Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İmkânsızın Şarkısı
Isınamıyorum bir türlü Murakami'ye. Gerçi okuduğum ikinci kitabı ve kendisi de bu kitapla tanınmak istemediğini belirtmiş ama piyasadaki -çok popüler olmasa da- fazla abartılmış kitaplardan birisi. Murakami'nin duyguları ve olayları aktarma becerisi çok iyi. Ama aktardıklarının içeriği de bir o kadar yetersiz.
Baskı: Kinyas ve Kayra
Çok sıkıcı ve bıraktığım ender kitaplardan. Depresif, hayatta hiçbir şeye değer vermeyen nihilist iki adamın hikayesi. O kadar sayfaya gerek yok bunları anlatmak için. Bir de insanlar kendi sevdikleri bir şey eleştrildiğinde kendilerine hakaret edilmiş gibi reaksiyon gösterir ya. İşte bu kitap o reaksiyonu haketmiyor.
Baskı: Korkuyu Beklerken
Korkuyu Beklerken'de,Oğuz Atay çok zor bir şey başarmış. Kafası karmakarışık,binlerce bilgiyle dolu bir insanın rasgele düşüncelerini üretirken anlatmış. Bu ruh haline çok iyi hakim olmanın zorluğu bir yanda, bir karakteri bu ruh haline göre saçmalatabilmek diğer yanda. Büyük yazar olmak kolay değil. Olunca da Oğuz Atay oluyor adı. Sonra Tahta At var. Gezi Parkı direnişinin absürd bir hikayesini yazmaya kalksaydı Oğuz Atay bu hikaye Tahta At olurdu. Beyaz Mantolu Adam çok başarılı bir başarısızın yani Tutunamayan'ın öyküsü. Oğuz Atay hep Tutunamayanlar'ı anlatıyor. Çok güzel anlatıyor. Yazım tarzı benim gibi dikkati çabuk dağılan birisine baş ağrıları çektirse de Oğuz Atay'dan kopamıyorum. Kendimi zorluyorum, kaçırdığım yere geri dönüp yeniden okuyorum ama bırakmıyorum hiçbir şekilde. Huzur içinde yat büyük insan. Bir daha senin gibi bir yazar zor gelir. Senin gibi bir insan bile zor gelir bu dünyaya.
Baskı: Yakın ve Tehlikeli
Ölümle burun burunasınız ve tek düşündüğünüz şey seks. Anlatım vasat, hikaye çok klişe, karakterler klişe. Birşey beklemeden okumakta fayda var.
Baskı: İskelet Sahili (Oregon Files, #4)
Diğer Juan Cabrillo romanları gibi bu roman da oldukça iyi örülmüş. Kitabın giriş kısmı ayrı bir tat veriyor. Hayatınızda görmediğiniz bir ortamda olduğunuzu hissettirebilecek kadar iyi yazılmış. Clive Cussler'ın en beğendiğim yönlerinden birisi de budur.
Baskı: Profesyonel
Kitap aslında süper. 10 puanlık kitap benim için. Ama Feniks Kitap öyle berbat bir çeviri yayınlamışki. İmla hataları her paragrafta var. Çeviri hataları her sayfada iki üç tane bulmak mümkün. Bu tip kitapları çok okuduğum, çokça film izlediğim için bir çok jargon'u, terimi ingilizceleriyle ve uygun çevirileriyle biliyorum. Ör: Çeviri: "Operasyon güneye gitti." Orijinali "operation went south". Anlamı "işlerin istenildiği, planlandığı, öngörüldüğü gibi gitmemesi". Bir yerde albay yazar bir yerde colonel yazar. Bir yerde Ahmed yazar bir yerde aynu kişiden bahsederek "Achmed" yazar. Bitmemiş cümlenin devamı paragraf başı olarak devam eder. Bu kitabın Türkçe çevirisi resmen fiyasko ama kitap kesinlikle harika. Türü seviyorsanız ve ingilizceniz varsa orijinalini alıp okumanızı öneririm. Konuyla ilgili Feniks kitapla görüştüğümde, bana bunun çeviriyi ve aynı zamanda edisyonu yapan kişiden kaynaklanan bir sorun olduğunu söylediler. Diğer kitaplarında böyle bir sorunun olmadığını da belirterek iyi niyet göstergesi olarak bana iki kitaplarını hediye olarak gönderdiler.
Baskı: Ego: Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Cesur Yeni Dünya ile belli konularda paralellikler gösteren, ama bunu daha yalın bir fakat başarılı bir anlatımla ifade eden güzel bir hikaye/roman.
Baskı: Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?
Yer yer ilginç ve doğru tespitleri olan bir kitaptı.
Baskı: Gölge Hırsızı
Çocukluğuyla arasındaki bağları hala kopartmamış olan yetişkinlerin seveceğini düşünüyorum.
Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Kitap direnişe denk geldiği için tam tadını çıkartamadım. Bu kitabı Atatürk'ün neden bu kadar çok sevdiğini anlamak zor değil. Bir ülkede eğitimle, çalışarak ve her bireyin çabalamasıyla kendilerini nasıl refaha ve daha bir hayata kavuşturduklarının gerçek hikayesi. Hâlâ günümüzle paralellik taşıyan noktalar olduğunu görmekse yozlaşmışlığın, bozulmuşluğun zamandan bağımsız olduğunu hatırlattı bana. Okunması gereken kitaplardan.
