periyodik neşriyat
@periyodik neşriyat

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Mezarlık Kitabı
8/1012.07.2014

Baskı: Mezarlık Kitabı

Naif, ilgi çekici, iyi yazılmış, farklı bir kitap. Kalabalık olmayan, söz sanatlarına yüklenmeyen, sade ve sadelikten gelen etkileyiciliği barındıran iyi bir dili var. En çok Silas kişisini sevdim, onun koruyucu tavrı ve onun Bod'a duyduğu sevgi etkiledi beni. Mezarlıkta geçen capcanlı bir öykü. Resimlemelerden bahsetmemek olmaz, Gaiman'ın yol arkadaşı saydığım Dave Mckean muhteşem çizimlerle kitabın tekinsizliğinin ve naifliğinin altını çizmiş. Çizimler rol çalmıyor, köstek olmuyor anlatıma, okuyucunun zihnine zincir vurmadan destek oluyor hikayeye. Çevirisi de harika Evrim Öncül çok iyi bir çeviri yapmış, zihni dert bulmasın.

Baskı: Âdem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler

Bir çok iyi öykü var kitapta. Bazıları çok eğlenceli ve eleştirel. Adem, Havva ve Şeytan'ın anılarından oluşan kısım, kadın-erkek ilişkilerine yeni bir bakış getirmese de keyifle okunuyor. Diğer öykülerin tamamı büyük bir merak ve hızla okunuyor. Tabi bu akıcılıkta saygıdeğer çevirmen Akşit Göktürk'ün payı büyük.

Baskı: Muzıkacı Yanko ve Kamyonka

Çok güzel iki öykü ve daha çok Henryk Sienkiewicz okumaya heveslendiren güzel bir incelemeden mürekkep değerli bir kitap. Çevirisi muazzam, Ahmet Rasim okumaya heveslendiriyor. Kağıdı, cildi çok güzel.

Baskı: Yürek Her Şeyden Ziyade Aldatıcıdır

Bazı anlarda çok sarsıcı, çok sert, hazmedilmesi zor ama hızlı okunan iyi bir kitap. Çevirisi de çok iyi.

Baskı: Hayatımızı Değiştiren Unutulmaz Diziler

Kişisel tercihlerle derlenmiş dizilere kişisel yorumlar eklenerek oluşturulmuş bir nebze nostaljik değeri olan vasat bir derleme. 1960'lardan 2010'a kadar bir çok Türk dizisi ve yabancı dizi mevcut kitapta. Her dizi için bir künye bölümü var: yabancıysa özgün ismi, gösterim yılları, belli başlı oyuncuları, bölüm başına süresi. Yazar her dizi için biraz konusundan bahsettiği biraz da yorumunu kattığı "Konu/yorum" bölümünde diziye dair hatırladıklarını ve onu neden sevdiğini anlatıyor. Kimi zaman bazı dizileri yeterince iyi bulmasa da televizyon tarhinindeki yerini önemsiyor. "Neden İzlenmeli?" kısmında bir kaç cümleyle sebeplerini açıklıyor ama "Konu/yorum" bölümünde söylediklerinin ötesinde bir şey eklemiyor. Sonra o dizide geçen, kendince önemli saydığı bir kaç repliği ekliyor. Ayrıca her bir dizi için siyah beyaz bir görsel var. Okurken "evet ya, böyle bir dizi vardı" diyerek eskilere gidebilir "güzel diziymiş" diyerek yeni diziler keşfedebilirsiniz ama bu kitaptan alabilecekleriniz bundan öteye gitmez.

