sLn
@sLn

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)

Gece yarısı Çığlığı serinin diğer kitaplarına oranla beni biraz sıktı başlarda.. Kadın karakteri pek anlayamadım açıkçası.Duyguları çok karmaşıktı .. Utangaç mı yoksa bilmiş-korkusuz bir kadın mı çözemedim =) Rioya gelince onun sonunda mutluluğu bulmuş olmasına sevindim ama hikaye beni sıktı başlarında nedense.. Heyecan açısından iyiydi ama çok basit anlatmış yazar bu sefer olayı.. Aşklarında da pek tutku yoktu bence.. herşey çok çabuk oldu bitti yada çok uzadı onu bile çözemedim. =) kafa karıştıran bir kitaptı yada benim ruh halim karışıktı bilmiyorum ama başlamamla bitirmem bir oldu ve içimde keşke bitmeseydi ya dedirten bir duygu yoktu sonunda.. Hayal kırıklığıydı diyemem ama umduğumu bulamadığımı itiraf etmeliyim..

Baskı: Bahçemde Yeşeren Umutlar (Blossom Street Serisi 3)

Bir Debbie romanına ve seriye oranla pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.. Bütün kitap boyunca bir yumak mutluluğun bir yerlerden fırlayıp olaya dahil olacağı anı bekledim diyebilirim.. Anne,kız ve torununu anlattı tüm kitapta.. O kadar monoton ve sıkıcıydı ki şaşırdım..Bir Debbie kitabından sıkılacağımı hayal etmezdim ama evet oldu.. sıkıldım hatta yarım bırakacaktım neredeyse.. Açıkçası bu kitap serinin devam kitapları için de gözümü korkuttu.. Böyle devam edebileceğinden korkuyorum.. Öyleyse ne yazıkki seriyi sonlandırmak zorunda kalacağım.. Çünkü bu kitapta gerçekten sıkıldım.. Allahtan sonu güzeldi.. en azından bitirdiğimde okurken edindiğim somurtkan ifade azda olsa silinmişti.. Bu serinin bu kitabı hariç diğer kitaplarına bayılmıştım.. Bu kitabın beni bu kadar şaşırtaağını hemde kötü anlamda hiç ama hiç beklemiyordum doğrusu.. Neden böyle bir seriye böyle bir kitap eklemiş anlamadım.. bu kitap çok daha bağımsızdı açıkçası.. Mucizeler dükkanımla hiç ilgisi bile yoktu .. Mucizeler dükkanına dönüşten bir bölüm vardı ordan biraz umutlandım ama eğer sonraki kitapta böyleyse ciddi ciddi bu seriyi bırakmayı düşüneceğim.. Ve bunu hiç istemiyorum..

Baskı: Yarınlar İçin (Texas! Tyler Family Saga, #1)

Yoruma gelmeden konusunu anlatmak istiyorum.. Baş erkek karakterimiz çapkın,vurdumduymaz biridir ama aslında içinde sorumluluk sahibi olan iyi bir erkektir.. Bir gün barda oturuken kasabanın iki belalısını hiçte o bara ait olmayacak kadar mükemmel bir kadın olan baş karakterimize asılırken görüp olaya müdehale eder.. Bu müdehale ona bıçak yarası ve mor bir göze mal olur.. Ancak onun canını acıtan aldığı hasar değilde kurtardığı kadının ona bir teşekkürü dahi çok gömüş olmasıdır.. Bu nedenle kadını kaldığı motele dek takip eder.Kadın baştan onu içeri almasada sonra yaralı olduğunu fark edip yardım eder ve o gece birlkte olurlar.. Sabah esas oğlan yanlız uyanır ve eve döndüğünde evde o gece işlerin epeyce karşmış olduğunu öğrenir..Sahip oldukları fabrikanın en önemli deposu kundaklanmıştır ve hasar onarılamaz durumdadır.. Ve işin kötü yanı baş karakterimiz o gece evde olmadığından sigortadan para alabilmek için onun yaptığına inanılıyordur.. O geceye dair şahide ihtiyacı vardır ve o kişi onu sabah terk etmiş olan kızımızdan başkası değildir..Ve işte herşey böyle başlar.. Konusu kulağa her ne kadar güzel gelsede evet büyük olay kurgusu iyi görünebilrdi ama ah işte o küçük gereksiz detaylar olmasaydı.. ! Bir insan bu kadar güzel karakterler yaratıp bu kadar sıradan 0bir olayda bu kadar boş nedenlerle onları nasıl yok edebilir anlam veremedim açıkçası.. Karakterler o kadar başarılıydı ki olayın bu kadar basit kaçması çok kötü olmuş.. Sonunu hele hiç beğenmedim durduk yere karakterlerden birini öldürmesi çok kötü ve gereksiz olmuş bence.. Çok da tahmine edilebilirdi ayrıca.. Suçlu başından beri şüphelendiğin kişi çıkıyor falan klasik.. O kadar zeki bir kadın karakterin saçma sapan boş bir evliliğe bu kadar takmış olması biraz sıktı doğrusu .. Konuyu baltaladığını düşünüyorum .. Erkek karakterse harika ama sırf yangın çıktığında evde değil diye FBI tarafından hapis edilebilecek olması bana pek mantıklı gelmedi doğrusu..saçma buldum bilakis.. çok kurnaz olan yan kadın karakterin konuda daha fazla geçeceği hissine kapılıyorsunuz kitapta ama alakası yok.. Ortada kapılıp gideceğine çok daha fazlası olabilirdi o karakterde.. Bence yazar çok daha güzel olacak bir konuyu berbat etmiş.. Evet bu çok iddealı bir söz oldu ama cidden bu kadar potansiyele sahip karakteri saçma sapan,tahmin edilebilir ve basite indirgenmiş olay döngüsüyle katletmiş.. Erkek karaktere bayıldım ! tek kelimeyle harikaydı. Tüm karakterler öyleydi.. Çapkın olan ama melek gibi karısıyla tanışınca uslanan abi,haylaz aklına geleni söyleyen kız kardeş,nedeni saçmada olsa gizemli ve güçlü görünüşünün altında temiz bir baş kadın karakter,adi bencil kurnaz bir rakip kadın karakter .. hepsi birbirnden renkli birbirinden başarılı karakterlerdi.. Ama olay döngüsü ve kitabın konusu o kadar boştu ki.. Saçma nedenler üzerine kurulu bir karışıklık,çok daha fazlasını yapabilme kapasitesine sahip ve sanki yapacakmışçasına onca tehditten sonra yan kadın karakterin çok basit bir numarayla ortadan çekilmesi,bütün gizemi ve karmaşıklığı yaratan ve o kadar zeki bir kadından beklenmeyecek kadar nedensiz olan bir evlilik takıntısı.. Hele sonunu hatırlamak bile istemiyorum.. Nedensiz bir karakter kaybıyla sonlanan ve bunun sonucunda bir diğer karakterin kitabın bizim 'mutlu son' diye adlandırdığımız bölümde hayatının mahvolması... Yani ne gerek vardı ki şimdi dedirtti açıkçası.. Kısaca kitabın sonunda 'neden ! neden?! ' die bağrındım.. Yazık olmuş sadece bunu söylemek istiyorum çok yazık olmuş.. :(

Sweeney
10/1024.07.2012

Baskı: Sweeney

Ah linda yine yaptın yapacağını diyerek başlamak istiyorum.. :) Bir çok yorumda sweeney lindanın kitapları içinde en iyilerinden diyenleri anlıyorum şimdi.Aşkla polisiyenin birlikteliğine bayılıyorum ! :) siz bayılmıyorsanız bile bu kitaptan sonra bir daha düşüneceksiniz eminim.. Helede benim gibi biraz daha paranormal,fantastik arıyorsanız bu üçünün harmanlanmış hali olan kitaba bayılacaksınız.. Ben konuyu kesinlikle böyle beklemiyordum ben.. İçinde hayaletleri ve psişik yetenekleri barındırdığından haberim bile yoktu.. Ama haria ötesi bayıldım okunmalı ! :D

Baskı: Deli Dolu Bir Yaz (Destiny #1)