Baskı: Amok
Stefan Zweig yazınca okunur. Okuduğum beş-altı kitabından sonra bunu emin bir şekilde söyleyebilirim artık.
Baskı: Kasandra'nın Aynası
Kitabı satır satır değerlendirecek olsam anlatım dili, verdiği anekdotlar, yazarın kitapları için kullandığı bilgi birikimi için daha büyük takdir görürdü ama çıkan ürün için maalesef aynı değerlendirmeyi yapamam. Kesinlikle bir karıncalar serisi ile kıyaslama yapılamaz. 616 sayfalık bir roman için daha büyük beklentileri oluyor insanın. Belli hosluklar için okunabilir ama illa da okunacak kitaplardan değil.
Baskı: İskender
Sonuna gelene kadar türk filmi izliyormuşum gibi geldi. Elif Şafak hundan daa iyi bir kitap yazabilirdi. Sonu olmasa puanim daha düşük olurdu.
Baskı: Muhteşem Gatsby
Sonuncusu bu sene yapılmış beş tane filmi olan bir kitap Gatsby. Anlatımı, olayları tasviri harika. Kİtabın içeriği o kadar ilginç olmayabilir. En azından bize, günümüzde yaşayan insanlara, çok ilginç gelmeyebilir. Ama sonuna kadar geldiğinizde aslında büyük bir dramın varlığını görüyorsunuz. Fitzgerald, Hemingway gibi çağdaşlarının kendilerine has güzel bir anlatım dilleri var. Size o zamanları güzel anlatıyorlar. Hayatınızı değiştirecek kitaplardan değil Gatsby, ama her kitap okuyan insanın okuması gereken eserlerden.
Baskı: Görünmeyen
Başlardaki sıkıcılığı sizi yanıltıyor. Başlarda anlatılan şeyler de öyle. Bİrbirine girmiş bir çok hayatın anlatıltığı, okurken anlatanların anlattıklarının gerçek mi yalan mı -elbette kitabın içinde yaşayan karakterlerin gözünden bir gerçeklik- olduğunu sizin de karıştırmaya başladığınız, ikinci yarısının neredeyse akar gibi okunduğu harika bir roman. Paul Auster -anlattıkları ilginizi bile çekmese- öyle güzel bir anlatıma sahip ki kendini çok güzel bir şekilde okutuyor.
Baskı: İntikam Gönüllüsü
Forsyth yine mükemmele yakın bir iş çıkartmış. İçinde yakın tarih dersi niteliğinde ve kendi yorumlamasıyla anektodlar var. Kendinizi önyargıdan yalıtıp okuyabilirseniz neden sonuç ilişkilerini daha net görmenize yardımcı olacak bir roman. Bu arada yayıncı Altın Kitaplar için de bir parantez açmak lazım. Çeviri ve imla hataları facia seviyelerine çıkıyor belli yerlerde. Çevirmeni suçlamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Bilmediği bir konu hakkında çeviri yapan her insanın yapacağı yanlışları yapmış. Altın Kitapların çevirileri ucuza getirmek için bu kadar düşmesi ilginç. Türkiye'de çok popüler olmasa da Frederick Forsyth yurtdışında türünün en iyi ve oldukça da çok sevilen yazarlarındandır. En azından bir kaç kitabını okumazsanız macera ve casusluk romanları literatürünüzde bir boşluk olacağı kesin.
Baskı: Gizliajans
Kitabı okurken, sürekli fikrimi değiştirdim. Başlangıcı bayattı. Sonra tamam olmaya başladı dedirtti. Sürpriz karakterleri bile baştan belli olmasına rağmen yavaş yavaş keyif verdirmeye başladı. Ama sona doğru tekrar çuvallamaya başladı. Yine de Murat Menteş ve Emrah Serbes'e göre daha umut verici. Sanki yazarın başına ilk başta güzel bir hikaye gelmiş. Bunu güzel bir şekilde çeşitlendirmek ve süslemek istemiş. Ama kafasında hayal ettiği kadar güzel bir bitiş yakalayamamış. Üzerinde biraz daha düşünülse, birkaç oynamayla çok daha şaşırtıcı, heyecan verici bir hikaye çıkabilirdi ortaya. İyi yazar olmak çok zor bir iş. Umarım ileride daha güzel ve daha keyifli kitaplar yazar, Alper Canıgüz.
Baskı: Valhalla'nın Yükselişi (Dirk Pitt, #16)
İyi bir roman kötü karakter öldüğünde biter. Harika bir romanın daha anlatacak şeyleri vardır. Roman içinde farklı romanlar olur. Hikayeler olur. Bu kitap 508. sayfada bitseydi iyi bir roman diyecektim. 35 sayfa daha okununca harika bir roman oldu. Clive Cussler tarih, havacılık, deniz ve teknoloji bilgisi üst düzeyde bir yazar. Meslektaşı olduğum için gurur duyduğum birisi. Şimdilik sayısı 22 olan Dirk Pitt serisinin 16. kitabı. İlk kez bir Clive Cussler ve en önemlisi Dirk Pitt romanı okuyacaksanız bu kitabı okumayın. Eski romanlarından başlamanızı öneririm.
Baskı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Bir dönem kitabı aslında, Yazıldığı dönem, türünün ilk örneği oluşu, kimsenin anlatamadığı bir konuyu ele alışı itibariyle oldukça önemli bir yapıt. Sefiller gibi zamanı olmayan bir kitap değil.