rare
@rare

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

"Eve nasıl gelmiş, ne zaman alınmış" diye kitapların arasında bulup düşünmeye başlamışken, saçma bir şekilde gündeme gelmesini de bahane ederek ilk defa okumuş bulundum. Din mi, 5 yaşındaki çocuğun argosu mu rahatsız etti milleti tam çözemedim ama, küçükken okumadığıma üzüldüm. Kitabın içinde insanın olduğunu göremeyenleri görmek daha da üzdü. Bu kitabı sevenlere İtalyanların meşhur filmi "Nuovo Cinema Paradiso"yu da tavsiye ederim.

Masumiyet Müzesi
9/1006.01.2013

Baskı: Masumiyet Müzesi

"Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer..." diye başlar Melih Cevdet, Raziye romanında. Pamuk da en az onun kadar vurucu bir cümleyle başlamış bence. Bu romanda Orhan Pamuk'un içine Selim İleri kaçmış. Klasik Nişantaşı roman evreni yine merkezde, atmosfer şahane yaratılmış. Kurguda ise özellikle 8 yıllık dönemin tema tema anlatıldığı bölümlerde kronolojik olarak sürekli başa dönülmesi epey yoruyor. Doğu-batı kimlik mevzusuna "Türk yapımı çakma Fransız çanta" metaforuyla şık bir şekilde değiniliyor. Başta kadın-erkek olmak üzere, insan ilişkileri hakkında düşünmeye sevk ediyor sık sık. Bir de kitabın 540. sayfasında olan olayı sitedeki karakterlerin tanımında 2. cümlede uyarı koymadan (spoiler ibarelerini sonradan ben ekledim) yazan arkadaşın da alacağı olsun, tadını epey kaçırdı. Bu arada Kara Kitap'ı okumayan kişileri de ben buradan uyarayım: Masumiyet Müzesi'nde Kara Kitap'la ilgili fena spoiler var.

Fahim Bey ve Biz
9/1002.01.2013

Baskı: Fahim Bey ve Biz

Kıyıda köşede kalmış bir hazine daha. Kulaktan dolma ve gözlemlere dayalı, nevi şahsına münhasır Fahim Bey'in hikayesi gerçekten dikkate değer. Romanın dilinin güncel olmaması okurken sıkıntı yaratıp cümlelere tam vakıf olma imkanını kısıtlıyor olsa da oldukça keyif veriyor. Özellikle sonlara doğru; zaman, değişim, yaşlılık ve benlik algısıyla ilgili olan bölümler çok çok güzeldi.

Kitab-ül Hiyel
7/1029.12.2012

Baskı: Kitab-ül Hiyel

Özellikle mühendislerin keyif alacağını düşündüğüm, kara mizahı bol, erotizmi had safhada bir hayal ve hiyel kitabı.

Baskı: Yedi Derste Vicdan Muhasebesi

Hikayelerin bu kez vicdan muhasebesi, iç hesaplaşma ekseninde seyrettiği, biraz da asabi hikayeler.

Kar Kokusu
8/1018.12.2012

Baskı: Kar Kokusu

Soğuk savaşın son demlerinde MİT, KGB, TKP ilişkilerinin, bunların kendi iç çatışmalarının Rusya'nın karlı atmosferinde polisiye olarak aktarılması çok başarılı olmuş. Sonları hariç sürükleyici, soğuğu hissettiren bir roman.

Kar
6/1011.12.2012

Baskı: Kar

"Kars", "Kar", "Kara", "Kara Kitap", "Ka", "K" gibi kelime oyunları ile birlikte Orhan Pamuk'un önceki romanlarında sık kullanıp doğu-batı çatışması üzerinden yorumladığı kimlik temasına ek olarak 28 Şubat fantazisiyle yoğurduğu; kimi yerleri vurucu olsa da aslında romanın içinde geçen tiyatro oyunlarındaki karikatüristik yapıdan öteye geçemeyen karakterleriyle zayıf kalan bir romanı olmuş kanımca. Uzun cümle için affola.

Puslu Kıtalar Atlası
10/1022.11.2012

Baskı: Puslu Kıtalar Atlası

Hayalgücü yüksek, Red kit ve Asteriks'te bulunan mizahın benzeriyle kurgulanmış, enfes bir roman.

Rum Memet
7/1013.11.2012

Baskı: Rum Memet

Kimi kurgu, kimi anı (belki de hepsi kurgu, hepsi anı) hikayelerden oluşan bu kitapta her türlü ruh halini bulmak mümkün. Ama ben yine de en çok anıların (hayali anılar da olabilir) olduğu bölümleri sevdim.

Baskı: Benim Adım Kırmızı

Pamuk'un önceki romanlarındaki kimlik,üslup temalarını Faulknervari bir şekilde karakterlerinden okuyucuya sıkmadan ulaştıran; bunu da polisiye yönünü kullanarak büyük ölçüde başaran bir romanı. Önceki yazdıklarına nazaran erotizm sosu epey artmış.

