
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Rehine
SÜMEYYE AKARÇAY // REHİNE bitti. Bi durun ağlayıp geleceğim,ne çabuk bitti! Doymadım ben banane banane... Şakası bi yana MÜTHİŞTİ ! Bi kere dili süperdi,akıcıydı, anlamayı zorlaştıracak unsurlar yoktu. Anlayacağınız su gibi akıp geçti. Konu zaten muntazamdı. Karakterler hakkında yorum yapmama gerek var mı ? Hepsi iyiydi -laf aramızda çoğu mükemmeldi. :):) - .Pis Gülşah bile konuya tam uymuştu yani.Bunlardan başka söylemek istediğim son bir şey daha var ve sonra konuya giriş yapacağım. Sevgili Sümeyye, Hayriye Özaslan'a yaptığın,ona kitabında yer vermiş olman mükemmel bir şey. Herkes biliyor ki Hayriye ablam her kitapta,her yerde var ama bunu senin kitabında görmek ayrı bi gurur verici. Ne diyor biliyor musun insan? İşte bizim yazarımız. İşte bizim yazarımız bu. Ayrıca teşekkür ediyorum sana bu güzel davranışından dolayı. Neyse konuya gelecek olursak ; Bir adam Baran'a bir kızı kaçırmasını ister. Tabii Baran önce kabul etmez ama adama borçludur. Ödemek için kaçırması lazım. Neyse kaçırdım derken geçen zamanlar duyguları belli eder. Esma ve Baran'ın duyguları açığa çıkar. Ama kaçırılan Esma'nın gitme vaktidir. Kaçırmasını emrettiği kişi şimdide geri dönmesini emretmektedir. Gideceği andan itibaren sorunlar rahat bırakmaz ve Esma,Baran'ın nişanlı olduğunu öğrenir. Ve öğrendiği an dünyası başına yıkılır. Öğrenmeden önce Baran'ı nasıl bırakıp eve döneceğini düşünürken öğrendikten sonra... Baran, Esma'nın peşini bırakmayacaktır ki bunu Esma da biliyor. Bi yandanda istemiyor Esma. Sonuçta kandırılmış hissediyor. Esma'nın babasının şirketine ortak olan Baran ile bildiği bir şey vardır: Artık uzak durmak imkansız. Çünkü İŞ ilişkisi vardır.. :) İnişli çıkışlı mükemmel bir roman sizi bekliyor <3 Ve bir alıntı ; ''Neden öyle bakıyorsunuz?'' Soru karşısında kendine gelen Esma,hemen gözlerini kırpıştırdı. Düşüncelerini bir kenara bırakarak sırtını dikleştirdi.Adamın onunla alay etmesine izin vermeyecekti. Hele neden güldüğünü de anlamamışken. ''Yüzünüzü ezberlemeye çalışıyorum.Buradan kurtulunca,polislere robot resminizi çizdirirken sorun çıkarmak istemem. ''
Baskı: Mirasyedi (Windham, #1)
Bir hevesle alıp başlamıştım ama pek beğendim diyemeyeceğim. Çeviriden mi kaynaklı yoksa yazarın kendi orjinal cümlelerinden mi kaynaklı inanın bilmiyorum. - Kitabın adı benden eksi puan aldı...Mirasyesi hiç mi hiç uygun değildi. -İsmini aklımdan çıkardım fakat bazı yerlerde anlam karmaşası vardı. Tıpkı kilitli olan kapıda aniden birinin belirmesi gibi... -Hazlit'imiz bir yerde '' Evli statüsünden pek hoşlanmıyorum,bekar olmak daha iyi gibisinden bir şeyler diyor daha sonra ileriki sayfalarda izin verirseniz ailem ve çocuklarımla ilgilenmek istiyorum diyor...Hadi bu duruma dedim ki belki çocuklar gayrimeşrudur falan... Neyse çok vasat demiyorum fakat beklentilerimi karşılamadı. Konu itibariyle güzeldi hoştu ama... Neyse konuya gelelim; Kont, oda hizmetçisi Morgan'a yardım ederken Anna bunu görüyor ve kızı rahatsız ettiğini sanıp Kont'un başına vuruyor. Sonra Kont'un kötü niyeti olmadığını aslında Morgan'a yardım ettiğini öğreniyor. Anna bir kahya ama maşallah her işle uğraşıyor,zor durumda kaldığı için Kontu giydiriyor