
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)
Dan Brown'nın bu kitabı Da Vinci şifresi kitabının farklı bir versiyonu gibi geldi bana... Bu kitapta daha çok aksiyon, daha çok gizem ve daha çok zekasını kullanmış yazar. Tabi başka şekilde bu kadar mason övgüsünü ve deşifre edilmiş mason ayinlerinin gerçeklerini (haklı sebeplere dayandırarak) geniş kitlelere ulaştıramazdı. İlk defa bu kadar içim daralarak bir kitap bitirdim.
Baskı: Karanlıkta (Hearts in Darkness #1)
Yazarın okuduğum ilk kitabı sanırım başka da okumam. Sıradan, basit bir konusu ve de anlatım tarzı var. Kitap okumayı seven ve sürekli olarak okuyanlar için çerez olarak dahi tanımlanamaz. Zaman kaybından başka bir şey değil. Özellikle parayla almayı düşünenler için kesinlikle tavsiye etmem.
Baskı: Sakın Hata Yapma (Maeve Kerrigan, #5)
Maeve Kerrigan serisinin 5. kitabı 'Sakın Hata Yapma' ilk 4 kitaba göre biraz sönük kalmış. Bir önceki kitaba bağımlı gibi olmuş. Şehirde polisleri hedef alan katilleri bulmak için çalışan ve bir sonraki kurbanın kim olacak korkusunu yaşayan Maeve'in, özel hayatında da Rob'la ilişkileri bozulur. Sevdiğim kadın karakterlerden biri olan Maeve ve ekibi olayı çözer fakat Maeve ve Rob sorunu sonuçlanmaz. Jane Casey belki de serinin devamı olduğunu belirtmek ya da merak uyandırması ve diğer kitabın alınması için öyle bırakmış olabilir. Fakat bu benim açımdan can sıkıcı olarak yorumlandı. Keşke ilk kitaplardaki gibi Rob'a daha çok yer ayırsa ve de onun tarafından da olaylara yer verse daha güzel olurdu. Yazarı ve seriyi sevdiğim için puan konusunda bonkör davrandığımı söyleyebilirim.
Baskı: Ölüm Falı (Ölüm Oyunları, #1)
Katili ilk sayfalarda tahmin ettim fakat yazar öyle farklı yönlere çekerek kurgulamış ki acaba dediğim oldu. Farklı olmuş. Kitabın son bölümünü biraz abartılı bulsam da heyecanla okudum.
Baskı: Sarayın Kutsalları - Asr-ı Saadet'ten Osmanlı'ya
Talha Uğurluel akıcı ve akılda kalıcı uslübu ile bazen duygulanacağınız bazen gururlanacağınız okunası bir kitap yazmış. Orijinal resim ve minyatürlerle zenginleştirilmiş böylece adeta o günleri yaşıyorsunuz. Okunmasını tavsiye edebileceğim tarihimizden kesitler sunan,kutsal emanetleri tanıtan güzel bir kitap diyebilirim.
Baskı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Kitabı okurken bir yerden sonra mahkumun yerine geçiyorsunuz. Üzülüyor, korkuyor, kızıyorsunuz. İdamın berbatlığını, insanların acımasızlığını düşünüyorsunuz. Suçun ne olduğunun anlatılmaması tüm duygu yoğunluğunu mahkum üzerine topluyor. Madalyonun diğer yüzü aklınıza gelmiyor. Yazar tam da istediği mesajı vermiş. Bildiğim kadarıyla Fransa'da idam cezasının kaldırılmasında bu kitabın katkısı var. Beni asıl dehşete düşüren halkın sanki eğlence izleyecek gibi idamı beklemesi hemde giyotini. İnsanı etkileyen tavsiye edeceğim bir kitap.
Baskı: Öldürmek Ülküsü (Inspector Rebus Serisi 6)
İngiliz yazar Ian Rankin'in İskoçya 'nın karanlık yüzünü, çetelerini, din savaşlarını ve kısaca tarihini de anlattığı polisiye romanı. Fazlaca isim, mekan ve örgüt ismi kullanmasına rağmen kurgusu çekici ve esprili anlatım tarzıyla sıkmadan okunuyor.
