
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Seri Katiller 1
Son zamanlarda okuduğum hiçbir kitap -ki çoğu da en sevdiğim yazarların kitapları olmasına rağmen- beni tam anlamıyla içine çekememişti ve neredeyse kitap okumaktan soğumaya başladığım bir anda bu kitap ilaç gibi geldi desem yeridir herhalde.Kitabın konusu zaten başlı başına çok ilgi çekici olmakla beraber yazım dili de bir o kadar başarılı ve akıcı.Tek sorun bir çırpıda okunabilecek bir kitap olmaması,çünkü gerçekten psikolojik olarak etkileyici bir kitap.Her seri katilin hikayesi merak uyandırıcı olmasının yanı sıra bir o kadar da sinir bozucu tabi.O sebeple bu kitabı okurken yanında başka bir kitap daha okunmasını tavsiye ederim. Devam kitaplarını da bir an önce okumak istiyorum tabi.Fikret Hoca'nın emeğine sağlık.
Baskı: Kaiken
Şu kitabın kapağında Grange ismini görmeseydim bu kitabı Grange'ın yazdığına hayatta inanmazdım yani yok.Kurgu kopuk kopuk.Sanki 2 kitap birden okudum aynı kitap içinde.Doğumcu'nun olduğu kısımlar hadi bir nebze daha iyiydi de e madem baş rol Kaiken olacaktı o vakit lafı bu kadar dolandırmanın ne alemi vardı?Ters köşe yapacağım diyerekten Japonya'nın da Kaiken'in de hakkını verememiş Grange.Krakterler de keza pek sevimsizdi.Kitap karakteri olarak kalakalmışlar öyle samimiyetsiz.Sevmedim,sevemedim.Grange en sevdiğim yazar olmasa yarısına bile gelmeden bırakırdım kitabı kesinlikle.
Baskı: Şeytan Yemini
İlk kez okurken sıkıldığım tek Grange kitabıdır herhalde.Yani gereksiz yere çok uzundu kitap diye düşünüyorum;ama yine de en kötü Grange kitabı böyle olsun:)
Baskı: Cehennem (Robert Langdon, #4)
Kitap adeta Floransa gezi rehberi gibi.Floransa'ya dair ayrıntılı betimlemeler gözümde canlanmak şöyle dursun zihnimi yordu.Daha önce Melekler ve Şeytanlar kitabında da yazar Vatikan'a dair birçok betimleme ve ince detaylarla harmanlamıştı kitabı,ancak bu kitapta aynı vurucu etkiyi alamadım şahsen.Son 2 kitapta deyim yerindeyse "bir şeyler eksik".Bi olmamışlık var.Yine de kitap kendini okutuyor elbette ama işte bir aması var.Çünkü elimde Dan Brown'un bir solukta okuduğum ve gizem,macera anlamında çok da memnun kaldığım ilk 4 kitabı var.Hal böyle olunca bir Dan Brown kitabından da beklentim yüksek oluyor.İstanbul ayağına gelince,kitabın finali en sıkıldığım kısım olunca bende o beklediğim etkiyi bırakmadı ne yalan söyleyeyim.
Baskı: Sisle Gelen Yolcu
Okurken feci derecede sıktı beni bu kitap.Grange kitabı demeye bin şahit ister.Şeytan Yemini'nde de böyle sıkılmıştım.Öyle kalın kitap yazacağım diye kasmaya,lafı dolandırmaya ne lüzum var anlayamıyorum.Bir süre sonra okuyucunun da dikkati dağılıyor ve sıkılıyor haliyle.Sonu düzgün bir şekilde bağlansa belki bir nebze olsun mutlu olacaktım,ama o da yok.Ezcümle Grange hatırına okuduğum bir kitap oldu Sisle Gelen Yolcu.
Baskı: Uçurtma Avcısı
Bu kitabın hikayesi bir kere çok dokunaklı,ama öyle böyle değil ya delip geçiyor insanın yüreğini.Tek eleştirim kitabın tek renk olması.Sadece gri.Sadece dram.Keşke aralara başka renkler de serpiştirilseymiş demekten kendimi alamıyorum.
Baskı: Erken Kaybedenler
Çok içten bir dili var hikayelerin.Nasıl desem çok gerçekçi,çok bizden.Erkek çocuklarının dünyası o kadar güzel yansıtılmış,işlenmiş ki her bir hikayede.Favori hikayem kesinlikle Alçakgönüllü Arzular.İki kere okudum hatta. :)