serhanuresin
@serhanuresin

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Vakıf ve Dünya (Vakıf #5)

Vakıf serisinin 5. Kitabı olan Vakıf ve Dünya, serinin 4. Kitabı Vakıfın Sınırıyla birlikte birbirini devamı okan tek kitap. iİlk üç kitapta Hari Seldon’ın 1000 yıllık planı çerçevesinde zaman aralıkları oldukça çok uzundu. 7 kitaplık seride iki okuma planı vardı birincisi, yazım tarihine, ikincisi Kronolojiye göre. Bu ikisi tartışmalı gibidir aynı zamanda. Ben yazım sırasına göre okuyorum. Ama 5. Kitapta macera bitti. 6 kitapta ise başlangıca geri döndüm. Yani Vakıfın kuruluşuna ve Ana kahraman Hari Seldon’un gençliğine geri döndüm. Sonu ve okuma sırası hayal kırıklığı yaşatsada 6.Kitaba başladığımda aynı keyifi almaya başladım. Yani seri harika devam ediyor benim için.

Baskı: Vakıf’ın Sınırı (Vakıf #4)

Üçüncü kitap olan “ İkinci Vakıf “ Bin yıllık Seldon Planının 400 cü yılını antırken Katır’ın yenigisine tanık olmuştuk. Dördüncü Kitap olan “ Vakıf’ın Sınırı “ da planın 520 ci yılına geliyoruz. Kaostan zaferle çıkan 1. Vakıf artık 7 Milyon Gezegene ve 10 Katrilyon insana hükmeden Vakıf Federasyonu halini almıştır.

Baskı: İkinci Vakıf (Vakıf #3)

Serinin Üçüncü kitabı olan İkici Vakıf da, Galaktik İmparatorluğun saygın Biliminsanı olan Psikotarihçi Hari Seldon’ın çöküşten sonra 30 Bin yıl süreceğini hesapladığı kaos dönemini yaptığı hesaplamalar ve planlarla 1000 yıla indireceği sürecin dört yüzüncü yılına tanık oluyoruz. Seriyi keyifle okumaya devam ediyorum. İlk iki kitaptan sonra İkinci Vakıf bana biraz durağan geldi. İkinci Vakıfın üzerindeki sır perdesinin aralanmasıyla zihin okumalar, düşünce okumalar ve beyin yönlendirmeler vs derken tempo biraz düştü. Ama haksızlık etmemeyim yinede harika.

Baskı: Vakıf ve İmparatorluk (Vakıf #2)

Yedi Kitaplık serinin ikinci kitabı olan Vakıf ve İmparatorluk oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcı. Galaktik İmparatorluğun çöküşünü Psikotarih biliminin geliştiricisi Hari Seldon ilk kitaptanda bildiğimiz gibi 100 Bin yıllık bir kaos ve barbarlık dönemi olacağını bunuda çizdiği yöntemle Bin yıla indirecekti. İşte bu ikinci kitapta Hari Seldon’ın çlümünden sonra başlayan bin yılın üç yüzüncü yılını takip ediyoruz. Harika gidiyor seri benim için Katıryine oldukça trmpolu, heyecanlı ve gizemli bir macera. Yine harika karakterler ve yine akıcı bir dil. Ana karakter Mutand olan Katır ( Bu işim inatçı ve güçlü olmasından dolayı verilmiş )Yüzbaşı Han Pritcher, ve Psikobilimci Ebling Mis harikaydı.

Vakıf (Vakıf #1)
9/1014.12.2023

Baskı: Vakıf (Vakıf #1)

