mit1980
@mit1980

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Fırtına Yaratan (Elric Destanı #6)

Ve böyle sona eriyor Elric destanı, Melnibone İmparatorluğu'nun son kralının macerası. Keyif verici olduğu kadar da hüzünlendirici bir kitaptı. Özellikle de sonu (tahmin edilebilir olsa da) oldukça etkileyiciydi.

Baskı: Kara Kılıç'ın Laneti (Elric Destanı #5)

Seri her kitapla birlikte bir adım daha ileri gidiyor. Kara Kılıç'ın Laneti içerdiği kaliteli ve heyecanlı maceraların yanı sıra, yine içerdiği orijinal fikirlerle okurlarına göz kırpıyor. Moorcock'un hayal gücüne saygı duymamak elde değil.

Baskı: Kaybolan Kule (Elric Destanı #4)

Kader Denizlerindeki Denizci ile birlikte şimdiye dek seride okuduğum en iyi kitap. Yaşanan maceraların güzel olmasının yanı sıra bazı tanıdık yüzlerin de tekrar sahne alması aldığım keyfi ikiye katladı.

Baskı: Beyaz Kurt'un Kaderi (Elric Destanı #3)

İçerdiği olaylar ve yaşanan maceralar açısından serinin hayli önemli bir kitabı. Buna karşın içindeki öyküler ufak mantık hatalarıyla dolu ve etkileyici giriş bölümüyle aşık atamıyorlar. Yine de keyif verici bir okumalıktı.

Baskı: Kader Denizlerindeki Denizci (Elric Destanı #2)

İlk kitaba göre çok daha iyi. Gerek yaşanan maceralar, gerek Elric, gerek karşımıza çıkan yan karakterler olsun hepsi de birbirinden zengin ve doyurucu.

Baskı: Melnibone'lu Elric (Elric Destanı #1)

Yavaş başlayıp sonradan açılan bir kitap. Dili çok sade ve yalın. Elric ilk başlarda çok pasif bir karakter gibi görünse de kitabın ortalarından sonra güçlerini ortaya koymaya başlamasıyla birlikte bir anda favori kahramanlarınızdan biri oluveriyor. Bazı yerlerde aşırı gaza geldiğimi itiraf etmem gerek (Ne profesyonel bir yorumdur bu ya rabbim) Yalnız çevirisinde ufak tefek sıkıntılar var ve bu da yazılanı anlamak için ekstra çaba sarf etmenize neden oluyor.

8:00
7/1005.10.2011

Baskı: 8:00

Yazarın ilk kitabı olduğu göz önüne alınırsa gayet başarılı bir çalışma. Kitabın gözümdeki en büyük artısı içinin Michael ve David gibi isimlerle değilde bizden karakterlerle dolu olması. İkinci büyük artısı ise bu karakterlerin derinliği. Yazar her birini öyle bir kaleme almış ki hepsi önünüzde ete ve kana bürünüyor adeta. Kitabın sonu ise ufak bir sürprizle işleri daha da keyifli hale getiriyor. Polisiye sever okurların hoşlanacağını düşünüyorum. Bir de ufak bir tavsiye; her şey bittikten sonra kitabın kapağını kapatmayın ve dönüp ilk bölümü tekrar okuyun.

Baskı: Göç (Drizzt Efsanesi #3)

Üçleme olması adına zorlama yoluyla yazdırılmış gibi bir havası var kitabın. Drizzt'in iç çatışmalarının burada da önemli rol oynadığı, kitap boyunca lanetli Drizzit lafını okuduğumuz, sonlara doğru hepten saçmalayan bir kitap... Tek olumlu yanı Montolio, o da fazla uzun sürmüyor.

Baskı: Ölüm Kapısı Serisi (2. Kitap): Elf Yıldızı

İlk kitaba göre çok daha iyi ve detaylı bir evren var bu kez karşımızda. Tanıdık bir karakterin işin içine karışması ve mizah unsurunun artması kitaptan aldığım zevki ikiye katladı :)

Baskı: Cthulhu'nun Çağrısı

Kitabın hakkını verebilmek için onu iki bölümde değerlendirmek gerek. Eğer sadece ilk hikayeleri okuyup bıraksaydım notum çok daha düşük olacaktı. Fakat kitapta ilerledikçe anlıyorsunuz ki açılış öyküleri sadece ısınma turları. Sizi yazarın üslubuna ve uzun cümleleriyle betimlemelerine alıştırmak için seçilmiş küçük maceralar. Kitapta ilerledikçe hem hikayelerin uzunluğu artıyor hem de üslupta gözle görülür bir gelişme oluyor ve asıl olay ''Pickman'ın Modeli'' isimli hikayeden sonra başlıyor. Özellikle son üç hikaye yani Pickman'ın Modeli, Cthulhu'nun Çağrısı ve Innsmouth Üzerindeki Gölge gerçekten de harika öyküler.

