
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Cennette Maç
Kitabın arka tanıtım yazısına bakarak aldım. Konu o kadar ilgimi çektiki ( ölüm sonrası hayat ve ölen Prof Elliott Goodman İnsanlık tarihinin en önemli şahsiyetleri ile Musa, Leonardo da Vinci, John Lennon vs gibi kişilerle golf oynar sohbet eder.) fakat okuyunca tüh bu kadar güzel konu bu kadar sıkıcı yazılır diye düşündün. Uzun olsaydı kesin bırakırdım. Uzak durmanızı tavsiye ederim
Baskı: Karıncaların Devrimi (Karıncalar, #3)
ilk iki kitapta tanıtamadığım yazarın yazarın bilgilerini serinin son kitabına bırakmıştım. Bernard Werber Fransa Toulesse 1961 yılında doğmuş. İlk öykü kitabını 14 yaşında yayınlamış olan yazar 10 yıl Popüler Bilim gazeteciliği yapmış. 1991 yılında yazdığı Les Fourmis ( Karıncalar ) adlı romanı yayınlanır yayınlanmaz büyük ilgi görür ve Sceinces et Aveneir dergisinin okuyucu ödülü kazanır aynı zamanda 12 dile çevrildiği gibi bir çok okulda Biyoloji, Matematik ve Felsefe ders programlarına dahil edilir. Bir yıl sonra 1992 yine büyük yankılar uyandıran Les Jour des Fourmis ( Karıncaların Günü ) 22 dile çevrilir. 1993 yılında bu iki kitabın devamı olan Le Livre des Fourmnis ( Karıncaların Esrarlı Kitabı ) yazar. Ne yazıkki bu diilimize çevrilmez. Nihayet en büyük eserim dediği serinin dördüncü ve son kitabı olan Les Revolutiondes Fourmis ( Karıncaların Devrimi ) yayımlar. Bu notları kitapların yazar hakkındaki notlardan derledim. Yazarın en büyük eserim dediği yazısına rağmen ben ilk iki kitaptan aldığım keyfi aldığımı söyleyemem. Sanki bana ilk iki kitabın özeti gibi geldi. Ama genel olarak çok güzel bir üçlemeydi. Baskılarını bulabilirseniz tavsiye ederim....
Baskı: Karıncaların Günü (Karıncalar, #2)
İlk romandaki kahramanlara bu kez sürpriz karakterler katılıyor. Yine ilk romanda geçen macera, gizem, teoloji gibi ögelere bu romanda aşk, gerilim ve polisiye ögeleri eklenmiş,İlk kitap gibi yine severek okudum.
Baskı: Karıncalar: Olağanüstü Bir Algılama Biçimi (Karıncalar, #1)
Çok Güzel bir anlatım. Şu an sanırım baskısı yok şayet bulabilrseniz tavsiye ederim...
Baskı: Rehber
Rasipuri Krashnasyami 1906 doğumlu Hint'li yazar Marquez ile birlikte Büyülü Gerçekçilik akımının ilk temsilcelirinden kabul edilir. Yazarın ilk okuduğum kitabı başka yayınlanmış kitabı varmı bilemiyorum. kitabı tavsiye üzerine aldım fakat beğenmedim...
Baskı: Kar Kurdu
Uluslararası üne sahip İrlanda'lıeski gazeteci ve yazar olan Glenn Meade'in en ünlü macera romanı. Roman babası Jacop Massey'in esrarlı ölümünü araştıran gazeteci William Massey bizleri zaman olarak dünya tarihinin en zalim gaddar ve acımasız liderlerinden Yosif Stalin dönemine götürüyor. Olaylar Amerika'nın Stalin'in ortadan kaldırmaya karar vermesi üzerine Kar Kurdu operasyonunu hayatta kalan Anna Horev'in ağzından operasyon süresi olan 11 Aralık 1952 02 Mart 1953 aralığını anlaıyor. Bir çok kitabını okuduğum favori yazarlarımdan olan Glenn Meade'nin okuduğum en güzel romanı olduğum kitabı olduğunu söyleyebilirim. Mükemmel bir anlatım,betimlemeler harika ana ve yan karakterler ve bütün bunlar birleşince elden bırakılamayacak bir gerilim polisiye romanı meydana gelmiş. bu tür roman okumayı sevenlere çok tavsiye ederim...
