Şah-Rû
@Şah-Rû

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Gecenin Sonuna Yolculuk

Öncelikle Yiğit Bener’i çevirisinden ötürü tebrik etmek gerek ki bu kadar hak edilmiş bir ödül azdır sanıyorum. Yazım diliyle edebiyat tarihini değiştirmiş bir eserin argosunu ve kelime oyunlarını akışı bozmadan, kültür farkına rağmen anlaşılabilir şekilde çevirmek gerçekten büyük ustalık. Günlük sokak dili ve yoğun argo kullanımıyla hem yazım dilinde hem de tam bir tutunamayan örneği olan anti-kahramanıyla edebiyat tarihinde çığır açmış bir eser. Öyle ki yeraltı edebiyatı türünü bu kitaba borçluyuz. Yarı otobiyografik olmasının da etkisiyle bu uzun yolculuğun süslemeden uzak yalın gerçekçiliği insanı çarpıyor. Kitapta kendi döneminde ortalığı karıştırmasını haklı çıkartacak kadar yoğun bir manifesto var. Kendi ulusundan tüm dünyaya kadar, savaştan siyasi yönetimlere kadar, hatta fakirinden zenginine kadar eleştirilmedik hiçbir şey yok gibi. Üstelik Céline, bu müthiş tespitler ve eleştiri sağanağını hiç sakınmadığı şenlikli diliyle yapıyor. Aslında hem akıcı hem zor bir kitap. Öyle isabetli gözlemler ve haklı tespitler var ki Bardamu karakterinin aforizmalarından ayrı bir kitap çıkar. “Sonuçta savaş dediğiniz şey, anlamadığınız ne varsa odur” S.27 “En uzağa giden kişi tek başına yolculuk edendir.” S.248

Mahşer
7/1026.08.2021

Baskı: Mahşer

Peyami Safa, bu eserinde de yine dönemin toplumsal resmini öyle başarıyla çizmiş ki bugünden geriye bakınca ülkenin nereden nereye geldiği ve aynı zamanda hangi konularda yerinde saydığı gayet net ortaya çıkıyor. Psikolojik tahlillerde ustalığını bilsem de Nihad karakterinin buhranlarının özellikle de intihar fikri tasvirlerinin kuvvetine şok oldum desem yeridir. Yazarın Türk Tiyatrosunun başlangıç dönemlerine dair gözlemleri de ayrıca ilgi çekici.

Baskı: Var mısın? - Güçlü Bir Yaşam İçin Öneriler

Doğan Cüceloğlu’nun vefatından önce yayınlanan son eseri. İnsan bunu bilerek okuyunca, kelimenin tam anlamıyla son nefesine kadar toplumun bilinçlenmesi için nasıl çabaladığını düşünmeden edemiyor. Deniz Bayramoğlu ile sohbet şeklinde ilerleyen kitapta kendi hayatından çıkardığı dersleri samimiyetle paylaştığı gibi, toplumsal sorunları çözümleriyle birlikte ele alıyor ve “biz” olabilmenin önemini ortaya koyuyor. Sade ve akıcı diliyle, uygulanabilir tavsiyeleriyle, hayat yolculuğunda her şeyden önce insanın kendini keşfetmesinin değerini vurgulayan bir eser.

Baskı: Kayıp Tanrılar Ülkesi

İstanbul Hatırası gibi ara öykülerin ana olaydan daha başarılı olduğu roman. Fakat yazarın son kitaplarında görünen diyalog sorunu bu kitapta da göze çarpıyor. Sanki bir yapaylık var ve bu da karakterlerin iki boyutta kalmasına sebep oluyor. Bir de gündeme duyarlı bir yazar olarak, kitaba yine birden fazla toplumsal sorunu katmış. Böyle hepsinden azar azar olunca etki zayıflıyor aslında. Biri derinlemesine işlense -ki burada ırkçılık kafiydi- konu daha derli toplu olurdu. Bu yüzden kitabın en başarılı kısmı Zeus’un dile geldiği bölümler. Ahmet Ümit başarılı hikayeciliğiyle Yunan mitolojisini o kadar sade ve anlaşılır hale getirmiş ki sırf bunun için ayrı bir tebriği hak ediyor. Hatta neredeyse ana olayı da Zeus’un ağzından dinleseymişiz keşke diye düşündüm. “Bilgelik yaşanılmış olanı anlamakla başlar, ki zaten geçmişi bilmeyen bugünü kavrayamaz.” S.205

