
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Okyanus (Veroponen Hikayeleri #1)
Okyanus / Erin Lurus (07.07.12) Kitabı cumartesi akşam bitirdim ama ancak yorum yapacak zamanım oldu.Gelelim kitaba , başlarda konuya çok hızlı bir girişi olduğunu düşündüm ama kitap ilerledikçe gayet oturaklı bir anlatım ortaya çıktı.Kitabın bazı bölümlerini çok ağır buldum yavaş ilerledi ama bazı yerlerinde de beni çok şaşırttı.Kitaba Saadet Öz ile eş zamanlı başladık.Arkadaşım pek beğenmedim.Ama benim için ilerledikçe ilginçleşen bir kitap oldu , dahası sonlarında doğru öyle bir açıldı ki gerçekten ikinci kitabını çok merak ettim.Fakat , biraz dilini yadırgadım yazarın yada alışık olmadığımdan ötürü öyle geldi.Genel olarak kitap güzeldi , özellikle yazarın karakterlerine ve karakterlerden Kasel'e bayıldım.Kendi adıma değişik buldum denemeye değer...
Baskı: Pamuk Şeker
Pamuk Şeker / Sinem AKÇA (05.07.12) Kısacık Çik-Lit tadında bir kitaptı ve ben dün gece çerezlik niyetine okudum kitabı.Bir saatte bitti –ki tek muzdarip olduğum durum bu- ama bende gülmekten bittim.Kitabın sonuna geldiğimde kendimi ‘’Bu kitabın yarısını bana göndermeyi unutmuşlar, ’’ derken buldum.Öyle bir yerde kesilir ama ya , o kadar kaptırmıştım ki kendimi nasıl bitti anlayamadım.Sayın Sinem Akça’daki bu mizah anlayışı bende olsaydı , insanların elimden çekeceği olurdu.Kitabın bu kadar kısa olması dışında olumsuz bir tek yorum yapamam keşke yazarımız bölümleri o kadar kısa tutmasaydı.Tam adapte oluyorum hooop bölüm bitiveriyor.Ama cidden çok güzel bir kitaptı , ve ben kitabı bitirdikten sonra kendime çok kızdım.Birçok saçma kitaba düşünmeden para veriyorum , bazı kitapları da alıp okumakta hep geç kalıyorum.Bu kitabı çok beğendim , umarım – ben çatlamadan inşallah- en kısa zamanda devamını okurum. Kitapta Yasemin adındaki karakterimiz 30 yaşlarında genç güzel ve kariyer sahibi bir kadın olmasına rağmen çalkantılı bir hayatı var.Özelikle de ilişkiler konusunda çok şanssız garibim.Karşısına çıkan adamlar ya evli oluyor yada boşanmak üzere..Tabi tek derdi bu da değil , birde çok sevgili arkadaşları var ki -terzi kendi söküğünü dikemezken- Yasemin’den medet umuyorlar.Yasemin ise artık hayata bir rest çekmeye karar verip Metin’i kapı dışarı ederken bu defa da Erhan’ı buluyor.Buluyor bulmasına da yine bir değişiklik yok…
Baskı: Gönlünü Kimseye Kaptırma (Liar's Club #1)
Gönlünü Kimseye Kaptırma / Celeste Bradley(03.07.12) Ah! Bu kitaba dolu dolu bir yorum yapmak istiyorum.Ama anlatılmaz okunur cinsinden bir kitap olduğu için fazla bir şey söylemek istemiyorum.Bu seneki favori 2. Hist. Kitabım oldu.Okurken çok eğlendim , her satır her cümle beni kahkahalara boğdu.Yazarın mizacı çok eğlenceliydi.Karakterlerini öyle güzel yaratmış ki kitabın konusunu kurguymuş gibi hissetmenizi imkansız kılıyor.Bir solukta bitebilecek bir kitap ama ben okurken gülmekten sürekli kitaptan koptum –tabi bununda ayrı bir tadı vardı- ama çok keyif alarak okudum.Simon’a bayıldım.Çok matrak bir karakterdi.Gerçi kitaptaki her karakter kendi adına çok eğlenceli bir kişiliğe sahipti.Ama Simon’un o vurdum duymaz halleri beni gülmekten kırdı geçirdi.Ama Agatha’yı da atlamamak lazım.Ayakta kırk yalan söyleyebilen ve söylediği yalanlara kendisi bile inan bir karakterdi! Simon’la çekişmelerine bayıldım.Adamı kılıktan kılığa sokması da cabasıydı.Ama en çok hayran kaldığım yönü Simon için bir an kocam derken bir an kocamın kardeşi diyebilecek kadar ince zekası oldu.Agatha’daki zekayla Simon’da başa çıkamayınca önünde saygıyla eğilir oldu.Ben çok eğlendim bu kitapta şiddetle de tavsiye ederim.