Zamanya
8/1009.09.2011

Baskı: Zamanya

Çok değişik bir kitap. Bir tarafta Zaman pazarlayan Zamanya isimli şirketle iş görüşmesi yapan Kerim, diğer yandaysa kendini hayatın monotonluğuna kaptırmış Selim. Kerim bir gün içinde dört ayrı kıtada, 12 şehirde dolaşmaya ve mülakatlara girmeye başlar. Hem de göz açıp kapayıncaya kadar gitmektedir bu yerlere. Gezdikçe hem iş görüşmesi devam etmekte hem de zaman hakkındaki gerçekleri öğrenmekte. Selim ise oldukça sıradan biridir. Her sabah aynı saatte kalkar, aynı vapura biner, aynı saatte işe başlayıp aynı saatte işte çıkar. Saat on ikiyi gösterdiği için yer yemeğini. İki farklı kulvardan zamanı ve zamanımızı ne için harcadığımızı sorgulayan, fantastik bir macera Zamanya. Kesinlikle okumaya değer.

Baskı: Hayalet Tehlikesi (Dresden Files, #3)

Yine güzel bir macera. Kitap bu kez harika bir açılış sahnesi ve bir o kadar da ilginç olan yeni bir karakter eşliğinde başlıyor. İlk bölümler büyük bir keyif ve hızla akıp gidiyor. Ama sonrasında gerçekleşen olaylar işin keyif kısmını biraz baltalıyor. Yazar yine karmaşık bir kurgu oluşturmaya çalışmış ama bu kez mantığın ve inandırıcılığın sınırlarını biraz fazla zorlamış. Üstüne bir de önceki Harry'nin kitaplarda karşılaştığına benzer bir sorun da eklenince insan ister istemez "öf, yine mi?" demekten kendini alamıyor. Her şeye rağmen güzel bir macera ve bir sonraki Dresden kitabını beklemenize yetecek kadar da iyi. Tek kusuru ilk iki kitabın biraz gölgesinde kalması.

Metro 2033
6/1019.08.2011

Baskı: Metro 2033

Çok büyük bir beklentiyle başladığım ama aradığımı tam manasıyla bulamadığım bir kitap oldu. Evet, yazar gerçekten de çok ayrıntılı, çok muazzam bir dünya yaratmış. İnsanların nükleer bir felaket sonrası Rus Metro hattı gibi devasa bir yapılaşmayı yaşamak için kullanmaları ilginç bir fikir. Lakin yazar oluşturduğu bu yapıyı anlatmaya kendini o kadar kaptırmış ki 560 sayfanın 300 sayfalık kısmında sürekli bir tarih kitabı okuyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi ve olaylar çok ağır ilerliyor. Aksiyon sahneleri ise tam tersine çok hareketli ve sizi heyecandan soluk soluğa bırakacak cinsten. Ama dediğim gibi bunlar çok az. Kitabın zirve yaptığı nokta kesinlikle Kütüphane ile ilgili kısımlar. Gerek Kütüphane içinde yaşananlar, gerek Kütüphaneciler gerekse de Kütüphane sonrası caddelerde yaşanan olaylar harika yazılmış. Zaten bunlar da olmasaymış kitabın yarattığı hayal kırıklığı daha büyük olacaktı.

Baskı: Kurtadamlar (Dresden Files, #2)

En az bir önceki kadar hatta daha da sürükleyici bir macera. Harry Dresden'ın daha ikinci bölümden itibaren yeteneklerini sergilemeye başlamasının bunda rolü büyük. Daha kitabın ortalarına gelmiş olmanıza rağmen Harry'nin başını bin bir türlü belaya sokmuş olması da cabası.

Baskı: Fırtına Büyücüsü (Dresden Files, #1)

Dresden Dosyaları tam da beklediğim gibi bir kitap çıktı. Eğlenceli, hareketli, sürükleyici ve komik... İlk 100 sayfa boyunca her şey normal bir polisiye romanı gibi ilerliyor fakat dokuzuncu bölümden itibaren işlerin rengi bir hayli değişiyor. Bunda Harry'nin şapkasındaki numaraları birbir ortaya çıkarmaya başlamasının ve olayın içine giren sıra dışı karakterlerin rolü de büyük. Zaten o noktadan sonra kendinizi öyle bir kaptırıveriyorsunuz ki bir bakıyorsunuz kitap bitmiş.

Baskı: Sürgün (Drizzt Efsanesi #2)

Anayurt'tan sonra büyük beklentiler içinde aldığım ama biraz hayal kırıklığına uğradığım kitap. Meşhur "avcı"nın ortayta çıkışına şahit olmak, sempatik svirfneblin Belwar Dissengulp ve onun "Bivrip!"leri ile tanışmak ve tabi ki Zin-carla'nın meydana getirdiği "şey" gibi pek çok keyifli unsuru içinde barındırsa da o beklenen patlamayı bir türlü yapamıyor kitap. Yine de keyifli bir okumalık.

Baskı: Yıldız Gemisi Titanic

Kapağında Douglas Adams yazdığına aldanmayın. Proje ve konu kendisine ait olsa da kitabı yazan kişi yakın bir arkadaşı. Kitap bildiğimiz Douglas Adams tarzına yakın yazılmış olsa da asla üstadın seviyesine ulaşamıyor. Yine de iyi esprileri yok değil. Örneğin bombayla ilgili espriler çok bomba! Sıkılmadan okuyabileceğiniz, okurken arada bir kıkırdayacağınız sonrasında da muhtemelen kütüphanenizin bir köşesinde unutmaya bırakacağınız bir eser kısacası.

Baskı: Kutsal Dedektiflik Bürosu

Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni severim ama şurası gerçek bu kitabı otostopçu serisinden daha çok seviyorum. Olayların anlatılış biçimi, güzel işlenen karakterler, kitabın sonuna kadar devam eden gizem ve tabi ki olmazsa olmaz komedi unsurları... "Dirk Genty'nin Bütünsel Dedektiflik Bürosu" (kutsal değil, bütünsel) üstadın kitapları arasında kesinlikle favorim.

Mezarlık Kitabı
8/1008.07.2011

Baskı: Mezarlık Kitabı

Gerçekten de eğlenceli bir kitaptı. Gaiman o eşsiz hayal gücünü yine başarıyla yansıtmış sayfalara. Baş karakterimiz Bod'dan tutun da koruyucusu Silas'a, mezarlık sakinlerinden Scarlett'a kadar pek çok keyifli ve ilginç karakter barındırıyor içerisinde. Herkes gibi benim de favorim Silas elbette... Açıkçası ilk bölümü hariç tutarsak dördüncü bölüme kadar gelişen olaylar çok da açmamıştı beni. Ama dördüncü bölümle birlikte kitap adeta kimlik değiştiriyor ve olaylar daha heyecanlı hale geliyor. Özellikle son bölüm kesinlikle nefes kesici. Zaten Gaiman da kitaba dördüncü bölümü yazarak başlamış aslen. Eleştirmem gereken tek yanı duyguları tam olarak yansıtamayaşı. Bod çok uzun zamandır görmediği bir arkadaşıyla karşılaştığında hiç bir sevinme belirtisi göstermiyor ya da duygusal bir anda olmadık bir soru soruveriyor. Bu karakterinden dolayı kaynaklanabilir diye düşündüm ama kitap içerisinde sık sık öfkelendiğine, üzüldüğüne de rastlıyoruz. Bu yüzen bu nokta benim gözümde bir eksi... Değişik bir şeyler arayan herkese tavsiye olunur. Yüksek Koruyucular'a selam olsun...

Sır Duvarları
9/1002.07.2011

Baskı: Sır Duvarları

Çok sürükleyici bir polisiye. Kurgusu pek de sır dolu olmasa da temposu son ana kadar hiç düşmüyor ve bitirene kadar da elinizden bırakamıyorsunuz.

Baskı: Greystorm - Büyük Projeler

1894 yılında, steampunk bir evrende geçen bir bilim-kurgu/macera. Robert Greystorm akranlarına göre çok zeki biridir ve Jules Verne'in hayallerini paylaşmaktadır. Hatta orada kalmayıp bu muhteşem cihazları bir bir imal etmektedir; uçaklar, buhar makineleri, zeplinler... Şimdi ise gözünü daha büyük bir hedefe dikmiştir; güney kutbunun keşfi. Bu uğurda yapmayacağı şey de yoktur üstelik çünkü o bildiğimiz, alıştığımız saf iyilerden değil. Gri hatta koyu gri bir kahraman. Keyifli okumalar...

Yol Tutkusu
9/1030.06.2011

Baskı: Yol Tutkusu

Okuduğum en iyi Ejderha Mızrağı kitaplarından biri. İşin içinde Tasslehoff olunca başka türlü olmasını da bekleyemezsiniz zaten. Yazar Mary Kirchoff tam bir kender profesörü. Bu da hikayeye ve Tasslehoff'un hareketlerine yansımış zaten. Minik kenderimizin Flint ve Tanis'le tanışmasına şahit olduğumuz bu kitap aynı zamanda çok da güzel bir macera sunuyor bizlere. Alın, okuyun. Kesinlikle pişman olmazsınız.

Baskı: Batman: Öldüren Şaka

Bu macerayı uzuuuun uzun yıllar önce okumuştum. Doğan Kardeş mi vermişti hediye olarak, Milliyet Çocuk mu tam olarak emin değilim ama buna benzer bir şekilde geçmişti elime. Okuduğum ilk Batman çizgi-romanıydı ayrıca. Gerçekten de çok güzel bir maceraydı, özellikle de son kısmı... Okumayan herkese tavsiye ederim.

David Copperfield
8/1029.06.2011

Baskı: David Copperfield

Dickens bütün romanları içinde en çok bunu severmiş. Ben de tüm Dickens eserleri arasında en çok bunu beğenirim. David'in maceralarını o ufacık ellerimle nasıl da soluk soluğa okuduğumu dün gibi hatırlarım. Gerçekten de güzel bir eser...

ÖncekiSayfa 4 / 7Sonraki