İsaac Asimov’un yazılmış en iyi seri roman diye tanımlanan eseri. Trantor Gezegenin başkenti olduğu 12 Bin yıllık Galaktik İmparatorluğun tanınmış Biliminsanı Dr Hari Seldon Matematik ve Psikolojiyi birleştirdiğii Psikotarih adlı geleceği hesaplamalarla tahmin eden bir bilim dalı bulmuştur. 12 Bin yıllık İmparatorluğun 300 yıl içinde çökeceği ve çöküşten sonra 30 Bin yıl sürecek kaos, kan ve barbarlıkla geçecek dönem olacağını açıklar. Seldon bulduğu ve Galaktik Ansiklopedi adıyla yazılıp ve Gezegenlere dağıtılacak bu Ansiklopedi ile 30 Bin yıllık sürenin Bin yıla ineceğini öne sürer. Seldon’un bu açıklamaları İmparatorluğu kızdırır. Çalışmalarını sürgünde sürdürmesi için Seldon’a idam veya sürgün seçeneği önerilir. Seldon çalıştığı biliminsanları ve ailelerinden oluşan 100 bin kişi İmparatorluğun sınır ucunda Verimsiz ve Issız Terminus Gezegenine Seldon’suz yerleşirler ve Vakıf Kurulur. Ve olaylar başlar. Asimov Siyasette Dini ve Ekonomiyi kullanmanın ne kadar geçer akçe olduğunu harika yazmış. Ben çok beğenerek okudum daha doğrusu seriye başladım. Çok güzel betimlemeler, harika atmosfer, süper karakterler ve müthiş olaylar kurgusu. Ana Karakterlerden Terminus’un ilk yıllarındaki Valisi Salvor Hardin ve Smyrone’lu Usta Tüccar Hober Mallov’u çok beğendim. Benim gibi Bilşmkurguya ön yargılı olanlara veya sevenlere daha doğrusu keyifli vakit geçirmek isteyenlere çok tavsiye ederim….

Baskı: Gökteki Çakıl Taşı (Galaktik İmparatorluk Serisi, #3)

Gökteki Çakıltaşı Galaktik İmparatorluğun 22 Bölüm ve 274 Sayfadan oluşan üçüncü ve son kitabı. İkinci kitap olan Uzay Akımlarının üzerinden ne kadar geçmiştir bilinmiyor. Ama yaşanabilir gezegen sayısı 200 Milyona ve galaksi nüfusu 500 Milyara ulaşmış. Kadim Dünya Gezegeni ise halen radyoaktif birçok yeri halen yaşanmaz halde. Paralel bir Evren var mı acaba kirabın ana teması bu. Ana karakter Kosrph Swartz emekli bir terzi eşi , çocukları ve torunlarıyla mutlu mesut yaşarken birden kendini başka nir zaman ve gezegende bulur. Bsna çok keyifli zaman geçirtti hem robot serisi ve Galaktik İmparatorluk serisi. Şimdi İsaac Asimov’un yazılmış en iyi Bilimkurgu serisi diye tanımlanan Vakıf serisine başlıyorum. Herkese tavsiye ederim….

Baskı: Uzay Akımları (Galaktik İmparatorluk Serisi, #2)

Galaktik İmparatorluk serisinin ikinci kitabı olan Uzay Akımları 18 Blm ve 268 Sh. Galakside Sart ve Trantor adlı iki emperyalist güç var. Ve Floriana adlı Gezegen, Galakside Kirt denen çok kıymetlin bir bitkinin yetiştiği tek yerdir. Sart Gezegeni bu Gezegeni hükmü altına almış sömürmektedir. Trantor Gezegeni ise burası için mücadele vermektedir. Entrika, casusluk, ihanet, diplomasi vs olan bayağı sürükleyici bir kitap. Ben önce Frank Herberti’in Dune kitabına benzettim orda da okuyanlar bilir Arrakis Gezegeninde Kum solucanlarının ürettiği Melanj adlı bitki için savaşlar veriliyordu. Fakat ilerleyince çok farklı bir macera ortaya çıktı. Çok güzel betimlemeler ve karaktrrker var. Ben Trantor Gezegeni Sart elçisi yaşlı Ludigan Abel ve Florinalı Köylü kadın Valona March’a bayıldım. Çok güzel vakit geçirtti bana üçüncü ve son cildine başkayacam. Tavsiye ederim….

Baskı: Toz Gibi Yıldızlar (Galaktik İmparatorluk Serisi #1)

İsaac Asimov’un Galaktik İmparatorluk serisinin ilk kitabı olan Toz Gibi Yıldızlar 264 Sh ve 22 bölümden oluşuyor. Bir önceki okuduğum Robot serisininin ilk kitabından keyif almayıp devamı olan 3 kitabını sevdiğim gibi olur umarım. Toz gibi Yıldızlar ilk kitabı biraz durgun oldu epeyce. Bayağı Fizik ve Bilimsel terimler vardı. Sona doğru hareketlensede pek sevdiğimi söyleyemen. Tyrann’lılar ilginç bir ırk. Moğollara veya Hun’lara benzetilebilir. Kısa boylu tıknaz tipli. Uzay savaş gemileri ufak çevik vur-kaç taktiğine uygun, Atbaşı Nebulasındaki gezegenleri istila etmiş vergiye bağlamışlar vs. Biron Farrill, Artemisia Hinrik, Tyrann Komiseri Simok Aratap, Lingane Otokratı Sander Jonti güzel karakterlerdi.

