
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Zıkkımın Kökü
Büyük kücük herkesin okumasini isterim bu kitabi. Öyle ice isleyen, öyle yürek burkan bir kitap ki!
Baskı: Renklerden Moru
Öyle etkileyici bir kitap ki...Isterim ki herkes okusun. Aldigi ödülü sonuna kadar hak etmis Alice Walker. Piyasa da baskisinin bulunmamasi üzücü. Ancak sahaflardan bulabildim ben kitabi.
Baskı: Sokak Kızı
Panait istrati ile ilk kez tanistim. Kitap beni aldi götürdü. Öylesine duyarli bir dille yazilmis ve yine öylesine yürek burkan bir kitap ki bu! Yazarin tüm kitaplarini okuma isteği sardi bir anda beni. Satirlarin büyüsü bazen çarpar insani, böyle büyülü satirlari keşfetmek için, yazilmis bütün kitaplari okuma cilginligiyla yanip tutuşursunuz. Iste böyle aykiri duygulara sürükleyen bir kitap bu biraz.
Baskı: Parasız Yatılı
Kazandigi ünü sonuna kadar hakeden, harika bir öykü kitabi Parasiz Yatili. Ben simdiye kadar hic Füruzan okumamistim ve uzun süredir kadin yazar da okumadigimi farkedince, elim kitapligimda Parasiz Yatili'ya kaydi kendiliğinden. Ve o güzelim,- ic burkan, kanatan, hüzünlü, gülümseten, içten- öyküleri okudum. Öykülerde daha cok kadinlar, kiz cocuklari, anneler var. Ayrilik var sonra, aci, yoksulluk... "Edirne'nin Köprüleri, Nehir, Su Ustasi Mirac, Harac" benim hepsini sevdiğim öyküler içinde, bir adim öne cikan öyküler oldular. Okunmamasinin büyük kayip olduğunu düşünüyorum ve "acaba okusam mi?" diye bir celiskide kalan tüm okuyuculara şiddetle tavsiye ediyorum.
Baskı: Sis ve Gece
Kitabin kurgusu cok iyi, dili ise oldukça akiciydi. Bir cirpida okuttu kendisini. Mit görevlisi Sedat'in, onca övgüler dizdiği esini aldatmasini ise, sinir olarak okudum. Kahramanimiz istihbaratci bir polis değilde, siradan bir memur olsaydı yine aldatir miydi acaba merak etmeden edemedim? Ama yazarin cizdigi Mine karakteri, bana cok masum geldi ve kizamadim ona. Sedat'a da ayni sekilde. Kitabin sonu ise cok dramatikti. Icim burkuldu o son sahneyi zihnimde canlandirdigimda. Ayrica detaylardaki arka sokaklardan insan manzaralari, kendi köselerinde kalakalmis azinliklarda cok iyiydi. Yalniz rüyalari sevmedim. Nedense rüya/kabus unsurunu cok kullaniyor Ahmet Ümit kitaplarinda ve cok uzatıyor. Okuyucunun tercihine kalmis bir sey ama benim acikcasi pek hoşuma gitmiyor bu ikili.
Baskı: Yeraltından Notlar
Baslarda cok dikkatli okunmasi gereken, derin bir kitap. Kitabin icine öyle birdenbire girilemiyor ama sonradanda bitmesin istiyorsun. Dostoyevski kesinlikle edebiyatin devlerinden. Insanin celiskilerini, yalnizligini ve acilarini bu kadar iyi anlayabilen kac yazar vardir acaba?
Baskı: Son Ada
Icim burkularak, yüregim daralarak okudum bu hüzünlü kitabi. Baskan gibiler cok degiller aslinda, pek azlar bu dünyada. Ama o insanlar yok mu? Derinligi olmayan, ikiyüzlü, cikarci, yikici ve yok edici insanlar! Iste onlar oldugu icin palazlaniyor Baskan gibiler. Güclerini bu kolayca aldanan, galeyana gelen belki de böyle olmak islerine gelen güruhlardan aliyor zorbalar, katiller.
Baskı: Martin Eden
Martin Eden okudugum en etkileyici kitaplardan biri oldu. Kilitlendigi hedef icin, gecesini gündüzüne katip yilmadan usanmadan calisan Martin; tüm bu cabalari sonucunda hedefledigi zirveye ulasir. Ama ulastiginda onu korkunc bir hayalkirikligi bekliyordur.
Baskı: Aile Çay Bahçesi
Uzun süreden beridir aglatmamisti okudugum hicbir kitap beni. Kendimden fazlasiyla izler buldugum, edebi doyum yasadigim, hos bir roman okudum bence.
Baskı: Aramızdaki En Kısa Mesafe
Buruk, hüzünlü ve keyifle okudugum bir kitap oldu. Bu kitabi tek bir sözcükle özetlemem gerekirse, MASUM diyebilirim. Baris Bicakci benim yeni dönem Türk Edebiyatinda en begendigim yazarlardan birisi oldu. Kalemi cok güclü, dili cok temiz.
