
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Love İn The Afternoon (The Hathaways, #5)
Kısaca,(daha hiç kısa yazdığım görülmedi) Phelan ve Beatrix'in aşkı serinin diğer kitaplarına oranla çok çabuk gelişti.Christopher'ın kendisiyle yaşadığı sorunlar çok uzun sürdü. (benim zevkime göre elbette.) Arada mektubu yazanın Prudence olduğu sanılması da işi iyice sarpa sardırdı elbette.Kısacık bir romanda çok uzun uzadıya anlatmış her şeyi ve doğal olarak en güzel kısımları sona denk gelmiş,alelacele olmuş.Keşke sorunları fazla uzatmasaydı da güzel kısıma geçseydi hemen.Çünkü kitapta bizim bildiğimiz Beatrix neredeyse yok oluyor.O sevimli,komik kız gidiyor yerine dertlerin içinde yüzen yanlız bir genç kadın geliyor.Açıkçası bunu sevmedim.Bea'nin değişmesine gerek yoktu bence.Onu öyle seviyorduk biz.Keşke onun karalterine göre neşeli bir aşk yaşasaydı.Çok ağır olmuş bence.Beatrix için yazılan bir romandan çok Amelia için yazılmış gibiydi.Yani keşke ya sayfa sayısını arttırsaymış ya da meseleyi bu kadar uzatıp içimizi karartmasaymış.Elveda kitabı olarak okurken biraz sıkıldım ve en uzun sürede okuduğum Hathaway kitabı oldu.Bizim pırıl pırıl hayvan dostu Beatrix'imize bu kadar acı çektirmeyecektin Lisa! Devamı blogumda http://rewiev-queen-1.weebly.com/
Baskı: A Hathaway Wedding (The Hathaways, #2.5)
Konusuna ve içindeki olaylara kısaca değinecek olursam, Merripen Win ile evleneceği için heyecanlıdır ve bir sorun çıkacağından endişelenir.Bir tür uğursuzluğun gelmekte olduğunu düşünüyordur ama evlenmek için kararlıdır.Beatrix ise yaralı bir baykuş bulmuş onu iyileştirmek için ahırda otururken kasabaya bir sirk geldiğini duyar.Ve sirkteki fillerden birinin öldüğünü,ölen filin yavrusunun da kımıldamadan yattığının haberini alır.Sirk sahibi hunharca küçük file dans etmesi için vururken Beatrix buna karşı bir şeyler planlar.Düğün günü geldiğinde Kev'in beklediği gibi uğursuzluklar başlar ve evlenmeleri neredeyse imkansız hale gelir.Ancak Kev kararlıdır.Leo ve Cam'in yardımlarıyla evlilik gerçekleştirilecek hale gelir ancak olaylar burada bitmez. Kesinlikle okuyun.Çok eğlenceli,çok keyifli bir kısa hikaye. Alıntı ve yorumun devamı için sitemi ziyaret edebilirsiniz http://rewiev-queen-1.weebly.com/9812books--music/a-hathaway-wedding-the-hathaways-25
Baskı: İçinde Aşk Saklı (Westmoreland, #2)
Bu benim ilk Judith kitabımdı.Çok uzun olmasına rağmen hemencecik bitirdim.Yazar kitabı bizim alışık olduğumuzdan daha uzun tutmuş.Bugüne dek okuduğum en maceralı ve olaylı aşk kitabıydı içinde aşk saklı. Hız hiç bitmiyor diyebilirim.Diyorum 'hah! şimdi tamam.Artık mutluyuz.' bir bakıyorum hooop bir olay daha olmuş işler karışmış. Olayları uzatmış olmasına rağmen okurken sıkılmadım,işin tuhafı.Erkek karakter bana biraz FMArsal'ı anımsattı.Claytondan çok güzel bir türk erkeği olurmuş :D Bugüne dek okuduğum en kaba erkekti diyebilirim :D Ama çok sevdim.10 değilde 9 yıldız vermemin sebebi ise Whitney'nin kitabın sonuna doğru karakterinin uğradığı değişim yüzündendir. İlk başlarda pantolon giyip ata binen kız sonlara doğru hanım hanımcık oluveriyor.Açıkçası ben vahşi halini daha çok sevmiştim.Ama her şekilde güzel bir kitaptı.Tavsiyemdir.
Baskı: Ölüm Oyunu
21 kız 21 erkeğin kapana kısıldığı o yerde kendimi onlardan biri gibi hissettim.Bunu çok iyi başarmış Takami.İnsanı anlatımıyla tamamen başka bir dünyaya taşıyor.42 adet öğrencinin her birini iyi işlemiş yazar.Bunu yapabilmek her yiğidin harcı değildir yani.Türü Young Adult olarak geçiyor ama bence bu türden çok daha ötede bir roman Battle Royale.Tüm a 'Teenage Drama'sından uzakta,korkusuz bir roman olmuş.Karakterlerin hepsinin genç olmasına aldırış etmeden her yaştan okuyucuya açık bir hikaye yararmış Takami.Hakkını vererek yazmış açıkçası.Okuduğum her sayfada The Hunger Games'ten uzaklaştı gözümde.Çünkü Battle Royale kanın korkusuzca aktığı,vahşetin tadını damağınızda hissedebildiğiniz dehşet dolu bir roman.Ancak bunu aptal bir kan romanı ile karıştırmayın kesinlikle.Konuyu bu vahşetle birleştirmek bir ustalık.Ve vahşeti insana yedirmeyi bilmiş,tabiri caizse. Olayların gidişatı kadar konunun odaklandığı noktalar ve o şaşkınlık veren dönüşler,şaşırtmacalar insanı 'Bu kitap dahiyane değil de nedir?' diyerek bırakıyor.Midesi kaldıranlara bir başyapıt sunuyor Takami.Bu romanın kült olmasına şaşmamalı. Yazara ait okuduğum ilk roman ancak son olmayacak kesinlikle.Sanırım Battle Royal serisi olarak 15'e yakın romanı var.Elimden geldiğince hepsini okumaya çalışacağım.En kısa zamanda da filmini izlemem gerek diye düşünüyorum. Yorumun tamamı için sitemi ziyaret ediniz... http://rewiev-queen-1.weebly.com
Baskı: Araf (Providence Üçlemesi, #1)
*Yorumum Spoiler içerir.Buna hazırlanarak okumaya başlayın ;)* Bu kadın nasıl aşık erkek yazacağını biliyor arkadaş! Önce Travis şimdi de Jared ! Ahh ahh! Zaten beyaz atlı prensinin hayalini bir kız olarak bu yazar kesinlikle hayallerimin çıtasını yükseltti. "Seni durmadan izleyip,hayatı boyunca neredeyse sana aşık olan bir yarı koruyucu meleğin varsa insan daha ne istesin hayattan be!" diye diye ağladım kitabı okurken.Derdime yandım...Arada sırada gerçek olmasını ümit edip sağıma soluma bakınmadım da değil hani Çığlıklarıma başlamadan önce kitabın kapağı ve ayracı hakkında bir kaç şey söyleyeyim istiyorum.Öncelikle kapak aslen kitabın kendisiyle pek uyumlu olmasa da,çok güzel görünüyor bence.Bu kesin.Ama ayraç muhteşem tatlı! Benim ayracım gelmedi ancak ne yapıp edip elime bir tanesini geçirmeye bakıyorum. Devamı: http://all-about-books-n-books.blogspot.com/2014/01/araf-yorumu.html
Baskı: Baba, Dışarıda Bir Melek Var!