Baskı: Geçmişin Gölgeleri
Baskı: Melekler Zamanı
Melekler Zamanı / Fatma ERDEK (27.06.12) İlk olarak bu kitap için şunu söylemek istiyorum , daha anlamlı bir isim seçilemezdi.Çok nadir böyle ismini konun içinde yaşadığım kitaplara denk gelirim ve bu kitap gerçekten ismini yaşatmaktan bile öte bir şeydi.Kitabın her satırında , her cümlesinde kitap adını bağıra bağıra açıklıyordu.Her insanın kendince kurduğu bir kurtarıcısı bir prensi ,perisi , meleği vardır.İşte bu kitapta da o melekler Barlas’ı kurtarmaya geliyordu.Barlas! Ahh , bu nasıl bir karakterdi.Yazar nasıl bir kaleme sahipmiş okudukça kendimden geçtim.Kitabı ilk okumaya başladığımda daha birinci sayfanın sonuna gelir gelmez ‘’bu usta bir kalemin çevirisi gibi’’ demekten alamadım kendimi.O ilk satırlar , o betimleme , o ince detaylar öyle güzel bir şekilde aktarılmış ki diyecek söz bulamadım.Yazarın karakterlerine verdiği canlılık beni benden alan ikinci etkenlerden biri oldu.Ben, zaten kitaplara kendimi vererek okuyan bir okuyucu olduğum için bu kitap beni bir nevi öldürdü. Barlas! Yusuf! Ahh, bunların hangisine üzülmem gerek hala karar veremiyorum.Zavallı Yusuf diyorum , diyorum da Barlas ya Barlas o da Yusuf kadar acı çekmemiş mi? Çekmiş , çekti beklide Yusuf’dan bile fazla acı çekti.Yusuf , ağlamayı acısını akıtmayı bildi.Peki ya Barlas? O soğudu bir taş oldu.Acısını kalbine derinlerine gömdüm.Gömdü ki yaşayabilsin.Gömdü ki Barlas olabilsin…Tek bir insan , bir beden ve iki farklı yürek iki farklı kişilik…Nasıl denir , nasıl açıklanır bu durum bilmiyorum.Yusuf’un kimsesizliğinin ona Barlas’ı getirmesi , Barlas’ın yalnızlığı , Yusuf’un ölümü , tam her şey bittiği umutlar tükendiği anda hayalindeki meleklerin ona(onlara) el uzatması…İki melek! Evet ! Barlas, tek bir melek için bile umudu kalmadığı sırada Nesil’e ve Ekin’ine –meleklerine- kavuştu… Ben bu kitapta bir meleğin nasıl canlandığını nasıl şekil aldığını gördüm.Buradaki melekler belki kanatlanmıyordu , uçmuyordu ama bir insanın hayata küsmüş ölümü bekleyen bir insanın ruhuna konuyordu.Öyle ki o ruh , kendi için çabalamaktan vazgeçtiği anda hem melekleri için hem de öldürdüğü benliği için savaşmayı seçiyordu…Nesil’in gencecik yaşına küçücük yüreğine rağmen denemeyi Barlas’ın o koyu kara derinlikler olan gözlerine girmeyi , acısını bulup çıkarmayı seçti.Barlas’a tam tükendiği anda meleğini Ekin’i verdi.Sadece meleğini de değil , o koyu kapkara gözlerin derinlerindeki Yusuf’u verdi.Barlas ise iki meleğin ulaştığı elinden tutup çıkardıkları o Yusuf’u buldu.Kendi oldu , belki hiçbir zaman Yusuf olamadı ama kendi oldu….
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
İlginççççç :)) Devamında neler olacak çok merak ediyorum.
Baskı: Seninle Başım Dertte (Malory-Anderson Family #1)
Harika bir kitaptı kah güldüm kah kızdım ama eğlenerek okudum :)
Baskı: Şimdi Benimsin
Of bu kitabı anlatacak kelimeler bulamıyorum.Kendimi kitaba nasıl kaptırdılar, bittiginde resmen bir boşluga düştüm.Okuduğum en mükemmel kitaptı, gerçeklik bu kadar hasret kaldığım bir konuymuş demek ki....
Baskı: Wessex Kurdu (The DeBurghs, #1)
Harika bir kitaptı, okurken çok eğlendim.Seriye giriş olarak güzel bir konusu vardı.Marion''un inatçıligi beni gülmekten kirdi geçirdi.Kurt, yakaladıkça kız kaçmada daha da inatlaşiyor.Ama en çok ilk kactıgında agacin tepesinde saklanması gorulmeye değer.Begendim, cidden güzel seriye benzıyor.Ikincisini de en kısa zamanda temin edip okuyacağım.
Baskı: Frederica
Süper süper gülmekten öldüm.Marki ayrı kahkaha Frederıca ayrı kahkaha....
Baskı: Benimle Kal (The Hathaways, #1)
Monisha!! Ahhh işte buna ölünür ya :)