Baskı: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Ahmet Ümit sicacik sarip sarmalayan bir kitap yazmis. Tarlabasi adini hep duydugum ama hic gitmedigim bir semtti. Yazarin sayesinde gittim, gecmisini ve bugününü tanidim. Geleceginide asagi yukari tahmin ettim. Derin bir keder var kitapta. Insanlar suclu, caresiz, yitik...Güzel bir filim cikar bu kitaptan, nedense hep bunu düsündüm kitabi okudugum sürelerde. Katil: aslinda aradigimiz o degildi ama buldugumuz o oldu. Nedense sasirmadim. Sadece yüregim burkuldu...
Baskı: Kardeşimin Hikayesi
Kim ne derse desin, etkileyici, sasirtici, edebi acidan oldukca doyurucu bir kitapti. Bir cinayet romani gibi basliyor ama cinayet romani degil. Cinayet, hikayenin arka fonunda sos. Ama kitap boyunca insanin kafasini kurcaliyor. Katil gizemli degil, kolayca anlasiliyor kitabin ortalarinda bir yerlerde. Hatta dikkatli bir okuyucu icin, baslarinda bile tahmin edilebilir. Bas karakter cok basariliydi. Rusya tasvirleri cok basariliydi. Hikayenin örgüsü yerli yerinde ve kurgusu cok zekiceydi. Hikayede bircok didaktik kavramlar vardi, okurken ögrenmeyi seviyorum. "Hipofiz bezi, Nicola Tesla, Blunted Affeckt" ögrendiklerimden... Kitabin sonu sasirticiydi. Elestirileri okudum, olmamis diyenler, aceleye gelmis diyenler vardi. Bence olmus. Ben bir kusur bulamadim.
Baskı: Dünya'ya Masallar
Cocuklar ve kendilerini bazen cocuk hissedenler icin, icerisinde klasik masallara pek benzemeyen, hos bir masallarin oldugu bir kitap...
Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Kitap, gerek dili, gerek karakterlerin fazlaligi ve gerekse anlatimin bazi metinlerde cok detayli olmasi acisindan, okurken yordu beni. Bir baska deyisle, okunmasi pekte kolay olmayan bir kitap diyelim. Buna ragmen cok keyifli bölümleri de var, elimden düsüremedigim zamanlar oldu. Tipki kitaptaki Dogu-Bati ikilemi gibi, bende bir okur olarak, baska bir boyutta yasadim bu ikilemi. Okudugum ilk Tanpinar kitabiydi ve sunu anladim ki, Tanpinar edebiyatimizin yüzaki, gercek bir entelektüelmis. Saatleri Ayarlama Enstitüsü ise, önemli bir roman ve herseye ragmen okunmali diyorum ! Hayri Irdal'i ve Halit Ayarci'yi hic unutmayacagim.
Baskı: İstanbul Hatırası
Kitap polisiye olarak cok carpici olmasa da, tarihi yönüyle bile insani heyecanlandiriyor ve meraklandiriyor. Ama eksik kalmis birseyler var sanki. Örn. Adem Yezdan'in yargilandigi davanin tutanaklarini, polis neden incelemekte bu kadar gevsek davraniyor? Yazarin verdigi tarihi bilgiler ise, oldukca doyurucuydu. Ahmet Ümit sanki bir polisiye roman yazmak istememis. Anlatmak istedigi onca bilgiyi, bu kitaba bolca serpistirmis hatta yedirmis. Ayni duyguya, Sultan'i Öldürmek kitabini okurkende kapilmistim. Kitabin polisiye yönüne yogunlasamadigi icinde,katilleri cok kolay ele vermis. daha katillerle tanistigimiz ilk anda "iste bunlar galiba" dedim ve kitabi bu bilincle okudum. Ama kitap kötü mü? Asla degil. Ahmet Ümit kendisini ispatlamis, müthis birikimli bir yazar.
Baskı: Fareler ve İnsanlar
Okudugum en dokunakli kitaplardan birisiydi. "Simdiye kadar neden okumadim" diye epeyce hayiflandim. Lennie karakterinden cok etkilendim. Öylesine masum ve temizdi ki! Lennie gibi güzel bir insan olmak icin, illaha yarim akilli mi olmak gerekiyor su hayatta acaba?
Baskı: Gecekondu
Kitabi cok sevdim. "Gecekondu" hikaye olarak cok hosuma gitti. Yalniz yer yer birbirinin aynisi cümlelerin tekrari gözüme batti. Kisa hikayelerde hos, kah hüzünle, kah keyifle okunacak bir kitap. Yoksulluk, tokat gibi carpiyor insanin yüzüne, insanliginizdan utaniyorsunuz yer yer...
Baskı: Büyülü Bir Yolda
Gercekten büyülü bir kitapti. Hic görmedigim uzaklari özletti bana. Iran ve Pakistan cografyasinda aci ve hüzün vardi. Bize hicte yabanci degil aslinda bu duygular. Hindistan ve Nepal ise, daha cok merak uyandirdi bende. Belki birgün yolum düser benimde kimbilir. Özellikle Tac Mahal ve kutsal Varanasi kentini görmeyi cok isterim.
