freedomvforever
@freedomvforever

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kağıt Ev
9/1023.01.2016

Baskı: Kağıt Ev

"İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.”

Bazuka
9/1023.01.2016

Baskı: Bazuka

"insan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. yetişkinler zombilere benziyor..."

Baskı: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...

“Her şeyin biteceği hakikatini aklına getirmeyebilecek kadar çocuk olmak ne büyük mutlulukmuş meğer”

Boktanlık Üzerine
8/1016.01.2016

Baskı: Boktanlık Üzerine

"boş laf ile dışkı arasında tesadüfi benzerlikler vardır, bu benzerlikler boş lafı, boktanın eşi yapar. nasıl boş lafın informatif içeriği boşaltılmışsa, dışkının içinde de besleyici olan hiçbir şey yoktur. dışkı besinin cesedi olarak düşünülebilir, yiyeceğin içindeki önemli maddeler tüketildikten sonra geriye kalan şeydir dışkı. bu açıdan dışkı, bizim ürettiğimiz ölümü temsil eder ve işin aslı hayatımızı idame ettirmek için bunu yapmak durumundayız. belki de ölümü çok içselleştirdiği için dışkıyı tiksindirici buluyoruz. dışkı yaşamsallığın amaçlarına hizmet etmez, aynen boş lafın iletişimin amaçlarına hizmet etmediği gibi."

Baskı: Leylim Leylim (Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar)

Geçende bir mezar gördüm. Yekpâre bir mezar kapağı. Küçücük! Belli ki altında bir çocuk yatıyor. Nasıl, bilsen, gidip kucaklamak, öpmek geldi içimden. Oturdum, okşadım, sevdim taşı. Belli yapan adam aşk ü şevk ile çalışıp yapmış, kendinden çok şey katmış taşa. Kim bilir hangi sevilerle vardı o ustalığa. Öyle bir yalnızlığı var ki Leyla, binlerce mezarın içinde, irili ufaklı, çiçekli, parmaklıklı mezarların arasında, “Ben buradayım” diyor âdeta. Bir ara çalarlar diye korktum da! Ha, baktım yanımda bir köylü türedi, merhabalaştık, mezara tutulduğumu hissetmiş olacak, “Çocuk” dedi. “Ne kadar çok seviyormuş yahu” dedi. Seven kim? Babası mı, anası mı, taşçı ustası mı anlayamadım. Ama o güzellik köylüyü de çarpmıştı. Bense anlamaz sanmıştım! Kimse bunu yapan, büyük bir hayat yaşamış bence. Kıskandım onu. Edison’u, Bedrettin’i, Spartaküs’ü kıskandığım gibi kıskandım. Yüzde yüz yaşamak dediğim bu, canım... Tabii kıskandığım onların ne eserleri ne de kendileri! Klâsik deyimle ruhlarını kıskanıyorum. Yaşamaya haysiyetli bir anlam kazandıran çabalarını...

ÇOCUKLAR YÖNETİMDE
10/1024.09.2015

Baskı: ÇOCUKLAR YÖNETİMDE

"Sana şunu söyleyeyim ki hırsızlık yapmak elbette yanlıştır, ama hapse tıkılanlar da her zaman benim gibi küçük hırsızlardır. Büyük hırsızlar, halktan milyonlar çalanlar, hiç bir zaman hapse girmezler. Onların resimleri gazetelerde basılır, sık sık kralı, başbakanı görmeye giderler."

Küçük Kara Balık
10/1010.09.2015

Baskı: Küçük Kara Balık

"Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?"

Baskı: Bilinmeyen Adanın Öyküsü

"beğenmek sahip olmanın en iyi şekli, sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek."

Baskı: Amerigo / Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikâyesi

"Gerçek Vespucci ile dünyanın tanıdığı Vespucci arasında öylesine keskin bir tezat vardı ki, iki imgeyi, yani yaşamdaki imgesiyle yazılı metinlerdeki imgesini çakıştırmak mümkün değildi."

Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde

"İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın. Özgürlük­ler alanında da halka dilediğiniz kadar haklar tanıyınız. Sos­yalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün sosyal hak­lar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır. Bu nesilden gelen memurlar bencil ve uyuşuk, devlet adamları ise politik madrabaz olurlar.Politikacılar, çıkar peşinde koşar.Okullar yeni neslin bilincini körelten ve kalbini karartan birer karanlık mağara olur.Basın, sokak kadınlarının albümlerine döner.Tok veya aç olan halk kitleleri ise kendilerine yabancı olan her şeye, özellikle varlıklı sınıfa mensup insanlara karşı nefret, kıskançlık ve intikam duyguları beslemeye başlarlar."

Utopia
9/1012.05.2015

Baskı: Utopia

Gollik
10/1010.05.2015

Baskı: Gollik

Salyangoz
10/1008.05.2015

Baskı: Salyangoz

seslerin sesleri bastırmadığı aksine seslerin çoğalarak birleştiği bir dünyayı umut eden bir insanın samimi hikayeleri.

Bitmeyen Kavga
10/1004.05.2015

Baskı: Bitmeyen Kavga

"o kendi için hiçbir şey istemedi.."

Mahalleden Arkadaşlar
10/1027.04.2015

Baskı: Mahalleden Arkadaşlar

haylaz bir çocuk gülümsemesiyle okunan herkesin kendinden birşeyler bulacağı bir arkadaşlık hikayesi.

Tembellik Hakkı
10/1022.04.2015

Baskı: Tembellik Hakkı

"Çalışın, çalışın işçiler, toplumsal serveti ve kendi yoksullugunuzu artirmak için çalışın. Çalışın ki, daha da yoksullaşarak daha çok çalışmak ve yoksullaşmak için birtakim nedenleriniz olsun. Kapitalist üretimin acimasiz yasasi budur işte."

Komünist Manifesto
10/1020.04.2015

Baskı: Komünist Manifesto

Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.

Sosyalizmin Alfabesi
10/1018.04.2015

Baskı: Sosyalizmin Alfabesi

Sosyalizm, özgürlüğün başlangıcıdır. Sosyalizm, insanlığa en büyük acıları veren kötülüklerden kurtulmak demektir; ücretli kölelikten, sefaletten, toplumsal eşitsizlikten, güvensizlikten, ırk ayrımından, savaştan kurtuluş demektir.

Baskı: Modernleşen Türkiye'nin Tarihi

yakın türkiye siyasi tarihinin bilinmesi gerekenlerini çok yalın bir dille anlatan klas eser.

ÖncekiSayfa 2 / 4Sonraki