
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Mahmut İle Nigar
Kısa kısa ama bir o kadar anlamlı, düşündürürken güldüren hikayeleri severek okudum. Hikaye karakterleri samimi ve şiveli diyaloglarına çok güldüm okurken. Mahmut ile Nigar hikayesi bambaşkaydı . Sabrı zorlayan dönemin siyasi parti üyeliklerini tam da olduğu gibi aktaran güzel bir konuydu. Kitapta daha çok zeki ve üçkağıtçı tiplerin hikayesi işlenmiş ve olay akışları gerçekten pes dedirtti. Eğer gerçek yaşanmış olayları kaleme almışsa bile hiç şaşırmıyorum, aksine günümüzde de bu kitaptaki karakterlerin nerdeyse tıpkısının aynılarını görmek gayet doğal oldu. Kitabın İlk basımı 1959 yılı olmasa , günümüzde yazıldı diye düşüneceğim neredeyse. İnsanlarımız hiç değişmemiş sanki, yaşantıları farklı olsa da hayatta ilerleyen adımları hep aynı....
Baskı: Köhne Konak (Beklenmedik Keşif 2)
Beklenmedik Keşif serisinin ikinci kitabı da bitmiş bulunuyor. İlk kitap çok heyecanlı ve merak uyandıran bir yerde bitmişti. Aynı heyecanla olay akışı bu kitapta da devam ediyor. Dost bildikleri düşman, düşman bildikleri dost olan iki polis Hakan ve Yusuf cinayet diye araştırdıkları vakanın Kırgızistan merkezli bir tarikata kadar , hatta gelecek planları Türk milletinin dinini Mengricilik dini olarak değiştirmek olduğunu öğrendikleri vakit asıl olaylar daha başlamamıştı bile. Çok da spoiler vermek istemiyorum ama gerçekten ilginç bir hikayesi vardı. Yalnız baskın bölümünde sanki biraz fazla detay ve uzatılmış hissi uyandırdı bende. Okurken biraz ipin ucunu karıştırdım, kim nereden, nasıl , kaç kişi filan derken orası tadını biraz kaçırdı gibi. Onun dışında keyifle okuduğum bir ikili seri kitap. Yazara bundan sonra yazacağı kitaplarda başarılar dilerken yazacağı kitapları takipte olacağımı da belirtmek isterim.
Baskı: Alpagut Budun (Beklenmedik Keşif 1)
İki kitaplık serinin ilk kitabı, Alpagut Budun. Yazarın İlk kitabıymış. Bir çok yorum alan kitabı merak ettim ben de ve ikisini birden aldım. İyi ki de almışım, öyle bir yerde bitiyor ki ilk kitabı, ikinciye başlamak için sabırsızlanıyorum. Polisiye roman olan kitabı okumaya başlarken ilk başta biraz sanki betimleme fazla gibi geldi bana, sonrasında hikaye akıp gidiyor. Acar bir polis memurunun geçici görev ile Kastamonu'ya tayin edilmesi ile başlıyor aksiyon. Faili meçhul cinayetin dosyasına daldıkça hiç de beklenen gelişmeleri yaşamıyor Polis Hakan. Aksine öyle bir çelişkili vaka ile daha önce hiç karşılaşmadı, hemen hemen etrafındaki herkes ki buna geçici olarak tayin edildiği emniyet müdürlüğü çalışanları dahil , baş şüpheli. Keyifle okuduğum bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Hele bir ikinci kitabı okumayı bitireyim de devam kitaplarına takip etmeye karar vereceğim yazarın. Sanırım yazarın kendisi de polis, vakayı anlatırken inandırıcılığı doğal ve ikna edici. Ve bu benim okurken dikkate aldığım kriterlerin en başlarında yer alıyor. Okumaya devam....
Baskı: Kefen (Orta Doğu'da Bir Çocuk)
Her yazdıklarını beğenerek okuduğum sevgili yazar kardeşler @sehnaz.gulsenn yine harika bir kan olmadan can olan bir ailenin okunası bir anlatımla biz okurlarına sunduğu kitabını okumuş bulunuyorum. Dram, hüzün, acı kayıpları, doğu ülkelerinde kadının hükümsüzlüğünün çocuk yaşlarına rağmen acımasızca yaşadıklarını, insanların aslolan iç güzelliği olduğunu, merhamet, sevgi, paylaşmak , umuda dair çok güzel bir romandı. Yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Gönlünüze, kaleminize sağlık... @sehnaz.gulsenn
Baskı: Dünyanın Merkezine Seyahat
İlginç ve merak uyandıran bilimsel tanımlamalar içeren güzel bir roman. Jeoloji profesörü, yiyeni ile bir rehber eşliğinde sönmüş volkanik bir kraterden içeri doğru araştırma serüvenini anlatıyor. Anlatımı gayet olağan ve okuru da katman katman yerin kilometrelerce altına doğru sürüklüyor. Hırs, amaç, azim ve merak konularını harmanlayarak yazılmış. Hele de yazı puntosu on numara, kocaman ve hatasız. Kitabın basımı da çok iyi. Okunması kolay bir kitap olmakla birlikte her ne kadar çocuk kitapları kategorisinde yer alsa da her yaştan okurun rahatlıkla okuyabileceği bir bilimsel roman.