Fikret Topallı'yı ilk okuyuşumdu bu.Aslen pek de Türk yazar okumam ben.Nedense yabancıların anlatım şekli beni daha çok içine çeker. Ancak bu kitabın konusu daha okumadan beni meraklandırmıştı açıkçası.Zaten 'URBAN LEGENDS' yani 'Şehir Efsaneleri'ne oldukça büyük bir ilgim vardır. Kapağın üzerinde 'Türkiye Ve Dünyadan Şehir Efsaneleri' yazdığını gördüğümde açıkçası çok meraklandım ve hemen kitabı açıp okumaya koyuldum. Kitap küçük küçük efsane hikayelerden oluşuyor beklediğiniz üzere elbette.Kitapta bildiğim ve bilmediğim bir dolu şehir efsanesi haline gelmiş hikaye vardı.Açıkçası benim için cennet gibiydi.Okurken de hem çok eğlendim,hem de bazen ürktüm.En çok da Türk Şehir Efsanelerinden biri olan cinli bir hamam hikayesi vardı ki beni benden aldı. Zaten hamam falan pek sevmem,gitmem de ama hele de bundan sonra tövbeler olsun. :D Dünyadan anlatılan şehir efsanelerinde bildiğim bir kaç tane vardı ancak böyle gerçeğe dayalı ve neden şehir efsanesine dönüştüğüyle ilgili bilgi verilerek yazılan okuduğum ilk kitaptı bu kitap.Öyle "Zaten bilindik üç beş hikayeyi yazmış,kitap olarak satmış." şeklinde sakın ha düşünmeyin. "Ben çoğunu biliyorum zaten." diye de.Bildiklerinizin kökünün nereden geldiğini öğrenebiliyorsunuz bu kitapta.Olayın yaşandığı mekanların yahut olayın kendisinin neden böylesine herkesin bildiği bir olaya dönüştüğünü de güzelce açıklıyor yazar.O nedenle ciddi anlamda beğendiğim bir kitap oldu.Açıkçası okuması da bir hayli zevkli. Bir gecede yalayıp yutuveriyor insan.Değerli bir arkadaşım olan Şefika bana "Bak bunu gece okuma,korkarsın sonra." demişti.Ben de salak gibi "Yok ya be öyle şeylerden korkmam." demiştim.Oysa cidden ürkütücü olabilen bir kitap.O nedenle ben de size buradan aynı tavsiyeyi veriyorum şimdi.Gece okumayın :D Devamı Blogumdan okuyabilirsiniz. http://all-about-books-n-books.blogspot.com/2013/12/gece-okumayn-baba-dsarda-bir-melek-var.html
Baskı: Yalnız Gözlerin İçin
http://all-about-books-n-books.blogspot.com/
Baskı: Zoraki Koca Şahane Gelin 2
Zoraki koca şahane gelin sersi içinde enn çok sevdiğim hikaye budur.Bence bunda yazar kendini epeyce geliştirmiş.O nedenle okuması daha keyifliydi.Hikayenin derinliği de öyle.
Baskı: Ismarlama Bebek
Bugüne kadar ki en iyi başlangıçlardan biri var bu kitappta.Atamanı kandırmaya çalışma sahnesi süperdi :) Kesinlikle okunmalı.
Baskı: Anlaşma
Ah Yavuz ! :) FMArsal karakterlerinin hepsini çok sevsem de o ayrı sanki :D
Baskı: Kemikler Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #1)
Kesinlikle ama kesinlikle okunmalı.İkinci kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum.Hikaye sürükleyici,karakterler harika.Yazar favorilerim arasındaki yerini aldı,tabii bu seri de öyle.
Baskı: Benimle Kal (The Hathaways, #1)
Cam kesinlikle bir Merripen etmez ama çok sevdim ya :) Çook güzeldi...
Baskı: Ölüm Şarkısı
Kitap güzeldi.Mükemmeldi,Bayıldım! diyemem belki ama zevk alarak okuduğum kesin. Katil yüzünden sinirden uykularım kaçtı aslında zaman zaman ama değdi bence. Yalnızca Ölüm Şarkısı başlığının kitaba uygun olduğunu düşünmüyorum.Yazarlar neden bunu seçmiş bilmem.Evet şarkılar cinayetlere yol gösteren büyük ipuçlarıydı ama ben olsam isim olarak seçmezdim.'o henüz çalınmamaış birnotaydı' yazınca insan kendi yaptığı bir besteyle insanları öldürmesinde bir bağlantı olacak falan diye bekliyor.Ama adam yalnızca öldürdüğü kızların yanına bir önceki cinayetiyle ilgili bilindik grupların şarkılarını yazıyor falan.O abartılı söze göre oldukça basit kalmış yani. Neyse.Konuya dönecek olursak,çok sürükleyici bir kitaptı aslında.Katilin profilini öyle iyi çıkartmıştı ki,bayıldım. Kesinlikle okunmalı diyemem ama okursanız eğer pişman da olmazsınız bence.Zevkliydi.