Baskı: Şeytanın Müridi
Polisiye gerilim türü romanların önde gelen yazarlarından olan Glenn Meade'den 6 bölüm 175 kısım ve 520 sayfalık bir kitap. Roman Kate Moran ve Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı Constantine Gamal isimli seri katil arasındaki heyecanlı gerilim dolu kovalamaca romanın ama çatısını oluşturuyor. Bu tür romanların beğendiğim yazarlarından olan Meade'in bu kitabınıda severek okudum. Kitabın bana göre zayıf tarafı, yazar İstanbul'da geçen bölümde Ayasofya, Yerebatan sarnıçını ve Kapalı Çarşıyı yazarken araştırarak tarihleri hakkında bilgi vermiş ama çevreyi ve insanları betimlerken sanki Bağdat, Şam, Kahire gibi betimlemiş. Bu türü sevenlere tavsiye ederim....
Baskı: Jacob De Zoet'in Bin Sonbaharı
1969 Doğumlu İngiliz yazar David Mitchell hemen hemen yazdığı her romanla ya Ödül kazanmış yada aday gösterilmiştir. Bu romanıda 2010 yılında ödül kazanmıştır. Roman 1799 ve 1817 yılları arasında Hollandalıların ticarette üst sıralarda yer aldığı zamanlarda geçiyor. Merkezi Batavya'da ( bugünkü Jakarta ) bulunan VOC Hollanda Doğu Hindistan şirketinin Japonya Nagazaki'deki yapay ada olan ve aynı zamanda şirketin ticari üssü olan Decima romanın asıl platformunu oluşturuyor. Roman için yorumum bir kere bu yıl okuduğum en güzel en keyif alarak okuduğum romanlardan biri olduğu. Decima yapay adası Japonya harika betimlenmiş roman 5 bölüm 656 Sh ve ben adeta 5 bölümlük dizi izleme hissine kapıldım. Harika betimlemeler yine bir o kadar harika karakterler var romanda. yazım dili mükemmel. Romanda aşk, gerilim, macera, gizem, trajedi, espri her bir şey var. Kitabı adayı ve karakterleri o kadar beğendim ki resmen o kişilerle orada o ortamda bulunmayı çok istedim. Ve kitap bitince Net te Decima'yı araştırdım videolarını buldum. Aynı birebir romanda betimlenen ada.Romanda geçen bazı mekanlar depolar müze olarak kullanılıyor ve turistik turlar düzenleniyor. Yukarıda da belirttiğim gibi 2017 yılında okuduğum en güzel kitaplardan. çok tavsiye ederim. Okursanız 26 yaşındaki Jacop De Zoet'e dürüstlüğüne, kullandığı diplomatik ve kibar dili çok beğeneceğinize eminim. sonuş bu kitap sadece Jacop De Zoet İçin bile alınır ve okunur.....
Baskı: Cevdet Bey ve Oğulları
Orhan Pamuk'un Karanlık ve Işık adlı ilk romanı olup 1979 yılında Milliyet roman ödülünü kazanmıştır. Roman daha sonra 1982 yılında bugünkü Cevdet Bey ve Oğulları adı altında kapsamlı olarak kitaplaşmış ve 1983 yılında Orhan Kemal ödülünü kazanmıştır. Bu ikinci ödülle birlikte yazar edebiyat dünyasının dikkatini çekmiştir. Roman 1905 yılından başlayıp 1970 yılına kadar olan süreci. Işıkçı lakaplı daha sonra soyadı kanununla birlikte lakabını soyadı olarak alan Cevdet Işıkçı ve oğulları Osman, Refik kızı Ayşe ve torunları etfafında gelişiyor. Çok severek okuduğum üçüncü Orhan Pamuk romanı. 1905 de ticaretin azınlıkların konrtolünde olduğu Türklerin ticaretle uğraşmanın ayıplandığı zamanlarda bir başarı hikayesi Cevdet beyin yaşamı. Yakın tarihimize kısa ama çarpıcı bir bakış. Nişantaşı'nın İstanbul'un o tarihlerdeki halini çok güzel betimlemiş yazar. Sıcacık yer yer hüzünlü harika bir aile romanı. Okumamış olanlara, bu tür aile romanı ve yakın tarihimize meraklı olanlara tavsiye ederim.....
