
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Soğuk Kahve
Gerçekten beğendiğim tekrar ve tekrar okumak isteyeceğim bir kitap.Tavsiye ederim.. :)
Baskı: Fırsatçı (Love Me With Lies #1)
Kitap çok güzeldi.Akıcıydı,sürükleyiciydi.Caleb tam aşık olunası; Olivia saçı başı yolunasıydı. -,-
Baskı: Aynı Yıldızın Altında
Hüngür hüngür ağladığım nadir kitaplardan.Alıp okunmalı, kütüphanede bulundurmalı. :)
Baskı: İhtiras Çiçeği
İlk KEW kitabım ama eminim ki son olmayacak.Gayet zevkli bir kitap ; mükemmel bir aşk hikayesiydi. :) Tavsiye ederim.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Hani ben bu kitap için ne yorum yapsam boş.Bu kadar geç fark edip, geç okuduğum için üzülüyorum.Kesinlikle gerek karakterleri gerek konusu gerekse anlatımıyla tam bir baş yapıt.
Baskı: Sinestezya
Okurken çok sıkıldığım ancak konusu güzel olan bir kitaptıı. :/
Baskı: Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
Okurken o kadar sıkıldım ki anlatamam.Gerek olayları gerek anlatımıyla çok sönük ve basit bir kitap.
Baskı: Sensiz Asla
Okumanın insana bir şeyler katmayacağı,sürükleyici yahut konusu olmayan bir kitap.Benim için zaman ve para kaybıydı.Daha güzel kitapların olduğu ortadayken bu kitabın okunması gereksiz açıkçası.
Baskı: İkiz Bedenler (Rizzoli & Isles, #4)
Giriş bölümünden itibaren insanı kendine bağlayan müthiş bir tıbbi-gerilim romanı.Müthiş çevirisi ve Tess'in müthiş yazımı ve anlatımıyla harika bir kitap.Kesinlikle tavsiye edilir. :)
Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)
Uzun zamandır okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.Kuşkusuz Travis insanı anında kendisine aşık edebilecek cinsten.Bayıldım.Kesinlikle tavsiye ederim. :)
Baskı: Not: Seni Seviyorum
Duygu yüklü muhteşem bir aşk romanı.Kesinlikle tavsiye ederim. :)
Baskı: Şahane Hatalar
Arkadaşlarımın elinde görüp de imrenerek aldım.Kesinlikle beklentilerimi boşa çıkardı.Zaman kaybı oldu benim için.
Baskı: Sır Tutabilir misin?
Bir insan bu kadar şanssız ve bu kadar eğlenceli olabilir ancak.Kitabı okurken çoğu yerde kıkırdamama engel olamadım. Emma'nın kendi kendine konuşması vs. her şey çok komikti.Ancak kitabı okudukça bunun yalnızca güldürme amacı güdülen bir kitap olmadığını fark ettim. Özellikle Jack'in TV röportajı kısmında Emma'nın içine düştüğü durum insanı onunla o utancı paylaşmaya itiyor.En azından ben okurken böyle hissettim.Kesinlikle çik-lit sevenler için harika bir kitap :) *** ELBETTE SIRLARIM VAR Olmaz mı? Herkesin sırları var. Bu çok doğal. Eminim benim sırlarım da herkesinki kadardır, daha fazla değil. Üstelik öyle büyük, yeri göğü sarsacak sırlardan söz etmiyorum. Başkan-Japonyayı-bombalamayı-planlıyor-ve dünyayı- bır-tek-Will-Smith-kurtarabilir tarzı sırlar değil. Her günkü sıradan şeyler. tarzı sırlar değil. Her günkü sıradan şeyler. İşte ilk aklıma gelenler: 1. Kate Spade çantam çakma. 2. Evrendeki en karizmasız içkilerden birini, tatlı şeriyi seviyorum. NATO’nun açılımını bilmiyorum. Hatta neyi temsil ettiğini de. 3. Elli sekiz kiloyum, erkek arkadaşım Connor’m sandığı gibi elli iki değil. {Gerçi savunmam hazır. Ona bu masum yalanı söylediğimde diyete ginneyi planlıyordum. Hem öyle muazzam bir fark da yok.) 5- Connor’ı hep Kene benzetmişimdir. Hani şu Barbie ve Kendeki Ken’e. 6. Onunla um da ateşli bir sevişmenin ortasındayken bazen içimden gülmek geliyor. Bekaretimi, annemle babam alt katta Ben Hur izlerken misafir odasında Danny Nussbaum’a verdim. Babamın bana yirmi sene bekletmemi söylediği şarabı çoktan mideye indirdim. Evdeki balığımız Sammy annemle babamın Mısır’a giderken bakmam için bana bıraktığı balık değil. İş arkadaşım Artemis beni gerçekten çok sinir ettiğinde, yani hemen hemen her gün, saksı çiçeğini portakal suyuyla besliyorum. Bir keresinde başrollerini ev arkadaşım Lissy’yle paylaştığım tuhaf bir lezbiyen rüya görmüştüm. 7. Tanga kıçımı acıtıyor. 13- Derinlerde bir yerde her zaman, herkesten farklı olduğuma ve muhteşem, yepyeni bir hayatın beni hemen köşede beklediğine dair güçlü bir inanç taşımışımdır. 14. Şu gri takım elbiseli herifin deminden beri neler anlattığı hakkında hiçbir fikrim yok. 15- Artı, adını da unuttum. Ve daha onunla tanışalı on dakika oldu. Kelimeleri iyice yayarak burnundan konuşuyor. “Lojistik ortaklıklarda,” diyor, “sınırların altında ve üstünde olmaya inanırız.” “Kesinlikle,” diye cevap veriyorum capcanlı bir sesle. Kim inanmaz? dercesine. Lojistik. Ne demekti ki bu yaaa? Ah Tanrım. Ya şimdi sorarlarsa? Saçmalama Emma, durduk yerde Lojistik ne demek bil bakalım? diye üstüne yürüyecek değiller herhalde. Nihayetinde ben de profesyonel bir pazarlamacı değil miyim? Böyle şeyleri biliyorumdur mutlaka. Eğer bir daha lafını ederlerse konuyu değiştiririm. Ya da onlara post-lojistik olduğumu söylerim. önemli olan kendine güvenini ve ifkadını havasım sonuna kadar korumak. Bunu yapabilirim. Bu büyük bir fırsat. Kesinlikle batırmayacağım.
Baskı: Sırlar Aşka Engel Mi? (Writers, #3)
Çok hoş bir romantik kitaptı.Kitapta Maddie'nin duş jeli tutkusundan o kadar söz ediliyor ki insanın bir sürü duş jeli alası geliyor haliyle :D Romantik kitaplar sevenler için ideal bir seçim olabilir :)
Baskı: Nutuk (Söylev)
Yorum kabul etmeyen bir kitap kesinlikle.Her Türk'ün okuması gereken bir eser.
Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)
Serinin ilk iki kitabını daha çok beğenmiştim ancak bu kitapta sürükleyiciydi.
Baskı: Melekler ve Şeytanlar (Robert Langdon, #1)
Kesinlikle beğendiğim kitaplar arasında.Sürükleyici ve sonu çarpıcı olan müthiş bir eser :)
Baskı: Sana Soyundum (Crossfire, #1)
Bende kitabı okurken Fifty Shades ile karşılaştırma yapanlardanım sanırım.Ama insanın elinde olan bir şey değil bu tarz romanlar karşılaştırılma yapılmaya mahkum bence. Kitabı 1 günde okudum.Sevdiğim tür kitaplardan olmasa da kendi kategorisinde iyi olduğunu düşünüyorum.Sırlarla dolu bir kitaptı.Her ne kadar Eva'nın sırrını öğrenmiş olsak da Gideon'un sırrı başlı başına merak uyandırıcı bir unsur. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim kitapta ki bazı kelimeler çok rahatsız ediciydi.Bazı kısımlar da da çeviri hataları vardı.Umarım 2.kitap bu anlamda daha iyi olur.