bile. Anna'nın ve Morgan'ın sırları var. Kimseye anlatamadığı... Ama sırları olduğunu ilk Dev anlıyor. Kont'un kardeşi. Daha sonra sırlar ortaya dökülüyor,ve zor durumlar yaşanıyor. Kitap bence o sırlar ortaya dökülürken azda olsa heyecanlı bir hal alıyor. Dediğim gibi vasat olarak nitelendiremem,asla. Ama benim fikrim,beklentilerimden çok düşük olduğu yönünde. Elbette sevenleriniz hatta okumamış ama okusa sevecek kişilerde vardır,saygı duyarım ama üzgünüm,ben pek beğenmedim. :)
Baskı: Bana Bir Söz Yeter
Lında Francıs Lee- Bana Bir Söz Yeter Kesinliklee herkese tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Alırken önce dedim hiç yorum okumadım acaba nasıldır bi tereddüt ettim ama okuyunca iyi ki almışım dedim. :) Konuya gelecek olursak ; Kitap öncelikle bir test ile başlıyor. Ve Chloe bu testte başarısız oluyor. Ki o testi görseniz gül gül ölürsünüz. Neyse,aslında o test hayatını değiştiriyor. Neyse Chloe bir geceye davetli ve geceye giderken rüzgar yüzünden otele girmeden düşer ve bir adam onu kurtarır. Chloe ve diğer 2 arkadaşı KTEX TV de üst düzey çalışandır. Ve KTEX TV borç içindedir. Julia, borçtan kurtulmak için Treyden yardım ister. Bir toplantı zaman Chloe salona girer girmez adamı görür. Adamdan kaçtığı günü hatırlayınca kendini saklamak ister ama toplantıya girmesi de şarttı. Adamı tanımıyor gibi yapar. Daha sonra aslında Trey'in Trey olmadığı anlaşılır. Bi bakıma iyi de olmuştur. Eğlenceli, çok akıcı süper bir kitaptı. Kesinlikle alıp okuyun derim asla pişman olmazsınız. Not : Sanırım kapağı beğenen bir ben varım :)) Ve ve bir alıntı ; ''Kadınlar her zaman duygusal bir erkek istediklerini söylerler. Belki de ağlamalısın. '' Sterling birasını içerken neredeyse boğuluyordu. 'Kimsenin önünde ağlamayacağım. '' Ben'in yüz ifadesi,yenilgiyi kabullendiğini ortaya koydu.Bu bakışlar,Sterling'in ona başarısız olduğundan yakınmaması gerektiğini kelimelerden çok daha iyi anlatıyordu. ''Öyleyse sadece üzgün görün,'' diye yol gössterdi Ben. ''Ona beş yaşındayken oyuncak ayını nasıl kaybettiğinin uzun hikayesini anlat. '' ''Hiç oyuncak ayım olmadı ki. '' ''Konumuz bu değil. '' ''Yalana teşvik ediyorsun. ''
Baskı: Seviyor Sevmiyor
Seviyor,Sevmiyor okunduu ve büyük bir keyifle bitti <3 Öncelikle mükeeemmeldii. Okudukça keyiflendi,keyiflendikçe güldürdü. Tamam itiraf ; bazı yerlerde sinirlenmedi değilim. :)) İlk kitaptan bildiğimiz Jenna&Gage yi ele alıyor. Yani tamam diğer karakterlerde geçiyor fakat ilk kitapta nasıl Ronnie&Dylan çoğu zaman geçiyorsa bu kitapta da Jenna ve Gage geçiyor. Konuya gelirsek ; Jenna eski kocası Gage ile boşanmış aradan 1.5 sene geçtiği halde acısı elbette dinmemiş ikisindede. Daha sonra kızlar partisinde diyeyim Jenna,Ronnie,Grace bir plan yapar. Gage'yi tuzağa düşürme planı. Jenna ile Gage çocuk yapma yüzünden boşanmışlardı. Jenna,istediğini almak için plana tamam der ve harekete geçer. O planı okuyup görün tabii ki. :) Ve ve ve ve, ÇIKRIK. Charlotte Teyze,yine yaptı yapacağını. O çıkrığı ben istiyorum !!! Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim Charlotte karakterine bayılıyoruum.. Benim teyzem olsana diyesim geliyor :))) 3.kitabı merakla bekliyorum.Bakalım bu çıkrık bu sefer ne yapacak <3 <3 Ve bir alıntı Jenna dizlerini göğsüne çekip başını alacalı renkli eteğine gömerken, ''Aman Tanrım, ben arızalı bir tipim! '' diye feryat etti. ''Tatlım,'' dedi Grace, gayet düzgün bir tonda. Dip dibe durup birbirlerine dokunacak kadar yaklaşarak, ''Hepimiz hasarlıyız. Hepimizin de acılarını koyduğu bir bavulu var. Ama sen, bu bavulu toparlayıp bir dolaba kaldırmak yerine, acılarını hala sıcak tutuyor, yaralarının kabul bağlanmasına fırsat vermiyorsun. Bavulun içindekileri her yere saçalayıp duruyorsun. '
Baskı: Yaban Avı
Yaban Avı bitti. Aslında fantastik bir kitap olduğu gibi cinayet romanıydı da...Sonuçta bir seri katil (!) var kitapta. Olay, Joanne Walker'ın uçaktan bir kadının kaçışını arkasından da bir adamın ve köpeklerin gidişini gördüğünde başladı. Uçaktan iner inmez bir taksi tutup olayın geçtiği yeri tarif eder. Taksici Gary bu olaylar başladıktan sonra hep yanında olur Joanne'nin. Neyse olay yerine gelip,kadını bulduklarında adının Marie olduğunu ve onun aslında banshee olduğu açığa çıkar. Neyse Marie,Gary ve Joanne bir lokantaya giderler ve oraya Cernunnos gelir. Cernunnos,yaban avı lideri,eski bir kelt tanrısıdır. Aslında iki önemli kişi var. Cernunnos ve onun oğlu Herne.. Lokantaya Cernunnos geldiğinde Joanne zor anlar geçirir,ölümden döner. Ama bu şekilde bir kaç şeyi anlamaya başlar...Yaşamayı seçer Joanne. Ve daha bir çok olay olay... Fantastik & Cinayet karışımı bir roman. Bence ağzınıza layık bir romandı. Okuyun derim ;)
Baskı: Aşkın Rengi Kurdele Pembesi
Aşkın Rengi Kurdele Pembesi dün gece bitti. Sanırım bende yeri çok büyük olacak bu kitabın.İnsana yaşamayı sevdiren,aşkı sevdiren bir kitaptı. Konuya giriş yapacak olursak, iki kanser hastasınınz önce birbirine refakatçi oluşunu, daha sonrada bunun aşka dönüşünü anlatıyor. Tanışmaları,çarpışma yolu ile oluşuyor. Çarpıştıkları vakit, erkek kadının menekşe rengi gözüne bakakalıyor. Kader bu ya,yolları elbet kesişecek derken kadın erkeğin erkekte kadının kanser olduğunu öğreniyor bir şekilde. Kadın göğüs kanseri. Ve adam da göğüs kanseri. Hiç erkek olur muymuş derseniz sık rastlanan bir şey değildir ama evet erkekte göğüs kanseri olur. Neyse adam ilk gördüğü an tanır ya o menekşe gözleri. Daha sonra kemoterapi sıralarında refakatçilik ederler birbirlerine. Ve aşk kaçınılmazdır... -- Aslına bakarsanız tabiri caizse kanser süreci dolu dolu geçer onlara. Adam,kemoterapi sıralarında film,hikaye anlatırken tüm hastalar dinlemeye başlar. Hata doktorlar bile. Hemşireler ilk defa böyle bir şey olduğunu görür. --Bu kitap bana yaşamayı anlattı. Ne de güzel anlattı.Eğer okuyabilme fırsatınız var ise,herkese önerebileceğim bir kitap. Ve bir alıntı ; Kutuyu alıp açtığında herkes pırlanta yüzük beklerken yerine bir pusula çıkınca gruptan topluca bir 'Aaa' sesi yükseldi. Kadın iyice şaşırmış,elindeki pusulaya bakıyordu. ' Ne ömür adamsın,pırlanta yüzük olacak be kardeşim.'' ''Kadıncağız ucuza gidiyor. '' ''Bu tam ona göre değil mi arkadaşlar? '' yorumlarına, -Hepiniz fena halde yanıldınız. Bir defa bu pusula yürmi dört ayar altın,özel yapım;yani hiç de ucuza gitmiyor. Niye yüzük değil pusula? Çünkü bu pusulayla hayatımızın gideceği yönü ona bırakıyorum,deyince gruptan bu kez 'Ooo' sesleri yükseldi..