Baskı: Robotlar İmparatorluk (Robot Serisi 4)

Robot Serisin dördüncü ve son kitabı olan Robotlar İmparatorluk 92 Bölüm ve 523 Sh lık bir kitap. Şafağın Robotları olan üçüncü kitabın üzerinden iki asır geçmiş Dünyalılar Uzaycıların çekincelerine karşın, artık başka dış Gezegenlere yerleşmeye başlamışlardır. Daha önceden yazdığım üzere pek Bilimkurgu kitap okumam, bu seriyi bir arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. İlk kitap Çelik Mağaraları okurken sıkılır gibi olduysam da ikinci ve üçüncü kitapta bayılarak okudum ve hemen yazarın üç kitaplık Galaktik İmparatorluk ve yedi kitaplık Vakıf serisini aldım. Harika karakterler vardı Elijah Baley, Solaria’lı Gladia, Dr Han Fastolfe ve hepsinden de öte İnsansı Robot Daneel Olivaw ve İnsan düşüncelerini okuyabilen Robot Giskard Reventlov unutulmaz Roman kahramanlarım arasına girdi. Bilimkurgu severlere ve polisiye severlere tavsiye ederim…. Cihan Karaman’cı nın çevirisi ve İthaki Yayınlarının kalitesi mükemmeldi….

Baskı: Şafağın Robotları (Robot Serisi #3)

Robot serisinin 3 Kitabı olan Şafağın Robotları 19 Bölüm 84 Kısın 510 Sh dan oluşuyor. Ana karakter Elijah Baley artık C-7 rütbesine yükselmiş 45 yaşında bir dedektiftir. Bir önceki macera Solaria Gezegeninde geçmişti. Bu kez 50 uzaycı gezegeninin lideri Aurora da ( bu arada Aurora Roma Şafak Tanrısıymış ) geçiyor. İlk kitaplardan da tanıdığımız Dr Han Fasfolte’un başı derde girince Baley Aurora gezegenine Dünya tarafından yardım için gönderilir. İlk kitaptan fazla bilimkurgu kitap okumadığımdan, pek keyif almadığımı yazmıştım. Bu 2. Kitapta değişti. 3. Kitapta ise beğeniye ve keyife dönüştü yazarın diğer serilerinide ( Galaktik İmratorluk ve Vakıf serisi ) hemen aldım. Özelikle ilk iki kitapta tanıdığıkız İnsansı robot Daneel Oliwav’a Giskard Reventlov ilave edilmiş. İkisi de müthiş karakterler olmuş. Yani onlar için bile okunur bir seri olmuş Robot serisi. Severek okuyorum tavsiye ederim….

Baskı: Çıplak Güneş (Robot Serisi 2)

İsaac Asimov’un Robot serisinin 2. Kitabi olan Çıplak Güneş 18 bölüm 252 Sayfadan meydana geliyor. Kahramanımız Elijah Baley artık 43 yaşındadır ve C-6 rütbesine terfi etmiştir. 50 dış Gezegenden biri olan Soloria’da 2asırdan beri hiç suç işlenmemiştir. Fakat esrarengiz bir cinayet işlenir ve olayı çözmek için Baley ve Robot Daneel olayı çözmek için çağrılır. İlk kitabından almadığım zevki ikinci kitaptan almaya başladım. Güzel bir olay örgüsü ve ilginç karakterler var. Özellikle Solaria Gezegeni çok güzel betimlenmiş çok beğendim. Bilimkurgu severler seriye aşinadır sanıyorum, ben aslında çok okumam bu türü. Son okuduğum bu türde seri Dune serisiydi çok beğenmiştim tavsiye üzerine aldığım seriyi 2. Kitabından sonra Dune serisi kadar seveceğim sanırım…

Baskı: Çelik Mağaralar (Robot Serisi #1)

İsaac Asimov’un Çelik Mağaralar kitabı ünlü Robot serisinin ilk kitabı. Dünya artık Güneş ve dış etkenlerden korunmak için saydam kubbelerle korunan şehirlerden oluşmaktadır ve nüfusu 8 milyara ulaşmıştır. Uzaycılar asırlar önce Dünyadan uzaydaki dış gezegenlere giden insanların torunları olup çok gelişmişler ve robot teknolojisine sahiptir. Dünyanın bir bölümünde insanlardan uzak yaşamakta olan bu toplulukta ilk kez cinayet işlenir ve olayı çözmek için Elijah Baley ve robot Oliwav Daneel görevlendirilir. İlk kitabı öyle aman aman beğendiğimi söyleyemem ama ilk kitap ve ısındırma kitabı olarak düşünüyorum. Bakalım 2. Kitabı olan Çıplak Güneş aldığı övgü ve bana verilen tavsiyelere değecek mi merak ediyorum….

Baskı: Ruhlar Labirenti (Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı 4#)

Serinin dördüncü ve son kitabı. Diğer üç kitaptan aldığım keyifi aldığımı söyleyemem ama kötümüydü asla değil. Biraz zorlama gibi geldi bana. Tabi ilk üç kitabı okuyupta bunu okumamak olmazdı. Unutulmuş kitaplar mezarlığı serisi bana güzel vakit geçirtti. Okumayanlara rahatlıkla tavsiye ederim….

Kodeks 632
5/1024.07.2023

Baskı: Kodeks 632

K

Baskı: Cennet Mahkumu (Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı, #3)

Mükemmel Serinin 3. Kitabı olan Cennet Mahkumu serinin 306 Sayfalık en kısa kitabı. Bende 4. Kitaba bir hazırlık, bağlantı ve köprü olarak kurgulandığı hissi yarattı. Ama çok beğenerek okudum serinin diğer kitapları gibi. İlk kitaptaki unutulmaz eski dostalar Meleğin Oyununda konu mankeni gibiydiler. Burda tekrar karşılaşıyoruz Müthiş karakter Fermin Romero de Torres esprili konuşmalarını dürüstlük ve bilgeliğini çok özlemişim. Bu kitapta daha iyi tanıyoruz hapis günlerini başına gelenleri vs. Baba Sempere ve anlatıcı olan oğlu Daniel Sempere’yi, Sempere ve oğlulları kitapevini çok özlemişim. O yüzden okurken Sabahattin Ali’nin artık özlü söz olmuş “ Zaten Yalnızlığımın sebebi, kitaplardaki kahramanları, semtimde bulamayışım değil miydi “ sözleri geldi aklıma birden…..

Baskı: Meleğin Oyunu (Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı, #2)

Carlos Ruiz ZafonUnutulmuş Kitaplar Mezarlığı serisinin 2. Kitabı olan Meleğin Oyunununda yine harika yaratmış. Yazarı serinin ilk kitabı olan Rüzgarın Gölgesinde tanıtmaya çalışmış ve aşırı beğendiğimi belirtmiştim. Meleğin Oyununa başladığımda, özellikle ilk sayfalarında acaba abarttım mı diye düşündüm. İlk kitaptaki karekterlerin adları değişmiş, konu aynı gibi gelirken, birden yazar başka bir labirentin bambaşka konuların içerisine sokuyor okuru. Bu yıl en beğenerek okuduğum kitap serisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlk kitaptaki karekterler yer yer sürprizlerle yer alırken, yine müthiş karakterler var. Başta ana karakter David Martin olmak üzere Isabella müthişti. Serinin 3. Kitabı Cennet Mahkumunu başlayacam hemen. Çok tavsiye edeceğim bir seri. Not olarak 3. Ve 4. Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış. Kitabın tanıtımında özet olarak bu seriyi oluşturan kitaplar, her biri bağımsız ve kendine özgü hikayeler oluşturduğu halde anlatımsal ve tematik köprüler oluşturan karakterler hikaye örgüleri aracılığı ile birbirine bağlanır. Yani sırayla veya sırasız okunabilir….