Baskı: İngiliz Câsûsunun İtirâfları
İngiliz casus Hempher'in gerçekleştirdiği eylemleri anlattığı ve İngilizlerin övünmek için yayınladığı kitaptaki alıntıların yer aldığı Sıddık Gümüş'ün kaleme aldığı kitapta İslam düşmanlarının faaliyetleri anlatılıyor. Ayrıca kitapta Vahhabiliğin çıkışı başta olmak üzere İngiliz casuslarının birer Müslüman alim gibi nasıl Hind ve Osmanlı topraklarındaki yok etme ve karmaşa çıkarma eylemleri yer alıyor.
Baskı: Kaç Yıl Geçti Aradan (Normal Boy)
Naşide Gökbudak bu kitabında farklı hayat tarzı yaşayan 8 kadını bir araya getirmiş. Her birinin dışarıdan görünüşlerinin aksine özel hayatlarının ne kadar farklı olduğunu konu alan bir kitap. Karakterlerden birinin süt kardeşiyle evlenmesi bana ''yazar böyle bir hatayı nasıl yapabilir?'' veya ''neden böyle kurguladı?'' dedirtti.
Baskı: Deşifre! Deha
Kitap kapağı, konusu, kitap içinde yapılan yorumlar , yazara övgüler ve on yıl gibi bir zamanda yazılmış olması kitapla ilgili beklentimi yükseltti. Konu farklı, ilginç ve gerçek yaşamdan alınmış olmasına rağmen yazarın anlatım tarzı beni pek sarmadı.Her bir olay fazla yayarak anlatılmış.Özellikle son bölüm kitap da adı geçen dehanın hayatından ilave ayrıntıları konu alıyor. Ülkesin de ''bol ödüllü'' olan yazarın kurgusu beni sarmadı.
Baskı: Dört (Uyumsuz, #0.1-0.4)
Kitap, Uyumsuz serisi hikayesinin (sadece bir kısmının) diğer bir karakter olan Tobias ' ın dilinden anlatıyor. Tobias'ın topluluk seçimi öncesi ve sonrasını, Tris' le yakınlaşmasına kadar olan bölüme kadar anlatmasıyla kitap sonlanıyor. Her ne kadar serinin hayal kırıklığı yaşatan sonunu yeniden okumadığıma memnun olsam da sanki bir şeyler yarım kalmış gibi hissettim. Belki de Dört serinin ilk kitabı olmalıydı.
Baskı: Gül'ün Gülleri
Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) kızlarına olan sevgisini, muhabbetini, öğütlerini tebessümle ve hayranlıkla okuduğum bir kitap Gülün Gülleri... Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) can parelerini yakından tanıyıp mutluluklarını, çektikleri çileleri, babalarına olan sonsuz sevgilerini okuyacaksınız bu kitap da. Baba ve baba adayların özellikle okumalarını tavsiye ederim.
Baskı: Martin Eden
Bu kitabı okumadım adeta yaşadım.Martin Eden'in umudunu, aşkını, nefretini ve çevresindeki insanların çıkarcı tavırlarına karşı boş vermişliğini insanın içine işlemesini çok güzel başarmış Jack London... Özellikle kitaptaki şu cümle beni benden aldı "Martin'de hep kendi kendine, o sonu gelmeyen soruyu sordu: Neden o zaman doyurmadınız karnımı?" Kitabı bitirince şunu sordum kendime; Jack London sen O musun yoksa O sen mi?
Baskı: Hiçbirimiz Masum Değiliz
Yazar " Yine de bu kitabın son satırını sen yazacaksın... " demiş. Mutlu sonları sevdiğim için ben de öyle yazdım her ne kadar ana karaktere sinir olsamda. Kitap ilginç başladı hatta Dexter gibi bir karakteri konu alıyor sandım ama değilmiş :) İnsan hayatının ister üzerinde uzun uzadıya düşünülerek ister ani kararlarla olsun sonunda kaçınılmazın yaşanacağını, yaşamların nasıl bir anda altüst olabileceğini veya herşeyin yoluna gireceğini konu alan bir kitap. Sağlam bir kurguyla daha güzel olabilirdi.
