamanki gibi Türkçe'si temiz , akıcı bir eser yazmış Hasan Ali Toptaş ama kurgu çok sıradan olmuş. Ve kitabın sonunu zaten bildiğiniz için sıkılma belirtileri gösterebilirsiniz. Gerçekleşmesi kesin olan bir şeyin uzadığını düşünün...Her şeye rağmen bir baba ve oğul , aile ekseninde olay olunca huzunlendirdi kitap beni. Düşündürdü. Edebi olarak bakınca aman aman bir eser değildi belki ama o duyguyu dönem dönem verdi.
Baskı: Kabil
Jose Saramago Hz Adem ile Havva'nin cennetten yasak meyveyi yemesiyle kovulmalari , Kabil'in Habil'i öldürmesi ve sonrasında Kabil'in çıktığı seyahatleri içeren dine yönelik ciddi manada ironinin olduğu bir kitap yazmış. Lut kavminin helaki , Hz İbrahim Hz İsmail kurban edilmesi vakası , Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması ve daha bircok dini olayı tiye almış , yarattığı tanrı karakteriyle hesaplaşmıştır.Kabil'in gözünden dini yerle bir etmiş , tanrıyı sorgulamistir. Jose Saramago'nun kullandığı sevimli dil bile bu kitabın uyandıracağı etkiyi gölgeleyemecek düzeyde. Kısa bir kitapta dini ve insanın yaradılış hikayelerini bu denli yerden yere vuracak nitelikte bir tavır takınması onun ne denli cesur bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Ben pek sevmedim ama seveni çok olacaktır. Bu kitabı ya seversiniz ya da hiç sevemezsiniz.(nefret demeyeyim.) Ortası yok.
Baskı: Utopia
Thomas More'un ideal devlet yapısını anlattığı kitabı.Gerçekten de adı gibi ütopya.Böyle bir devlet düzenini kim istemez ki? Kim böyle bir işleyişin parçası olmaktan mutlu olmak istemez ki?
Baskı: Sen Ölünce Kim Ağlar
Kişisel gelişim kitabı.Bazı yerleri not edip hayatıma uygulamaya çalışmıştım.Keşke süreklilik arz etseydi.