Öncelikle woww bu ne aşktır bu ne tutkudur demek istiyorum =) kitap cidden bir yaz aşkı kitabı ama burdaki yaz aşkı hayatının aşkı =) Kitabın anlatışı o kadar akıcıydı ki nasıl başladı nasıl bitti bilemedim.. Hani şu göz açıp kapayıncaya kadar biten ve ardında da keşke bitmeseydi dedirten kitaplardandı..Ana karakterin yıldızlara olan aşkı bni o kadar etkiledi ki o orda micke bişiler anlatırken bnada anlattı sanki.Artık derdim olduğunda gökyüzüne bakıcam.. Bu kitap bna yeni alışkanlıklar edindirdi =) aşkları o kadar saf,içgüdüsel ki.. Aşkın tutkuyla birleşmiş mükemmel bir karışımıydı okuduklarım..İki kişinin özeliydi.. HArikaydı.. +18 bölümleri vardı baya ama kitabı daha gerçek kıldığına inanıorm.. Rahatsız olmadım .. Okumalısınız bende inanılmaz bir tat bıraktı kitap.. Çok romantikti.Aşkı kıskandırdı ve bnde isterim dedirtti =) Jenny harika,mükemmel iyi bir kız.Kocasınında onu terk etmesinin sebebide budur.'iyi jenny' olması.. Jenny iyi olmaktan o kadar sıkılmıştır ki ama yapacak birşey yoktur çünkü o öyle biridir.. Boşanmadan sonra babasının yaşadığı küçük kasabaya,çocukluğunun geçtiği eve geri döner.. Jenny'nin bu kadar sıkıntıyı atmasının tek bir yolu vardır aşık olduğu şeyi yapmak.. Teleskopla uzaya bakmak ve koca evrende dertlerinin ne kadar küçük olduğunu hatırlamak..Ancak kendi göl evinden bunu yapması imkansızdır çünkü alan uygun değildir o nedenle gölün karşısına artık orda oturmayan brodylerin bölgesine geçer.. Brodyler kasabanın bir parçası olmayan,kimsenin sevmediği,dışlanmış bir ailedir.. Jenny kimse yok diye gittiğinde orda eski aşkını bulmayı beklemiyordur ama Mick geri dönmüştür ve büyük bir sır saklamaktadır.Kendi arazisindeki yabancıyı çıkarmaya çalışırken onun eskiden aşık olduğu kız olduğunu anlayınca işin şekli değişir ve tutku araya girer ve herşey değişir..

Baskı: Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar

wooww ! İşte romantik komedi dediğin budur ! :) Baş karakterlerin konuşmaları olsun,haraketleri olsun bna çok içten geldiğinden midir nedir bilmem bu kitabı o kadar çook sevdim ki 3 kere üst üste okudum :D bu kitaptaki karakterler o kadar içten,gerçek ve komik ki gülmeden okuyabilecek olan varsa eğer şaşarım .. Bir kere baş karakterimiz klasik aşk romanlarındaki gibi güzel,kendine güvenmesine yetecek kadar harika vücutlu falan değil.Benim için en ilgi çekici kısmı bu oldu kitabın.Çünkü mükemmel kadınlardan bıktım :D her kitapta bu konu o kadar göze batıyor ki gerçekçiliğini kaybetti adeta .. Ama işte bu kitap başka..! Ana karakterimiz heather muhasebeci,hayalperest olmayan - gerçekçi,zeki ve akıllı,kibar insanların değimiyle "yuvarlak hatlı",her erkeğin daha kapıdan adımını atar atmaz fark edeceği kadar güzel olmayan,'normal' bir kız.. Güzel değil mi ? tabii ki güzel ama manken değil.. Heather'ın sürekli gittiği barda sürekli gördüğü ve imkansız olduğunu bildiği kasabanın yakışıklı çocuğu olan biri vardır.Ve o kişi tabii ki baş erkek karakterimiz Tony..! Heather'ın varlığından bile haberi olmayan bu yakışıklının acilen paraya ihtiyacı vardır ve bunu kazanmak için vegasa gider..İşe bakın ki kızımızında iğrenç kuzeni evleniyordur ve onunda parti için aynı gece vegasa gitmesi gerekir.. :) tony kazanmak için gittiği parayı kazanamamış bu nedenlede üzgün bir şekilde odasına çıkarken karşılaşrlar.. Heathersa kumarda çok iidir çünkü çok akıllıdır.Sonuç olarak o parayı kazanmasına yardım eder ve bay yakışıklı sonunda kızımızın var olduğunu görmeye başlar :) birlikte kutlama yaparken sarhoş olup evlenirler ve sabah olduğunda herşey karışır.. Olaylar tamamen kadere dayanıyor kitapta . zaten komik olanda başlarına gelenler değil verdikleri tepkiler ve günlük hayatları :)) okuduktan sonra bir romantik komedi izlemiş kadar mutlu ve yüzünüzde gülücükler bırakan bir eser.. Bu yazara bayıldım!! Ve en sevdiğim şeylerden birini daha barındırıyor kitap erkeğin ağzındanda dinliyoruz hikayeyi..+ 18 diyemem ama bazı yerler var işin nereye gittiğini biliyorsunuz.. :) Açıklığı hayal gücüne bırakmış yazar bunuda çok sevdim.Çünkü Öyle kitaplar varki okurken midem kaldırmıyor :)) Uzun lafın kısası bu kitap 4+4lük ! <3