Sonbahar Ülkesi
7/1003.08.2021

Baskı: Sonbahar Ülkesi

Kitapta yer alan 19 öykünün 15 tanesi yazarın Dark Carnival derlemesinde yer alıp kendisi tarafından yeniden düzenlenmiş. Öyküler ölümle bağlantılı, karanlık hatta yer yer boğucu derecede kasvetli atmosfere sahip. Açıkça vahşet içermeden insan psikolojisinin dehlizlerinde gezen hikayeler, aynı zamanda son derece edebi dile sahipler.

Küçük Gece Kedisi
7/1003.08.2021

Baskı: Küçük Gece Kedisi

Çocuklara hayvan sevgisi aşılayacak türden sıcacık bir dostluk hikayesi. Hikayenin sevimliliği kadar ekolojik ve kokusuz doğal matbaa malzemelerinin kullanıldığı kitabın baskı kalitesi de çok iyi. Sayfalardaki koruyucu laminasyon ile çocukların mürekkebe teması da engellenmiş. Yine yazarın eseri olan resimler ise tek kelimeyle enfes. Kitabı okuduktan sonra tekrar başa dönüp dakikalarca resimlerdeki detayları incelemekten kendinizi alamıyorsunuz.

Boyalı Kuş
7/1002.08.2021

Baskı: Boyalı Kuş

Oldukça sert bir kitap. Sadece yazım dili olarak değil, anlatılanları hazmetmek de güç. Yazarın sonsözde ısrarla otobiyografik olmadığını vurgulamasına rağmen pekala biyografik olabilecek bir kitap zira savaşların adı ve şekli değişse de mağdurları değişmiyor. Çoğu yerde kitaba ara verdirecek kadar yoğun şiddet içeren satırlar 2. Dünya Savaşı’nın cephe dışındaki yüzünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyarken, başkarakter olan küçük çocuğun yaşadığı her şeye rağmen dünyaya bakışındaki saflık da insanı etkiliyor. “Birinin dilsiz olmasının bir önemi yoktu, neticede kimse birbirinin söylediğini anlamıyordu ki!” S. 243

Baskı: Antik Yunan Hikayeleri - Mitolojik Hikayeler Dizisi 5

Yunan mitolojisini oluşturan figürlerin kimliği, birbirleriyle olan bağı ve maceralarını içeren bir derleme. Antik Yunan hakkında temel seviyede fikir veren kitapta, Yunan mitolojisinin ne kadar çok kaynağı beslediği fark ediliyor.

Oteller Kitabı
7/1017.07.2021

Baskı: Oteller Kitabı

- Siz Karadenizli değil misiniz ağbi? - Evet, ikimiz de Karadenizli olduğumuz için anlaşamıyoruz. Birimiz Karadeniz'siz olsak çok daha çabuk anlaşacağız. (S.238, hayatımdaki bazı sorunların kesin kaynağı bu :) ) Gibi esaslı tespitleri olan, çok şenlikli, bol şamatalı bir kitap. Aslında Ferhan Şensoy hizmet sektörünü incelikle "irdelerken" birbirinden şahane anılarını bizlerle paylaşıyor. Kitap efsane isimler ve efsane maceralarla dolu. Birçok yerde kahkaha arası verirken Özcan Özgür'lü İzmir bölümünde anlatılan, Dur Konuşma Sus Söyleme oyununun İzmir turnesine gözümden yaş geldi artık. En müthişi de tüm kitabı adeta Usta'nın sesinden dinlemiş gibiyim. Nerede hangi vurguyu yapacağını bilmenin gururu da bir başka.