Baskı: Can Dostum
Can Dostlarımızın Hikayesi... İncelememe kitabın kapağını överek başlamak istiyorum.Orjinalinin bir başka çeşidi gibi olan kapak göze hoş geliyor.Ben çok sevdim.Hatta orjinalinden bile daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Çünkü golden cinsi köpeklere,labrador cinsi köpeklere ayrı bir sevgim vardır.Belki biraz kişisel nedenlerden ötürü beğendim ama beğendim işte :D Hele o ayraçlar!!!! Ahh ah.Bir Harikalar!!! Çevirisi başarılı,o nedenle çevirmeni Seda Çıngay hanıma da tebriklerimi sunuyorum. İç kapaktaki kırmızılığı da çok sevdiğimi eklemeliyim ve yayınevine başarılarının devamını dilediğimi ayrıca belirtiyorum.... NOT: Yorumumda birkaç spoiler varsa eğer affola...Şimdiden söylemesi ;) Kitabı bir köpeğin hayatı şeklinde değerlendirmiş,ön yargıyla yaklaşmıştım.Bu denli hayat değiştiren bir kitap çıkacağını nereden bilebilirdim ki? İlk sayfaları okumaya başladığımda bir köpeğin doğuşuna şahit olunca şaştım kaldım.Ben ikinci ağızdan hikayenin anlatılmasını beklerken gözlerimizi biz de yavru köpeğimizle birlikte açtık.Bir sokak köpeğinin annesi ve 2 kardeşiyle geçirdiği ilk ayların tadını çıkardık.İnanın köpeğin anlattığı bir hikaye ancak bu denli güzel yazılabilinirdi! Reenkarnasyon kitapta olması beklenmedik olduğu kadar mantıklıydı da.Zaten kitapta ilerlerlemeden önce,bir köpeğin 370 sayfalık hikayesini okuduğumu sandığım sıralarda, 'Bir çocuk kitabıyla mı karşı karşıyayım acaba?' korkusu olmamıştı değil.Ancak reenkarnasyon sayesinde hikaye hep taze kaldı,hiç heyecanını yitirmedi.Bu reenkarnasyon olayına hiç inanmasam da kitabın böyle işlenmesinden dolayı memnunum. Sayfalar ilerledikçe bu yeniden doğuş olayı beni gerdi biraz ama.Köpekçiğin sürekli gözlerimin önünde ölmesine kalbim dayanamadı bir süre sonra.Hatta ölümünü ilk okuduğumda şok olmuştum.Yok canım olamaz diye.O zamanlar yeniden doğacağını bilmiyordum tabii =D Yalnızca ölmesi değil,yeniden doğduğu hayatlarının şekilleri,insanların ona davranışları beni hem üzdü hem de kızdırdı.Gerçeklerle yüzleşmek gibiydi gerçi ama duygusalım,dayanamıyorum işte ne yapayım? Ancak sayfalarla birlikte onun hayatıda değişip,ilerledikçe ben de kendi hayatımda arayışa çıkmış gibi oldum ne yalan söyleyeyim.Tam da arayış içerisinde olduğum bu dönemde inanılmaz iyi geldi,inanılmaz yeniledi beni.Köpeklere aşırı düşkün bir hayvan sever olmasam da,her hayvanı severim.Bu kitaptan sonra her gördüğüm köpeğe bir başka bakacağım o ayrı işte... Yorumumun devam ve bunun gibi bir çok eleştiri için blog'uma bakabilirsiniz... http://all-about-books-n-books.blogspot.com/2013/06/can-dostum-dogs-purpose-incelemesi.html