Baskı: Düşüş (Düşüş, #1)

Çok harika bir roman !! tek kelimeyle orjinal! Başlarda ne olduğunu beler olacağını kestiremesenizde sonlara doğru sizi içine çeken ve asla bırakamayacağınız türden bir kitap..Bu yazar favorilerime girdi.. Bu düşüş serisinin ilk kitabı diğer iki kitabınıda okudum ve harikalar..O kadar ilginç ki konusu başka hiç bir yerde duyulamış ve kesinlikle klasik süşmüş melek masalı değil..! Buradaki meleğimizin düşüş nedeni AŞK ! Ama hayatınızda görüp görebileceğiniz en umutsuz ama en mükemmel aşk ..! Okuyun,Okuyun,Okuyun ! :)))

Baskı: Incarceron (Incarceron, #1)

Kitabın kurgusuna aşık oldum..! Bu kitabın yazarı çok nadir rastlanılan türden..İşte fantastiği bu yüzdne seviyorum dedim okurken.Böyle bir hayal gücü,böyle bir kurgu ..İnanılmaz tek kelimeyle..Sadece kitabı bu kadar hızlı başlatmasaymış dedim..İlk 100 sayfada pek bişi anlamıyorsunuz,hapisaneyi hayal edemiyorsunuz.. Zaten yepyeni bir dünya ile tanışmışsınız kelimeler ve ortam yabancı birde üstüne yazar sanki orda yaşamışsınız gibi olaya dank! diye başlayınca kafa karışıyor doğal olarak..Hapisanenin enginliği ve betimlemelerdeki eksiklik hayal gücünüzü köreltiyor başlarda.Ama o sayfalara dayanıp 100'ü geçtiniz mi işte kitaba o anda daha aşık oluyorsunuz..Ben bu kitabı dışı sert ama içinde sürpriz saklı şekerlemelere benzettim :)) İçindeki şekerlemenin güzelliği dış kabuğuyla savaşmaya değer diyorum..Ve ikinci kitabını en kısa zamanda alıyorum :D

Baskı: Benim İçin Öl (Revenants, #1)

Kitap çok güzeldi.Kate adlı karakteri sevmeyi pek becerememek dışında çok zevk aldım.Kitaptaki Paris teması insanın içine işliyor adeta.Fransaya ayrı bir gözle bakıyorum artık.Konuyu çok ilgiçekici buldum.Çünkü daha önce hiç duymadığımız "geri döneneler" denilen bir türü anlatıyordu kitap.Her zaman yeniliğe açık biri olduğumdan bu kitaba daha sıkı sarılmamı sağladı. :) Konusu:Kate adında anne babsını kaybetmiş ve ablasıyla babaanne dedesinin yanına Fransaya taşınmak zorunda kalmış 16 yaşında bir kızı anlatıyor.Kitap okumayı çok seven ve anne babasını kaybetmenin verdiği ağarlıkla bunalıma giren kızımız ablasının isteği üzerine evden çıkıp bir Cafeye oturmaya gidiyor.İşte burda yakışıklımız Vincent ile karşılaşıyor. Kate'in kitap severliği ve sanata düşkünlüğü aramızda bağ kurması gerekirken nedense Kate'i azıcık soğuk buldum.Sanırım ben aşk kitaplarında daha çok nasıl desem 'AŞK' arayan türdenim :)) Bu kitapta Kate'in Vincent ile birşeyler başlatması neredeyse 200 sayfa aldı ki bu kitabın neredeyse ortalarının sonu oluyor.Sadece Kate'in soğukluğunu Vincent'ın sıcaklığıyla dengelemiş olmasını dilerdim yazarın ancak Vincent'ında Kate den aşağı kalır yanı yoktu :) Aşkları çok güzel olabilirdi ama ikside içe kapanıklıktan ve durgunluktan öleceklerdi yani :) Allahtan Vincet'ın ailesi vardı kitapta.Jules,Charlotte ve Ambrose olmasa ne olurdu bilmiyorum.. Bu kadar olumsuz sözlere bakarak yorumumun olumsuz olduğunu ve kitabı beğenmediğimi düşünebilrisiniz ancak kitabı okumaktan zevk aldım.Evet tüm o geri çekilmelere rağmen kitap kendini okutmayı bir şekilde başarıyor.Değişik bir türün ele alındığı bu kitap sırf "geri dönenler" i tanımak için bile okunur... Aşklarını çok gösterememiş olmaları onların aşklarını daha az fantastik ve daha az okunası kılmıyor emin olun.Beğendim ve sizlerinde beğeneceğine eminim.. Okumalısınız.. :)