Baskı: Vahşi Adalet
Vahşi Adalet dün gece bitti. Öncelikle gerilim sevenler kesinlikle okusun derim. Çok başarılı, çok iyi bir kitaptı. Öncelikle olay bir dağ evinden çıkan kafalarla ve ev yakınında bulunan mezardanki cesetlerden çıkar. Daha sonra o cesetler için yargılanan kişi kefaletten serbest kalır ve bir gün esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolur. Ve 4 sene... CERRAH,geri döndü... Metod aynı. Peki şimdi ki kurbanları kimler ? Ya cerrahın ilk kurbanları kimdi ? Peki bu sefer kumpas kime kuruldu ? Cardoni davasında Bay Jaffe avukatken bu sefer kızı Amanda avukattır. Ve bir anda olayların içinde bulur kendini. Hani böyle tip kitaplarda kafa karıştırılır ya ilk başta. Sonra sonlara doğru her şey yerine oturur içinden ' nasıl düşünemedim tabii ya' dersin. İşte bu kitap tam öyle demelik. Ve bu da o kitabı çok başarılı yapıyor. Bu tür kitap sevenler,hatta sevmeyenler bile okusun diyorum. Kaçırılmayacak derece güzel,gizemli. Ve yazarın Ve alıntı ; '' Bir insanın elinde yirmi yedi tane kemik vardır. Bu da sana korkunç acılar çektirmek için yirmi yedi seçeneğim olduğu anlamına gelir. '
Baskı: Bana Aşkı Anlatır Mısın?
Bana Aşkı Anlatır Mısın? dün gece bitti.. Aslında beklentimden yüksek bir kitaptı.Okurken yeri geldiğinde duygulandığım,gözlerimin dolduğu yerler vardı. Örneğin Mustafa.. Neyse konu, Mert'in Melek ile karşılaşmasıyla başlıyor. Ve Mert, şair. Yani yanından eksik olmayan iki şey var kağıdı ve kalemi.. Ayrıca Melek, yetiştirme yurdunda büyümüş,ailesinden çok küçükken ayrılmıştı. Kendi emeği ile öğretmen olmuştu. Yine her zamanki yerlerinde otururken Melek, Mert'in kendisini anlatmasını istemişti.. İşte o vakit bazı şeyler değişmiş. İkisine de şehir dar gelmişti.. Melek, Trabzona tayin istemiş, Mert ise memleketine gitmişti... Taa ki özlem ağır basana kadar ayrılmışlardı. Daha sonlar olanlar olmuştu... Mert'in gerçeklerini okuyarak öğrenin... Ve şiirlerini... Şiirle desteklenmiş bir kitaptı. Ayrıca size bir kaç alıntı yazacağım. '' Sen sen ol,sevdiğini kaybetme...Kimi,neyi seviyorsan ona sahip çık. Sediğini kaybetmenin acısı,yaşamadan anlaşılmıyor. Ne kadar yanlışta yapsa,gönlün kırılması başka sevgi başkadır,gönül ondan vazgeçmeden ayrılırsan o zaman ayrılık azap veriyor insana. ''
Baskı: Körkütük - Bir Aşkın Hikayesi