Baskı: Senin Köylerin
1908 yılında Torino'da doğan Faşizim karşıtı ve çalkantılı bir yaşamı olan Cesare Pavese 1950 yılında yine doğduğu kent olan Torino'da intihar ederek yaşamına son vermiştir. Roman Torino'nun bir köyü olan Monticello'da geçiyor. Şehirli olan Berto köylü Talino ile hapis yatar birlikte çıkar ve Talino'nun köyüne giderler. Yazar kırsalı ve köy yaşamını harika betimlemiş. Köylülerin yer yer saf yer yer köylü kurnazlıklarını çok güzel işlemiş. Okurken Anadolu köyü canlandı gözümde. Kırsal insanları hemen hemen aynı. Sonuç olarak kısacık yer yer gülümseten sıcak bir taşra romanı....
Baskı: Şeytan Yemini
Polisiye-gerilim türünün önde gelen isimlerinden plan Fransız yazar Jean-Christophe Grange'den 5 Bölüm 122 Kısım 520 Sayfalık harika bir roman. Roman birlikte dini eğitim gören, sonra polis yüzbaşısı olan iki arkadaş Mathieu Durey ve Luc Soubeyras üzerine kurulu. Luc'un intihar edip komaya girmesi üzerinde çalıştığı dosyayı Durey'in takip etmesi. Ülkenin ve Avrupanı çeşitli yerlerinde işlenen cinayetler aradaki bağlantılar derken kitap çok boyutlu, katmanlı ve heyecanlı bir hale gelmiş. Fransa İsviçre İtalya ve Polonya'da geçen roman elinizden düşüremiyeceksiniz klişe tanımı sonuna jadar hakkediyor. Çok beğenerek okudum. Grange zaten favori yazarlarımdandır. Kitabı bitirdikten sonra yazarın her kitabını bitirdiğimde bu okuduğum en iyisiydi diye düşündüğümü fark ettim. Tavsiye ederim bu türü severler ( ki sanırım bir çoğu okumuştur ) çok memnun kalacaklardır....
Baskı: Otostopçunun Galaksi Rehberi (#1-5)
Kitap bir kült ve o kadar çok beğeneni varki yorum yapmıyacam. Benim elimdeki 5 kitap bir arada olanı. Yine benim için kitabın olumlu yanı ciltli ve büyük ebatlı olduğundan dolayı kütüphanede çok güzel durması
Baskı: Avignon Beşlisi 5 ( Quinx ya da Kusursuzluk Peşinde )
Lawrence Durrell'in İskenderiye dörtlüsünden sonra ses getiren daha doğrusu gölgesinde kalan Avignon beşlemesinin beşinci ve son kitabı.Quinx. Artık sona gelinmiştir. Savaş sonrası karakterler romanın başladığı yere Avignon'a dönmüşlerdir. Sorular, akla takılanlar bu kitapta ortaya çıkıyor. Çok sürükleyici bir seri olduğunu söyleyemem. İlk iki kitabı zorlanarak okudum ve üçüncüye başlamadan araya başka bir iki kitap sokup onları okudum. Üçüncüye başladığımda ilk iki kitaptan sıkılmama karşın daha bi sevk alarak okudum. Ama yinede okuması çok kolay bir kitap değil. Yer yer oldukça durağan, sıkıcı olarak niteliyebilirim bu seriyi.....( tabiki bana göre )
Baskı: Avignon Beşlisi 4 ( Sebastian ya da Güçlü Tutkular )
Lawrence Durrell'in ünlü Avignon beşlemesinin dördüncü kitabı olan Sebastian bana göre (beşinciye yeni başlayacam) serinin en güzeli. Artık 2.dünya savaşı sona ermiştir. Karakterler İsviçre'nin Cenevre kentinde tekrar bir araya gelirler. Savaş onların üzerinde ne gibi etkiler bırakmıştır. Kimler geri dönememiştir. Romanda Aşkın platoniği umutsuzu mantıklısı mantıksızı, felsefe ve diğer üç kitapta olmayan aksiyon dahil her şey var. Beğenerek okudum.....
