mucdem
@mucdem

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Fable
8/1007.04.2022

Baskı: Fable

Başlarda durağan ilerlese de, ilerledikçe kitap kendine daha çok bağlıyor. Küçük yaşta hırsızlarla dolu bir adada terk edilen Fable, hayatta kalmak için dört yıl boyunca, babasının öğrettikleri ve annesinden aldığı yeteneğiyle, denizin dibine dalıp çıkardığı mücevherler sayesinde hapsolduğu adadan kurtulmaya bir adım daha yaklaşıyor. Serinin ilk kitabı olarak çok sevdim. Kitap öyle bir yerde bitti ki; şimdiden devam kitabı için fazla beklemeyiz diye umuyorum. -------- “Senden neden hiç hoşlanmadım, biliyor musun?” Ben de ona sırıttım. “Neden?” “Yalancı olduğundan değil. Bu adada herkes yalancıdır. Senin sorunun, Fable, iyi bir yalancı olman.” “Yani, seni oldum olası sevmişimdir, Koy.” Yelkeni çekerken güldü ve kayık yavaşladı. “Gördün mü? Az kalsın inanıyordum.”

Pervane
7/1025.03.2022

Baskı: Pervane

Yıllarca kadınlar için mücadele eden, kadına şiddete karşı sesini çıkarmaktan geri durmayan Eser, ummadığı bir gün o sesi çıkmayan kadınlardan biri olacağını düşünmemiştir. Ailesinin koruyabilmek için benliğinden, ideallerinden vazgeçmiş bir kadın Eser.. Tek bir gecede hayatı değişen Eser’in dostlarının desteğiyle yeniden ayağa kalkmasını, sevmeyi sevilmeyi öğrenmesini okuyoruz. Kısa tadımlık bir hikayeydi. Bazı kısımlarda olayların hızlı geliştiğini, içeriğinin daha doldurulabileceğini düşünsem de hikaye çok dokunaklı ve yazar maalesef hayatın bir parçası olan kadına olan hem fiziki hem de psikolojik şiddeti, Eser’in içinde bulunduğu çaresizliği çok güzel yansıtmış.

Ya Yarın Yoksa
6/1020.03.2022

Baskı: Ya Yarın Yoksa

Kitapla ilgili olumlu olduğu kadar olumsuz yorumlar bir hayli fazlaydı. Ama yazarın ismi kitaba ön yargıyla başlamama mani oldu ve çok da iyi oldu. Diğer kitaplarıyla kıyaslayınca ortalama bir kitap da olsa ben beğendim. Lise son sınıfa giden Lena, geleceğe dair planlarını bir gece verdiği yanlış bir karar ile mahvedince, içindeki pişmanlıkla, keşkelerle yaşamaya çabalıyor. Ve bu süreçte Sebastian’ın dostluğu bir an bile Lena’yı yalnız bırakmıyor. Yapılan yanlış bir tercihin, anlık bir dalgınlığın nelere sebep olabileceğini ve bunun sonucunda Lena’nın yaşadığı pişmanlığı, acabalarını okuyoruz. Dram ağırlıklı bir kitaptı.

Baskı: İlk Aşk Kurabiye Kulübü

Çok güzel, okurken içimizi sımsıcak eden bir aşk hikayesiydi. On beş yaşında ilk aşkı tarafından ciddiye alınmayıp hüsrana uğrayan Sarah Collier’in yıllar sonra bir yetişkin olarak Twilight Kasabasına dönmesi ile hikayemiz başlıyor. Çok sevimli bir hikayeydi. Ben çok beğendim. Özellikle de Jazzy’i çok sevdim. ------- “Twilight benim evim değil,” diye itiraz etti Sarah, temsilcisi onu bileğinden tutup asansöre yönlendirirken. “Coğrafi olarak evin olmayabilir ama kalbinde öyle, bunu biliyorum.” Asansöre bindiler ve Benny zemin katın düğmesine bastı.