Bitti... Nasıl desem okuduğum kitaplardan farklıydı. Bambaşka bir tad...Kitabımın arasında küçük renkli kağıtlar.. Körkütük- Bir Aşkın Hikayesi. Adından belli AŞK. Fakat başka bir şey de vardı bu kitapta,psikoloji.. Konuya gelelim. Mina,bir kafe işleten,mutlu bir evliliği olan kadın. Ve bir adam işlettiği kafe de aniden karşısına çıkan,onu bakan adam.Haluk. Aslında her şey farklı. Mina'nın istediği,Haluk'un istediği. Ve Mina evli. Mina'nın saplantılı aşkı, Halukla inişli çıkışlı ilişkisi süresince hayatına giren Sinan. Ne olursa olsun,kimle olursa olsun çıkaramadığı Haluk'u tam da elde ettim derken olanlar... Dediğim gibi değişik Aşk-Psikoloji karışık bir roman. Okurken Minaya bol bol sinirlendiğim,onu anlamadığım bir romandı. Okumalı mıyım derseniz eğer bu tür yani aşk ve psikoloji karışımı severseniz okuyun derim...
Baskı: Pamuk Şeker
Aa nasıl biter ya? Tam da yerinde bitti yani! Öncelikle çook merak ettiğim kitaptı elime ulaşır ulaşmaz başladım. Başladım başlamasına da çabuk bitti yahu :( Neyseki 2.kitapta telafi edeceğim sözü almıştım yazarımızdan. Konuya gelecek olursak bizim Yaseminciğimizin aşk hayatını anlatıyor. Ama nasıl bir aşktır bu. :)) Çok güldüm,kahkahalar attım, bazende çok kızdım. Ama delidolu geçen bir kitaptı. Yasemin'i anlatayım size 30 yaşında, iyi bi işi var--, hatta sevdiği biri de var. Fakat sorunlar ortaya çıkıyor bi süre sonra tabii ki. Tam her şey kötüye giderken tataaaaaam. Erhan <3 Bizim o kaba,sert erkeğimiz neye dönüşüyor ? Sinem abla sana sesleniyorum ne olur beni kavuştur Erhan'ıma en kısa zamanda.. :) Çok güzel bir kitaptı. Herkese öneririm arkadaşlar,kesinlikle alın ve okuyun..
Baskı: Mutluluk (Sequel, #3)
Bitmez olaydıı. Sabahtan beri elimde ama öyle bir şey ki 576 sayfayı soluksuz okudum.Allah'ım niye biter ya? Daha yeni başlamıştım ben,hemen nasıl biter? :/ Harikaydı. AH ne güzeldi.. Hem ağladım hemde kıkır kıkır güldüm resmen. Ah Elizabeth ahh. Ne var şu Judith kızları yargısız infaz yapmasaa. Gerçi erkeklerindede bol bu davranış. Neyse onlar öyle yapmasa bu kadar tad alınmaz değil mi kitaplarından. :) Kısacası çok ama çok beğendim..Teşekkürler Kitap Dünyası. :) Alıntı ; ''Yalancı tanıkları Kral'ın nasıl cezalandırdığını biliyor musunuz?Hücre hapsine mahkum edilir ve hayatlarının geri kalanını karanlık,kasvetli bir hücrede geçirirler. Böyle bir cezaya çarptırılmak ister misiniz?'' Elizabeth '' İyi bir şey olmadığı anlaşılıyor'' dedi. '' Giysilerimi ve mücevherlerimi yanıma alabilir miyim?'' Tavandan aşağı sarkan kristal avizeler kahkahalarla sarsılıyordu. ''Hayır alamazsınız.'' '' O zaman iyi ki yalan söylememişim.''