Umut Dolu Bir Kalp
8/1029.06.2012

Baskı: Umut Dolu Bir Kalp

Çok ilginç bir konusu var.Ben il kapağı gördüğümde historical sanmıştım ama okuyunca ne kadar yanıldığımı anladım.Bambaşka yerlere götürdü beni kitap.Teksas kovboylarını anlatan bir kitabım olmamıştı daha önce.Hiç okumamıştım.AMa bayıldım.O kadar fantastik historical arasında iyi gittiğini düşünüyorum.Hayal dünyamı genişletti.Aşk konulu olmasına rağmen aşkı pek bulamadım içinde bunuda belirtmeliyim.Yani günümüz aşkları gibi yapış yapış değildi.Daha çok klasik romanlardaki içten sevme ve itiraf edememe durumu vardı.Yinede Bayıldım.! Hayal dünyam artık monotonlaştı,hep aynı tarz fantastik ve aşklar olduğu için kurduğum hayallerimde aynı tarz diyorsanız eğer bu hayatınıza yepyeni bir soluk getirecek diyorum bende.Okumalısınız :)

Baskı: Mezarla Randevu (Gece Avcısı, #1)

Kitap beklediğim gibi değildi.Ben daha sert ve yetişkin bir kız beklerken karşıma 22 yaşlarında,sexy rolü yapan ama süper utangaç bir çıtır çıktı ve inanın böylesi hayal ettiğimden bile daha güzeldi.Yaşımız yakın diyemi ne cat'e bayıldım.Harika bir kız.Tabii bones'umuda unutmamak lazım kitabı sevmenize büyük ölçüde o sebep oluyor :) Konumuz şöyle ki kızımız Cat yani bonesun tabiriyle "kedicik" yarı vampir yarı insan.Annesi yıllar önce yeni dönüşmüş bir vampir tarafından tecavüze uğruyor ve 5 ay içinde cat dünyaya geliyor.Annesi uğradığı tecavüz nedeniyle yaşadığı piskolojik sorunlarla vampirlerden nefret ediyor.Kızı da yarı vampir olunca anne kız pek geçinemiyorlar.Cat yarı vampir olduğunu 16. doğum gününde öğreniyor ve annesininde baskısıyla vampir avlamaya başlıyor.Annesinin sevgisini anca öyle kazanabiliyor çünkü.. "içindeki canavara yenik düşmüyor" annesinin değimiyle ... Barlara gidip güzelliğini ve kamuflaj özelliğini kullanarak vampir avlarken (kamuflaj özelliği şu daha önce yarı vampir diye birşey duyulmamış.Cat ölü değil hala kalbi atıyor ve sadece kızdığında yeşile dönüp parlayan gözleri onu ele veriyor böylece karşısındaki vampirler şoka uğruyor) yakışıklımız bones ile karşılaşıyor.O da bir vampir avcısı ama kendisi de bir vampir.Tanışmaları süper komik ama onu söylemiyeceğim kendiniz okuyup öğrenin.Neyse bir süre sonra bones cati yakalıyor ve yarı vampir özelliğini keşfediyor.Sonra birlikte çalışmaya başilıyorlar ve boomm! hikayemiz başlıyor :) Çooook eğlenceli bir kitaptı özellikle bonesun cati utangaçlığını yenmesi için eğitirkenki halleri mükemmel ... İkinci kitabı almak için sabırsızlanıyorum..

Senden Sonra
4/1009.06.2012

Baskı: Senden Sonra

Güzel bir kitaptı fena değildi ama çok alalade bir konuya sahipti.Kitabı alıp okumalısınız kesinlikle dedirtecek birşey göremedim ben ama kişisel düşüncem tabiiki.Konumuz çok yakın iki arkdaşlardan biri tinerci tarafından çok güzel bir mahallede öldürülüyor.Olay böyle olunca doğumuna 1 ay kala çocuğunu kaybetmiş olan karakterimiz Ellie ölen arkadaşının (lucy) 8 yaşındaki kızına (kendisininde vaftiz kızı) bakmak için amerikadaki kocasını bırakıp ingiltereye gidiyor.Küçük kız annesinin ölümüne şahit olduğu için konuşmamaya başlıyor bu arada.Ellide işte burada devreye girip küçük kızın sorumluluğunu alıyor.Ve kıza küçükken okuduğu kitabı okuyor gece yatmadan bu onların arasında bağ oluşturuyor falan.Konumuz bundan ibaret.Çok heyecanlı bir konusu yok Lucynin cinayetini çözmeye falan çalışmıyoruz zaten çözülmüş.Küçük kızın konuşmaması çok sorun olmuyor çünkü kitabın 100. sayfasnda fln konuşmaya başlıyor zaten.Ellie kocasını kaybediyor kıza bakarken birde.Kitapta çok fazla düşünceyle geçen bölüm var.Bazen beni sıkmadı desem yalan olur.Sonuda çok tatmin edici değil.Bittiğini anlamadım ben hatta öbür sayfaya geçtim ve teşekkürler bölümünü okumaya başlayınca bir şaşırdım aman tanrım böyle mi bitti yani diye :) Günlük gibiydi böyle bir kitabı neden yazma gereği duymuş kadın anlamadım :) ve bunu söylemek zorundayım 18 tl bu kitaba çok fazla bence.. Ama dramatik bir hikayeydi.Hayatın içinden gerçek bir hikaye.Tıpkı hepimizin sıkıcı hayatları gibi.Bence yazar oturup gün gün yazmış yani okadar diyim :)

Yıllar Sonra
5/1004.06.2012

Baskı: Yıllar Sonra

Kapak sizi kitabın içindekilere hazırlamıyor demek istiyorum ilk önce :) daha bir genç hikayesi beklerken karşınıza 30 40 yaşında bir çift çıkıveriyor ve şok oluyorsunuz :) ben yıllar öncesinde başlayıp umutsuz bir şekilde bittiğini anlatacak ve sonra yıllar sonrasını anlatack sanırken direkt 16 yıl sonrasından başlıyor kitabımız... Konusu güzel amaçeviride azıcıkkk bir sorn var bazen konuşmalar kopuk ama zorlarsanız anlıyorsunuz :) konu çok tahmin edilebilridi.Ama eğlenceliydi.Kısaydı ama zevkliydi.Okuyun boş zamanlarınızda ve kitapsız bir dönemde çok iyi gelebiliyor... :)

Baskı: Buz Öpücük (Vampir Akademisi, #2)

Çokkk harikaydı!Baştan sonaaa müthişti.heyecan aksiyon eğlence .. hele rose ile christianın halleri beni bitirdi :)) kıskançlık ve rakiplerin doğduğu bir kitaptı.sonu hem çok acıklı hemde çok güzel bitti.. kitapta azıccııkkkk bir gece evi serisi tadıda fark ediliyor bence. seriler birbirinin kopyası değil ama benzerlikler hissediliyor.. 3. kitap için yanıp tutuşmamı sağladı...En kısa zamanda almak zorundayım :)

Baskı: Vampir Akademisi (Vampir Akademisi, #1)

Olay döngüsü güzel ve çok değişik bir kurgusu var beklediğimden çok daha güzeldi.Çok fazla vampir kitabı var ama hayran olduklarım birbirinden farklı olan değişik kurgusu olanlar ve buda o farklılardan biri kesinlikle hayran kaldım.İçinde yeterince aşk yok kitabın serinin içinde aşk olduğundan eminim bu ilk kitap olduğu için belkide bilemiyorum.Buz Öpücükte göreceğiz :) Rose bir Türk kızı bunu söylemeden geçemeyeceğim.Kitapta bunu hiç beklemiodum işte :)) ancak Rose'un kendini çöl prensesine benzetmesi saçma olmuş bnce babası Türk arap değilki çöl ne alaka ? Evet avrupalıların bizi çok araştırmadığını ve tanımadığını biliorm ama Sırf Msülümanız diye araplarla karıştırılmamızı anlayamıyorum.Özellikle yazara bu konuda çok kızgınım madem kitabında kullanacaksın araştır bari ya gerçeği yansıt yada yazma değilmi ama ?

Göçebe
10/1031.05.2012

Baskı: Göçebe

Ufff işte kitap budur ! Meyera hayran kalmamak elde değil.Yeni bir dünya yaratmakta üstüne yok =) Öyleki ilk yazdığı twilight sersinde kanımızı içebilecek ve bizi öldürebilecek bir vampire aşık olmuştuk şimdiyse bedenimizi ele geçiren bir uzaylıya hayran olup onu bir insandan daha çok sevebildik neredeyse.Çok ayrıntılı insanı doyuran bir hikaye.O kadar ayrıntılı ki uzaylı olan göçerin o güne dek gezdiği gezegenlerden anıları bile var içinde.Sanki öyle bir yer varmış gibi hissediyorsunuz kitabı okurken göçer daha fazla anlatsın istiyorsunuz.Tek kelimeyle enfes bir kitaptı =)) okumayanlar çook şey kaçırıyorr ;)

Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)

çok güzel bir konusu vardı.hikayelerin sırasının değişmesini isterdim sadece.kraliçenin hikayesini ilk olarak okumalıydık bence.Dediğim gibi güzel bir konusu vardı ama herkesin övdüğü kadar çook harika değildi. daha güzel kitaplar okumuşluğum var yani. bunu neden bir seri yapmışlar onuda anlayamadım bu arada.Öyle çok yarım kalan bir macera fln yoktu ortada.Ejderhaların aşkını anlatan pek kitap olmadığı için karşılaştırma yapamıyacam o konuda ama çok da bir farkları yoktu diğer fantastiklerden.Normal bir aşk kitabı gibiydi sadece bunlar arada sırada ejderhaya dönüşüolardı diyebilirim :D Yinede güzeldi okuyun. ilginç fantastiklere her zaman kapım açıktır :)

Baskı: Gece Yarısı Uyanışı (Gece Yarısı Nesli, #3)

ahh lucan derken başıma birde tegan çıktıı ama iyiki çıktı harikaa <3 <3 aksiyonun en çok olduğu kitaptı seride ve inanılmaz güzeldi bu seriyi tekrar okuycamm kesin =)) inş yayın evide 4. kitap için bizi çok bekletmezz =)

Baskı: Kızıl Öpücük (Gece Yarısı Nesli, #2)

danteye bayıldım doğrusu =) tess her nekadar bana benzemesede onunlada bütünleşebildim =) aşk tutku herşey vardı yine ilk kitaptaki gibi ama bu kitapta birsonraki kitabın konusunada başlangıç yapmış olduk tegan ve elise =) 3.sünü henüz okumadm ama şuanlık favorim (ne yaparsam yapiim) lucan <3

Baskı: Gece Yarısı Öpücüğü (Gece Yarısı Nesli, #1)

harika bir kitaptı.Lucana bayıldım gabide çok harika bir karakterdi.Aşk çok hızlı gelişiyor kitapta.Hiç beklemeye gerek yoktu =) Aksiyonda sonlara doğru geliyor ama o aşk bana aksiyon aratmadı zaten =)

Aşk Büyüsü
4/1014.05.2012

Baskı: Aşk Büyüsü

arkasında yazanlara kanmayın çok kötü ve saçma bir kitap...

Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)

Çok gerçek...Bence bu kelime bu kitabıda seriyide açıklıyor..Normal kitaplardaki mutlu sonu yaşamıyacaksınız.Buradaki mutlu son açlık oyunları farkıyla yazılmış.Ağlayacaksınız eminim..

ÖncekiSayfa 3 / 7Sonraki