Baskı: Fil Saati
O zaman zaman gizemli mi gizemli, merakları tavan yaptıran, polisiye, bilimsel, ilginç bir kitap okumak için ideal bir kitapla Ocak ayı okuma programına devam ediyoruz. Yazarın daha önce Akıl Tutulması ve Çarpışma kitaplarını okumuştum. Çarpışma'yı gerçekten beğenerek okumuştum. Bu kitabı daha bi güzeldi de keşke devamı olsaydı. Zamanda yolculuk kavramı üzerine olayların başlangıcı aslında bitişi mi yoksa aslında bitti sandığımız yerde yeni bir başlangıç olduğu meçhul ama merakla okunan bir kitap. İpuçlarını birleştirip tüme vardığını düşünen komser Merih, psikolog Güneş ve kuantum hocası Behram , aslında kendilerini sandıkları yerde ve zamanda olmadıklarını görürlerse..... Okunmaya değer.....
Baskı: Bir Deniz Kızı Hikayesi
Tam 733 sayfa, İlk başta biraz göz korkutsa da okumaya başladığım daha ilk sayfalarda kitap kendine bağlıyor. Her sayfasını neredeyse kahkahalarla gülerek okudum, tabi ki bazı bölümlerinde hüzün de merak da hakim olduğunu söyleyerek kesinlikle ama kesinlikle tam da kafa dağıtmak için çok güzel bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. En azından bana göre öyle. Finali ise baştan beri merak edilen soruları yanıtlarken okuru da şaşırtıyor. Aslında fantastik kitaplar eskisi kadar ilgimi çekmiyor, neredeyse son zamanlarda hiç okumuyorum fantastik kitaplar. Ancak yazarın kalemini ve anlatımını daha önce okuduğum kitabı "İlham Perisi" adlı kitabından bildiğim için ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Kitabın içeriğinden bahsetmeyeceğim, kitabın adından da anlaşılacağı üzere tam bir deniz kızı hikayesi, sadece kadın olduğunu bilen ama yaşama dair tek bir kural, ya da duygu dahi bilmeyen, insan kadın olmak için okyanusun içinden gelen güzel bir kızın hikayesi. Bol bol gülmeli, laf dokundurmalı, şaka dolu, lakaplı, iddialı okunmalık. Edebi değeri yok sayanlar olabilir tabi ki ama insanın bazen anı yaşamak için ya da kötü ruh halini unutturacak böyle güzel kitaplar da okumalı bence
Baskı: Simyacı
2021 yılının ilk kitabını okumuş bulunuyorum. Tüm kitap okuma sitelerinde, en çok yorum alanlar listelerinde, en çok okunanlarda, en çok satan listelerinde yer alan "Simyacı"yı ben de bir arkadaşım tavsiyesi üzerine okudum. Gerçekten güzeldi, okurken o çöllerde yapılan yolculuğuna ben de eşlik ettim diyebilirim. Aslında insanın kendini bulması için, umudundan asla vazgeçmemesi için , zoru, kolaylığı, istemeyi, yeri geldiğinde vazgeçmeyi ya da feda edebilmeyi anlatan seyyahvari akıcı bir kitap. Yazarın daha önce " Aldatmak" adlı kitabını okumuş, hiç beğenmemiş ve anlamsız bulmuştum. O yüzden bu kitabını her ne kadar okunulası listelerinde yer alsa da cesaret edip vakit öldürmek istemedim. Ama kitabı okuyunca ön yargılarımı kesinlikle bir tarafa attım. Güzel bir kitaptı, tavsiye ederim yani
Baskı: Üç Kız Kardeş
Serinin üçüncü kitabı , ama ben maalesef en son okuyacağım kitabı yani serinin son dördüncü kitabı"Kalbimin Can Mayası" nı okuyunca finali baştan belli film izlemek gibi oldu benim için. Oysaki bilmeden de olsa çok daha fazla yaşayabileceğim okuma keyfini bu sebeple biraz daha sönük hissetmiş oldum. Yalnız kitapların her biri muhteşem akıcı, ailevi, doğal ve gerçekçiydi. Her bir kitabı okumaya başlarken kitabın içinde yaşıyorum okuduklarımı adeta. Kardeşlik, annelik, evlilik, dostluk, vefa, güven, kaybedilen sevdiklerimiz, sadakat ve daha bir sürü güzel şeyi daha ne kadar güzel anlatılabilirdi bilemiyorum. Keşke seri devam etse ve biz okumaya devam etsek.