Baskı: Aşık Cadı (Kış Üçlemesi 2)
Okundu ve de bitti. Çeviri kötü dendi ama ben niye öyle hissetmedim bilmiyorum. Bana gayet akıcı,gayet güzel geldi. Hatta bayıldıııııııım. Ciddi anlamda bi çok iskoç romanından güzeldi. Öncelikle konu Mairin'in Cameron'un eline düşmesiyle başlıyor...Daha sonra bi çocukla karşılaşması tüm hayatını değiştiriyor. Ah Ewan ahh <3 Tüm iskoçlardan farklıydın. Tamam güçlüydün,emir vermeye alışıktın,karını sevdin falan filan ama okuduğum tüm iskoçlardan farkı şuydu normalde ' seni seviyorum ' u duymak için kız tarafı perişan olurken bunda Ewan bekliyordu sabırsızlıkla demesini. Çok ama çok güzeldi. Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bilmiyorum yani bana çevirisi gayet güzel geldi. Hatta favorilerime girdi. Koridor yayınları beni şaşırtmadı. Ve uzun süredir iskoç özlemimi çok güzel bastırdı..
Baskı: Boş Yere Süslenme (Charlize Edwards Serisi 1)
Boş yere Süslenme bitti. Güzeldi,komikti. Gülmek için birebir ve o alıntılar ah doğru çok doğru :D Karakterler çok ama çok hoştu. Charlie,Allahım ne komedisin sen Drew : Canım yaa :D kitaptaki en sevdiğim karakter. Jordan : Eh idare edersin :D Gece gece iyi güldürdü beni sağolsunlar. ‘’Asla telefon başında bekleme.’’ Bir sürü güzel alıntı vardı sağolsun ve hani cidden komikti. Eh önerilir… :)
Baskı: Jane Eyre
Yıllar Sonra Gelen Mutluluk Jane Eyre bitti. İtiraf etmeliyim hep klasikleri sıkıcı bilirdim. Bazıları hariç. Bu bazılarına kesinlikle bu kitapta dahil. Nutkum tutuldu okurken. Aşk,üzüntü,acıma,nefret her şeyi bulabileceğiniz bir kitap… Öncelikle Jane Eyre’nin çocukluğundan başlıyor olay. Dayısının ölmesiyle yengesinin eline kalıyor ve pek iyi çocukluk geçiremiyor.Daha sonra bir okula gidiyor. Orda 8 yıl kalıyor. Ve bi süre sonra öğretmen olarak kalıyor..Bi süre sonra ilan verip bi evde çalışmaya başlıyor. O andan itibaren olaylar gelişiyor. Ve patronuna aşık oluyor… Okuduğum en güzel aşk hikayesiydi diyebilirim. Ve de bi kızın ayakta durma hikayesi.. Kesinlikle,kesinlikle,kesinlikle okuyun. Ben çok beğendim.
Baskı: Seninim (The Brand Clan Serisi, #1)
Seninim bitti. Güzeldi akıcıydı. Konumu Lena’nın işleriyle başlıyor. Büyükbabasının bakımevinin ücretini karşılamak için 2 iş yapmaya ihtiyacı vardır. Gündüzleri iş kadını geceleri ise eskortluk yapmaktadır. Her şey Roderick’in eskortluğunu yapmasıyla başladı. Özel parti için kiralandığında oluşan akım engellenemeyecekti… Ve artık bazı şeylerin vakti gelmişti. Aşk gibi… Daha sonra Roderick, Lenaya bir teklifle gelir. Ve Lena bu teklife hayır deme cüretini gösterse bile diyemeyeceğinin farkında…Daha doğrusu dese bile bi şekilde evet demesi gerekiyor… Roderick’in babasıyla tanışma faslı çok komikti… Gerçi komik olan tarafları saymakla bitmez…Bir alıntı vereyim ; Roderick’in kendisi için endişelenmesinden etkilenmiş de olsa,Lena kendini patronunun acemi şöförünü savunmak zorunda hissetti. ‘’Alınma ama birkaç Chicago’lunun kötü araba kullanması onun hatası değil.’’ ‘’ Alınmıyorum.’’ Roderick gülümsüyordu. ‘’ Sen sanki Chicago’lu değil misin?’’ Lena bir an tereddüt etti ama sonra dürüstçe cevap verdi. ‘’ Hayır değilim.’’ ‘’Nereli olduğunu sormaya iznim var mı ?’’ ‘’ Sorabilirsin.Bu cevap vereceğim anlamına gelmiyor. ‘’ ‘’Yine de deneyeceğim. Nerelisin?’’ ‘’Transilvanya.’’
