
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Islak Bölgeler
iğrenç , berbat ve mide bulandırıcı, Atlayarak okumaya devam ettim , amaçsız, sorunlu kişilik bozukluğu bir kalem. Tek anladığım, bozuk ve kopuk aile yapısı ve çok , çok kötü sonuçları.. Hayatım boyunca çöpe attığım ikinci kitap.
Baskı: Benim Periyodik Tablom
Yazar Kendi kişisel otobiyografisini dört bölüm halinde yazmış. Annesi babası doktor olunca kendisinin her ne kadar fizik bilimine merakı olsa da o da Tıp seçip ünlü bir nöroloji profesörü olmuş. Yaşamının özellikle son iki yılını vurgulayan yazar, hayata pozitif bakan, yüzmeyi seven, hastalarını seven , kendi tabiriyle yaşamın kıymetini bilen biri olarak anlatıyor. Sohbet tadında elli küsür sayfalık gayet akıcı bir kitap. Özellikle Uyanışlar adlı kitabını da okumak istiyorum, sonrasında da filmini izlemek istiyorum bulursam tabi. Kalemi okunası.
Baskı: Paris'ten Çiçeklerle
Sarah Jio 'nun her kitabında olduğu gibi bu kitabında ilk sayfadan müptela oluyorsunuz kitaba. Öyle samimi ve akıcı bir anlatımı var ki ikinci sayfada hikayenin içinde yaşıyor, hatta ana karakterlerden biri olup çıkıyorsunuz. Nazi zulmü, savaş zamanlarından günümüze iki muhteşem anne ve kızlarının etkileyici hikayeleri kesinlikle okunmaya değer. Her iki birbirinden bağımsız ailenin dolaylı da olsa yollarının kesiştiği yerde ders çıkarılacak bir çok konuya da değinmesi ;fedakarlık, minnet, sadakat, yapıcı olmak, kendinle barışık olmak, annelik gibi gerçekten çok hoştu. Yazarın tüm kitaplarına sahip olup okumuş olmaktan mutluluk duyuyorum. Her duyguyu dozunda, abartısız olağan olarak kelimelere dökmek herkesin harcı değil bence. Ama Sarah Jio bu konuda on numara beş yıldız diyebilirim.
Baskı: Turtanın En Tatlı Yeri
Değişik bir polisiye roman okumak istiyorsanız bu kitap beklentiyi karşılar. Üç kızkardeşin babaları ile yaşadığı bir konakta, bir bahçıvan ve hizmetli eşliğinde, herkesin kendine göre farklı bir yaşam felsefesi olmakla birlikte, beraber yaşamaktadır. Ancak evin en küçük kızı onbir yaşındaki herşeye biraz fazla meraklı, kimya bilimine aşık, acar Flavia, bir sabah evin bahçesinde son nefesini verirken şahit olduğu bir erkek cesedi bulunca hikaye başlar. Kendince araştırmalar yapan Flavia, babası birinci dereceden şüpheli olarak hapse atılınca , bir gün babasına yaptığı nezaret ziyaretinde babasından aklının ucundan geçmeyen bir hikaye dinler. Onbir yaşındaki bir çocuğa göre biraz fazla yetişkin vari araştırmalar ve fikirleri abartı gelse de hoş vakit geçirmek için okunur yani. İpuçlarını birleştirip kimya ile harmanlayarak çözüme kavuşturmak her çocuğun harcı olmasa gerek diye düşünüyorum.
