Teneke
Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmeliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalarla mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır. “Teneke kuruluş halindeki milli edebiyatımızın nefis bir örneği.” Fethi Naci, Bir Romancı: Yaşar Kemal “Yaşar Kemal şiirsellikle yaşanmışın tadını birleştiren büyük bir ustadır.” Hubert Juin, Le Monde, (Fransa) “Yaşar Kemal toplumcu olmakla birlikte, bir bakıma gerçekçi yöntemden uzak durmuş bir yazar. Kullandığı olağandışı olaylar, simgeleşmiş kişiler ve hayvanlar, mitos kalıpları, onun romanlarını destan, efsane ve halk hikayeleri geleneğine bağlar.” Berna Moran, Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış “Baskı, zulüm ve yozlaşmışlığın çaresiz kurbanlarının içinde bulundukları kötü duruma karşı bir protesto.” Derby Evening Telegraph (İngiltere)
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Yaşar Kemal Doğan Hızlan'la yaptığı bir söyleşide Teneke ve Ortadirek kitaplarının Ince Memed'den daha kuvvetli kitaplar olduğunu düşündüğünü açıklamış. Ben Yaşar Kemal'i Ince Memed ile lise yıllarımda tanımıştım. Ince Memed'in üzerimdeki etkisi bir başkadır hatta bambaşkadır. Teneke kısa bir roman. Kitaba romanın tiyatro metni de eklenmiş. Şöyle düşünün kitabın yarısı kadar bir kısmı Teneke romanı sonrası tiyatro metni haline getirilmiş şekilde tekrar sunulmuş, sahne anlatımlı, diyalogu vs şekilde... Çukurova'da çeltik ağalarına karşı köyleri sular altında kalan ve sıtma yüzünden ölümler yaşayan köylülerin sonuçsuz ve yıpratıcı mücadelesini okuyoruz. Köylünün mücadelesine destek veren kaymakamın da güçler (politik-maddi) savaşındaki çaresizliğini görüyoruz. Yalın, gerçek, üzücü ve okunası bir metin. https://www.instagram.com/okuyann/
Kitaptaki bir cümle kitabın özeti itibariyle çok çarpıcı: "Paşa yendi hep yendi,bir yenildi.Ağalara yenildi."
Yaşar Kemal'in her zamanki anlatımı gibi sayfalar yağ gibi akıp gitti. Ancak bu kitapta bi eksiklik hissi vardı. Sanki sıkılmış da çok uzatamamış gibi.