Baskı: Yitik Öyküler Kitabı

Türkiye'de fantastik ve korku edebiyatının gelişmesi adına her adımı takdirle karşılamak gerekiyor; İhsan Tatari'nin bu öykü kitabı da güzel bir adım ama özenli bir adım değil. Kitabın içinde bulunan 9 öykünün içinde sadece bir öyküde klişelerden uzak yaratıcı bir kurgu var: Kılıçların Gardiyanı. Diğer öyküler, hızlı okunan, bilindik kurgulara ufak yenilikler katan ortalama öyküler. Kitaba dair en rahatsız olduğum şey ise çeviri bir eser okudum hissi veren ifadeler: "Hey, ne yaptığını sanıyorsun." "Ona gününü göster." "Aşağılık pislik." "Lanet olasıca." Bu tür ifadelere her rastladığımda öyküden uzaklaştım. Mizahi öğelerin yerinde kullanımıyla bazı öykülerin okunurluğu artmış ama kimi öykülerde dozun iyi ayarlanamaması öykünün bir parodiye dönüşmesine neden olmuş. Halbuki yazarın tüm öykülerde parodi yapmak istediğini sanmıyorum.

Baskı: Aynı Yıldızın Altında

Güzel, çok güzel. Yazarın hassas bir dili var. Ayrıntılarda değer bulan iyi bir dil bu. Bir anda seyrinden çıkıp sulu bir melankoliye evrilecek ve edebi açıdan duvara toslayabilecek bir konuyu alıp varoluşa dair naif sorulara çevirmiş. Edebi bir eserin ölümsüzlüğü, yazarın varlığı, yazarla okur arasındaki dile gelmeyen anlaşma üzerine çok güzel bir kitap bu. Hüzünlü de. Hem de çok hüzünlü. Ama dayatılan bir hüzün değil. Doğal, kendiliğinden meydana çıkan bir hüzün. Öyle olunca okuyucuya da ağlamak düşüyor. Okur, kitabı okuyup kitaba ağlamıyor, kendi içine bakıp orada bulduklarına hüzünleniyor. Komik de. Bazen sırıtıp dakikalarca öyle kalmanıza, bazen gülümsemenize, bazen de kahkaha atmanıza neden oluyor. Roman kişilerinin akıllıca atışmaları, oralarda bir yerlerde olmayı isteyeceğiniz kadar hoşunuza gidiyor okurken. Güzel bir kitap bu. Çok güzel. Çevirisi de şahane. Bana dilimi ne kadar çok sevdiğimi hatırlatacak denli şahane. Teşekkürler Çiçek Eriş, zihniniz dert bulmasın.

Baskı: Sherlock Gibi Düşünmek

Sherlock'u hiç tanımayanlar için onun başından geçen vakaları okumaya heveslendirebilir ama onun gibi düşünmeye dair neredeyse hiçbir şey söylemiyor kitap. Aslında Sherlock'u ve Arhur Conan Doyle'u tanımaya dair de pek bir şey söylemiyor. "Ne bekliyordun ki?" diyebilirsiniz ve haklısınız.

Soğukkanlılıkla
8/1022.05.2014

Baskı: Soğukkanlılar

Keyifle okudum. Ve heyecanla. Sonuna kadar neler olacağını merak ettim. Katillerin gözünden bakmamı sağladı, ne kadar unutsak da onların da insan olduğunu gösterdi. Bir şehrin korkularını gördüm. Yazarın yaşamıyla kesişen bir roman okudum. Bu romanı büyük yapan da bu. Ve kitabı bitirdikten sonra mutlaka "Capote" filmini izleyin, çünkü o film bu kitabın nasıl yazıldığını anlatıyor. O filmi izlediğinizde bu kitabı gerçekten okumuş olacaksınız.

Gece Uçuşu
6/1015.05.2014

Baskı: Gece Uçuşu

Edebi açıdan zayıf olsa da sayfa çevirtiyor, heyecanla okunuyor. Film izler gibi okunabilir.

Yatak
9/1005.05.2014

Baskı: Yatak

Çok güzel bir kitaptı. Sade ve ilgi çekiciydi. Söylenecek çok şey var kitaba dair ama şimdilik bunları söylemeliyim.

Yıkıma Giden Adam
9/1014.04.2014

Baskı: 24. Yüzyılda Cinayet

Harika bir Alfred Bester eseri. Bester zihin okuma olgusunu sosyal bir arka plana oturtup bunun üzerine ince ince işlenmiş bir cinayet öyküsü eklemiş. Bilimkurguya gönül veren Selma Mine çevirisi güzel, zihni dert bulmasın.