Baskı: Bir Küçük Aşk Hikayesi

Sevimli bir hikayeydi. Yayınevi yazarın kitaplarını peş peşe çıkartınca hayal kırıklığına uğrama ihtimaline karşı ilk başta kitap kapaklarıyla ilgimi çekti. Adeline, geçici olarak aile işinin başına geçmek zorunda kalıyor. Pek istenilen başarıyı gösteremese de çabalamaktan, yardıma ihtiyaç duyan kişilerin yanında yer almaktan geri durmuyordu. Sinclair ie yıllar sonra eskiden yaşadığı kasabaya geçici süreliğine geri dönmek zorunda kalıyor. Bu ikili ailelerinin sorunlarıyla uğraşırken aynı zamanda da aralarındaki çekimi anlamlandırmaya çalışıyorlar. Ben çok sevdim chick lit türünde keyifli bir kitaptı. Yazarın diğer kitaplarını da en kısa sürede temin edip, okuyacağım. ----------- “Hiç çaba sarf etmeden annemi kızdırabilirim,” diye yanıtladı Adeline. “Yapmaya çalıştığım şey annemi bir an önce buradan çıkarmak ve bir makas bulup kendimi bu…” derken elbiseyi yoluyordu, “şeyden kurtulmaktı.” “Elbisenin içine mi sıkıştın?” derken içinde bir kahkaha kaynıyor gibi hissetti. Adeline, “Sıkışmak oldukça kişisel bir tanımlama, Sinclair,” dedi ve aceleyle çalışma odasına gidip makas bulabilmek için masanın üzerini talan etti. “Ben, kırılmış bir fermuardan ötürü geçici bir sorun yaşadığımı söylemeyi tercih ederdim.”

Kemik Evler
8/1005.03.2022

Baskı: Kemik Evler

Son zamanlarda büyük beklentiyle başladığım kitaplar hayal kırıklığıyla son bulduğu için; kitaba başlarken beklentimi minimumda tutmaya çalıştım. Ama çok beğendim, değişik bir konusu vardı. “The Walking Dead” dizisini hiç izlemedim ama kemik evler, aklıma ilk bu diziyi getirdi. Konusundan bahsedip gizemini kaldırmak istemiyorum. Ama şunu söylemeliyim ki gizemli Ellis’in hikayede böyle bir rolü olacağını tahmin edememiştim. Ryn ile Ellis’in Kemik Evler ile olan mücadelesini okurken kitabın nasıl bittiğini anlamadım. ---------- Kemik evler böyle yenilgiye uğratılmıştı. Fısıldanan bir isimle.

Baskı: İtiraz (The Legal Briefs #1)

Yeni bir serinin ilk kitabı, boş zamanlarda, okuyacak bir kitap olmadığında okunacak, akıcı, çerezlik bir kitaptı. Çekici, başarılı avukat Stanton Shaw, lise aşkı olan kızının annesinin başkasıyla evleneceğini öğreneceği an tek bir hedefe odaklanıyor: Düğünü iptal ettirmek. Ayni şirkette çalışan ceza avukatı Sofia Santos, arkadaşı Stanton yardımını istediğinde, isteksiz de olsa hedefe giden yolda yardımcı olmayı kabul ediyor. Beklediğim kadar güzel değildi ortalama bir kitaptı.

Şiddetli̇ Hazlar
6/1003.03.2022

Baskı: Şiddetli̇ Hazlar

Büyük bir beklentiyle başladım ama başlarda hayal kırıklığına uğradım. En başta belirtmem gerekir ki kitap akıcı değildi, kitabın konusu ağır işlenmişti. Neredeyse yarıda bırakacaktım ama şimdi iyi ki de bırakmamışım diyorum. Sonlara doğru heyecan doruğa çıktı. 1926 yılı Şangay’da kaos hakim.. Rekabet halinde olan kan davalı iki çete.. Kızıl Çete ile Beyaz Çiçekler Çetesi.. Çete üyeleri sebebi bilinmeksizin kendi boğazlarını parçalamaya başladığında aralarındaki düşmanlığı bir kenara bırakıyorlar. Kızıl Çete’nin varisi Juliette ile Beyaz Çiçekler’in varisi Roma Montagov, yaşanan bu deliliğin, katliamın sebebini öğrenmek ve çözümünü bulmak için beraber çalışmak zorunda kalıyorlar. Kitap başlarda hiç ama hiç akıcı değildi ama kitabı ikinci yarısı çok iyiydi. Özellikle o son bölüm serinin ikinci kitabının bir an önce çıkması gerektiğini söylüyor. Umarım @martıyayınları serinin ikinci kitabı için bizi fazla bekletmez.