Doğu'dan Uzakta
7/1017.07.2021

Baskı: Doğu'dan Uzakta

Ülke adı açıkça verilmemekle birlikte Lübnan İç Savaşı’nı eksen alan eser, yazarın diğer kitaplarına göre kendinden daha çok şey barındırıyor sanki. Evet, Maalouf eserlerinde geniş ve renkli ailesini çokça konu etmiştir ama fikirlerine ve bir göçmen olarak kendisine ilk kez bu kadar yaklaşmış sanırım. Belki de pişmanlıklarını ve hasretlerini ilk kez bu kadar açıkça dile getiriyordur. Okuyucunun gerçekleşme olasılığını tıpkı Adam gibi önce tereddütle sonra hevesle bekler hale geldiği o arkadaş toplantısı çevresinde, bir geçmişte bir günümüzde geçen hikayede zamanın alıp götürdükleri çok çarpıcı bir şekilde ortaya konulmuş. Beni özellikle Ortadoğu hakkındaki tespitleri şaşırttı. Bizzat o toprakların insanının da benzer görüşlere sahip olmasına mı yoksa başka bir ülkenin insanı kadar dışarıdan bakıp özünden uzaklaşmış olmasına mı yormalıyım bilemedim. Her şekilde nokta atışı tespitler diyebilirim. Çokça tartışılan finale ise fikren katılıyorum, gayet cesur ve bildiğini okuyan bir final seçimi fakat işleniş olarak bir oturmamışlık ne bileyim sanki bir aceleye gelmişlik var. Belki de bir anda yarım kalan hayatlara, hayatın planlanamamasına bir atıftır. Ne de olsa “Uzun vadede, Âdem ile Havva'nın tüm evlatları yitik çocuklardır.”

Sur ve Gölge
7/1017.07.2021

Baskı: Sur ve Gölge

İçerik olarak birbirinden bağımsız fakat yapısal olarak birbirini tamamlayan türde 3 öyküden oluşan yalın ve akıcı dile sahip bir kitap. Kahramanları sıradan ve samimi olan hikayelerin geçtiği Kumkapı, Moda ve Antakya yalnızca mekan olarak değil tarihleriyle de öykülere bağlanıyorlar. Kitaba adını veren ilk hikaye olan Sur ve Gölge tarihi mistik havasıyla, ikinci hikaye Bir Başka Işık hayali atmosferiyle ve son hikaye Yüzün Tamamlayıcısı karakterlerinden Aygül'ün dilediği gibi okuyucuya bıraktığı finaliyle dikkat çekiyor.

Fatih - Harbiye
6/1027.06.2021

Baskı: Fatih Harbiye

Doğu-batı çatışmasının İstanbul’un iki eski ve zıt semti üzerinden işlendiği bir eser. Yazarın tarzı olan psikolojik tahlillerle Neriman ve Şinasi karakterleri Batılılaşmayı yanlış anlama sorununu temsil ederken, meselenin özü Ferit karakterinin ağzından ortaya konulmuş. Ayrıca en sıkı karşılaştırmalar da Neriman ve babası Faiz Bey arasında geçiyor. Fakat sonu eserin ilerleyişine göre aniden kesilmiş duygusu veriyor. Daha derin ya da daha cesur bir final çarpıcı olurdu kanısındayım.

Baskı: Sefiller (2 Cilt Takım)

Hemen her versiyonunu izleyip, sadeleştirilmiş metnini okuduğum bu eserin tam halini okumanın vakti gelmişti artık. Bu vesileyle baştan belirtmeliyim ki müzikallerin tadı ayrı olsa da bu kitap uyarlamaların ve özetin tam olarak yansıtamayacağı kadar derin. Sadece kendi döneminin değil edebiyat tarihinin en iyi işlerinden biri. Gelmiş geçmiş en etkileyici roman karakterlerinden biri olan Jean Valjean’ın öyküsüyle birlikte 19. yüzyıl Fransası adeta tablo gibi resmedilmiş. Keza Paris’in neredeyse topoğrafik tasviri ve toplumsal portrenin bir araştırma sonucu gibi netlikle ortaya konulması da eserin çarpıcı yanlarından. Hugo’nun keskin mizahı yer yer okurun yüzünde hınzır bir gülümseme oluşturduğu kadar entelektüel birikimi de hayranlık uyandırıyor. Sadece göndermeleri yakalamak için bile birkaç yılda bir tekrar okumalı. Diğer kült klasik eserlerden ayrılan yönlerinden biri de Hugo’nun eleştiri yağdırmakla kalmayıp sorunun kökenine kadar gidip işaret etmesi ve çözüm için kitap boyunca yol göstermesi. Kesinlikle bir başyapıt. “Cehalet mahzenini ortadan kaldırdığınızda Suç denen köstebeği yok edersiniz.” “Yegâne toplumsal tehlike karanlıktır.” Cilt 1, Sayfa 85