Kırmızı Ot
8/1014.04.2014

Baskı: Kırmızı Ot

Boris Vian'ın deli zihninden garip bir bilimkurgu. Aslında bilimkurgu demek pek doğru değil. Boris Vian çok garip bir dünya kuruyor ve sizi ona inandırıyor. Konuşmayı bilen ama susmayı tercih eden bir köpek ancak Boris Vian'ın yarattığı bir dünyada olabilir.

Anarşik Rehavet
6/1014.04.2014

Baskı: Anarşik Rehavet

Öykülerde ilginç konular, fikirler yok ama ilginç atmosferler ve iyi bir dil kullanımı var.

Baskı: Yıldız Gemisi Titanic

Eğlenceli bir romandı. Terry Jones, Douglas Adams'ın üslubunu yakalamış. Çeviri mükemmeldi Özden Arıkan'ın çeviri tercihlerine bayıldım.

Amansız
4/1031.03.2014

Baskı: Amansız

Berbat bir Robin Parrish romanı. Yazarın ilk kitabı olmasından mıdır yoksa serinin (Dominion Trilogy / Hakimiyet Üçlemesi) ilk romanı olmasından mıdır bilemiyorum, çok kötü. Kitabın başında sizi hayrete düşüren olaya (bir adam bir gün yolda yürürken kaldırımın karşısında kendisine tıpatıp benzeyen birisini görür, sonra kendisine bakar ve kendisinin de yüzünün ve giysilerinin değişmiş olduğunu farkeder) kitabın sonuna doğru getirilen açıklama çok mantıksız. "Her şey nereye bağlanacak bakalım" diye beklerken ve ağzınıza biraz bilimsel bal çalınırken bir de bakıyorsunuz ki fasfantastik olayların içindesiniz. Hayır, fantastiğe karşı değilim, doğaüstü olayların geçtiği romanları pek severim ama kurguyu tutturamayıp gerisini ne idi belirsiz gerçeküstü olaylara bağlarsa yazar, bu onun üstün hayal gücünden değil beceriksizliğindendir. Şu mantıkla roman mı yazılır: - Abi bi' roman yazdım süper! - Nası abi? - Abi bi adam var uçuyor bir de alev püskürtüyor... - Nası yapıyor abi bunu? - İşte. Öyleymiş. Babası da öyleymiş. - Nası abi, mantıklı bi açıklaması olması lazım bunun? - Abi işte yerçekimi yokmuş, bi de.. Bir de... Bi de... Hah adam acıyı fazla kaçırmış ehe. - Oldu mu bu şimdi? - Olmadı mı? - Olmadı. Velhasılı dostlar. Bu roman da olmamış. Hadi merak ettiniz okudunuz diyelim, zaten gerisini okuyamayacaksınız, çünkü üçlemenin diğer kitapları henüz dilimize çevrilmedi. Sadece “Relentless” var elimizde “Amansız” adıyla.

Siyah - Beyaz
9/1031.03.2014

Baskı: Siyah Beyaz

Güzel bir dili var Vüs'at O. Bener'in, zengin bir dil bu ve şaşırtıcı. Okuma alışkanlıklarınızı sarsan bir dil. Sizi yenileyen bir dil. Bu yüzden mutlaka okunmalı. Mutlaka.

Zaman Hırsızı
8/1031.03.2014

Baskı: Zaman Hırsızı

Çok iyi bir çocuk kitabı. Her şey dozunda: Korku öğesi, gizem öğesi, macera, umut... Kurduğu dünya kendi içinde çok mantıklı. Umut, zamanın değeri, aile, cesaret gibi kavramları sezdirerek veriyor. Dili ne çok sade ne çok karmaşık. Çok hızlı okunuyor. Çizimleri çok hoş. Çocuk kitabı olmasına rağmen büyükler tarafından da rahatlıkla okunup çok keyif alınabilir. Çevirisi de çok iyi. Kitabın su gibi akmasında çevirmen Bahadır Argönül'ün büyük katkısı var, zihni dert bulmasın.