Baskı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Kalbi de dizi kadar yaralı gencin hayat mücadelesi. Betimlemeler fevkalade.

Baskı: Çıplak Ayaklıydı Gece

12 Eylül'e soldan bakan, çoğu trajik hikayeler. Ahmet Ümit'in yazım dili etkileyici.

Kör Baykuş
9/1004.10.2012

Baskı: Kör Baykuş

Zamandan ve mekandan soyut, şizofrenik, afyonu bol, ama özellikle İran edebiyatının cevherlerinden. Bir kez okumak yetmeyebilir.

Lizbon'a Gece Treni
8/1003.10.2012

Baskı: Lizbon'a Gece Treni

"Kitap içinde kitap", "kayıp insan", "bireyin kendi benliğini sorgulaması" , "yakın siyasi tarih", "seyahat" temalarıyla Orhan Pamuk'un Kara Kitap ve Yeni Hayat'ını andıran, ama özellikle felsefi bölümü cezbeden, okunması gereken bir kitap.

Ev Sahibesi
7/1014.09.2012

Baskı: Ev Sahibesi

Biri uzun, toplum dört öyküden oluşan, çoğunlukla kiracıların hikayeleri. Özellikle karşılıklı mektuplaşmanın olduğu öykü güzeldi bence.

Baskı: Dört Köşeli Üçgen

1957'de yazılıp ilk kez 1985'te yayınlanmış bu roman, toplumu, entelektüel kesimi hikayeler içinde ortaya çıkan paradokslarla bir güzel kalaylarken; günümüzde neredeyse troll olarak niteleyebileceğimiz baş karakterinin ağzından gözlemciliğe bir güzelleme sunuyor. Melih Cevdet Anday romanlarını sevenlere tavsiye ederim.

Gecede
7/1005.09.2012

Baskı: Gecede

1968'de yazılmış, çağının çok ötesinde bir kitap. Yine de orijinal gramer kuralları ve dil yapısını bozuşuyla okunması çok zor hale gelmiş.

Baskı: Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri

Yekta Kopan, yayınladığı bu ikinci öykü kitabında yalnızlık temasının yanında, yazarlığa yaptığı güzellemelerle kimi günlük, kimi mektup, kimi de röportaj biçiminde her türlü yazı türünü de verimli bir şekilde işin içine katarak sade ve güzel bir Türkçe'yle kullanmış.

Piç
7/1029.08.2012

Baskı: Piç

Hakan Günday'ın geniş zaman kipinde kullandığı Planet Earth'vari anlatımlarını Bernhard, Anti-Ayhan Sicimoğlu, Post-Punk Alaturka harmanı karakterleriyle buluşturduğu romanı, bol diyalog kullanımından dolayı tiyatro oyununa daha çok yakışmakta. Sırf bir zamanlar sevdiğim kızın sevdiği yazar olmasından dolayı 4 yıldız fazla verdim.

Baskı: Başkaldıran Kurşunkalem

1970 'lerin ortasından 80'lere doğru zamanda zigzaglar çizerek giden, bir solukta okunan bu otobiyografide özellikle Özcan Özgür yıldızlaşmış. Okuyunuz efendim.

Kara Kitap
10/1027.08.2012

Baskı: Kara Kitap

Orhan Pamuk'un kitaplarını sırasıyla okumak gerektiğinin çok güzel bir örneği aslında. Ben "Cevdet Bey ve Oğulları"ndan sonra okumanın sıkıntısını çekmiştim ama sonradan toparladım. Pamuk'un "Beyaz Kale"yle başladığı kişinin ve toplumun kimlik arayışı sürecinde 2-3 vites birden arttırarak devam ettiği romanında semboller anlamlarla birlikte hikayelerle birlikte zaman yolculuğuna götürdüğü enfes bir kurgu yaratıyor.

Uyandığında
6/1023.08.2012

Baskı: Uyandığında

Okurken sık sık Nazlı Ilıcak'ın hıçkırıklarla okuduğu "doğmamış çocuğun mektubu" geldi aklıma; bu zihniyetteki insanların zincirleri tamamen ele aldığını düşünün yeter. Disütopya hikayelerini okumayı severim ama edebi açıdan "günümüzün bindokuzyüzseksendört'ü" lansmanına yakışmayacak kadar vasat geldi gözüme her ne kadar başımıza gelmek üzere olan bir hikaye olsa da... Çeviri çok güzeldi, kapak da orijinal basımlarda kullanılanlardan daha etkileyici(tek falsosu Natalie Portman'ın yüzünü fazla andırması sanırım).

Zavallı
5/1023.08.2012

Baskı: Zavallı

Fazla pohpohlanmış bir kitap...

ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki