
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Mücella
Ara vererek mi okuduğumdan bilinmez ama beni çok sıktı, bunaldım , bir an önce bitsin istedim. Cümlelere kendimi veremedim..Belki benden kaynaklı bir problemdir ama sıkıldım okurken.
Baskı: Yeşil Deniz Kabuğu
Sarah Jio klasiği, diğerlerinden farklı olarak roman üç farklı tarihlerde anlatılmış.Bu durum beni kitabın başında yordu. Fakat sonrasında hikaye sizi içine çekiyor.. Yazarın kullandığı kelimeler ustalıkla yerleştirilmiş puzzle gibi,üslubu zaten tartışılmaz.Akıcı ve hafif söylem tarzı okuyucuyu yormuyor. Cailey, Cade,Ryan...Cade için çok üzüldüm.Cailey ile sonları beni mahvetti. Güzel bir sonla bitmesini ummuştum.
Baskı: Bakarsın Bulutlar Gider
Başlarında hızlı ilerleyemesem de belli bir sayfadan sonra akıcılık oluştu. Yaşanılan hayatlar, ilişkiler, dostluklar, kardeşlikler, düşmanlıklar, hayata yeni başlayanlar, hızlı yaşayanlar vs vs güzel ve çarpıcı bir dille anlatılmış.. Üslup başlarda durgun olsa da sonlara doğru etkileyici olmuştur. En çok Alessio için üzüldüm kalbim sızladı..Anlatılan tek gözlü, tek kulaklı, kuyruksuz kedilerden korktum....Anna ve Francesca için sevindim... Nedendir bilmem kitap adı keşke başka birşey olsaymış dedim..
Baskı: Başucumda Müzik
Kürşat Başar'ın okuduğum ilk kitabıydı. Bir bayanın hislerini bu kadar net ve naif anlatması bir ustalık bana göre. Dili akıcı, yer yer tekrarlamalara yer verse de kolay ilerleyen, meraklandıran ve sizi içine çeken bir roman. Aşkın insanın gözünü nasıl kör ettiğini anlatmış. Bazı yerlerinde gözyaşlarımı tutamadım,üzüldüm, içim acıdı..
Baskı: Şanzelize Düğün Salonu
Tarık Tufan gene mükemmel bir kitap yazmış..onun üslubunun sokaklarında gezmek kadar güzel bir şey yaşamadım. Dili olağanüstü kullanıyor bence harika bir roman olmuş. Fakat romanın sonu askıda kalmış hissi verdi, hatta bunun belki devamını yazar dedim çünkü yarım kalmış hissi uyandırdı. Ayrıca romandaki tüm kahramanların isimleri var fakat ana karakterin ismi yok. Bu beni başlangıçtan sonuna kadar rahatsız etmedi, çok tatlı yazılmış. Keşke daha uzun olsaydı ..
Baskı: Sen Bir Başka Gittin
Öncelikle kitabın ismi ile içeriğini uyumsuz buldum, nedense hep gidecek olan birini bekledim ama giden yoktu..Çok ayrıntı vardı ki o kadar çoktu ki beni sıktı..Siyasi olaylara da yer yer değinilmiş. Efrem ile Zuhal in hikayesi beni mutlu etmedi, sırf bitsin diye okudum.
Baskı: 80'lerde Çocuk Olmak
Çocukluğumu özledim..Anlatımı yorucuydu biraz sıktı..
Baskı: 60`lar Hikaye 70`ler Terane 80`ler Şahane
Anlatımı güzeldi, nedense 70'lerde yaşamayı istedim.
Baskı: Gökyüzünün Uzak Ucu
Hemen içine çeken olaylar kurgusu var, dili samimi okuyucuyu yormuyor. Callie çok tatlı ama bana biraz karakter olarak abartılı geldi.Evet her insan pozitiftir ama bir yere kadardır her duygu...Okunulası kitaplardan..
Baskı: Dönüşüm
İnsanların bencilleştiğini ve ne kadar kötü bir durumda olsa her olayı normal karşıladıklarını görebileceğimiz muhteşem bir eser. Keşke kitabın kapağı Kafka'nın istediği gibi olsaymış diye düşünmeden edemedim.
Baskı: Sonun Geldi Sevgilim
Başlarında kafama oturtamasa da sonrasında akıcılığa kavuştu. Eğlendim diyebilirim ,hem gülümsemek hemde göz yaşarması her kitapta bulacağımız özelliklerden değildir. Üslubun samimiyeti beni içine çekti diyebilirim ayrıca babasının yazdığı o yeşil defter en sevdiğim bölüm oldu. Üzüldüm hatta ağladım. Küçük kız Berfin kitaptaki favorimdi.
Baskı: Aile Çay Bahçesi
Müzeyyen, Çiğdem ,Özlem ...Her karakterde kendinizden bir parça bulabileceğiniz ender rastlanan güzel kitaplardan. Üslubu harikaydı; akıcı ,kolay ,insanı bunaltmayan türden. En çok Müzeyyen'i sevdim üzüldüm sevgisizliğine. Çiğdem'e nefret duyması , nefret duygusunun aşktan daha güçlü bir duygu olduğuna inanması sarstı beni. Kısacası güzeldi..
Baskı: Ah Benim Karım! Ah Benim Kocam!
Kısa kısa hikayelerden oluşmuş ama beni çok sıktı sevemedim kısa olmasına rağmen uzun süre bitiremedim..
Baskı: Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Harikaydı..Anna yı yazan eller öpülür
Baskı: Deli Çocuğun Güncesi
biraz hayal kırıklığı yaşayıp beklediğimi bulamasam da okundu bitti...bitti yani... hep aynı şeyleri okuyorum gibi hissettim.
Baskı: Hayal Meyal
Tarık Tufan'ın samimi dille yazdığı bir kitap daha. okurken benliğimizden kırıntılar bulabileceğimiz bölümler var. tadı damakta kalan kitaplardan diyebilirim..
Baskı: Kış Güneşi
Bitirinceye kadar bende bittim tahammülümü zorladı..sıkıcı tasvir dolu..
Baskı: Bir Artı Bir
Ayrıntılara fazlaca yer verse de, olay örgüsü kısa bir zamanı kapsasa da güzeldi. Moyes in kullandıgı uslup harika.
Baskı: Kekeme Çocuklar Korosu
''Her acı çekene hayatın devam ettiğini hatırlatmalarından nefret ediyorum. O anlarda hayat devam etmiyor aslında. Sen durduğun anda hayat da duruyor. Ama sen yitirmeye devam ediyorsun.'' Aklımızdaki düşünceleri sözcüklere ne de güzel dökmüş.
Baskı: Senden Önce Ben (Senden Önce Ben, #1)
Kitap bireylerin ruh haline göre değişebilir. Dili akıcı idi. Uzun zamandır bu kadar içten bir roman okudugumu hatırlamıyorum. Louısa en sonunda mektubu okurken boğazıma bir yumru oturdu ağladım.keşke yanında Will de olsaydı dedim.
Baskı: Popom Olmadan Asla!
Dertlerden uzaklaşmak adına birebir bence, çok güldüm resmen kahkaha attım. tartılma hallerine bayıldım bir solukta okunabılecek türden.
Baskı: Küçük Prens
Koyun çiçeği yedi mi diye düşünüyorsak ,içimizdeki çocuğu kaybetmemişiz demektir..
Baskı: Kraliçenin Pireleri
Tarık Tufan'ın kelimelerle dansını çok net görebileceğimiz bir deneme. Okumakta geç kalmışım dedirtti.Özellikle Eylül Ölümleri adlı yazısı beni çok etkiledi.