incapita
@incapita

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Siyah Kadife
10/1026.05.2015

Baskı: Siyah Kadife

Siyah kadife ne demek dedim dedim durdum ne anlatmaya çalışmış derken derken kitabın ilk yarısında resmen üzerine siyah bir kadife örtülmüş gibi oldum. Tam olarak Emily içlendikçe ben içlendim o dertlendikçe ben dertlendim. Marcus un Emily e ilk zamanlar önyargının dibine vurmuş, sığ, algılarını tamamen kapatmış kendini sadece bir yasak çekimin etkisine almasına çok ama çok bozuldum. Sonra pat bir sürpriz..Sonra Marcus a bir sürpriz.. Derken yavaş yavaş gözlerinin açılmaya başlaması. Emily nin biraz daha kendine önem ve özen vermeye başlamasıyla üzerime örtülen siyah kadifenin ağırlığından tam çıkıyordum ki hoppala..polisiye mi oldu roman derken psikolojik gerilimle harman çorman olup aman nefes nefese bir mutlu sona ulaştım. Böyle de bir roman daha önce okuduysam ne olayım.Bu kadar heyecanlı bu kadar acıklı bu kadar sürprizli....Bir olay atlatılmışken başka bir olayın kucağına düştüm. Rita Hunter bu romanda beni çok şaşırttı. Daha önce püfür püfür romanlarının sonlarına doğru bir dram patlatırdı ama bu romanda dramın dibine vurmuş. Bu romanda da yine kalemine engel olamayıp bir iki eğlenceli sahnede yazmamış değil. :) Zaman zaman tam bir dramın kapısından içeri kahkahalar atarak girdiğim oldu benim :) Bilen bilir anacım. Okumadan geçilmez :)

Tatlı Düşman
9/1011.05.2015

Baskı: Tatlı Düşman

yazarın başka kitabı çıkarsa okurum

Oluruna Bırak
7/1011.05.2015

Baskı: Oluruna Bırak

sıkılmadım ama sıkılmaya çok yaklaştım... spoiler başlıyor..dikkat dikkat.... böyle dük mü olur...kısa boylu ama çok kaslı, milletin maskarası olmuş, kendine sosyetede kalacak yer bulsun diye , hepsini geçtim bir de gayrimeşru oğlu var hiç umurunda olmamış, pat bir anda kollarını açıveriyor bütün buzlar eriyiveriyor (gerçekten kollarını açıyor çocuk koşuyor kollarına) kısacası herşeye rağmen okudum çünkü Amerikalı kızımız eğlenceli bir tipti.. ha Amerikalı kızın en yakın arkadaşı romana nerede girdi niye girdi niye çıktı sonra nereye kayboldu valla pata küte ite kaka bir şey anlamadan bitti gitti roman..tavsiyem asla değildir.

Kapan
5/1011.05.2015

Baskı: Kapan

hayal kırıklığı...nerede o David Hunter serisi

Aşkın Kollarında
9/1006.05.2015

Baskı: Aşkın Kollarında

devam ederim eğer klüp kızlarının devamı gelirse

Sevginin Büyüsü
10/1004.05.2015

Baskı: Sevginin Büyüsü

Küçük bir kız çocuğu iken hissettiğim korkular, hüzünler, mutluluklar aklıma geldi her satırında.. Gerçekten ama gerçekten küçüklerden büyüklere hikaye tadında ya da tam tersi büyüklerden küçüklere hikaye olarak okunabilir bir kitap. İki türlü de dakikada 60-80 çarpma arasında değişen bir hızla dakikada 5-35 litre arası, günlük ise 9000 litre kanı vücuda pompalanan kanımı ısıtan bir kitap oldu. Uzun zamandır aradığı kitabı bulamayan, en sevdiği tarzları bile eksik bulan biri olarak CeeCee nin hikayesini okurken sanki hayatıma yeni bir başlangıç yapmış gibi hissettim. Kitapta beni en çok etkileyen şey ise "benim ateşimin" ne olduğu sorusuna bir cevap aramam gerektiği oldu. Bayan Odell, Oletta ve Tootie Teyze'lere benzer "Hayat Kitabıma" parmak basan tüm kadınları andım. 12 gün içinde çok satanlar listesine girmesine şaşırmadım çünkü kitap okuyan herkesin kitapların içinde aradığı bir şey vardır. Kimi kitapta vardır kimisinde yoktur. İşte o sihirli kitaplardan biri de bu kitap. Eminim okuyup sevmeyen kimse olmayacaktır. Teşekkürler İndigo...

Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
8/1026.11.2013

Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)

üçüncü kitap çevirideymiş sanırım..güzel haber...bir çırpıda bitirdim...

Köken (Lux, #4)
7/1026.11.2013

Baskı: Köken (Lux, #4)

nerede o ilk kitap... artık uzatmasın bitirsin...

Baskı: Unutulmaz Öpücük (Fairleigh Sisters #1)

baştan sona kalite akıyor kitaptan...eğer listenizdeyse hemen alın, eğer kitaplığınızdaysa hemen okuyun...

Baskı: Kayıp Dük (Two Dukes of Wyndham #1)

Bir Julia Quinn kitabı okuduğumu ilk sayfalarda neşeli, güneşli, havai cümlelerden anladım. Ortalara gelene kadar yer yer güldüm eğlendim. Kitabın sonlarına doğru "öffff baydı" demeye başladım... Genele baktığımda ise kesinlikle bu kitap bir ara dönem bir geçiş kitabı sanırım...Nereye geçiyor, nereden geçiyor bilemiyorum ama bu eğlenceli olsunlar diye bu kadar silik hatta karaktersiz karakterler yazılması beni resmen hayal kırıklığına uğrattı... Ne arkadaşlık, ne aşk, ne aile bu kitapta Julia Quinn in suyunun suyunun suyu yazmış sanki...Rezalete yakın, benden uzak olsun dediğim bir kitap...

Baskı: İntikam Ateşi (Ateş, #3)

çok fena bir yerde bitti...sinir oldum...barrons bu kitapta beni epey güldürdü...ikisi arasında geçen her şey çok eğlenceli...kitap çok eğlenceli...kitabı okurken sayfalar resmen yutuldu tarafımdan, her seferinde tekrar okuyacağım seni dedim durdum...ilk seferde kesmiyor ...okumayan kalmasın...ancak seriyi tamamlamadan okumaya başlarsanız sonlarda eziyet çekersiniz benden demesi..çok kritik yerlerde son yazmış yazar...

Baskı: Kaçak Yolcu (Malory-Anderson Family #3)

bayıldım diyemem ama güzeldi..o kadar kalabalık bir aile ve renkli karakterler ki, okurken kafamın içi dolup taştı resmen...kendinizi boş ve yalnız hissediyorsanız okuyun derim; çünkü onun gayrimeşru oğlu, onun yeğeni, bunun karısı derken akıyor...muhakkak okunmalı diyemem ama okunursa da pişman etmiyor...

Kan Ateşi (Ateş, #2)
10/1008.11.2013

Baskı: Kan Ateşi (Ateş, #2)

orjinalinden okuyun...

Baskı: Karanlık Ateş (Ateş, #1)

birşey söylememe gerek yok, okunması gereken bir seri eğer bu türü seviyorsanız...ingilizce bilenler orjinalini okumalı...

Baskı: Ayaklı Bela (Beautiful, #2)

Tatlı Belayı okumadım ve direk Ayaklı Belayı okudum...çok mu genç işi diye es geçmiştim. Büyük hataymış. Henüz okumayan varsa yetişkin, genç hiç farketmez muhakkak okuyun. Bana bu kitabı fazla genç işi diyerek tavsiye etmeyen herkese teessüf ederim. Bir erkeğin bakış açısını okumak çok keyifliydi. Kitabın sonu çok çok güzel.. Bir kaç yerde romantizmden dolayı bir kaç damla gözyaşı döktüm. Kesinlikle bu kitapla ilgili size itici gelen ne varsa bir yana bırakın ve muhakkak okuyun derim...

Baskı: Bir Beslemenin Günlüğü

çok ama çok güzeldi...kötü ve iyinin mücadelesi...özgürlüğün aslında belki sevilmek olduğu...bedenler köle iken ruhların sevgiyle özgürleştiği ama özgür beyaz adamın kendini nelere nelere köle kıldığı ve hem kendine hem herkese acılar yaşatması üzerine çokça gözyaşı döktüren bir kitap...

Baskı: Ateş Laneti (Gece Prensi, #1)

cat ve bones u açık ara solladı benim nazarımda...Frost bence en iyi kitabını yazmış, herşey ucu ucuna ekli, açıkta kalan hiçbir mantık hatası yapmamış bu sefer...Vlad için bişicikler demiyorum, o ne be diyorum sadece :)

Baskı: Gizemli Aşık (Rogues of Regent Street, #4)

Caleb ve Sophia ikiside gerçekten toplumun dışına itilmiş, bundan büyük sıkıntı duyan ancak sevgi dolu iki kişilik ve özgürlüğü birbirlerinin aşkında buluyorlar.. Sophia gerçekten çok hoş, çok tatlı, çok gerçek bir karakterdi.. Caleb son derece yakışıklı ancak alıştığımız erkek karakterler gibi ketum değil, aksine duygularını ortaya koyan, yargılamayan, sevecen bir karakterdi... Kesinlikle çok sevdim bu kitabı.. sonunda biraz hüzülendim ama spoiler olmaması için söyleyemiyorum...

Baskı: Mezarların Çağrısı(David Hunter, #4)

süper..süper...süper....eşimin aldığı sen oku sonra bende okurum dediği kitap...güzel seçim yapmış..yazarın şimdi diğer bir kitabı elimde...

Baskı: Kar Melekleri (Dedektif Kari Vaara, #1)

Finladiya ve Finlililer hakkında arada serpiştirdiği bilgiler ülkeye ve insanlara merak uyandırsa bile kitabın konusu o kadar merak uyandırmadı...yüzeyden giden bir soruşturma gibi gözükse bile herkes şüpheliydi...bu bana uyar..ama bana uymayan sonunda sonunu bağlamak için epey saçmalandığı ve ne yazık ki aceleye gelen bir son olduğu...basit bir anlatım..cinayetin işleniş biçimi ve kurbanın kapakta da kullanılan görüntüsü çok ama çok sık tekrar tekrar anlatılmış ve ya tamam çok vahşi bir cinayet dedirten ve bıktıran bir yazar..yazar hakkında ya manyağın teki ya da bu kadar canavarca işlenmiş bir suçu çizdiği için kendine hayran ve senin beynine de bu hayranlığı kazımak istiyor diye düşündürdü...çok beğenmedim...

Baskı: Nemesis (Harry Hole, #4)

en başlarda polisiye sevgimi sınayan, neredeyse yarım bırakacağım ama daha sonra çözdüm ben çok kolaymış dedirten ve olaylara daldıran, sonra ortaya çıkan bir sürü şeyle çözdüm demişken aslında çözemediğini anlata, sonuna bakmak için can attığın ve en sonunda beyninin bir köşesinde aslında cevabı sana vermiş olduğunu ama üstüne sis gibi örrttüğünü farkettiğin bir kitap..Çok beğenmedim ama polisiye severseniz seversiniz :)

Baskı: Mürekkep İzi (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #3)

keşke daha fazla yıldız olsaydı...Üstad Hugh karakterine bayılıyorum....kütüphanemde yıllar boyunca tekrar tekrar okusam bıkmayacağım bir karakter...ki ben iki kez okuyamayan biriyim bir kitabı çok sevsemde....yayınevi sağolsun fazla bekletmeden çıkarıyor ama keşke her ay çıkarsalar...:))))))

Baskı: Aşkın Baharına Uyanmak

okunur..sevilir...

ÖncekiSayfa 1 / 5Sonraki