Sefiller
8/1027.06.2021

Baskı: Sefiller (Kısaltılmış Metin)

Berbat bir kelime oyunu gibi dursa da yazar gerçekten sefilliğin kitabını yazmış. Zira Jean Valjean’ın aç yeğenleri için çaldığı bir ekmekle altüst olan hayatını ifade edecek başka bir kelime yok. Kitabın diğer en etkileyici karakteri olan Javert ile bitmek bilmez kovalamacası gerisinde devrimler Fransası’nın başarılı bir portresi yer alıyor. Gerek yazarın adeta bir cehennem gibi tasvir ettiği Paris sokaklarıyla gerekse toplumun farklı kesimlerini temsil ederken her biri farklı bir toplumsal soruna eleştiri olan karakterleriyle gerçekten akıllara kazınan türden bir eser. Oldukça sadeleştirilmiş bu versiyonu bile etkileyici olsa da eserin hakkını verebilmek için tam metin olarak okumakta fayda var.

Afrikalı Leo
7/1018.05.2021

Baskı: Afrikalı Leo

Kıtadan kıtaya sürüklenen fırtınalı bir yaşamın öyküsü. Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati veya Giovanni Leone de Medici ya da Afrikalı Leo. Rüzgara kapılmışçasına kaderinin götürdüğü topraklarda tutunmaya çalışırken her ayak bastığı yerde başka bir sıfatla anılan Muhammed oğlu Hasan’ın arka kapakta dendiği gibi kendisi yazsaydı herhalde ancak bu kadar iyi ifade edebilirdi dedirten müthiş hayatı. Roman, Leo’nun 40 yılını anlatmasına rağmen zaman geçişleri oldukça fazla kullanıldığından son derece sade ve yalın olmuş. Hatta o kadar yalın ki birçok olay detayından ziyade sadece varoluşlarıyla yer alıyor. Gerçek bir hayattan yola çıktığı için dönemin olayları özellikle de Müslüman ve Hristiyan dünyasının birbirlerine bakışları ve kendi içlerindeki çatışmalarına dair gözlemler edinilebilecek, sonlara doğru oldukça ivme kazanan bir roman.

Baskı: Ayrıcalıklı Rotalar - Türkiye

Saffet Emre Tonguç’un profesyonel rehber deneyimleriyle favorisi olan rotalardan bir derleme. Tavsiye edilen şehirlerin öncelikle tarihine yer verilmesi Türkiye’nin ne kadar muazzam bir coğrafyaya sahip olduğunu vurguluyor. Peşi sıra o şehrin simgesel yapıları, müzeleri, tarihi yerleri, önemli eserleri, mutfağı ve şehir kültürü güzel fotoğraflar eşliğinde paylaşılmış. Rotalarla ilgili yararlı tavsiyelerin de yer aldığı kitap okurunu oturduğu yerden kısa bir ülke turuna çıkartırken keşfetmelik yeni rotalar kazandırıyor.

Şiirler
7/1007.05.2021

Baskı: Şiirler

Sabahattin Ali daha çok yazar kimliği ile tanınsa da aslında ilk olarak şiirleri yayımlanmış. Bir çoğu bestelendiği için dinlemişliğimiz bulunan şiirlerinde sevgi konusu öne çıkmakla birlikte yalnızlık, karamsarlık ve dışlanmışlık temaları da bir o kadar yer alıyor. Şiirlerin büyük çoğunluğunda hece ölçüsü kullanılmış. Fakat Divan geleneğine uygun şiirleri de mevcut. Sonda yer alan kronolojik eleştiri notları da şair/yazarın hayatına ışık tutuyor.

