
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Haw
Kuzeylilerin ve Güneylilerin savaşına tarafsız bir bakış açısıyla yazılmış bir roman Haw. Bu tarafsız bakışın kahramanı ise Mikasa. Mikasa, küçücükken annesi tarafından terk edilmiş, çiftleşmek için ille de aşık olacağı günü beklemiş ve uğruna her şeyi yapacağı aşkı Melsa'yı tam bulduğu anda yitiren bir köpek. Başıboş bir sokak köpeğiyken askeriyeye alınmış ve mayın arama köpeği olarak yetiştirilmiş Mikasa'nın hüzün dolu öyküsünü biraz ondan ve biraz da torununun ağzından okuyorsunuz. Öyle bir öykü ki Mikasa'nın öyküsü, boğazınızın düğüm düğüm olmaması imkansız okurken. Zaman geçişleri çok güzel kitapta. Heves Amca'nın buram buram hüzün kokan hikayesini merak ederken, Mikasa'nın hikayesinin kitabın sonunda düze çıkması için dua ediyorsunuz satır aralarında. Önemli bir diğer anlatıcı olan torununun Melsa'nın da kanını taşıyor olması için büyüttükçe büyütüyorsunuz umudunuzu. Alevli Kalpler çetesinin başına neler geldiği bir soru işareti olarak kalırken, Lafo dedenin sonu gelmeyen masalları gibi bir kitap okuduğunuzu hissediyorsunuz. Adıgüzel'in saf duygularıyla yoğurulurken düşünceleriniz Köpek Cengiz'in merhametli yönü içinizi ısıtıyor. Demem o ki güzel bir kitap Haw. Ve Kemal Varol kesinlikle Çağdaş Türk Edebiyatı'nın içerisinde isminin kalıcı olmasını hak eden bir yazar. Kalemi daim olsun.
Baskı: Yaprak Fırtınası
Okumaktan haz duyan birinin asla ama asla sıkılmayacağı bir kitap.Yine muhteşem, yine çok güzel. Kendini asarak intihar etmiş kasaba halkı tarafından pek sevilmeyen bir doktorun cenaze töreninden -tören bile denemez aslında, sadece birkaç saat defin için izin bekleme saati- birkaç saati aktarıyor yazar bize. Kasaba halkı geçmişte doktorun sergilediği bir takım davranışlardan dolayı doktora büyük bir kin beslemekte ve bu kin o kadar büyük ki kendileri cenazeyi asla kaldırmaya yanaşmadıkları gibi bir başkası tarafından kaldırılmasına da büyük ölçüde tepkililer. Fakat geçmişte yaşanan bir iyilikten dolayı kasabada saygınlığı olan bir Albay bu cenazeyi kaldırmak için gönüllü, verdiği sözü tutmak istiyor ve bu defin işlemi için yanında kızı ve küçük torunuyla cenaze evine geliyor. İşte o birkaç saat bekleme süresinde büyük bölümü geriye dönüşteki zamanlardan oluşan bir öykü Yaprak Fırtınası. Aynı olayların farklı bakış açılarından anlatılması muazzam, ağızda mükemmel bir tat bırakıyor kitap, şiddetle tavsiye. Büyük usta Marquez'e Tanrı'dan rahmet, kalemine sağlık..
Baskı: Kuşlar Yasına Gider
Buram buram üzerinde merhamet tüten bir roman. Hasan Ali'nin sıradan gibi görünen küçük hayatların ayrıntısını büyük özveriyle ve sıradışı şiirsel diliyle anlatmasını çok seviyorum. Yine mükemmel bir anlatım yine çok güzel bir kitap, su gibi akıp gidiyor. Vaktiniz varsa birkaç saatte bile bitirilebilir ve sizi zerre yormaz. Sevgili Yıldız Ecevit'in de dediği gibi Hasan Ali Türk Edebiyatından geleceğe kalacak en iyi birkaç kalemden biri kesinlikle. Kitaptaki olağanüstü merhametli anne karakteri ve anlatıcı olan inanılmaz ilgili evlat karakteri insanı imrendirecek cinsten. Akrabalar keza öyle. Yine babanın minibüs tutkusu, evin kapısındaki asmayı kestirmemesi, az konuşması, ecel atı, anlatıcıya bir kaybolup bir görünen beyaz gömlekli küçük çocuk kitapta diğer dikkat çeken ayrıntılar. Hasan Ali'nin nakış nakış işlediği kurgudaki güzel ayrıntılar. Kitap babasını kaybetmiş olanlara daha bir dokunur cinsten fikrimce, zira bende öyle oldu. Özellikle kitabın en vurucu cümlelerinden biri olan 'babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır' cümlesiyle. Henüz Hasan Ali'nin büyülü diliyle tanışmamış olanlara kesinlikle tavsiyemdir, evet diğer kitaplarına nazaran anlatımını sadeleştirmiş fakat okuyucuya geçen etkisi asla azalmamış. Kısacası Hasan Ali Toptaş okuyun ve okutun. Sevgiler... "Ben az öteden, onlara bakıyordum o sırada; kısa görünen uzun bir cümleye, etkisi aylar sonra hissedilecek olan hüzünlü bir sahneye ya da derinliği yüzeyine gizlenmiş, kenarları günlük hayatın meşgalesiyle çevrili muhteşem bir resme bakar gibi bakıyordum." (Aralık 2016 12. Basım - Sf. 123)
Baskı: Mahalle Kahvesi
Günlük hayatta insanlara, küçük ve sıradan olaylara daha dikkati bakmama neden olan adam, Sait Abi'm iyi ki var olmuşsun, iyi ki yazmışsın, yazmasaydın biz de ölürdük.