mit1980
@mit1980

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Fahrenheit 451
9/1019.01.2012

Baskı: Fahrenheit 451

Kesinlikle çok iyi bir kitap, hatta sadece bir kitap değil başyapıt. Kapağı her açışınızda dış dünyadan öyle bir soyutlanıyorsunuz, kendinizi kitaba öyle bir kaptırıyorsunuz ki anlatamam. Bunu başarabilmek her yazarın harcı değildir şüphesiz. Peki nedir bunu size yaptıran. Çok mu akıcı bir anlatımı var? Hayır. Çok vurucu... Anlattığı olay yani kitapların yakılması, insanların tepe yönetimi tarafından birbirine benzer, düşünmeyen, sorgulamayan ve araştırmayan kuklalara çevrilmesi gibi etmenler ve bunların gerçekleşebilme olasılığının yüksekliği bizi derinden buran ve etkileyen. Kitap kadar, giriş kısmında yer alan kitabın yazılma öyküsü de beni etkiledi. Yazarın çektiği zorluklar, yaşadığı olaylar ve kelimelerin kağıda dökülüş şekli... Bu tarz yazıları okumak benim için her zaman keyif verici olmuştur. Kısacası türü sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.

Baskı: Sözcük Korsanı - Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel’in İnanılmaz Serüvenleri 1

Dedektif Bol Bel kesinlikle çok eğlenceli bir karakter. Daha çok küçük yaştaki okurlara hitap etse de benim büyümüş de küçülmüşler için biçilmiş kaftan. Kendisi BAÇYOF (Bırak Artık Çocukluğu Yetişkin Ol Fakültesi) mezunu olamayan, bu yüzden de yetişkinlik payesi kazanamayan biri. Çünkü orada ‘Çocukları Görmeme Teknikleri’, ‘Dayağa Giriş’, ‘Üç Aşamalı Azarlama’, ‘Çizgiromanları Yakma’, ‘Fantastik ve Bilimkurguyu Kötüleme’ gibi dersler verilmektedir. O ise tüm bunlarda son derece başarısızdır. Bu yüzden çareyi dedektiflikte alır. Babil anahtarı, Genişleyen Oda gibi ilginç, hayal gücüyle oluşturulmuş nesnelere sahip. Bu kitapta kimi zaman bize kahkaha attırdığı gibi, kimi zamanda bozulan Türkçemizi hafiften eleştirmiş kendisi. Okurken çok keyif aldım, bazı yerlerde de ciddi ciddi düşündüm. Yetişkinler bu kitaba en fazla 7 puan verecektir. Bense içimdeki çocuğu da hesaba katarak kocaman bir sekiz veriyor ve devam kitaplarının adı gibi "bol" olmasını diliyorum.

Greystorm - Takıntı
7/1021.12.2011

Baskı: Greystorm - Takıntı

Muhteşem çizimler, idare eder hikaye...

Baskı: Ruhlar Kayboluyor - Kayıp Ruhlar Kulübü 1. Kitap

Kesinlikle çok keyifli bir başlangıçtı. Bunca zamandır beklediğime sonuna kadar değdi doğrusu. Okurken kendinizi kurguya öyle bir kaptırıyorsunuz ki son sayfayı çevirdiğinizde üzülmeden ve bir sonraki kitaba kavuşmak için sabırsızlanmadan edemiyorsunuz. Samimiyetle tavsiye ederim.

Baskı: Fırtına Yaratan (Elric Destanı #6)

Ve böyle sona eriyor Elric destanı, Melnibone İmparatorluğu'nun son kralının macerası. Keyif verici olduğu kadar da hüzünlendirici bir kitaptı. Özellikle de sonu (tahmin edilebilir olsa da) oldukça etkileyiciydi.

Baskı: Kara Kılıç'ın Laneti (Elric Destanı #5)

Seri her kitapla birlikte bir adım daha ileri gidiyor. Kara Kılıç'ın Laneti içerdiği kaliteli ve heyecanlı maceraların yanı sıra, yine içerdiği orijinal fikirlerle okurlarına göz kırpıyor. Moorcock'un hayal gücüne saygı duymamak elde değil.

Baskı: Kaybolan Kule (Elric Destanı #4)

Kader Denizlerindeki Denizci ile birlikte şimdiye dek seride okuduğum en iyi kitap. Yaşanan maceraların güzel olmasının yanı sıra bazı tanıdık yüzlerin de tekrar sahne alması aldığım keyfi ikiye katladı.

Baskı: Beyaz Kurt'un Kaderi (Elric Destanı #3)

İçerdiği olaylar ve yaşanan maceralar açısından serinin hayli önemli bir kitabı. Buna karşın içindeki öyküler ufak mantık hatalarıyla dolu ve etkileyici giriş bölümüyle aşık atamıyorlar. Yine de keyif verici bir okumalıktı.

Baskı: Kader Denizlerindeki Denizci (Elric Destanı #2)

İlk kitaba göre çok daha iyi. Gerek yaşanan maceralar, gerek Elric, gerek karşımıza çıkan yan karakterler olsun hepsi de birbirinden zengin ve doyurucu.

Baskı: Melnibone'lu Elric (Elric Destanı #1)

Yavaş başlayıp sonradan açılan bir kitap. Dili çok sade ve yalın. Elric ilk başlarda çok pasif bir karakter gibi görünse de kitabın ortalarından sonra güçlerini ortaya koymaya başlamasıyla birlikte bir anda favori kahramanlarınızdan biri oluveriyor. Bazı yerlerde aşırı gaza geldiğimi itiraf etmem gerek (Ne profesyonel bir yorumdur bu ya rabbim) Yalnız çevirisinde ufak tefek sıkıntılar var ve bu da yazılanı anlamak için ekstra çaba sarf etmenize neden oluyor.