Baskı: Unutursun
Serinin ikinci kitabı"Unutursun" . Bu da çok güzeldi. Annelik, aile bağları, pişmanlıklar, dostluklar, kandan olmayan candan arkadaşlar, umuda dair ne varsa hepsi vardı bu kitapta. Sırada en çok ses getiren, bir çok yorum alan serinin üçüncü kitabı"Üç kız kardeş " var. Okuyalım keyif alalım, biraz da empati kuralım diyenlere tavsiye ederim.
Baskı: Bir Cihan Kafes
Bu seriye tesadüfen dördüncü kitap olan"Kalbimin Can Mayası" ile okumaya başladım ve kesinlikle ve kesinlikle sevgili İclal Aydın 'ın kalemine, anlatımına hayran kaldım. Tabi ki tek de okunabilir nitelikte bu seri ancak kitaptaki karakterlerin samimiyetini, doğallığını ve gerçekçiliğini benimseyince istedim ki tüm seriye sahip olup okuyup daha da hasbi hal olayım bu kitaplarla. Bu kitapta onüçüncü yaşında sırf ablasının evliliğini kurtarmak adına çocuk gelin olan Semira, onun kızı olan ve erkek olsun diye adını babasının Yaşar koyduğu talihsiz köy öğretmeni Yaşar Hanım 'ın hüzünlü hikayesinin yanında doğuşu ile yetim kalışı aynı güne denk gelen Lorin'in dolu dolu hikayesi var. Hiç detaya girmeden şunu diyebilirim ki gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir kitap serisi. Annelik üzerine yazılmış daha güzelini okudum mu bilmiyorum doğrusu. Nasıl güzel bir akışı var, hüznü bile keyifli geldi okurken.
Baskı: Sonun Geldi Sevgilim
Yaklaşık üç yıl önce satın alıp kütüphanemde okunmayı bekliyordu bu kitap. Kısmet bugüne oldu. Yazarın daha önce " Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları" kitabını okumuştum. Çok da bana hitap etmeyen bir okuma keyfi sunduğu için bu kitabı da üç yıl beklettim sanırım. Aslında bu kitabı güzeldi yazarın. Birinci ağızdan anlatılmış, güzel ve medyatik hava durumu sunucusu eşinden ayrılan Devrim'in hikayesi. Ondan ayrılan eşinin , reyting uğruna Devrim'i TV kanallarında , kadın magazin programlarında aldatan eş, uyumsuz eş vb kriterlerle lanse etmesiyle , Devrim'in yaşadığı trajikomik stresi akıcı bir dille kendini eleştirdiği bir roman. Samimi bir anlatımı olduğu için okurken yormuyor, güzel vakit geçirmek için keyifle okunacak bir kitap diyebilirim.
Baskı: Yabancı
1957 Nobel Edebiyat Ödülü almış olan bir kitabı okuyup bitirmek tabi ki bir ayrıcalık. Uzun zamandır mutlaka okumalıyım dediğim kitabı bir solukta okudum. Öyle merak uyandıran bir konusu olmamakla beraber vurdumduymazlığı, günübirlik yaşamayı ya da anlık yaşamayı mı desem bilemedim , belki de hayata karşı yabancı olarak yaşamayı öyle güzel betimlemiş ki yazar, merak uyandırmasa da ilgimi çekerek okuduğum bir kitap oldu. Kitabı okuyup bitirdiğimde, düşünününce evet çok sık olmasa da ara ara rastaladığımız böyle karaktarler mutlaka hayatımızın bir köşesinden, kıyısından geçmiş olduğunu farkettim. Kitaptaki hikaye birinci kişi ağzından biyografi şeklinde anlatılmış, sohpet eder gibi. Bir bakıyorsunuz annesine, sevgilisine son derece duygusuz , umursuz gibi düşüncelerini paylaşıyor, bir bakıyorsunuz hapishanenin küçücük camından denizin tuzlu kokusunu, sokak dondurmacısının seslenişlerini, güneşin ışıltısının kendisinde uyandırdığı hisleri paylaşıyor. Gerçekten değişik ilginç bir karakter analizi içeren bir kitap. Okumuş olmaktan memniyet duyanlara hak veriyorum.
