
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ana
Benim düşünceme göre kitabın oldukça etkili bir dili var. Kitap daha çok sosyalist kesime hitap ediyor gibi görünüyor olsa da aslında herkesin kendine pay çıkartabileceği bir eser. Zamanın Ruysa'nın içinde bulunduğu kaotik ortamı oldukça iyi anlatmakta. Ki bu anlatımda yazarın kendine baş kahraman olarak yaşlı bir "Ana'yı" seçmesinin rolü oldukça fazla. Ana yaşını başını almış bir kadın. Buna rağmen kendini geliştiremeye ve çalışmaya asla ara vermiyor. Sevgi dolu, sadece kendi yandaşlarına karşı değil, bütün insanlara karşı hem de. İnançlı... İnancından asla taviz vermiyor, onu yıkmaya çalışanlara karşı daima ayakta; ki ayakları da sağlam basmakta yere. Kendinden genç nice kızların nice delikanlıların kalkışamayacağı işleri üstlenecek kadar cesur da. Azimli, çalışkan, sevgi dolu. Uzun lafın kısası: O gerçek bir Ana. Kitabı tam zevk alarak okumak isteyenlere bir tavsiyem olacak; elinizden geldiğince tarafsız olun. Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da asıl olan ana fikre ulaşmak; yan fikirler önemli değil. Bu mevzu gerçekten okumaya kolaylaştırmakta
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Geçmişin geleceği yani bizim zamanımız hakkında oldukça net fikirler var bu kitapta. George Orwell'ın distopik kaleminden bu gidişle varacağımız noktayı görebilirsiniz.
Baskı: Yaprak Dökümü
Her ne kadar televizyon piyasasının eline düşüp ziyan olmuş olsa da kesinlikle dizisinden oldukça farklı. KIsa ve öz anlatımıyla sizlere dönemin muhafazakar bir babasının yıkılışını anlatıyor.
Baskı: Asteriks Sezar'ın Hediyesi
Her zamanki gibi komedisi tadında olan oldukça güzel bir çizgi roman.
Baskı: Ejderha Dövmeli Kız (Millenium, #1)
Benim için hayalkırıklığı olan bir kitap Ejderha Dövmeli Kız. Zoraki ilerleyen kurgusu ve karışık olaylarıyla okumakta zorlandığım bir kitap olarak listeme yerleşti.
Baskı: Reis Bey
Necip Fazıl en beğendiğim tiyatro eseridir Reis Bey. Merhametten maraz doğar sözünü sorgularken bir yandan da insanlığı irdelemekte. Okuması kadar izlemesi de ayrı bir zevk.
Baskı: Asteriks ve Normanlar
Oldukça güzel olan çizimleriyle beni çok eğlendiren bir çizgi-roman oldu bu. Korku bilmeyen Normanlar sizi korkutmaya yetebilir. Şunu da eklemem gerek ki Asteriks'in her macerası birbirinden neşeli ve ilgi çekici zaten ^^
Baskı: Paranoyak / Ruh Sağlığından Şüphe Duyanların El Kitabı
Baskı: Açlık Oyunları (Açlık Oyunları, #1)
Lanetli bir gelecek var Açlık Oyunları'nda. İnsanlığın alçalıp fıçının dibine vurduğu zaman. Hiçbir suçları olmadığı halde yine cezalandırılan çocuklar. Bununla başa çıkabilmek için de bir kahramana gerek var, bir önder... Katniss mazlumların aradığı lider olabilir mi diye düşünürken bir yandan da Suzanne Collins'in kalemininin büyüsünü izleyeceksiniz.
Baskı: Altın Beyinli Adam / Seçme Hikayeler
Birbirinden farklı yazarların birbirinden muhteşem hikayelerinin derlemsi olan bu kitap sizi ünlü yazarlarından dünyasına sürüklüyor. Her hikayeden kendinize bir ders çıkarabileceksiniz.
Baskı: Adem'le Havva'nın Güncesi
Mark Twain'in zengin hayal gücü, bu denli güldürüsü yüksek bir kitap yazasını sağlamış olmalı. İçinde birçok hikayeyi bandıran bu kitabı okurken her birinde ayrı eğleneceksiniz.
Baskı: Yürüyen Şato (Howl's Moving Castle, #1)
Diana Wynne Jones müthiş bir yazar. Az kelimeyle öz bir anlatıma kavuşturduğu kitabı okuyucuyu bambaşka dünyalara sürüklüyor. Artık yürüyen bir şato mu istersiniz yoksa büyücelere ve cadıların kağışmasını izlmeyi umarsınız bilmemem ama sizin bütün isteklerinize cevap verebilecek bir kitap. Aman okurken dikkat edin de ateş cinleri aklınızı çelmesin. Bunların yanı sıra verdiği mesaj ise bambaşka: Yürüyen Şato boş bir kitap değil. Aslında size sevmenin ve insanlığın ne olduğunu anlatıyor. İşte her şeyden çok bu, kitabı okunmaya değer kılıyor. Hiçbir sahnesi sizi hayal kırıklığına uğratmadığı şunu eklemm gerek: Sevgili yazarımız şahane bir kurguyu en az onun kadar iyi bir sona bağlamış. Sonunu kendini yakıştırdığım az sayıda ki kitaptan biri oldu Yürüyen Şato.
Baskı: Uğultulu Tepeler
Uğultulu tepeler bir aşk romanı değil. Önce bu konuda bir yanlış anlaşılma olmasını engellemek gerek. Uğultulu Tepeler bir nefret romanı. Emily Bronte'un ne kadar şahane bir yazar olduğunun kanıtı. Bir nefreti bu kadar akıcı ve sıkmadan anlatabilmek öz olan. Tutkularımızın bizlere ve çevremizdekilere nasıl zarar verdiğin "klasiklerden" bir kanıtı. Okunmaya ve okutulmaya değer...
