
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ten ve Ateş Krallığı - Kan ve Kül 2
Uzun zamandır okuduğum kitapların içinden vaaoov diyebileceğim bir kitap çıkmamıştı. İlk kitaptan çok ama çok daha iyiydi.. Her sayfası su gibi aktı, 600 sayfalık kitabı iki güne bitirdim. Poppy’nin yaşadığı tüm kötü şeylere rağmen güçlü durmasına hayran kaldım. Bir esaretten başka bir esarete girmek zorunda kalan Poppy’nin gizemi kitap boyunca en merak ettiğim bölüm oldu. Ve final bölümü bazı sorularım yanıt buldu derken; o da ne kitap bitmiş.. Şimdi bekle ki üçüncü kitap çıksın.. Umarım sevgili @dexyayınevi fazla bekletmez. #alıntı “Yüce Tanrılar, ona kendi atını mı verdin? Yakında bizi bıçaklamak yerine atıyla ezip geçecek.” Gözlerim kısıldı. “Tanışmamı istediğin kişi bu muydu?” diye sordum. “Bunu fark edip etmediğinden emin değilim, ama onun kim olduğunu çok iyi biliyorum.” Casteel kahkaha atarak yanıma geldi. “Tanışmanı istediğim kişi o değil.” #alıntı “Gerçekten de çok güzel görünüyorsun, Penellaphe.” “Teşekkür ederim,” dedim. “Peki, ya ben?” diye sordu Casteel ve arkasındaki Naill iç çekti. “Fena değilsin.” “Bu çok kabaydı,” diye yanıtladı. “Gidip gölgede oturmak ve incinen duygularınla ilgilenmek ister misin? Tıpkı küçükken inanılmaz derecede aptalca bir şey yaparken kendini yaraladığın zamanlarda yaptığın gibi?”
Baskı: Gecenin Çağrısı
Serinin tüm kitaplarını severek okumuştum. Ama serinin üçüncü ve dördüncü kitabında biraz tempo düşük gibi hissetmiş ve heyecanım sönmüştü. Ama serinin beşinci kitabıyla tempo öyle bir arttı ki, kitap nasıl bitti anlamadım. Birden fazla olayın olduğu, dostluğun, aşkın ve ailenin ön planda olduğu aksiyonu bol bir kitaptı. Yeni müttefiklere, arkadaşlıklara şaşıracağımız bir kitaptı. Olayların içeriğinden bahsedip spoiler vermek istemiyorum (her ne kadar uzun uzun anlatmak istesem de..). Ayrıca şunu belirtmeden geçemeyeceğim: Michael’ı sevdim gibi.. ------------ “Dawson, sen cellatsın. İntihar meraklıları haricinde kimse sana güvenmiyor.” “Ve bu aklı başında olan herkesi hayatta tutar. Demek ki işimi düzgün yapıyorum,” dedi Dawson. ******** Dawson, kollarını dizlerine yaslayarak öne eğildi. “Peratha seni dinliyor. Ne kadar konuşacağın umurumda değil. Burada zor durumdayım.” “İlk defa böyle dediğini duyuyorum,” dedi Murat keyifli bir sesle. “Çünkü ilk defa böyle bir şey yaşıyorum.” ******** Dawson, onun önüne geçip elini salladı. “Bu yaptığın işe yaramayacak. Beni dövmeden rahatlamayacaksın.” “Seni dövemem.” “Neden?” “Bilmiyorum. Çünkü kocamsın falan,” dedi Ada. Nefesi kesildiğinde öksürerek kendini rahatlatmaya çalıştı. Ada uzaklaşmak için döndüğünde, Dawson yeniden önüne çıktı. “Karşılık vermeyeceğim. Ya da bu daha çok hoşuna giderse karşılık da veririm.” ********* Lanston, onu kolundan tutup onu içeri çektikten sonra kapıları ayağıyla itti. “Ne yapıyorsun?” “Uyandırdığım için üzgünüm ama çok zamanım yok.” “Uyumuyordum,” dedi Lanston. Üzerinde sadece pijama altı olsa da gözleri netti. Uyumaya çalışmış, pek başarılı olamamıştı. Elini masaya doğru salladı. “Gidip ne yapıyorsan yap. Lütfen sessiz ve hızlı ol.” “Teşekkür ederim. Burada olduğumu unutacaksın.” “Pek ihtimal vermiyorum.”
Baskı: En Çılgın Takıntı (Made Serisi #2)
Bu yıl @martıyayınları nın hızına yetişemiyorum. Umarım böyle de devam eder. Made serisinin ikinci kitabı Gianna ile Christian’ın gizemli ve takıntılı ilişkisini konu alıyor. İkisi ne kadar birbirine zıt karakter de olsa birbirlerine çekilmelerini okuyoruz. Çok keyif aldığım tutku dolu bir kitap okudum. ----------- #alıntı “O iki hafta boyunca Moskova’daydım. Ama bilseydim, durdururdum. Evliliğini durdururdum.” Mezarlığa, kocamın tabutunun bulunduğu yere baktı. “Bunların hepsini durdururdum.” Ciğerlerim sıkıştı. “Beni kurtarmak senin sorumluluğun değildi.” Bakışları kendinden emindi. “Yine de kurtarırdım.” **** #alıntı2 “Ölürsem mezarımı ziyaret eder misin? diye sordum. Gözleri koyulaştı. “Sen mezara girmeden ben de ölürdüm, malyshka.” Sahiplenici yönünü seviyordum. Ve karanlık yönünü de seviyordum. **** #alıntı3 “Duymadın mı? Aşk bir takıntıdır. Hatta bazılarına göre… En çılgın takıntıdır.”
