Deli Kadın Hikayeleri
Etiketler
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda. “…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini” diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi “kaybetmeye” yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter’in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor. Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt’ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi…
Baskılar2
Baskı ekleBu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puan dağılımı
Yorumlar(25)
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
30 sayfa dahi dayanamadım, ya yanılıyorum deyip biraz daha çabaladım ama... bomboş bir kitap. değersiz.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Öncelikle kitap içerisindeki resimlere hayran kalmamak elde değil. Nasıl bir ruh hali bu resimleri çizdirebilir ki? Ardından kısacık ama içine dünyaların sığdığı hikayelere ne demeli? Bir kadın çocuklarının öldüğünü, tecavüze uğradığını, gördüğü şiddeti dümdüz de anlatabilir ama bu tarifsiz anlatım bambaşka. Filmlerin metaforu olur da kitabın olmaz mı? Valla yoksa da ben kendimce metaforlar uydurdum. Hem üzülüp hem hayran kaldım ve bir oturuşta bitirdim. Bir sonraki hikayenin dehşeti neydi acaba diyerek.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
"Aşkı hikâye yapan imkânsızlıktır değil mi anneanne?"
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Yazarın "Beş Sevim Apartmanı " kitabını ilk okumuştum. Tarzı farklı bir kalem olmakla beraber bu kitabı da ilgiyle okuyacağımı düşünerek satın alıp okumak istedim. Ancak maalesef hiç keyif alarak okuyamadım, atlayarak bitsin artık diye okudum. Soyut betimlemeleriyle bazı kadınların ağzından anlatılmış kısa hikayelerden oluşuyor. Bana hitap etmedi kısacası, karamsar bir kitap. Tıpkı kitabın adı gibi deli kadın hikayeleri. ...
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Keşke kimse böyle bir kitap yazmak zorunda kalmasaydı ama ''Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. İşte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm.''
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Mine Söğüt'ün sarsıcı hikayelerine ve bu hikayeleri şiirsel biçimde anlatışına hayran kaldım.En sevdiğim kitaplardan biridir.Kitabın çok karanlık ve depresif bir havası olmasına rağmen asla sıkılmıyorsunuz okurken.Hikayelerdeki kadınların deliliklerine ve acı dolu yaşamlarına üzülürken bir yandan da onları bu noktaya getiren toplumu ve diğer etkenleri sorguluyorsunuz.Hatta bazı noktalarda öfkeleniyorsunuz bile diyebilirim.Hikayelerin yanı sıra hikaye sonlarına konan yazarın eşi tarafından çizilmiş (kitap kapağı dahil) çizimler çok ilgimi çekti.İster istemez çizimlerdeki kadınlarla hikayelerdeki kadınları bağdaştırdım.Kısacası bu kitap beni çok etkiledi,bir çok yönden.Ben çok beğendim siz de okuyun,okutun.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Dili ve imgeleri biraz ağır ve karamsar bir havada olmasına rağmen enfes yaklaşmlar ile tabuları yıkma ve sorgulamaya iten dürtüler uyandırıyor insanda. Sadece bir solukta okuyamadım. Okuduğum bölümleri sindirmem uzun sürdü.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Atmosferik açıdan mükemmel öyküler okudum. Anlatım da çok iyiydi. Yalnız kediler, ölümler ve çarpık ilişkiler açısından çok fazla kendini tekrar ediyordu.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Derin bir kitap. Kuyu gibi. Çeken bir kitap. Girdap gibi. Deli bir kitap. Bu topraklarda kadın olmak gibi… Kitabın kabus gibi bir dili var, insanı içinden çıkartmıyor. Okumak okumak daha çok okumak, okuya okuya satırlara karışmak istiyorsunuz. Her an tanık olduğumuz ama duymaktan hoşlanmadığımız türde hikayeler. İrkiltici, acıtıcı ve istemediğimiz kadar gerçek. Kitabı tamamlayan resimler de bir o kadar rahatsız edici çarpıcılıkta. Zor bir eser, sadece okumak değil sindirmek de gerekiyor. Ve ne güzel demiş Mine Söğüt; “Tanrı bizi, duyduğu sesleri doğru anlamlandıramayan kullarından korusun. Amin.”
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Okurken içim daraldı kaç kere elimden bıraktım bilmiyorum. İçim daraldı derken kitaptan değil yanlış anlaşılmasın. O kadar gerçek, o kadar derinden etkileyen hikayelerdi ki canınız yanmadan okuyamayacaksınız.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Mine Söğüt'e gerçek bir hayranlık duyuyorum. "Özgün" kelimesinin en yakıştığı yazarlardan. Delirerek okuyunuz :)
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
http://morayrac.blogspot.com.tr/2015/06/mine-sogut-deli-kadin-hikayeleri.html?m=1
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Etkisinde kalacağınız oldukça derin bir kitap. Her okuyanın mutlaka kendisinden bir parça bulacağı, altını çizeceği cümlelerle dolu kısa hikayelerden oluşuyor. Benim cümlem ise şu; "Gelecekle ilgili güzel hayaller kurmak insanı iyileştirir. Geleceği umursuz insan, çok geçmez ölür."
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Kitabı elinize alıp sayfalarına göz attığınız da öncelikle resimlerden etkilenmemek mümkün değil.Resimler aynı anda birçok duyunuzu harekete geçiriyor Geleneksel hiyerarşi, dinsel yapı, eril düzenin baskıcı ve dayatmacı zihniyetinin neden olduğu tacizi, tecavüzü, ensesti, ağır kayıpları, tanıklıkları, deliliğe götüren ve intiharın eşiğine getiren durumları öykülerde çoğunlukla sona saklayarak, kendine has bir dille anlatıyor yazar.Okuru mutlu etmek için uğraşmıyor. Mine Söğüt’ün farklı bir dili , farklı bir anlatımı var
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
http://moonlightcat13.blogspot.com/2015/04/deli-kadn-hikayeleri-mine-sogut-bahar.html
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
"Şehri avucumun içine alsam, elimde bir bez, her yanını ovalayıp parlatsam...şehir tehditten arınır mı?...binbir çeşit kadınlık hali yepyeni bir kadere kavuşur mu? Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. İşte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm. Bomba olur patlarım; kulesinden, köprüsünden aşağı atlarım. Elimde bir bıçak her yerime saplarım. Tavandaki bütün ipler kendimi asmam için sallanır. Arabalar önlerine atlamam için yol alır. Denizinde, lağımında, çöpünde kimliksiz cesedim. Kimsesizler mezarlığında daracık çukurlara sığar dev cesaretim." MİNE SÖĞÜT... NE MUHTEŞEM BİR KADINSIN SEN!
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
"Çocuğum benim sokaklarına bile çıkmaya cesaret edemediğim bu memlekette yaşasın diye… Onu doğurdum ve öldüm. Yirmimde. Şimdi mütemadiyen gömüyorlar beni. Derine..derine.. Hep daha derine. “ Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt, Syf. 125 Durup durup okuduğum, okurken tamamını ezberlemek istediğim kitap. Kadın olmak, kadın olabilmek, kadın olarak yaşamak ne kadar iyi anlatılabilir ki? sorusunun cevabı olan kitap. Mutlaka okuyun!
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
http://kitapeylemi.blogspot.com.tr/2014/05/37-deli-kadin-hikayeleri-mine-sogut.html
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Hikayeler de kitabın içindeki çizimler de çok etkileyici. Beğendiğim birçok cümlesi oldu ama favorim şu iki cümle: - Bana ait tek odanın penceresi hep karanlığa bakar. O yüzden geçmişimi de göremem geleceğimi de. Zifiri bir hayatın içinde hem kalabalık, hem yalnızlık. - Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
farkli bir soluk arayan ve kadin dünyasinin farkli köselerini görmek isteyenler mutlaka okumali !