İhtiyaç
3/1002.03.2022

Baskı: İhtiyaç

Milat
7/1027.02.2022

Baskı: Milat

Yazarın ismi bile kitaplarını alıp okumam için yetiyor. Milat ile de ilk çıktığı an ilgimi çekti. İki yıldır yaşadığım hayatın yansımasını daha kurgusal bir şekilde okuyoruz. İskoçya’daki çiftlik evinde bir araya gelen McLeod ailesi, avlanmaya çıktıklarında vurulan bir kuş önlemez bir virüsün fitilini ateşliyor. Bizim de başlarda birebir yaşadığımız hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen cerrahi maske, eldiven, temizlik malzemeleri ve dezenfektan satışlarında artış başlıyor. Milyonları aşan ölümler, tedavisi bulunamayan virüs, paniğe kapılan halk.. Virüs kimini öldürürken bağışıklığı olanlara da doğaüstü güçler kazandırıyor. Yaşadıklarımızı kurgusal bir şekilde okuyoruz. Açıkçası üç kitaplık bir serinin ilk kitabı olarak bana biraz karışık geldi. Ama serinin diğer kitaplarından yana daha da umutluyum. ****** “Şimdi zamanın doğumu ve ölümünde, uzun bir uykunun ardından hem karanlık hem de aydınlık güçler yükselecek. Şimdi aralarında kanın gövdeyi götürdüğü bir savaş başlayacak. Bir annenin doğum sancısı ve çakan şimşeklerle birlikte, kılıcı savuracak olan Seçilmiş Kişi gelecek. Nice mezarın içinde, seninki ilki olacak. Sonu yazılmamış olan savaş uzun olacak.”

Sonra Sen Geldin
10/1022.02.2022

Baskı: Sonra Sen Geldin

Tamamen iki zıt karaktere sahip olan Caleb ile Sadie.. İkisinin de geçmişi sıkıntılarla dolu, ikisi de kendine özel bir savunma mekanizması geliştirmiş. İkisi de aralarındaki çekimin farkında olarak birbirlerini görmezden geliyorlardı; ta ki yağmurlu bir gecede karşılarına çıkan köpeği kurtarıp sahiplenene kadar.. Caleb’in her şeye, herkese yetebilmek için çaba göstermesi ve duygularınım arkasında durması; Sadie’nin ne kadar kabul etmese de sevme ve sevilme arzusu.. İlişkilerine müdahale etmek için sırada bekleye işgüzar aile üyeleri.. Ve iyisiyle kötüsüyle yanlarında olan dostları.. Kitabı genel olarak tanımlarsam okuduktan sonra sizde çok hoş duygular bırakan bir kitaptı. ---------- Saat on birde, Lolipop’u yatağına taşıdı, ona orada kalmasını söyledi ve sonra kendi yatak odasına kaçmaya çalıştı. Lolipop onu takip etti. Caleb onu yatağına geri götürdü ve köpeğin altın rengi kocaman gözlerine baktı. “Burada kal ve evi koru, tamam mı?” Lolipop hafifçe inleyip kuyruğunu bacaklarının arasına aldı. Kahretsin. “Tamam, evi ben korurum. Seninle biraz daha televizyon izleyeceğim…” ******* Sienne onun yüzüne bir kez baktı ve kapıyı arkasından kapattı. “Ne oldu?” Caleb burun kemerini sıkarak derin bir nefes aldı. “Bana nasıl söyleyeceğini bulmaya çalışacağın kadar kötü mü?” diye sordu Sienne. “Hayır, seni öldürüp nasıl paçayı kurtaracağımı bulmaya çalışıyorum.” Sienne takvimine bakıyormuş gibi yaptı. “Üzgünüm. Bugün öldürülecek vaktim yok. Gelecek haftaya ertelemek ister misin?”

Aşk Geceleri
9/1021.02.2022

Baskı: Aşk Geceleri

Seri ilerledikçe daha heyecan verici olmaya başladı. Serinin her bir kitabı bir öncekinden daha heyecanlı ve romantizmi bol olmaya başladı. Lucas ile Molly’nin ilişkileri, hatırlanmayan bir gecenin meydana getirdiği yanlış anlama sonucu ilginçleşmeye başlıyor. Saha da görev almak için çaba sarf eden Molly aldığı ilk davada Lucas’ın yardım etmesiyle, sürekli birlikte hareket ettikleri için hissettikleri çekime karşı koyamıyor. Bu ikiliyi okumak çok ama çok güzeldi. Sırada Caleb ile Sadie’nin hikayesi var; vakit kaybetmeden ben okumaya gidiyorum. ********** Molly ona şöyle bir baktı. “Kulağa tehlikeli geliyor.” Lucas omuz silkti. Çok daha kötü koşullarda bulunmuştu. Genç kadın ona sadece baktı. “Ne?” diye sordu Lucas. “Seni tehlikeli bir duruma sokuyormuşum gibi hissetmekten hoşlanmıyorum.” Lucas kısık sesle bir kahkaha attı. “Üstlendiğimiz bazı işlerin doğasını biliyorsun. Bu hiçbir şey.” “Yaralanmasan iyi olur. Özellikle de ben görev başındayken…”

Düşmüş Varis
7/1021.02.2022

Baskı: Düşmüş Varis

Royallerin ortancası Easton Royal, yakışıklı, zengin ve zeki ama onun tek amacı sonunu düşünmeden eğlenmek. Ciddiyet hiç de ona göre bir şey değildi. Ta ki Astor Park’a yeni gelen beladan uzak durmak için çabalayan ama her gittiği yerde belanın onu bulduğu gizemli kızımız Hartley Wright’in Easton Royal’in ilgisini çekene kadar. Her istediğinin şimdiye kadar elde eden Royal, ilk kez hayır cevabıyla karşı karşıya. Klasik kaçan kovalanır taktiğini okuyoruz. Genel olarak güzel bir kitaptı. Kitabın final bölümü Easton Royal için işlerin iyi ya da daha kötü bir şekilde değişeceğini gösteriyor. Serinin devam kitabının bir an önce çıkmasının umut ediyorum. ******* “Sen ne yapıyorsun?” diye sordu Hartley fısıltıyla. “Kısık sesle bağırmak gibi harika bir yeteneğe sahipsin, bunu biliyor muydun?” Kitaplarından birini masama çektim. “Senin de beni delirtmek gibi harika bir yeteneğin var.” “Dünyaya geldiğim andan itibaren bu yeteneğimi mükemmelleştirmek için uğraşıyorum.” Bacaklarımı uzattım. “Annem yumruk atarak doğduğumu söylerdi. Dün gece bana yardım ettiğin için teşekkürler.”

Lekeli Taç
6/1018.02.2022

Baskı: Lekeli Taç

Royal ailesinin en merak ettiğim genci Gideon Royal ile Savannah’ın hikayesi.. Ailenin tüm sorumluluğunu yüklenen Gideon, üst üste hatalar yaparak hayatının kadınını kaybediyor. İkisinin yollarının üniversitede tekrar kesişmesiyle; ikinci şansları için Gideon çabalamaya başlıyor. Kısa ama keyifli bir kitaptı.

Rakipler
7/1016.02.2022

Baskı: Rakipler

Başlarda biraz sıkıldım, diğer kitaplarına göre pek sevemedim. Kitap ilerledikçe sarmaya başlıyor. Sterling ve Lockwood Aynı kulvarda iş yapan, gençliklerinde dost ve iş ortağı iken aşk uğruna düşman saflarında yer alan iki düşman aile.. Nesilden nesile aktarılan bu düşmanlık, iki aileye miras bırakılan otel ile iyice çıkmaza giriyor. Hem ailelerinin etkisiyle birbirinden nefret etmeleri hem de birbirlerine duyduğu çekime karşı mücadele vermeleri aslında klasikleşmiş bir kurgu olsa da, boş zamanlarda okunabilecek çerezlik bir kitaptı.