Baskı: 10 Doğruluk 1 Cesaret
Çok ama çok keyif aldığım, hoş vakit geçirmelik bir kitaptı. Başarılı bir okul hayatına sahip Olivia’nın mezuniyetine bir hafta kala yaşanan küçük bir aksilik nedeniyle mezuniyetinin tehlikeye girmesiyle olaylar başlıyor. Çok keyifli bir kitaptı, Olivia’nın aynı zamanda farklı iki mekanda olması gerektiğini bu süreçte de Efsane Dörtlü’nün verdiği desteği okuyoruz. ***** “Sen burada boy gösterdiğinde bu haftanın neye benzeyeceğinden emin değildim. Sana o mesajı attığımda görevliler beni olanlar hakkında bilgilendirmemişti ve kaytardığını düşünmüştüm. Ve itiraf etmem lazım ki küplere binmiştim. Ama olanları öğrendiğimde, golfün en temel ilkesini sonunda anladığını fark ettim: Dürüstlük. Bu oyunda, tüm oyuncuların kendi puanlarını sayması ve kendi cezalarını talep etmesi gerekir. Bu en önemli prensiptir. Bu olmadan gerisinin hiç değeri yoktur. Senin mecbur olmadığın halde kendini riske atarak ne yaptığını, neyi itiraf ettiğini duyduğumda şunu düşündüm: Sonunda anladı!”
Baskı: Asi Çakıltaşı 1. Perde
Yazarın kitap tanıtımlarını her gördüğümde gerek kapağı gerek konusuyla ilgimi çekmesine rağmen şimdiye kadar tedarik edip okumayı düşünmemiştim. Ta ki instagramda Karan ile ilgili etkileyici alıntıları okuyana kadar… İşte o zaman hiç vakit kaybetmeden serinin ilk kitabının siparişini verdim ve gelir gelmez okumaya başladım. Kitabı bitireli neredeyse iki hafta oldu ama ne yorum yapacağıma karar veremediğim için ancak şimdi azda olsa bir şeyler yazmak istedim. Karakterler genelde acıyla yoğrulmuş, geçmişleri yalnızlık, sevgisizlik ile dolu.. Aslında ne yazsam eksik kalacakmış gibi geliyor. Serinin diğer kitapları şuan elimde değil. En kısa sürede seriyi tamamlayıp okumak için şimdiden sabırsızlanıyorum. ***** “Kuş uçmaktan vazgeçse bile gökyüzü her zaman olduğu yerde duracak,” dedi, gözleri dudaklarından ayrılıp gözlerine çıktı. Kuzguni siyahı gözlerinin içi alev alevdi. “Sen yeter ki vazgeçme.”
Baskı: En Tatlı Kaçış
Eğlenceli, keyif aldığım bir kitaptı. Başlarda karakterlerin bazı davranışlarına sinir olsam da genel anlamda sevdiğim bir kitap oldu. En çok da Nico’yu sevdim. Ama en çok ilgimi çeken gizemli Christian oldu. Serinin ikinci kitabında Christian’ı okuyacağız. Sabırsızlıkla devam kitabını bekliyorum. ****** “Senin hakkında çok şey duydum, Elena Abelli. Beklediğim gibi olduğunu söyleyemem.” Bu adamın benim hakkımda ne duyduğunu bilmek bile istemiyordum. Popüler bir konu gibi görünüyordum ve bunun, iyi yönden olduğuna da inanmıyordum. “Varsayımların seni ölüme götüreceğini duymadın mı sen?” “Kulağa Ace’in el kitabından fırlamış bir söz gibi geliyor,” dedi alayla.
Baskı: Tahtın Köpeği
Yazarın “Hava Uyanıyor” serisinden tanıdığımız Prens Baldair ve altın muhafızlarının başlangıcına iniyoruz. Jax Wendyll, hatırlamak istemediği suçların cezası olarak ömür boyu tahta hizmet etmeye mahkum edilmiştir. Hem arkadaşları hem muhafızları olan Erion’unda saraya gelmesiyle, üçü de gizemli ve ünlü korsan Adela’nın ve kayıp hazinenin peşine düşüyor. Maceraya atılan bu üçlüyü okurken her sayfası ayrı bir gizeme ayrı bir heyecana sürükledi. Prens Baldair’in arkadaşlarına verdiği değer ise hiç ummadığım ama hoşuma giden bir durumdu. Özellikle de belli etmeden Jax’in üzerine düşmeleri, sahip çıkmaları çok ama çok hoştu. Serinin ikinci kitabını fazla beklemeyiz umarım.