Baskı: Teklif
Kitabın başlarında sıkıldım ancak sonralara doğru okurken çok eğlendim. Mick'in Edwina'ya karşı tavırları,sözleri çok hoştu. :D Sonralara doğru kitap insanı beklenmedik bir biçimde şaşırttı -açıkçası ben kitabın sıradan bir aşk hikayesi olacağını düşünmüştüm.- Sonu da dahil olmak üzere güzel bir kitaptı :)
Baskı: Final (Fısıltı, #4)
Diğer kitapların göre oldukça yavandı.Bence bu seri böyle bitmemeliydi.Ciddi anlamda Patch & Nora sahneleri yok denecek kadar azdı.Açıkçası beklentilerimi karşılayamadı.
Baskı: Cehennemde Balo Geceleri
Önce İngilizce'sini ardından Türkçe'sini okumuş biri olarak bu kadar çeviri hatasının nasıl gözden kaçtığına anlam veremedim. Her şey bir yana kitabın ayrı ayrı hikayelerden oluşmasından da hiç haz etmedim. Açıkçası benim için zaman kaybıydı diyebilirim.
Baskı: Asil Kan (Blue Bloods #1)
Nedensiz bir biçimde kitaptan hiç haz duymadım.Bilemiyorum belki bu tarz kitaplardan sıkıldığım içindir.
Baskı: Altın Kent
Konusu şöyle ki : Sanal bir hapishaneye dönüşen dünyada kurtuluş için tek bir yol var. Büyük Düzen’i, Tabula’yı alt etmek ve insanlara özgürlüklerini geri vermek… Bunu yapabilecek tek kişi ise bir Yolcu. Gabriel. Yolcuların sonuncusu. Ama önce bir Soytarı’yı kurtarması gerekiyor. Sevdiği kadını, Maya’yı. Kötülük tüm dünyayı ele geçirmeden önce bunu yapmak zorunda… İlk iki kitap, Yolcu ve Tabula’da John Twelve Hawks bizi yüzyıllar boyunca peygamberler, vizyonerler ve devrimciler olarak karşımıza çıkan Yolcular ve canları pahasına onları korumaya ant içmiş Soytarılarla tanıştırmıştı. Altın Kent’te ise okurları zaman kapılarının aralandığı gizemli mabetlerden geçirerek tanrıların katına çıkarıyor. Modern bir Kabil ile Habil öyküsünü anlatırken onları yanıtlamak zorunda oldukları bir soru ile karşı karşıya bırakıyor: “Yaşadığın hayat senin mi?” *** Açıkçası ben bu kitabı Dördüncü Âlem üçlemesinin son kitabına yaraşır bulmadım.İlk iki kitaba göre biraz eksik, biraz sönük kalmış.Yaşananların oldu bittiye geldiğini düşünüyorum. Gabriel ve Maya'nın aşklarını bir nebze olsun daha fazla okuyabileceğimi sanmıştım.Sonundan bahsetmiyorum bile.Tamamen ucu açık bırakılmış insanı ikilemde bırakıyor.Çok daha iyisini ümit etmiştim.
Baskı: Kalbim Sende Kaldı
Bu kitabı ciddi anlamda çok seviyorum.Oldukça sürükleyici bir romantik roman :) İnsan ister istemez Lauren ve Nick aşkını kıskanmaya başlıyor.Başlarda her ne kadar Nick'e kızsam da özellikle sonlara doğru ona tutuldum :D Müthiş bir adam.Sonuna zaten söyleyecek söz bulamıyorum. Nick'in Lauren'e karşı halleri ,sözleri,hediyeleri vs. çok güzeldi.Tekrar tekrar okumak istediğim bir kitap.Kesinlikle öneririm :)