Baskı: Psiko Analist
Tavsiye üzerine okuduğum aynı yazarın ikinci kitabı. Psikolojik polisiye gerilim tarzında filmi olması gerekir diyebileceğim bir kitap. Bir kaç yıl önce kanserden eşi ölen kendi halinde muayenehanesi olan psikoloji uzmanı 53. Doğum gününde isimsiz bir mektup alır. Ama bu mektup kendisini öldürmekten başka yolun yok diyen bir mektup olunca, işler, olay örgüsü öyle aksiyonlu bir şekilde ilerler ki 492 sayfası okurken akıp geçiyor adeta. Kim neden, nasıl diye diye kitap bitiyor, ama bu defa finale yakışır bir sonla bitiyor. Yazarın daha önce Şizofren adlı kitabını da okumuştum ve finali pek de etkileyici değildi. Bu defa on numara beş yıldız diyebilirim. Şapkalar değişiyor, roller değişiyor, avcı ile av yer değiştiriyor daha ne diyeyim. Çok güzel bir psikolojik gerilim kitabıydı.
Baskı: Şizofren
İlk defa okuduğum bir yazar, ama müthiş bir psikolojik gerilim kitabı. İlk sayfadan son sayfalara kadar acaba, acaba diye diye yine de bulamadım katili. Bir şizofrenin gözünden anlatılan hikaye, akıl hastanesinde peşpeşe işlenmiş canice cinayetleri merak duygularını tavan yaptıran olay örgüsünü okuyoruz. 544 sayfa ama kendini okutturan bir kitap diyebilirim. Herkesten şüphelenirken finali tabi ki ters köşe yapan bir son oldu fakat, en olmadık ( kitabın başından beri hiç sahnede olmayan) biri olması kitabın havasını biraz düşürdü gibi geldi bana. Kimliği belirsiz katil kitabın İlk sayfalarından beri Melek adıyla hep bahsedildi ancak konu gereği katillik dışında hiç bir rolü olmayan biri olması çıtayı biraz düşürdü. Yine de hep denir ya beğenerek okuduğumuz kitaplar için"elimden bırakmadan okudum bitirdim". Aynen öyle oldu yine de.
Baskı: Yüz Yüze (Türkiye'den Çift ve Aile Terapisi Öyküleri)
Kitapyurdu'nun hâlâ devam etmekte olan beş kitap 20TL Pegasus Yayınları kampanyasından aldığım kitaplardan biri olan kişisel gelişim tarzı güzel bir kitap. İçinde , evliliğinde yolunda gitmeyen bazı sorunları olan on tane farklı yaş gruplarına ait evli çiftin almış oldukları aile ve çift terapileri anlatılıyor. Anlatımı her ne kadar biraz psikiyatri öğrencilerine ders anlatır nitelikte olsa da hemen hemen her evli çiftin kendinden mutlaka birşeyler bulacağı örnekleri mevcut. Anlatımı biraz daha okuyucuya ders çıkaracak tarzda, anlaşılır bir şekilde olsaydı sanki daha bir bilimsel kuram ve algoritmalardan kaçınılsa daha bi geniş kitleye hitap ederdi diye düşünüyorum.
Baskı: Akıl Oyunları
Yeni bir kitaba başlarken huyumdur, kitapla ilgili yorumları mutlaka okurum. Bu kitaba da başlarken hele de İlk kez okuyacağım bir yazarsa biraz da tereddüt ederek başladım. Yorumlarda kitabın yarısında merak ve heyecan sonlanıyor diyenler çok olmuş, bu biraz modumu düşürdü ancak okudukça kesinlikle sayfalar aktıkça merak, aksiyon ve çoğalan soruları ile kitabı elimden bırakmadan okudum bitirdim. Son sayfalara kadar harikaydı vesselam. Başarılı bir bilişim teknolojileri uzmanı yöneticisi iken , hatırlamadığı kendine yazdığı küçük hatırlatma notları ile hayatı alt üst olur. Bakması gereken şizofreni hastası ağabeyi ile bu düştüğü çukurdan kurtulabilecek mi? Dahiyane bir olay örgüsü, akıcı bir anlatım ile birlikte okunmaya değer keyifli bir psikolojik polisiye gerilim kitabı.