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
Tanrıça bitti. Öncelikle ilk söyleyeceğim SAKIN SONUNU OKUMAYIN. EN AZINDAN KİTAPTAN TAD ALMAK İSTİYORSANIZ. BENDEN DEMESİ. Neyse, Büyük bi iştahla okundu.Gerçekten çok iyi kurgulanmış ve anlatımı sıkmayan türdendi. Akıcı bi anlatımıyla kaçıncı sayfada olduğumu görmüyordum bile ve ne zaman gözüm sayfa sayısına kaçsa bendeki tepki ‘ e yok artık ne zaman geldim buraya. ‘ Yazar,öyle bir şekilde yazmış ki resmen her şey planlı,ileriyi bile tüm planıyla düşünmüş. Kate’nin Eden’e gidişiyle tüm oyunun başlaması,aslında hiçbir şeyin rastlantı olmadığı… Mükemmeldi. Öncelikle konu Kate’mizin annesinin son günlerini yaşamasıyla başlıyor ve bu yüzden Eden’e geliyorlar… Ondan sonra olaylar karışıyor ve doğru bildikleri ya da tanıdıkları aslında tanımadıkları oluyor garip bi şekilde… Her şey planlı programlı… Ve güzel bir roman sizi bekliyor. Kate’nin testi ne olacak ? Hadi başarısız olursa… Ya Henry ? Ona ne olacak? Tüm sorular için romanı hemencecik alın okuyun derim…çünkü çok güzeldi.. Ve ve ve Ava diyorum başka bir şey demiyorum ♥ Ve bir alıntı ; ''Devam edelim mi? Altıncı elin şanslı olduğunu duymuştum.'' Gözlerimi devirdim. '' Cehennem buz tuttuğunda belki kazanırsın.'' Bir kaşını kaldırdı. '' Sanırım bunu ayarlayabilirim
Baskı: Dönence (Alex & Fiona, #2)
DÖNENCE bitti. Aslında ilk başlarda eyvah sıkılacam mı demiştim ama 80lerden sonra heyecanlanmaya başladı kitap. Aşk,macera derken sürüklendim gittim diyebilirim. İlk kitaptan uzun bir süre sonra okudum bu kitabı ama keşke hemen ardından okusaydım dedim. Öncelikle bu kitapta Alex ve Fiona evleniyor ve bir bebekleri olacak. İsabella...Aslında bebeğin olması çok sürpriz bir şey. Çünkü ilk kitabı okuyanla bilir. Alex vampir ama Fiona Kurt... Düğün gecesinden sonra Alex kaçırılıyor ve Fiona telaşlanıyor. Kaçıranın kim olduğunu bilmiyor ama bilen birisi var. Doktor Samantha. Daha sonra Fiona Alex'in peşine düşüyor ve sürprizler böyle devam ediyor. Ve kitabın en son cümleysiyle beni merak içinde bırakıyor. Kitap öyle bi yerde bitti ki yanii diyecek bi lafım yok... Kitap hem Alex'in hem Fionanın ağzından anlatılmış. Bence güzelde olmuş. Sıkılmadan okudum.Umarım yeni kitabı hemen görürüz. Çünkü yazarın sıkmayan bir anlatımı var. Ve de çok eğlenceli... Bir alıntı. Çok gülmüştüm burada; Diane minibüsü getirdi. Evet,beyaz bir minibüsle vampir avlamaya gidiyorduk. Eğer, '' Her nerdeyseniz ortaya çıkın! '' diye bağırsaydık bile bu kadar açık bir hedef olamazdık.