Baskı: Mecburiyet
Kısa ama öz kitapları çok seviyorum. işte bu da onlardan biri. Stefan Zweig incecik kitaplara dünyanın duygularını sığdırmış, süper akıcı anlatım dili ve vermek istediği duyguları okuruna hissettiren bir üslup. Yazarın daha önce okuduğum kitaplarında da en fazla bir kaç karakter olmuştu, bunda da iki karakter var , evli bir çift. Savaş zamanı askere çağrılan ressam bir kocanın , aslında gitmek istememesi ve gitmeye duyduğu mecburiyeti anlatıyor kitap. Bu mecburiyetin ona yaşattığı içsel çatışma, eşinin "ya savaş ya ben" demesiyl iyice çıkmaza giriyor tabi. 56 sayfa hemencecik bitiyor, kesinlikle okunmaya değer.
Baskı: Beni Kör Kuyularda
Vurdumduymazlığı, cehaleti, insanların merakından faydalanıp sömürülen beyinleri ve ceplerini, arkanı kollayan bir dayın yoksa sürünmeye mecbur olduğunu, gerçek üstü betimlemelerle anlatan bana göre soyut bir roman. Hani derler ya bana dokunmayan yılan bin yaşasın , misali bir olay örgüsünü anlatıyor kitap. Belki de benim tarzım değil bilmiyorum ama anlatımı fazlaca hayalvarî ve fazla uzatılmış geldi, zaman zaman kim hangisidir karakterler de karıştı , olay net bir şekilde sonuçlanmadan yeni bir boyuta geçip devam ederken kitap bitti. Oysaki kitabın ve yazarın bir çok olumlu yorumlarını, fanlarını okuyup çok okumak istediğim bir yazardı. Tekrar okur muyum? Belki, denk gelirse.... Tabi ki de zevkler , okuma türleri, anlatım şekilleri , olaylara bakış açısı farklılık gösterebilir . Severek okuyanlara , okuyacaklara keyifli okumalar dilerim
Baskı: Kalbimin Can Mayası
Tam benlik bir kitaptı. Ama maalesef hep gördüğüm duyduğum halde çok geç keşfettiğim bir yazar sevgili İclal Aydın. Keşke çok daha önceleri alıp okusaymışım kitaplarını. İlk tanışma kitabım Kalbimin Can Mayası oldu. Ve kitabı okurken farkettim ki aslında yazdığı ilk roman Bir Cihan Kafes ve sonraki romanları ,Unutursun ve Üç Kız Kardeş kitaplarının da devamıymış . Ancak Kitabın gerek olay akışı gerek anlatımı bu devam konusunda okuru hiç merakta bırakmadı, tek de gayet keyifli bir o kadar da samimi bir okunuşu vardı. Yalnız şimdi kitaptaki her bir karakterin kendine has hikayesini önceden bilip okumuş olmayı ah ne çok isterdim. Öyle güzel karakterler var ki okurken kendinizi hemencecik kitabın içinde buluveriyorsunuz. Onlar aralarında kahvaltıdaysa onlarla birlikte kahvaltı ediyorsunuz, onlar sohpetteyse siz de kendinizce sohpete bir iki laf katıyorsunuz, onların sevinci sevincim, üzüntüler, hüzünleri de de beraber yaşayorsunuz. En azında ben tam olarak böyle hissederk okudum. Yer yer tebessümler kahkahaya dönüşürken , bazı yerlerde hüzünlü anlara gözyaşlarım eşlik etti. En çok Sadık Dede ve Nezahat Hala 'ya güldüm, en çok da onlara üzüldüm yine.. Her bir karakterin önceki yaşamlarını okumak için geri kalan okumadığım bu üç kitabı ilk fırsatta satın alıp okuyacağım ve okutacağım. Aile sevgisi ve aile bağlılığı üzerine yazılmış romanlar en favori kitaplarım arasındadır her zaman. Ah bilseydim sevgili İclal Hanımcım bu kadar güzel bu kadar gönlüme göre yazdığınızı çok daha önce okurdum tüm kitaplarınızı. Acaba devamı olacak mı diye de çok merak ediyorum şimdi. Öyle kolay benimsenebilen karakterler ki Ayvalık'a gidip acaba böyle bir aile gerçejten var mı diye merak ediyorum doğrusu..Devamının olması temennisiyle...