Cymbeline
8/1029.03.2014

Baskı: Cymbeline

Güzel bir Shakespeare eseri. İnsanoğlunun tüm eksiklikleri ve erdemleri üzerine hoş bir oyun. Tiyatro için yazılmasına rağmen, birazcık hayalgücüyle keyifli bir okuma sunuyor. Çevirisi de çok iyi: Prof. Dr. Engin Uzmen'in zihni dert bulmasın.

Ulu Ağaç
5/1027.03.2014

Baskı: Ulu Ağaç

Çocuklar için bile yazılsa bir kitap yaratıcı olmalı. Hatta belki de onlar için yazılacaksa bilhassa yaratıcı olmalı. lakin bu kitapta dirhem yaratıcılık yok. Çevirisi çok iyi ama. Eren Yücesan Cendey'in eline sağlık.

Öküzün A'sı
10/1027.03.2014

Baskı: Öküzün A'sı

Muhteşem bir kitap. Okuryazarlığın öemli etkilerini harika örneklerle ve karmaşık olmayan bir dille anlatmış.

Baskı: Kurtadamın Döngüsü

İyi bir King öyküsü. Roman değil aslında bu, bir öykü. Muhteşem resimlerle bezenmiş ve bir hayli boş sayfası var. Metin kısımlarını toplasak 40 sayfa eder. Güzel bir öykü. Stephen King, kurtadam olgusuna farklı bir bakışla yaklaşmış mı? Hayır. Sadece bir anda ortaya çıkan ve bir yıl boyunca musallat olan kurtadamın, küçük bir kasabada yaşayanların hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Küçük bir sürprizle ve güzel bir çözümle de bitiyor kitap. Güzel bir kitap. Özellikle de çizimleri. Berni Wrightson'ın muhteşem çizimleri kitabı olduğundan değerli kılmış. Tabi bu kitaptan kat kat iyi onlarca kurtadam kitabı var. Yine Kİng eserleri arasında bu kitaptan kat kat iyi onlarca kitap var. Denk gelirse okuyun derim; ama kitabı bulmak için o kadar uğraşmaya, hele hele büyük paralar ödemeye hiç gerek yok. Çevirisi de iyi kitabın Nil Alt güzel bir çeviri yapmış, özellikle bazı çeviri notlarında gülümsedim.

Baskı: Köpek Düşleri (Wolfe Brothers #1)

Her ne kadar çocuk-genç romanı olsa da yetişkin biri olarak içime bir sıcaklığın aktığını söylemeliyim. Cameron Wolfe'un kişiliği, yaşadıkları, rüyaları ve bunları ifade edişi naif ve samimiydi. Kitabın kurgusu açısından takdirle karşılanacak farklılığı, her bölümün sonunda bir rüyanın olması. Bu rüyalar Cameron Wolfe'un zihnini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Yazar bu teknikle hem farklı ve özgür bir anlatım sağlıyor hem de ergenlik döneminde, varoluş kaygılarıyla cebelleşen bir çocuğun dünyasını daha yakından gözlemlememizi sağlıyor. Çeviriye gelirsek: Böyle bir çocuk kitabında yerelleştirmelerin, uyarlamaların kitaba can kattığını bildiğimden, neredeyse sözcüğü sözcüğüne sadık olan bu çeviriyi sıcak bulmadım. İsterdim ki Selim Yeniçeri biraz daha özgür, biraz daha neşeli bir çeviriyi tercih etsin.

Yazınsal Yaşamlar
6/1022.01.2014

Baskı: Yazınsal Yaşamlar / Ünlü Yazarların Gizli Yaşamları

Bir çok güçlü yazarla ilgili ilginç bilgiler sunuyor. Tanrılaştırdığımız yazarları daha "insan" yapıyor bu bilgiler. Bu açıdan ilginç; ama kitap bu yazarlar hakkında temel bir bilgiye sahip olan okurlar için daha keyifli olacaktır.

ÖncekiSayfa 3 / 6Sonraki