Baskı: Seyahatname
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinin yazılmasına vesile, 1630 yılının aşure gecesi Hz. Peygamber'i rüyasında görüp ''Şefaat Ya Resulullah'' diyeceğine ''Seyahat ya Resulullah'' demesidir. Böylece Peygamberimiz tarafından seyahat ve şefaat ile müjdelenir. Osmanlı topraklarını 40 yıl civarı bir süre dolaşarak şehirlerin camileri, hastaneleri, yiyecekleri, iklimleri ve genel kültürüyle ilgili, hem o zaman hem de şimdi ki zaman için eşsiz 10 ciltlik bir eser yazmıştır. Seyahatname'nin bir çok dile çevirisi yapılmıştır. 100 temel eser arasında yayınlanan bu kitabında seyahati ile ilgili bazı bölümler yer alıyor. Şehirlerimizin tarihçesini Evliya Çelebi'nin mizahi kaleminden okumayı sevdiğimi söylemek isterim.
Baskı: Sonsuza Kadar Aşk
Acıların en büyüğü olan ölüm acısını, sevdiği insanı kaybetmenin kederini, suçluluk duygusunu ve affetmenin yüceliğini konu alan bir kitap Sonsuza Kadar Aşk... Biraz hüzün hissettiriyor biraz tebessüm ettiriyor. Öyle büyük bir aşk hikayesi değil. Fakat verilmek istenen mesaj güzel. Bir de benim her zaman söylediğim sözü (Tabi ki yazarın mesajı bu değil) bana yeniden söyletti. "Yeter ki ölme"...
Baskı: Güven Bana
Psikoloji öğrencisi ve kendi halinde bir genç olan Luke, üvey babası için bir araştırma yapmaya başlaması yüzünden kendini bir karmaşanın içinde bulur. Fakat öyle böyle değil. Luke bu olay örgüsü içinde tam bir savaşçı olur çıkar.Kitabın adının aksine kimseye güvenmemesi gerektiğini anlar. İç içe geçmiş bir kurgusu olan kitabın her sayfası aksiyon. Hatta biraz fazla zorlama bile diyebilirim. Silahlar, bombalar, ajanlar,teröristler derken tam Amerikan macera, aksiyon filmi için yazılmış bir kitap...
Baskı: Kır Çiçeği Tepesi
Farklı zaman dilimlerinde yaşamış iki kadının hayat ve yaşam mücadelesini, bir tanesinin sıfırdan başlayıp yükselirken, diğerinin bir anda kariyerinin bitişini konu alan geniş olay örgüsüne sahip dinlendirici bir kitap. Kitabın geneline baktığımızda sonu zayıf kalsa da mutlu sonla bitiyor. Sarah Jio sevenlerin bu kitabı da seveceğini söyleyebilirim.
Baskı: Mekânlar ve Olaylarıyla Hz. Muhammed'in Hayatı / Mekke-Medine
Peygamber Efendimiz'in doğumundan itibaren yaşadığı olaylara ve mekanlara önem veren sahabe buraları adeta koruma altına almış. Daha sonrasında Peygamber aşığı Osmanlı bu mekanlardan bir çoğunun yerine yeni mescidler yapmış veya restore ederek Mekke ve Medine'ye hizmetlerini sunmuşlar. Bunun yanı sıra Ecdadımız su yolları, kaleler gibi şimdilerde kimisi yok edilmiş, kimisinden kalıntılar bulunanan sayısız eser yapmıştır. Talha Uğurluel kitabında Mukaddes Topraklar'a turlar ile ziyaretler sırasında gidilen mekanların yanı sıra az sayıda kişinin bildiği kutsal mekanları ve eserleri resimleri ile anlatıyor. Mekke ve Medine'ye giden, gidemeyen ve gidecek olan herkesin okumasını tavsiye ederim.
Baskı: Gölgeleri Kovala (Ölüm Oyunları Serisi, #2)
Ölüm oyunları serisinin ikinci kitabı olan 'Gölgeleri Kovala' romantik gerilim tarzında, esprili uslübu ve akıcı kurgusuyla benden geçer not alan bir polisiye. Mutlu sonları seven ve benim gibi kitabı okumayıp, adeta yaşayanlar içinse son iki sayfası tebessüm garantili :)
Baskı: Şehir Mektupları
Ahmet Rasim 1912 - 1913 yıllarında yayınladığı 'Şehir Mektupları' isimli eserinde yaşadığı şehir olan İstanbul'u, günlük hayatını, anılarını çok hoş ve okuması keyifli bir dille kaleme almış. 100 Temel Eser arasında bulunan 'Şehir Mektupları' ve bunun gibi bir çok değerli edebiyatçımızın eserlerine daha çok kıymet verip, okumamız gerektiğini düşünüyorum ve tavsiye ediyorum. Böyle güzel eserleri yorumlayacak kelimeleri bulamıyorum. O yüzden Say Yayınlarının ön sözün de yer alan Nurullah Ataç'ın kitap hakkında yorumunu sizlerle paylaşmak istiyorum. "Öz Türkçe mi istiyorsunuz? Öz Türk neş'esi ve zarafeti mi istiyorsunuz? Kıvrak, zeki,hisli, titrek, candan bir üslûp mu istiyorsunuz? O Osmanlıca devrinde o yüksek burjuvazi veya saray devrinde halk dili mi istiyorsunuz? Şehir Mektupları'nın her bir parçası bunları veriyor...
Baskı: Şantaj
'Ruh yazarı' diye bir tabir olsaydı hiç düşünmeden benim için onlardan biri de Harlan Coben derdim. İsmi görür görmez tereddütsüz aldım ve yine müthiş bir kitapla karşılaştım. Konu Coben olunca beklentim de büyük oluyor ki hiç bir zaman boşa çıkmadı. Aksiyonun hiç hız kesmediği, durağanlık yaşanmayan, olay örgüsünün ustaca oluşturulduğu çok güzel bir polisiye Şantaj. Geçmiş hatalarının hala cezasını çeken Matt ve onun güzel eşi Olivia'nın nasıl bir oyunun içinde olduklarını, bundan kurtulma çabalarını okuyacağınız ve aslında her karakterin baş karakter gibi kendi öyküsünün olduğu kitapta , intikam duygusunun insana neler yaptırabileceği çarpıcı bir şekilde işleniyor.
Baskı: Son Sevgili (Inn BoonsBoro Trilogy #2)
Dünyaca ünlü bir yazar olan ve sadece sitede bile 39 kitabı bulunan Nora Roberts'in bu kitabı kendisinin yazdığına inanasım gelmiyor. Aslında 3 kitaptan oluşan serinin ikinci kitabı için (her ne kadar olumsuz eleştiri yapmayı pek sevmesem de) yorumum tek kelimeyle "sıkıcı". Kitap bende gereksiz detaylarla sayfa sayısı artırmak için, kar amaçlı yazılmış hissi uyandırdı. Bu kitapla çok satanlar listesine girmesi sırf ismi sayesinde olmuş diye düşünüyorum. Yazarın ilk bu kitabını okumuş olsaydım kesinlikle son olurdu.
Baskı: İntikamin Güzel Yüzü
Romantik gerilim tarzında sayfa sayısı fazla olmasına rağmen sıkmayan sürükleyici bir roman. Fransa'ya köstebek olarak gönderilen İngiliz ajanın yakalanıp, tutsak edilip işkenceye maruz kalmasıyla başlayan kitapta aksiyon hız kesmiyor. Romantizm ve maceranın aynı kitapta işlenmesinden hoşlanan okuyucunun beğeneceğini düşünüyorum.