Baskı: Zindankale
Yine merak ve keyifle okuduğum bir @sezgin_kaymaz klasiği. 527 sayfa ama yazı puntosu normal boyutta olsaydı sanırım en azından 750 sayfa olurdu kitap. Anlatımı her zaman ki gibi öyle akıcı ve güzeldi ki bir zaman sonra bitmesin istiyorsunuz kitap. Davut ve Çiğdem birbirinden habersiz ikiz kardeşler ve bu iki kardeşi bakıp büyütüp otuz yaşına getiren çok sıkı dörtlü dostlar ve menevşe kadın. Birbirinden ilginç film gibi ama birbirinin tıpkısı rüyalar görmeye başlayan bu ikizler altlarını da ıslatmaya başlar. Otuz yıldır ayrı yaşayan kardeşlerin hikayesi böyle başlıyor, kimi yerde fantastik sahnelere dalıp çıkıyor kimi yerde gülme krizlerine girip gevşeyip kimi yerde de konuşma, iletişim, geleneksel tepki çeşitlerinde kayboluyorsunuz. Tabi ki de kitabın sonunda nasıl yaa diye bir sonla final yapıyorsunuz. Benden söylemesi çok keyifli bir kitap, okuyun okutun. #okudumokuyun
Baskı: Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
Her zaman ki gibi on numara beş yıldız bir kitap. Kısa kısa polisiye hikayelerden oluşuyor ama anlatım o kadar müthiş ki, on sayfalık hikâyeyi bitirdiğimde koca bir kitap okuyup bitirmiş gibi karakterleri benimseyip ,olay örgüsünü gözümde canlandırabiliyorum. Hepsi birbirinden ters köşe finalleri ile son derece merak uyandırıcı ve keyifliydi. Kesinlikle tavsiye ediyorum
Baskı: Ağustosta Kocam Donuyor
Bu zamana kadar hep yazdıklarını izlerdik Kandemir Konduk'un. Şimdi okumak kısmet oldu. çok da iyi oldu valla. İnce ince espiriler, hah tam da öyle aslında söyleten kısa kısa birbirinden komik ve düşündüren hikayeleriyle 115 sayfalık güzel bir kitap. Yirmi altı hikâyeden oluşuyor kitap ki yüz yirmi altı olsa okunur yani. Zaten kalemi kuvvetli bir yazar, senarist. Keyifli zaman geçirmek isteyen okurlara tavsiye ediyorum.
Baskı: Dost Kurtaran
Sevgili Funda Kınalı'nın son kitabını da okuyup bitirmiş bulunuyorum. Sevda Dedikleri adlı ikili seri kitabını okumuştum önce,anlatımına ve tarzına bayılmıştım. Bu kitabı da okurken yine çok keyif aldım ancak konu ve olay akışı açısından ilk kitapla çok fazla benzerliği olması (benim fikrim) biraz modumu düşürdü sanki. İlk kitap baş kahramanı taksici mahallenin ağır abisi, sevgilisi sahipsiz kalmış kimsesiz bir kız. Bu kitapta da baş kahraman mahallenin minübüscü ağır abisi Kurtaran ve ona sığınmak zorunda kalan yine sahipsiz kimsesiz bir kız. Dostluk ve vefa üzerine çok güzel bir kitap ancak bu benzerlik olmasaydı sanki daha iyi olacaktı gibime geliyor.
Baskı: Sırr-ı Sevda
Serinin üçüncü ve son kitabını da okuyup bitirmiş bulunuyorum. Kitapları peşpeşe okuyunca ancak keyfî çıktı diyebilirim. Kalaycı Hamza, Kadı Rauf Efendi ve kadı Efendi'nin kızı Gülpare ve daha birçok renkli karakter, Osmanlı döneminde geçen Sultancı ve İsyancı toplulukları karşı karşıya getiren bir hikaye. Güzeldi ama sonu gerçekten nası yaa söyleten bir final olmuş. Her hikayenin sonu yeni bir başlangıçtır diye düşündüren bu güzel seriyi tavsiye tabi ki de ediyorum. Polisiye, tarihi, dostluk, vatan aşkı, sevdayı içeren akıcı güzel bir seri.