Baskı: Uzağa Gidemem
Çok Okunası..... Tavsiye üzerine okuduğum bir kitap. Yazarı halen aktif olarak çalışan on parmağında bir çok marifet olan uzman bir doktor. Öyle güzel , öyle anlamlı kadın merkezli güzel hikayelerden oluşuyor ki 120 sayfa bir kaç saatte aktı geçti. Aynı tarzda yüzlerce daha hikayesini okuyabilirim. Kaleminize, gönlünüze sağlık hocam. Hikayelerin her birinde okurken empati yapamadan geçemiyorsunuz bir kere, öylesine doğal ve içten bir anlatım ki her bir hikayenin sonunu merakla bekliyorsunuz. En azından ben bu şekilde keyif alarak okudum. Kesinlikle tavsiye ederim, keşke tanışma fırsatım da olsaydı..Kim bilir belki bir gün aynı hastanede olmasa bile bir imza gününde nasip olur...
Baskı: Yağmurun Gelini
Yine muhteşem bir Sinan Akyüz klasiği. Yine yaşanmış gerçek bir hikaye, yine okuru kendine bağımlı kılan bir anlatım. Adı ile müstesna bir kitap, Kilis ve Halep arasında geçen 1959 yıllarına ait hüzünlü bir hikaye. Törenin tek kanun sayıldığı bir zaman dilimi ve düğün günü kaybedilen bir damat. Evin küçük oğluyla evlenmesine karar verilen ölesiye sevdiği nişanlısını toprağa veren güzeller güzeli Delal. Hikaye böyle başlıyor ama daha neler oluyor neler. Bir İncir Kuşları ya da Piruze kadar olmasa da, yazarın o kitaplarını okuyanlar bu kitabını da çok beğenerek okuyacak derim. A tabi ki bir de Meyra var . Her yazdığını mümkün olsa gözüm kapalı dahi okurum dediğim yazarların İlk sıralarında. Umuda dair, sabır ve sevgiye dair ne varsa bu kitapta var. Alın okuyun, okutun.
Baskı: Ana Dilim Aşk 1
Yazarın kalemi ile tanışmak için altı kitabını birden satın aldım, tabi yorumları okuyup gaza gelip de aldığımı söylemeden geçemeyeceğim. İlk olarak bu kitabı ile başladım ve kendini okutan, zorlama olmadan kitabın içinde hissettiren bir anlatımla tam puan aldı benden diyebilirim. Ancak konu gereği olay ve karakterleri sanırım benim yaşıma göre oldukça genç olmaları sanırım bana biraz uymadı. Yoksa gayet güzel ve eğlenceli bir şekilde akıyor kitap. Ve de belirtmeden edemeyeceğim devamı da çıkarsa mutlaka alıp okuyacağım. Kitapta yetimhanede büyüyüp arkadaş, kardeşten öte dost olan iki kız üç erkeğin yaşları itibariyle kendi ayakları üzerinde durmasını anlatan , yer yere dostane duyguların yerini kendilerinin de anlamlandıramadığı duygulara bırakan aileden öte beraberliğini anlatıyor. Üniversite öğrencileri olup, aynı zamanda çalışmak zorunda olan bu gençlerin anlaşılan daha çok maceraları olacak belli finalden.
Baskı: Asiye (Zalimin Kızı)
Asiye serisinin ikinci kitabı, her ne kadar klasik veya klişe konu olan zengin adam fakir kız hikayesi olsa da olay akışı, sade anlatımı, espirili aile ilişkileri okunmaya değer bir kitaptı benim için. Karadeniz'in inadım inat diyen Asiye'si ve onun sabırla bekleyen metazori kocası Yiğit'in ataerkil ailesiyle koşturmacaları keyifliydi.
Baskı: Bir Gün Mutlaka
En sevdiğim yazarlardan olan Debbie Macomber 'ın Yeni Düşler serisinin üçüncü kitabı "Bir Gün Mutlaka". Özellikle kadınlar, aile, annelik, sadakat ve sevgi konulu kitapları ile favori yazarlarımın en üst sıralarında. Annesinin gölgesinde kalan Beth, kendi seçimlerini kızına uygulatmak için uğraşan bir anne Ellie ve tüm pozitif yapıcılığı ile konuyu ele alan ünlü bir ressam olan teyze Sunshine. Gerek olay akışı, gerek dostluk, sadakat, öyle güzel anlatılmış ki hiç bitmese öylece sürekli okusam dursam diye düşünüyorum okurken yazarın kitaplarını. Türkiye'de yayımlanan tüm kitaplarına sahip olup okumuş olmaktan mutluluk duyuyorum ve herkese de tavsiye edebileceğim türde kitaplar. Serinin devamının Türkçe'ye çevrilip basılmasını büyük bir merakla bekliyorum.