Av
7/1014.02.2022

Baskı: Av

Beste’nin yerine benim aklım karıştı. Karakterlerin fazlalığı ve her birinde yer alan öfke, intikam arzusunu okumak çok yorucuydu. Beste yine iyi adapte oldu diyebilirim. Yazarın diğer kitaplarını okumamış biri olarak “Av” gerek konusu gerek kitap kapağıyla en başta ilgimi çok çekmişti. Başlarda yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı aklım karışsa da karakterlere – başta Kuzey, Dolunay ve Efla olmak üzere – Beste’ye davranışları yüzünden kızmam; yazarın karakterlerini yaratırken ne kadar gerçekçi olduğunu gösteriyor. Kitap başlangıç olarak iyiydi; Beste’den saklanan sırların bu kadar derin olabileceğini tahmin etmemiştim. Sanırım bir devam kitabı olacak. Kitap öyle bir yerde bitti ki devamında neler olacak hiç tahmin edemiyorum. En kısa sürede devamını okuma ümidiyle yorumumu burada bitiriyorum. ----------- “En kayıtsız insanların bile içinde hassas noktalar vardır. Yaşamla da ölümle de dalga geçen, tamamen kaybolmuş ruhların bile dalga geçemeyeceği şeyler vardır.” ******* Hepimiz savaş zırhlarımızı kuşanıyorduk. Evde tam bir keşmekeş vardı. Gecenin bir vakti hepimiz tüm nefretimizle hazırlanıyorduk. Silahlar bellere yerleştiriliyor, planların üzerinden geçiliyor, soğuk sessizlik tüm koridorları hızla yalarken herkes korkusuzca kaderine doğru uzun süredir bekledikleri yegane şeyi gerçekleştirmeye gidiyordu.

Azap
7/1013.02.2022

Baskı: Azap

Aşkı Derun kitabı sayesinde kalemiyle tanıştığım yazarın ikinci kitabı Azap’ı wattpad adlı sosyal platformda okumaya başlamıştım. Bedirhan ile Asya’nın hikayesi çok zorlu bir süreçten geçti; acılarla sınandılar. Ama bu süreçte merhametin, sevginin gücünün yaraları tamamen kapatmasa da iyileştirme gücü olduğunu gösteren naif bir kitaptı. Kitabı en başta wattpadden okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim; kitap olarak elime aldığımda okumadığım, yayınlanmamış kısımlar keşke daha fazla olsaydı. Son elli sayfa dışında kalan bölümleri okuduğum için açıkçası bir tatminsizlik yaşadığım bir gerçek. Genelleme yaparsak ama güzel vakit geçireceğiniz, her türlü duyguyu hissettiren, tadımlık bir kitaptı.

Baskı: Prensin Gelini (Effingtons #4)

Effingtons Serisinin dördüncü kitabı, serinin en beğendiğim, en keyif aldığım kitabı oldu. Tek hayali prensle evlenip rahata kavuşmak olan Jocelyn Shelton ile gizemli adamımız Vikont Beaumont’un yollarının tehlikeli bir şekilde kesişmesiyle eğlenceli bir kitap okudum. Özellikle Leydi Jocelyn’ e hayran kaldım. Kendisini şımarık, zenginlikten başka bir şey düşünmeyen biri gibi gösterse de aslında tamamen farklı bir karaktere sahip olduğunu ve görüldüğünden daha akıllı olduğunu çok kısa sürede Vikont Beaumont’a da gösterdi. Tadımlık, eğlenceli bir kitap okumuş oldum. ---------- “Günaydın.” Jocelyn aklına ilk gelen şeyi söyledi. “Bu senin kalen mi? “Tanrım, ne kadar da paragözsün.” Beaumont’un dudakları alaycı bir gülümsemeyle kıvrıldı. Jocelyn omuz silkti ama yüzünün kızarmasını gizlemedi. “Paragöz değilim, sadece meraklıyım.” ******** “Çiçekler özür dilemek için uygun olurdu. Karı koca arasında pahalı mücevher de öyle.” Jocelyn duraksadı. “Gördüğüm kadarıyla zarif bir süs eşyası da yok, değil mi?” “Hayır,” derken Rand başını salladı ama gülmemeye çalışıyormuşçasına dudakları seğiriyordu. “Benim paragöz mizacımı asla unutma, Rand. Ancak ne mücevher ne de çiçek aldığına göre” – Jocelyn umursamazca elini salladı- “bunun hiç önemi yok.” Bardağının üzerinden gülümsedi. “Ama gelecek sefere, en azından çiçek beklerim.”

ÖncekiSayfa 9 / 72Sonraki