Baskı: Ölümsüz Aile
"Her şey dönen bir çarkın parçasıdır. Ölmek ve doğmak da. Bir parçayı alıp geri kalanım görmezden gelemezsin. Bütünün bir parçası olmak Tanrı’nın bir lütfudur. Fakat biz Tuck’lar bundan faydalanamıyoruz. Hayatta kalmak zorlu bir iş, fakat bizim gibi olursan aynı zamanda yararsız da. Hiçbir manası yoktur. Şayet yeniden çarkın bir parçası olmanın yolunu bulsaydım, bir dakika bile beklemezdim. Eğer Ölüm yoksa hayatın ne anlamı var ki? O zaman yaşam olarak adlandıramazsın bile. Biz sadece varız, buradayız, yol kenarındaki taşlar gibi…. Eğer insanlar, pınarın varlığını bilselerdi, sinek gibi koşa koşa gelip başına üşüşür, biraz içebilmek için birbirlerini çiğnerlerdi…Ve her şey değişecek, sadece insanlar değişmeyeceklerdi." Sadece bu paragrafı dahi kitabı anlatmaya yeterdir. Ölümsüzlüğü arayan insanoğluna elindekiyle yetinmesi gerektiğini öğreten bir kitap Ölümsüz Aile.
Baskı: On Küçük Zenci
Agatha Christie'nin okuduğum ilk eseridir On Küçük Zenci. Şunu da söyleyebilirim ki en beğendiğim kitabı da budur. Klasik cinayet planlarından farklı olarak On Küçük Zenci bir şairanedir. Bir şiirle bağlantılı giden ölümler, katile göre haklı nedenlerden ötürüdür. "Bir katili öldürmek günah mıdır?" sorusunun arayışı On Küçük Zenci.
Baskı: Maya - Kehanetin Sonu
Son kitabı ile Maya serisi kapılarını okuyucuya kapatıyor. Bütün düğümler bir bir çözülürken, hainler hain planlarını devreye sokuyor. Maya'nın kendi arayışının son noktası bu kitap. Seçim onun kendi elinde; iyi ya da kötü... Oysa bir söz vardır: "Her şey her zaman siyah yahut beyaz olmaz. Bazen sadece gri vardır." diye. Sizce?
Baskı: Maya Sonsuzlukta Bir Gölge
Maya benim ilklerimden biridir. Fantastik Kurgu'yla tanışma faslımın başlangıcı... Belki de bu nedenden ötürü vazgeçemediklerim arasındadır kendileri. Arka kapağındaki söz beni benden almıştır: “Kötülükler kara bir çamur gibi bulaşmışsa paçalarına dikkat et insanoğlu; sonun yakın demektir.” İşte ilk gördüğümde anda vurulduğum bu söz sayesinde aldım okudum kitabı. İçinde harikalıklar yahut incelerden taneler olan bir kitap değil bu; kapağının altında kendinizi bulabildiğiniz bir kitap. Ne kadar sıradan olursanız olun bir gün birilerinin kahramanı olabilirsiniz. Maya Subramaniam gibi.
Baskı: Maya-2: Kaosun Anahtarı
Bilenler bilir, Carpe Diem yayınevi satımı az diye, uzun bir süre sonunda basmaya karar verdi ikinci kitabı. Tabii bu süre zarfında benim gibi Maya sevenler sabırla beklemek zorunda kaldılar. Ancak şunu söylüyorum ki kitabı aldığımızda kesinlikle bu bekleyişe değmişti. İlk kitabını aratmayacak şekilde muziplikler ve kehanetlerle devam eden "Kaosun Anahtarı" belki biraz daha karanlık bir kitap. Günlük hayatla bağdaştırabilmesinin bir yanı da bu zaten, kitap süresinde hiçbir şey güllük gülistanlık değil. Aynı gerçek insan yaşamı gibi. BU sebeptendir ki kendini okutuyor.
Baskı: Maya-1: Sonsuzlukta Bir Gölge
Maya benim ilklerimden biridir. Fantastik Kurgu'yla tanışma faslımın başlangıcı... Belki de bu nedenden ötürü vazgeçemediklerim arasındadır kendileri. Arka kapağındaki söz beni benden almıştır: “Kötülükler kara bir çamur gibi bulaşmışsa paçalarına dikkat et insanoğlu; sonun yakın demektir.” İşte ilk gördüğümde anda vurulduğum bu söz sayesinde aldım okudum kitabı. İçinde harikalıklar yahut incelerden taneler olan bir kitap değil bu; kapağının altında kendinizi bulabildiğiniz bir kitap. Ne kadar sıradan olursanız olun bir gün birilerinin kahramanı olabilirsiniz. Maya Subramaniam gibi.
Baskı: Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri
Çocukluğumuzu zehir eden bir soru vardır: Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Hayatım boyunca bu soruyla birçok kez karşılaştım, hoş hâlâ daha karşılaşmaya devam ediyorum. Ancak artık verebildiğim net bir yanıt var ve bu yanıtı vermeme sebep olan kitap; Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri... Kudüs'te yaşam mücadelesi veren gazeteciler... Hepsi öyle ya da böyle Kudüs aşağı. Hayatlarında birçok dönüm noktası var. Karşılaştıkları ve karşılaşacakları birçok problem... Bir grup gazetecinin "Gönüllü Sürgünlükleri" ni okuyacaksınız bu kitapta. Benim için bir arayışın cevabı olan kitap, sizleri de belki bambaşka dünyalara ulaştırabilir.