
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Serserinin Öpücüğü (Sons of Sin #2)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/12/serserinin-opucugu-anna-campbell-yorum.html
Baskı: Ada (Ada, #1)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/12/ada-lynne-matson-yorum.html Natalie bir keresinde Ada'da şans diye bir şey yoktur demişti. Yanılıyordu. Şans kişiseldir; herkes kendi şansını yaratır. Bazen iyidir, bazen kötü ama senindir ve nereye gidersen git peşinden gelir, Nil Adası'nda bile. Şans değişebilir de, çünkü büyükannemin üstüne basa basa vurguladığı gibi şans, bir düşünce yapısıydı. İhtimalse, öte yandan, farklıydı. İhtimal bir yazı tura atmaktı, ihtimal olma olasılığıydı. Tablolarım Thad'in ihtimallerini arttırmıştı ama şansını değiştirmemişti. Sebebini anlayamıyordum.
Baskı: Kime Dokunduğuna Dikkat Et! (Karanlık Elementler, #2)
Baskı: Çarşambaya Kadar Eşim Ol (The Weekday Brides #1)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/10/carsambaya-kadar-esim-ol-catherine.html
Baskı: Geçmişin Yankısı Kısım II (Yabancı, #7)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/07/gecmisin-yanks-ksm-i-ksm-ii-diana.html "Kadınların neden savaşmadığını merak ediyorum." "Sizler savaşmaya uygun değilsiniz Sassenach." Sert ve pürüzlü elini yanağımın üstüne koydu. "Hem bu doğru olmazdı; siz kadınlar gittiğinizde beraberinizde çok fazla şey götürüyorsunuz." "Ne demek istiyorsun?" Uygun kelimeyi ya da düşünceyi aradığını belirtircesine hafifçe omuzlarını silkti, sanki ceketi çok darmış gibi farkında olmaadn yaptığı bir hareketti. "Bir adam öldüğünde, sadece bir kişi ölmüş olur," dedi. Erkekler birbirlerinden pek farklı değillerdir. Hem onları doyurması ve koruması için her ailenin bir erkeğe ihtiyacı vardır. Ve doğru düzgün her adam bunu yapabilir. Kadınlara gelince..." Parmaklarımın ucundaki dudaklarını kıpırdatıp hafifçe gülümsedi. "Bir kadın öldüğünde beraberinde tüm canlılığı götürür. Bir kadın.... sonsuz olasılıklarla doludur."
Baskı: Kurucunun Kızı (The Book of Ivy #1)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/kurucunun-kz-amy-engel-yorum-alntlar.html "Neden benim için çabalamayı bırakmadın?" Kendime eğer uyuyorsa, bir daha sormayacağımı söyledim. Uyumamıştı. "Ne demek istiyorsun?" Nefesi ensemdeki saçları gıdıkladı. "Doğruluk mu, cesaret mi oynadığımız o akşam. Bir süre sonra annenin sevgisini kazanmak için çabalamayı bıraktığını söylemiştin." Durdum. "Neden benim için de pes etmedin?" "Nedenini biliyorsun," dedi sessizce. Gözlerimi kapattım. Biliyordum ama duymak için hazır olduğumu sanmıyordum. Ancak bir parçam öyle olmalı, çünkü öbür türlü soruyu sormazdım. Özellikle Bishop'a. Gerçek zor diye asla kolay bir şey söylemeyi seçmeyecek oğlana. Belki de bilmek için duymayı istiyordun, bir kez ve sonsuza dek, geri dönüş yoktu. "Çünkü sana aşığım, Ivy," diye fısıldadı. "Senden vazgeçmek bir seçenek değil." Saçımı ensemden kaldırdı ve oradaki hassas teni öptü. Nefesim titreyerek çıktı. Sessizlik karanlık odada dönüp duruyordu ve belki de soruyu sormak aptalcaydı ama pişman değildim. Elini açtım ve avucunu öptüm, teni soğuk ve kuruydu. Elini kalbimin üsyüne yerleştirdim ve kendi elimle örttüm. Böyle uykuya daldım. Dudakları ensemde. Kalbim ellerinde..
Baskı: İşgalci (Yabancı, #2)
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/isgalci-melissa-landers-yorum-alntlar.html Cara'nın gülüşü aydınlandı. "En çok neyini özlüyorum, biliyor musun?" diye sorup Aelyx'in cevabını beklemeden heyecanla tamamladı. "Kokunu." "Neyimi?" dedi Aelyx. Duymak istediği şey bu değildi. Cara'nın da ona dokunmayı özlemiş olmasını ummuştu. "Bu, benim öpüşme becerilerim hakkında pek bir şey göstermiyor, değil mi?" "O konuda endişelenmene gerek yok. Gayet beceriklisin," diyen Cara dudağını ısırıp ekledi. "İnanılmaz beceriklisin." Bu cevap daha iyiydi. Aelyx oturduğu yerde doğrulduğunu fark etti. "Ama yine de en çok kokumu mu özledin? Özleyecek o kadar şey varken...." "Müthiş bir kokun var. Tatlı ve baharatlı. Sanki içinde başka bir şey daha var... Uzun uzun yağan yağmurdan sonraki orman kokusu gibi," diyen Cara gözlerini kapattı ve hayallere dalarak burnundan derin bir nefes aldı. Kapısı tıslayarak açıldı ama odaya her kim girdiyse Cara hiç oralı olmadı. "Bütün L'eihrliler böyle mi kokuyor acaba diye merak ederdim ama öyle değilmiş, sadece senmişsin. Keşke yatarken senin gömleklerinden birini giyebilsem. Böylece sen yanımdaymışsın gibi olurdu."
Baskı: Sen
http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/sen-selvi-atc-yorum-alntlar.html#more Yanı başında oturan adam hareketlenirken, beyninin içinde bir şaşkınlık tınısı çınlıyordu. Adamın elleri usulca omzunu buldu. Süheyla, onun ne yapmaya çalıştığını anlayamadan, gerilen bedeni adamın çıplak göğsüne doğru çekildi. Adamın hoş kokusu burnuna dolarken, "Demir Bey?" diye sordu. Biraz önceki yıkılmışlığının ardından gülmek istemesi garipti ama gülmek istiyordu. Demir Bey'in kolları onu sıkıca sardı ve Süheyla'nın başı adamın göğsünde kaldı. Neden hareket edemediğini bilmiyordu ama öylece kollarının arasında kalmıştı. Demir Bey, "Hım?" dedi. Süheyla'nın başı sanki yüzünü görebilecekmiş gibi yukarı kalktı. "Ne yaptığınızı sorabilir miyim?" "Sana sarılıyorum." Genç adamın sesinde gerçek bir şaşkınlık vardı. "Orasını anlayabiliyorum. Neden sarılıyorsunuz?" Adamın göğsünde bir mırıldanma oldu. Ardından bedeni sessiz gülüşüyle sarsılmaya başladı. "Sü, bu anın duygusal olması gerekiyordu. Filmlerde hep öyle olur!" Sesinde kahkaha geziniyordu.