Baskı: On Küçük Zenci
Okudugum ilk Agatha Christie romani ve sanirim sonda olmayacak. Tek talihsiz yani, katili kitapla ilgili yorumlari okurken, bir densizin aciklamasi sonucu ögrenmis olmam. Ama yine de ziyani yok cünkü kitap o kadar zekice kurgulanmis ve öylesine akici bir üslupla yazilmis ki! Edebi olarakta, kurgusal olarakta tüm beklentilerimi karsiladi benim. Okumayi düsünenler kesinlikle tereddüt etmesin, pisman etmeyecek bir eser.
Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Bazi kitaplari okuduktan sonra kaldirir koyarim kitapligima. Bazilarini ise koyarken öperde öyle koyarim, vedalasmasi hüzünlü olur cünkü. Böyle bir kitapti bu kitapta... Ender'i sevdim. Cetin'i de. Nihal'i de... Sanki Ender ve Cetin tek kisi gibiydi. Birisi söze ve göze gelen kisi, digeri gizli sakli ama varligi etkin, derin kisi. Ayri bedenlerde iki kisi bazen tek kisi gibiydi... Ve Nihal. Aslinda cok alisilmis, siradan bir kizdi. Ama ask bir böcek gibi bazen. Alelade konuveriyor. Hesapsizca gördügü ilk cicege. Ondan sonra cicek kimlik kazaniyor. Bana göre siradan olan Nihal, öylesine özgün, aykiri ve masum bir askin kahramaniydi ki kitapta. Kitaptaki hic bir tezatligi yadirgamadim. Karakterlerin ruh halleri, duygu akislari cok iyi islenmisti. Kisacasi cok ama cok sevdim ben bu kitabi...
Baskı: Angela'nın Külleri II (Umuda Doğru)
Ilk kitabin tadini aldim diyemem. Ama yine de bütünlüyor iki kitap birbirini. Dokunakli, sürükleyici bir hikayesi var Frankie'nin. Babasi gibi zaman zaman icki müptelasi olmasina kizdim. Ama yine de cok büyük bir basariya imza atmis hayatinda yazar. Hatalari herkesin hatalari kadar. Ama, ortaya koydugu basarilar icin ayni seyi söyleyemeyiz. Kac kisi hikayesini bu denli ironik anlatabilir ve milyonlarca insan tarafindan ilgiyle okunur ki! Büyük insan olmanin yolundan ustaca gecmis kücük Frankie. Rahat uyusun yattigi yerde...
Baskı: Engereğin Gözü
Livaneli'nin okudugum 3. kitabiydi ve cok büyük bir hazla okudum. Hikaye'nin alegorik kahramanlari, kitabin kurgusu, dönemin edebiyati, dili ve saray cevresindeki karakterlerin psikolojik tahlilleri satir aralarindaki detaylara cok basarili bir sekilde yedirilmisti bence. Ve Livaneli okutuyor kendisini. Özellikle tarihsel romanlari cok basarili. Kitaba dair: Ikdidar, insanlari nasil sarhos ediyor, nasil uyusturuyor ve nasil insanliktan cikartiyor, bir kez daha anladim bu kitapta. Osmanli'nin ihtisamini, kahramanliklarini anlattilar bize hep. Oysa, gercek Osmanli, kocaman bir trajedi bence.
Baskı: İşte Deniz, Maria
Keyifle okudum. Ilginc bir öykü kitabi. Ferit Edgü'den okudugum ilk kitapti. Dili gayet temiz, düsüncelerine hakim bir yazar. Ama öyle carpmadi öyküleri.
Baskı: Uçurtma Avcısı
Bazi kitaplar vardir, okunup rafa kaldiriklari zaman, gözümüze her ilistiginde yüregimize sizlatan, icimizi burkan. Bu kitap, benim icin öyle bir kitap oldu. Öyle tasarruflu okudum ki, bitsin hic istemedim. Ama bitti iste. Bittikten sonra, icimde derin bir hüzün, ufak bir umut kirintisi kaldi. Öptüm kitabi, tipki cocugumu öper gibi ve koydum kitabi, kitapligimdaki kösesine. Ve dedim ki kitaba "Bin defa olsa, yine seni okurum Ucurtma Avcisi..." Kitap derin bir kitap, büyüleyici. Bizden aslinda, cetin ve aci ceken insanlarin cografyasini anlatiyor. Ama acilar, daha katmerli, daha dayanilmaz. Ama dayaniliyor iste. Acinin en büyügüne bile dayanabiliyor insan. Ama hep o iz'le yasiyor, her davranista, her sözde, her mutlulukta hep o aci var insanla. Ve yazarda, o aciyi cekmemis olsaydi, böyle bir kitap yazamazdi. Resmine baktim Khaled Hosseini'nin ve gözlerinde gördüm o aciyi... Birde Amerikan propagandasi yaptigini söylemis birkac arkadas. Ben katilmiyorum bu düsünceye. Böyle bakmamak gerek bence. Olsa olsa, Taliban gibi bir illetle catistigi ve onun gücünü zayiflattigi icin, bir rahatlama hissetmistir. Ama bu yazarin, emperyalizmin saksakciligini yaptigi manasina gelmiyor bence. Kitabin genelinde, yok böyle bir propaganda cünkü.