Baskı: Rüzgarın Gölgesi (Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı, #1)

Carlos Ruiz Zafon ( 1964-2020 ) İspanyol edebiyatının erken yaşta vefat eden eserleri 45 ülkede yayınlanan yeni dönemin başarılı yazarlarından. Rüzgarın Gölgesi aslında 4 kitaptan oluşan Unutulmuş Kitaplar Mezarlık serisinin 525 Sh lık ilk kitabı, lansmanı İspanya’da Don Quijote’den sonra en çok okunan eser olarak yapılmış. Çok beğenerek okudum. Bu yılın ötesinde tüm zamanlarda okuduğum en güzel ve akıcı kitaplar arasında yerini aldığını söyleyebilirim. Yazar sizi İspanya’nın iç savaş yıllarında bir labirentin bir sarmalın içinde sürüklüyor. O yılların İspanya’sı daha doğrusu Barselona inanılmaz güzel betimlenmiş. Mükemmel karakterler var hepsi birbirinden akılda kalıcı ve özlenecek türden, başta anlatıcı Daniel Sempere, baş kahramanlardan Fermin Romero de Torres ve Nuria Monfort benim özleyeceğim karakterler. Her ne kadar tavsiye ile kitap okunmayacağına inansamda, bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Aşk, iyilik, kötülük, kin ve nefret, macera, gerilim hepsi var. Tempo hiç düşmüyor. Ben kitabı kısa bir sürede bitirince yazarın erken yaşta yaşama veda ermesine oldukça üzüldüm ve serinin devam kitaplarına başlamak için sabırsızlanıyorum şimdiden….

Ölüler Diyarı
7/1024.06.2023

Baskı: Ölüler Diyarı

Grange’den yine gerilim dozu yüksek, heyecanlı ve temposu düşmeyen bir seri katil romanı. Bir çok hayranı ve takipçisi bulunan ünlğ Fransız polisiye roman yazarı Grange her yeni çıkan romanında övgü aldığı kadar, kendini yenileyemediği tekrara düştüğü konusunda okurlar oldukça fazla eleştiride alır. Ben yazarı severek okurum ve her çıkan kitabını alır ve okurum. Ölüler Diyarını da severek ve sıkılmadan okudum. Cinayet Büro Amiri Stephane Corso oldukça sıkı bir karakter. Sürprizler, karakterler ve olayların geçtiği mekan ve şehirlerin betimlemelerini her romanında olduğu gibi bu romanında da oldukça beğendim. Güzel bir zaman geçirmek ve beyin jimlastiği için ideal bir kitap. Polisiye meraklıları zaten takip ediyordur, bu türü denemek isteyenler yazarı rahatlıkla takip edebilirle….

Altın Gözlük
7/1031.05.2023

Baskı: Altın Gözlük

Giorgio Bassanı ( 1916-2000 ) İtalya’da bir çok edebiyat ödülü kazanmış yazar ve yayımcı. Yahudi kökenli olduğu için, kitaplarında ana tema olarak Ferara’da ki Yahudi toplumunun yaşamını ele alır. Roman savaşın hemen sonrası 1919 yılında Venedik’ten Ferara’ya gelen Doktor Athos Fadigati’nin hikayesi bir Doktoru iyi tanıyan anlatıcı tarafından okuyucuya aktarılıyor. Çok beğenerek okudum kısacık 91 Sh lık yer yer hüzünlü sıcacık bir hikayeydi. Yayımcı en beğendiğim yayınevlerinden olan YKY olunca tereddüt etmeden almıştım. Kitabı bitirince hemen yazarın yine YKY den çıkan Finzi-Contilerin Bahçesi adlı kitabını aldım. Okumanızı tavsiye ederim….

Dün
7/1027.05.2023

Baskı: Dün

Agota Kristof 1935 doğumlu Macaristan asıllı İsviçre’li yazar. Kocası Macaristan’da ki Sovyet karşıtı yapılanmada faal olarak bulunduğu için, eşi ve 4 aylık çocuğu ile İsviçre’ye kaçmıştır. 1970 yıllarında ufak tefek tiyatro oyunları yazmaya başlamış 1986 yılında yazdığı Büyük Defter üçlemesiyle ün kazanmıştır. Adı bilinmeyen bir ülkenin yine adı bilinmeyen köyünde, hayat kadını, hırsız ve dilenci olan annesiyle bir arasa yaşayan ilkokul öğrencisi Tobias yaşadığı bir olumsuzluk yüzünden ülkesinden kaçar ve başka bir ülkede Sandor Lester adıyla yeni bir yaşam kurar. Agota Kristof’la ilk kez bu kitabınla tanıştım. Çok beğenerek okudum. Başka bir ülkede yabancı olarak yaşamayı, çevreyi, ortamı ve unutulmayan aşkı çok güzel yazmış. 81 Sh lık bir kitap olması kitabı bitirdiğim zaman keşke daha uzun olsaydı dedirtti. Sonuç olarak yazarın yine bu kitap gibi YKY yayınlarından çıkan ve tek kitapta toplanan Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan üçlemesini alıp okuyacağım. Okumanızı öneririm….

Paralı Asker
2/1025.05.2023

Baskı: Paralı Asker

Georges Perec ( 1936-1982 ) Paris doğumlu Sosyolog ve Edebiyatçı. Edebiyat dünyası tarafından çok methedilen bir yazar olan Perec’in özellikle Condontiere ( Paralı Asker ) özellikle çok ayrı bir yere konuyor. Bende bu yüzden almıştım. Epeydir kütüphane duran kitabı nihayet okudum. Kitabın başına bir sürü olay gelmiş. Kaybolmuş, epey aranmış sonunda bulunmuş yazarın ölümünden sonra yayınlanmış. Yazar gençliğinde yayınevlerine götürdüğünde yayıncılar yüzüne bakmamış, sıkıcı hatta çok kötü bulmuşlar. Perec bunun üzerine “ Condontiere gellince onu okuyanında kafasına sıçayım “ diye tepkisini dile getiriryor. ( Kitabın 24 Sh lık oldukça uzun ön sözünde okuyabilirsiniz ) Ben inanılmaz sıkıldım okurken. Kısa bir kitap olmasa kesin yarım bırakırdım. Gerçi Edebiyat eleştirmenleri yere göğe koyamamalarından ötürü ikilemde kaldım. Belki ilerde bir kez daha okumaya çalışırım daha doğrusu cesaret ederim….

Baskı: İvan Denisoviç'in Bir Günü

Soljenitsin’in Kreçetovka İstasyonunda Bir Olay ve Matriyona’nın Evi adlı 2 hikayeden oluşan kitabından hemen sonra okuduğum 2. Kitabı. Kısa bir kitap 156 Sh. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere İvan Denisoviç adlı Sibirya’da ceza çeken bir mahkumun bir günü anlatılıyor. İvan Denisoviç Şuhov. Diğer adıyla Ş-534 10 yıllık cezasının 8 yılının cezasını çekerken cezaevindeki sıradan bir günü o kadar güzel kaleme alınmış ki yazar, ortam yan karekterler nefis ötesi. Ben çok severek okudum. Hatta zaman zaman roman yazma sanatı Rus ve 18-19-20 Yy yazarlarıının üstünde yükselmiş diye düşünürüm. Bazen Ülkemizde o kadar kitap yayınlanır da yazarın Gulag Takım Adaları neden yayınlanmaz. İş Kültür, YKY, İletişim ve Can yayınlarına çok yakışır bir kitap olur diye çok düşündüğüm olmuştur. Kitabı okumamış olanlara çok öneririm. Sadece baş karakter Ş-534 yani İvan Denisoviç Şuhov için bile okumaya değer bir kitap…

Baskı: Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay / Matriyona'nın Evi

Soşjenitsin’in 126 sayfalık muhteşem eseri. Kitap 2 kısacık hikaye. Nefis tiplemeler. İlk hikayede Teğmen Vasya Zotov ama özelikle 2. Hikayedeki Matriyona olağanüstüydü Çok severek okudum. Yapacağım tek yorum alın ve okuyun. Özellikle Matriyona’ya bayılacakdınız…

Baskı: Kral, Bilge ve Soytarı

1955 Kenya doğumlu ve Hint asıllı olan yazar, İngiltere’de Siyasal Bilimler ve Din alanında eğitim görüp uzmanlığını ise karşılaştırmalı din tarihi üzerine yapmıştır. Halen İsviçre Cenevre üniversitesinde ders vermektedir. Kitap adı bilinmeyen Dini unutmuş, refah ve barış içinde yaşayan bir ülkede geçer. Halkınındaki huzurluğu gören kral, bunlara bir din verim der ve Budist, Hindu, Müslüman, Hristiyan, Musevi ve Ateist uzmanları getirtip yarıştırır özet olarak. Konu aslında çok güzel seçilmiş ve kurgulanmış ama bazı özellikle Budizm ve Hiduizm bölümlerinde zorlandım. Akademiyenlik ve konuya hakimiyet ayrı yazarlık ayrı diye de okurken düşünmedim değil. Ama yine de Teolojiye meraklı olanların ilgisini çekeceğine inanıyorum…

ÖncekiSayfa 1 / 17Sonraki