Heba
7/1025.04.2021

Baskı: Heba

Diyaloglar konusunda zayıf bir eser. Başkarakter haricinde neredeyse kitabın tamamında karakter-diyalog uyuşmazlığı göze çarpıyor. Bazı yan hikayeler de konudan alakasız derecede uzaklaşıyor. En baştaki Anahtar bölümünün gerekliliği de tartışılır. Aslında kitap Huzur bölümünden başlasa bile olurmuş. Ondan itibaren bir bütünlüğe kavuşuyor ve dikkat çekici detaylar aradan sıyrılarak olay örgüsü içine çekiyor. Anti-militarist bir eser olarak en çarpıcı kısmı Sınır bölümü. Güzel bir başkaraktere ve güzel bir yazım diline sahip olmakla birlikte biraz sadeleşse daha akıcı olabilecek bir roman.

Tanios Kayası
7/1017.04.2021

Baskı: Tanios Kayası

Yazarın geleneksel tarzı üzerine gerçek yaşam öyküleri üzerinden kurgulanmış bu sefer kurgusu biraz daha fazla olan masalsı bir eser. Psikolojisiyle de dikkat çeken roman, Fransız İhtilali sırasında Mısır'daki şeyhlik düzeni döneminde geçiyor. Talihsiz Lamia'nın ve onun daha da talihsiz oğlunun öyküleri tarih ile iç içe geçerek son derece akıcı bir şekilde ilerliyor.

Gökler Bizim
6/1017.04.2021

Baskı: Gökler Bizim

Kitabın sonundaki teşekkür kısmından anlaşıldığı üzere yazarın bizzat deneyimlediği bir sürecin eseri. Bu açıdan konunun duygusal bölümleri daha doğal işlenmiş. Orta tempoda ilerleyen ama yine de umuda bağlanan bir roman.

İçimizdeki Şeytan
8/1006.04.2021

Baskı: İçimizdeki Şeytan

Kitaptaki bazı karakterlerin gerçek hayattaki karşılıkları bir yana, toplumsal açıdan sıkı tespitler içeren bir roman. Sınıflaşmalara ve biçilen rollere yönelik çok sert eleştiriler var. Ayrıca romanda büyük yer tutan karakterlerin iç dünyaları sayesinde insani duygular da çok yalın ve başarılı şekilde işlenmiş. Dolayısıyla hem toplumsal hem bireysel analizler çarpıcı. Romanın betimlemeden ziyade satır aralarında geçen bir güzelliği de eski İstanbul’un usulca arkada akması. “İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.” S.222

Doğu'nun Limanları
7/1028.03.2021

Baskı: Doğu'nun Limanları

Müthiş bir etnik kökene sahip İsyan Kitabdar ve ailesinin 2. Dünya Savaşı ve İsrail-Filistin savaşı gibi tarihe iz bırakan olayların rüzgarında savruluşlarının masalsı hikayesi. Dört günlük zaman içerisinde aktarılan anılar o kadar dolu dolu yaşanmışlık içeriyor ki başkarakterin neredeyse tarihin kırılma noktalarına eşlik ettiğini o an fark edemiyorsunuz.

Mihail
6/1022.03.2021

Baskı: Mihail

Balkanların renkleriyle bezeli, önyargının yıkıcılığına karşılık dostluğun iyileştiriciliğini işleyen bir roman. Sanırım hikayenin akışında ve mekanlarda yazarın kendi hayatından izler de var. Fakat eserin yazım dili biraz ağır.

Mustafa Kemal
9/1022.03.2021

Baskı: Mustafa Kemal

Mustafa Kemal Atatürk’ü daha kişisel olarak aktaran bir kitap. Kaynakça olmaması eksiklik fakat sondaki kısa tarih kronolojisi kıyaslama bakımından güzel olmuş. Atamın askeri dehası bir yana sadece bir birey olarak da ileri görüşlülüğü hayranlık uyandırıcı. Kısa sürede başardıklarının önemi zaten her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Fakat nasıl devasa bir devrim yaptığına, kaç cephede birden mücadele ettiğine okuduğum her kitapta her belgede tekrar tekrar şaşırmaktan kendimi alamıyorum.

ÖncekiSayfa 9 / 34Sonraki