8:00
7/1005.10.2011

Baskı: 8:00

Yazarın ilk kitabı olduğu göz önüne alınırsa gayet başarılı bir çalışma. Kitabın gözümdeki en büyük artısı içinin Michael ve David gibi isimlerle değilde bizden karakterlerle dolu olması. İkinci büyük artısı ise bu karakterlerin derinliği. Yazar her birini öyle bir kaleme almış ki hepsi önünüzde ete ve kana bürünüyor adeta. Kitabın sonu ise ufak bir sürprizle işleri daha da keyifli hale getiriyor. Polisiye sever okurların hoşlanacağını düşünüyorum. Bir de ufak bir tavsiye; her şey bittikten sonra kitabın kapağını kapatmayın ve dönüp ilk bölümü tekrar okuyun.

Baskı: Göç (Drizzt Efsanesi #3)

Üçleme olması adına zorlama yoluyla yazdırılmış gibi bir havası var kitabın. Drizzt'in iç çatışmalarının burada da önemli rol oynadığı, kitap boyunca lanetli Drizzit lafını okuduğumuz, sonlara doğru hepten saçmalayan bir kitap... Tek olumlu yanı Montolio, o da fazla uzun sürmüyor.

Baskı: Ölüm Kapısı Serisi (2. Kitap): Elf Yıldızı

İlk kitaba göre çok daha iyi ve detaylı bir evren var bu kez karşımızda. Tanıdık bir karakterin işin içine karışması ve mizah unsurunun artması kitaptan aldığım zevki ikiye katladı :)

Baskı: Cthulhu'nun Çağrısı

Kitabın hakkını verebilmek için onu iki bölümde değerlendirmek gerek. Eğer sadece ilk hikayeleri okuyup bıraksaydım notum çok daha düşük olacaktı. Fakat kitapta ilerledikçe anlıyorsunuz ki açılış öyküleri sadece ısınma turları. Sizi yazarın üslubuna ve uzun cümleleriyle betimlemelerine alıştırmak için seçilmiş küçük maceralar. Kitapta ilerledikçe hem hikayelerin uzunluğu artıyor hem de üslupta gözle görülür bir gelişme oluyor ve asıl olay ''Pickman'ın Modeli'' isimli hikayeden sonra başlıyor. Özellikle son üç hikaye yani Pickman'ın Modeli, Cthulhu'nun Çağrısı ve Innsmouth Üzerindeki Gölge gerçekten de harika öyküler.

Zamanya
8/1009.09.2011

Baskı: Zamanya

Çok değişik bir kitap. Bir tarafta Zaman pazarlayan Zamanya isimli şirketle iş görüşmesi yapan Kerim, diğer yandaysa kendini hayatın monotonluğuna kaptırmış Selim. Kerim bir gün içinde dört ayrı kıtada, 12 şehirde dolaşmaya ve mülakatlara girmeye başlar. Hem de göz açıp kapayıncaya kadar gitmektedir bu yerlere. Gezdikçe hem iş görüşmesi devam etmekte hem de zaman hakkındaki gerçekleri öğrenmekte. Selim ise oldukça sıradan biridir. Her sabah aynı saatte kalkar, aynı vapura biner, aynı saatte işe başlayıp aynı saatte işte çıkar. Saat on ikiyi gösterdiği için yer yemeğini. İki farklı kulvardan zamanı ve zamanımızı ne için harcadığımızı sorgulayan, fantastik bir macera Zamanya. Kesinlikle okumaya değer.

Baskı: Hayalet Tehlikesi (Dresden Files, #3)

Yine güzel bir macera. Kitap bu kez harika bir açılış sahnesi ve bir o kadar da ilginç olan yeni bir karakter eşliğinde başlıyor. İlk bölümler büyük bir keyif ve hızla akıp gidiyor. Ama sonrasında gerçekleşen olaylar işin keyif kısmını biraz baltalıyor. Yazar yine karmaşık bir kurgu oluşturmaya çalışmış ama bu kez mantığın ve inandırıcılığın sınırlarını biraz fazla zorlamış. Üstüne bir de önceki Harry'nin kitaplarda karşılaştığına benzer bir sorun da eklenince insan ister istemez "öf, yine mi?" demekten kendini alamıyor. Her şeye rağmen güzel bir macera ve bir sonraki Dresden kitabını beklemenize yetecek kadar da iyi. Tek kusuru ilk iki kitabın biraz gölgesinde kalması.

Metro 2033
6/1019.08.2011

Baskı: Metro 2033

Çok büyük bir beklentiyle başladığım ama aradığımı tam manasıyla bulamadığım bir kitap oldu. Evet, yazar gerçekten de çok ayrıntılı, çok muazzam bir dünya yaratmış. İnsanların nükleer bir felaket sonrası Rus Metro hattı gibi devasa bir yapılaşmayı yaşamak için kullanmaları ilginç bir fikir. Lakin yazar oluşturduğu bu yapıyı anlatmaya kendini o kadar kaptırmış ki 560 sayfanın 300 sayfalık kısmında sürekli bir tarih kitabı okuyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi ve olaylar çok ağır ilerliyor. Aksiyon sahneleri ise tam tersine çok hareketli ve sizi heyecandan soluk soluğa bırakacak cinsten. Ama dediğim gibi bunlar çok az. Kitabın zirve yaptığı nokta kesinlikle Kütüphane ile ilgili kısımlar. Gerek Kütüphane içinde yaşananlar, gerek Kütüphaneciler gerekse de Kütüphane sonrası caddelerde yaşanan olaylar harika yazılmış. Zaten bunlar da olmasaymış kitabın yarattığı hayal kırıklığı daha büyük olacaktı.

ÖncekiSayfa 5 / 9Sonraki