Baskı: Avignon Beşlisi 3 ( Constance ya da Yalnızlıklar )
Avignon serisinin üçüncü kitabı olan Constance Almanya'nın Polonya'yı 1Eylül 1939 yılında işgal edip 2. Dünya savaşının başlangışıyla başlıyor. Savaş ana karakterlerin her birini değişik yerlere savuruyor. Durrell bu üçüncü kitapta savaşın insanlar ve şehirler üzerindeki etkisini güzel bir şekilde ortaya koyuyor.
Baskı: Minyatürcü
Jessie Burton 1982 Londra doğumlu olan genç yazar Oxford Üniversitesi ve Central School of Speech Drama okullarını bitirmiş olup 2009 yılında yazarlığa adım atmış olup, halen yazarlığı ve oyunculuğu bir arada yürütmektedir. Burton Minyatürcü adlı romanı, bir Amsterdam gezisi sırasında Rıjkmuseum adlı müzede romanın baş karakteri olan Petronella Oourtman'ın oyuncak evini görmesiyle yazmaya karar verir. Kişi ve oyuncak ev gerçek. Oyuncak ev ayrıca dünyanın en pahalı 10 oyuncak evi arasında. Harika bir kurgu ve anlatım. O kadar ki konunun ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu okurken ikileme düşüyorsunuz. Çok severek okudum. Bu arada okumak istiyenler için bir not kitap şu an İdefix'te 9.90 satılan kitap listesinde bence kaçırmayın.....
Baskı: Günden Kalanlar
Kazuo İşiguro'dan yer yer hüzünlü, yer yer gülümseten sıcacık okurken sizi kitabın içine çekiveren harika bir roman. Yazar konu olarak 20 yy ortalarına kadar İngiltere'de çok saygın bir meslek olan baş uşaklık mesleğini seçmiş. Lord Darlington malikanesinin baş uşağı Stevens günün birinde malikaneyi Amerika'lı bir iş adamı alınca kendine altı günlük arabasınıda vererek izin verir. Bu altı günlük tatili geri dönüşlerle Stevens'ın günlüğü haline gelir yazar. İngiltere'de eski zamanlarında geçen roman ve filmleri çok seven biri olarak Günden Kalanları çok beğenerek okudum. Bana merakla izlediğim Downton Abbey adlı diziyi oldukça fazla anımsattı o dizide de başuşak Carson'u çok beğenmiştim. Son olarak kitap ödüllü ve baş rolünü Anthony Hopkins'in oynadığı filmi çekilmiş. Okumanızı tavsiye ederim....
Baskı: Tuhaf Kütüphane
Kısacık, masal tadında, tipik bir Murakami çalışması.
Baskı: Kaybın Türküsü
Kıran Desai 1971 doğumlu olan yazar Yeni Delhi'de doğmuş ve 14 yaşına kadar burada yaşamış. İkinci romanı olan Kaybın Türküsü ile 2006 yılında Man Booker ödülünü kazanmıştır. Roman Yargıç Jemubhai Patel ve torunu Sai çevresinde gelişiyor. Geri dönüşlerle 1920 - 1988 yıllaı arasında Hindistan'nın etnik ve dinsel çatışmalarını yurt dışında Hintlilere yapılan aşağılamaları ve bakış açısını anlatırken Hintlilerin İngiliz ve Amerika hayranlığınıda vurgu yapmış. Yazarın ülkemizde yayınlanan Kaybın Türküsü ilk ve tek romanı. Çok beğenerek okuduğumu söyleyemem. Çok metafor yapmış ve romanda çok dip not var. Romanın sanırırım baskısı tükenmiş. Bulabilirkerse Hindistan'a ve kültürüne ilgi duyanların ilgisini çekebilir...
Baskı: Tanrı'ya Bakıyorlardı
Amerikan edebiyatının temel taşlarından biri olan Zora Neal Hurston'un yazdığı en önemli kitabı olan Tanrıya Bakıyorlardı liselerde seçmeli derslerde üniversite edebiyat bölümlerinde zorunlu olarak okutulduğunu kitabın ön sözünden öğrendim. Harika, akıcı, sıcacık bir romandı çok beğendim. Janie Woods harika bir karakterdi. Janie'nin yer yer mizahi yer yer duygusal ve hüzünlü hikayesi nefisti. Kitabın baskısı yok. Ben epeyce önce almıştım kitaplığımda duruyordu. Eğer bulabilirseniz okumanızı çok tavsiye ederim. Janie'yi eminimki çok seveceksiniz.....
Baskı: Kalem Efendisi
Reha Çamuroğlu'nun çok severek okuduğum Son Yeniçeri adlı romanın ikinci cildi olan Kalem Efendisi aynı tatda ve heyecanla devam ediyor. İlk roman Osmanlının 1769 ile 1826 yılına Yeniçerilerin Sultan Mahmut taeafından yok edilmesine kadar olan süreci işlerken. Kalem Efendisi 1828 ile 1878 yılı arasındaki Sultan Abdülaziz, Murat ve Abdülhamit dönemlerini işliyor. Çok güzel anlatım harika betimlemeler. Kısaca çok severek okudum herkese tavsiye ederim...
Baskı: Son Yeniçeri
Reha Çamuroğlu'dan nefis bir tarihi roman. Oldukça akıcı, kolay okunan, okurken düşündüren ve yer yer hüzünlendiren günümüzlede bağlantılar kurduran bir roman. Roman 1769 yılında bir rus seferi sırasında Yeniçeri zabiti Arif ağanın Beltsi kasabasında Petru adlı 19 yaşında bir genci esir alması ve İstanbul'a getirmesiyle başlar. Kısaca Yeniçeri tarihine o büyük ocağın bozulup yozlaşmasını, kendi sonunu hazırlamasını 1826 yılında Sultan Mahmut tarafından yok edilmesine kadar olan süreyi harika anlatıyor. Çok beğenerek okudum. Din adamlarının çıkarcılığını kaypaklığını çıkarlarına ters gelen bir şeyler olduğunda nasıl dini kullanarak insanları birbirine acımasızca kırdırdığını üzülerek ve yok aslında değişen bir şey diyerek okudum. Tavsiye edeceğim bir roman Son Yeniçeri özellikle tarihi sevenler ve yakın tarihimizi merak edenler severek okuyabilirler...
Baskı: Bir Maskenin İtirafları
Kısaca küçük bir çocuğun büyüme evresi. Okuduğu kitaplardan, tanıştığı kişilerden etkilenmesi. Cinsel dürtüleri. Hayalleri vs vs. Betimlemeler ve edebi dil güzel olsada oldukça durağan geldi bana. Hani tekrar okumak isterim, çok kısaydı keşke uzun olup bitmeseydi denilen kitaplar vardır. Bu bende öyle bir izlenim bırakmadı...
Baskı: Siyah Kan
Favori yazarlarımdan olan Jean-Christophe Grange'den Temas,Yolculuk, Dönüş adlı üç bölüm ve 430 Sh lık harika gerilim-polisiye romanı. Roman 49 yaşında eski dünya serbest dalış şampiyonu olan ve 21 yıldır uzak doğuda yaşayan ssri katil Jacques Verendi ve temas kurmak için onun peşinden uzak doğuya giden ve hayatı allak bullak olan gazeteci Marc Dupeyrat etrafında şekilleniyor. Grange'nin her romanını severek okuyan biri olarak, Siyah Kanıda keyif olarak okudum çok güzel bir kurgusu var. Yan karakterler oldukça iyi. Bazı bölümler mektup roman özelliği taşımasını oldukça beğendim. Yine yazarın beğendiğim yanı olan dünyanın değişik yerlerinde okuyanı dolaştırma özelliğini bu romanında da Malezya, Tayland, Kamboçya üçgeninde gerçekleştirmiş. Yazarı takip edenler okumuşlardır sanırım. Okumamış olanlar veya Polisiye-gerilim tarzı roman severlere tavsiye ederim.