stendhal sendromu
@stendhal sendromu

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Gecenin Gecesi
10/1020.11.2017

Baskı: Gecenin Gecesi

"Laf buraya geldiğinde, hüzünlü hüzünlü çalkalanan büyük bir iştahla o evin bulunduğu yere bakarak sadece kadının güzelliğinden bahsettiler daha doğrusu. Güzelliğinin yanı sıra melekler kadar iyi oluşundan bahsettiler sonra; dürüstlüğünden, sessizliğinden ve kibarlığından söz ettiler. Öyle ki, sonunda adam sanki kadının bu özelliklerine dayanamayıp kaçmış gibi oldu benim gözümde. Ne bileyim, belki de gerçekten öyledir; bir kadının bu kadar iyi, bu kadar dürüst, bu kadar güzel oluşuna dayanamamıştır. Dayanamayınca da, ulan iyiliğin bu kadarı da fazla be, bu kadarı da fazla, diye almış başını gitmiştir."

Körlük
10/1011.11.2016

Baskı: Körlük

Don Quijote
10/1014.01.2016

Baskı: Don Kişot

Baskı: Gülüşün ve Unutuşun Kitabı

"Öyle bir insanlık ki, hiçbir şey bilmemekte, hiçbir şey anımsamamakta, adları olmayan kentlerde oturmaktadır. O kentlerin sokakların adları yoktur ya da bir gün öncekinden başka bir ad taşımaktadır, çünkü ad geçmişin bir sürekliliğidir ve geçmişi olmayan insanlar da adsız insanlardır." syf.186

Deli Kadın Hikayeleri
10/1022.09.2014

Baskı: Deli Kadın Hikayeleri

"Çocuğum benim sokaklarına bile çıkmaya cesaret edemediğim bu memlekette yaşasın diye… Onu doğurdum ve öldüm. Yirmimde. Şimdi mütemadiyen gömüyorlar beni. Derine..derine.. Hep daha derine. “ Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt, Syf. 125 Durup durup okuduğum, okurken tamamını ezberlemek istediğim kitap. Kadın olmak, kadın olabilmek, kadın olarak yaşamak ne kadar iyi anlatılabilir ki? sorusunun cevabı olan kitap. Mutlaka okuyun!

Rezil Dünya
7/1022.09.2014

Baskı: Rezil Dünya

Bir tane dahi yorum ve değerlendirme olmaması şaşırttı. Faik Baysal'ın yalın dili ve güçlü kalemi kendini romanın ilk sayfalarında hissettiriyor. Okursanız bayılacağınız bir roman değil, ama kanımca okunmazsa çok şey kaçırılacak roman. Bundan 10 sene sonra da okunsa zamanın ruhuna ayak uyduracağına, betimlenen toplum sorunlarnın hala aynı kalacağına inandığım roman. "Haklıydı, ne dese haklıydı. Kodamanlara, dokunulmazlık zırhı arkasına sığınıp devletin içinde apayrı bir devlet kuran ahlaksız, milleti soyan politikacılara, memleketin yüce çıkarları için halka keçiboynuzu yedirip muzu yutanlara, savaş tehlikesi karşısında kendi çocuklarını dışarı kaçırıp garibanların evlatlarını cepheye sürenlere ne dense azdı elbette. Bu heriflere yakışan bir küfür de bulamadım dağarcığımda."

Galiz Kahraman
8/1022.09.2014

Baskı: Galiz Kahraman

Alışılagelmişin dışında bir üsluba sahip Oktay Anar'ın son kitabı. Mizahı kuvvetli, hayal ile gerçeği iç içe geçiren İhsan Oktay Anar'ın çirkin kahramanımız Amil'i baz alarak anlatılanlar göz önüne alındığında toplum gerçekçi olarak algıladığım roman. Yaptığı tespitler ve bu tespitleri sunuş şekli insanı kalemine hayran bırakmaya yetip artıyor. "Kadınlar kavga etmezdi ama bütün kavgalar kadınlar içindi, medeniyeti kadınlar kurmamıştı ama medeniyet kadınlar için kurulmuştu. Kısacası zaten mankafa olan erkek taifesi, cins-i latifi görür görmez daha da bir delirdiği için, onu elde etmek gayesiyle gece gündüz demeden didinip yırtınarak icatlar yapmış, ayağına üşenmeyip keşif seyahatlerine çıkmış, sırf onları tavlamak için kendini paralayıp cilt cilt kitaplar yazmıştı. Hanım kısmı erkeğin, zavallının kalbine aşk okunu sokup gebe bırakır, sonra da dokuz doğurturdu."

Yedinci Gün
8/1022.09.2014

Baskı: Yedinci Gün

Puslu Kıtalar Atlası'ndaki sürrealist kurgu ile bir daha karşılaşamayacağım ön yargısı ile okuduğumdan mıdır nedendir diğerleri kadar tat alamadım. Bakış açısı, ilginç benzetmeleri, beklenmedik olaylar dizisine söylenecek söz yok elbette. Okunmaya değer bir roman.

Kardeşimin Hikayesi
9/1022.09.2014

Baskı: Kardeşimin Hikayesi

Okumaya başlar başlamaz bi kaç defa kitabın ön kapağına bakıp "Livaneli mi hakikaten?" dediğim kitap. Olay kurgusu, kitabın sonu, psikolojik betimlemeler Livaneli kitaplarında hiç karşılaşmadığım türden. Ayrıca akıcı olay kurgusu ve alıştığımız yalın Livaneli üslubu ile bir bir haftada bitirebilinen harika bir roman.

Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Çağdaş Türk Edebiyatına olan ilgimi yeniden canlandıran, klasiklerden sonra da güçlü kalemlerin olduğunu hatırlatan yazar Barış Bıçakçı. Ama diğer kitapları bu kadar etkileyemedi ne yazık ki.

Deliduman
6/1022.09.2014

Baskı: Deliduman

Beklentilerimi karşılamadı maalesef. Harika değil, ama farklı bakış açıları göreceksiniz okudukça. Küçük bir alıntı isterseniz de; "Kıyamet yakın mı diyorsun? Iyi de bizim kıyamete ihtiyacımız yok ki Allah'ım! Temelinden sarsılıp yıkılmamış neyimiz kaldı ki bugün elimizde, daha başımıza neyi yıkacaksın? En azından bizim için, Türkiye açısından söylüyorum yani, çevreyi biraz daraltırsak, fakir kalmış ruhların ülkesi. Bizim için kopardığın kıyametle Danimarka'da kopardığın kıyamet aynı mı olacak şimdi? İsviçre'yi yıkarken bizi de mi yıkacaksın? Almanya'yı, Fransa'yı döverken bize de mi tekme tokat dalacaksın? Bu mu ilahi adaletin! Tamam, ahlak da onlarda kalsın, teknik de, ama böyle de çok güçlü olmadılar mı? Bize de biraz ruh takviyesi yap o zaman. Dostoyevski'nin ruhunu bağışla bize. Bize Dostoyevski'nin ruhunu gönder, bir de Rusça çevirmen. Ondan evvel kıyameti koparırsan eğer uluslararası konjonktür açısından büyük haksızlık olur."

İnce Memed 1
10/1022.09.2014

Baskı: İnce Memed 1

4 kitabı da 19 yaşımdayken okudum. Hala en güzel kitap olduğunu düşünürüm okuduklarım içinde. O kadar ki, 24 yaşımda hala gözlerimde canlanır 4 kitabı da bitiren cümleler. "O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ'ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur."