Bir Cihan Kafes
Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir... "Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. Sen en çok beni severdin ya. En çok beni köle yapmışsın kendine." Samire, Yaşar, Lorin. Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını yazan üç küskün kadın. Yaraları doğuştan, lanetleri miras... Yalnızlığın kuyusunun başından ayrılmadan, kederlerinin yankısını dinlediler. Her masalın sonu gece değildi elbet. Üç, ikiden ve dahi birden iyiydi. Ve her yanlışın doğrusu kendi içinde gizliydi. Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını, içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Bu seriye tesadüfen dördüncü kitap olan"Kalbimin Can Mayası" ile okumaya başladım ve kesinlikle ve kesinlikle sevgili İclal Aydın 'ın kalemine, anlatımına hayran kaldım. Tabi ki tek de okunabilir nitelikte bu seri ancak kitaptaki karakterlerin samimiyetini, doğallığını ve gerçekçiliğini benimseyince istedim ki tüm seriye sahip olup okuyup daha da hasbi hal olayım bu kitaplarla. Bu kitapta onüçüncü yaşında sırf ablasının evliliğini kurtarmak adına çocuk gelin olan Semira, onun kızı olan ve erkek olsun diye adını babasının Yaşar koyduğu talihsiz köy öğretmeni Yaşar Hanım 'ın hüzünlü hikayesinin yanında doğuşu ile yetim kalışı aynı güne denk gelen Lorin'in dolu dolu hikayesi var. Hiç detaya girmeden şunu diyebilirim ki gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir kitap serisi. Annelik üzerine yazılmış daha güzelini okudum mu bilmiyorum doğrusu. Nasıl güzel bir akışı var, hüznü bile keyifli geldi okurken.
Uzun zaman önce okumuş olsam da hala unutamadığım çok etkileyici bir kitap. ahh lorin, ah samire, ahh yaşar. Hayatlarınız nasılda birbirine bağlı. yaşadığınız hüzünleriniz nasıl da ortak. 3 kadın sizi çok sevdim...
İlk romanına göre başarılı buldum. Roman tam İclal Aydın dilindeydi, şiirsel ve naif.
İlk başladığımda çok sarmıştı beni fakat sonrasında sıkıldım baya. Kurgusal hatalar ve kopukluklar vardı. Gereksiz detaya inilmiş bazı yerler vardı. Ama yinede çerez niyetine okunabilir. Bunu dışında arada hakikaten vurucu ve ders verici cümlelerde vardı hoşuma giden. İleriki kitaplarında daha özenli ve teknik detaylara önem verirse İclal Aydın daha güzel kitaplar yazabilir. Son olarak kitabın son kapak tasarımını hiç beğenmedim. Seçilen renk ne kadar zevksizce seçilmiş. İlk çıkış kapağı olan, kafesli renkli kapağı kesinlikle daha güzeldi.










