Şanzelize Düğün Salonu
“Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için rüyayı bekleyen dervişler, rüyalarında aynı gece, aynı kişiyi görüp vaziyetin mahiyetini anlayabilmek için sabahın erken saatlerinde kapımı çaldıklarında, gece boyunca vücudumun her zerresine sirayet etmiş şarabın etkisinden henüz kurtulamamıştım.” Tarık Tufan’dan “hayat bu, her şey olur” diyen bir roman! Şanzelize Düğün Salonu’nun “isimsiz” kahramanı bir aşk için evinden çıkıp savrulmaya başlayınca, kendisini daha önce hiç yaşamadığı türden şaşırtıcı ve bir o kadar da tuhaf olayların içinde buluyor. Tarık Tufan sevilen üslubu, hakiki hayreti ve “acayip” kurgusuyla bizi ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın oradan oraya savrulmasıyla gelişen bu yolculuk bir yanıyla da insanın içine doğru uzanan bir arayış. “Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor. İyi tarafından bakalım. İnsanları masum olduğumuza inandırabiliriz. Ya da insanları boş verin; Allah’ı inandırırız. Âşık adamın kötülüğü de aşkı kadar aşikâr olur. Ne varsa yüzümüzde var. Başka da bir şey yok. Bu!”
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tarik Tufan"in cok kendine has bir tarzi var... Bazen rahatsizlik verici sekilde direkt, bazen icinizi acitacak kadar gercekci... Karanlik... Bundan once okudugum kitabi "Ve Sen Kus Olur Gidersin" de olen bir annenin ardindan depresyona giren oglunun hikayesini okumustum.. Bu kitabinda da gene bir annenin ve akabinde de seyh olan bir babanin kaybi var. Kahramanin, babasinin yerine gecmek gibi bir istegi hic yok, cunku onun, icinde kayboldugu bir dunyasi ve bir turlu cikamadigi bir kuyusu var... Ustelik cok asik, oyle ki oldurmeyi bile goze alabiliyor. Dedim ya, dusunceleri icinde kivranan bir adamin agzindan yazilmis karanlik bir kitap bu. Ama ben kopmadan, ilgi ile okudum... Hep dedim ki, "cik artik kuyundan yukari"... Peki cikabildi mi??????
İlk Tarık Tufan kitabımdı ve ben kendisine bayıldım. Tanıyıp hayran olmak için ideal kitap bu kesinlikle
Başta ilk sayfaları sıkıcı gelse de, sonradan öyle bir açıldı ki kitap; bir solukta eğlenerek okudum. Hatta Alper Canıgüz ve Murat Menteş tadı aldım. Tarık Tufan'ın daha önceden hiç bir kitabını okumamıştım, ama bundan sonra kitaplarını takip etmeye devam edeceğim.
Yazarın oldukça akıcı bir dili ve güzel cümleleri var..özellikle kendini veya hayatı sorguladığı bölümlerde..karakterleri de güçlü vurgulu..sonu da bence güzeldi (kahramanın hep istediği mutluluğa yakın ölüm); ancak bir eksik var kitapta bulamadığım..bir şeyler yavan kalıyor yüzeysel kalıyor..oysaki daha derin olabilirdi.
Tarık Tufan ın ilk okuduğum kitabı. Kesinlikle çok güzel. Mutlaka okunmalı. Sonunu okuyucunun hayal gücüne bırakmış. İnşallah devamı gelir. Belki adı kitaba daha yaraşır başka bir şey olabilirdi.











