
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ateistin Kutsal Kitabı
"Bilim, ahlaki değerleri zayıflatmakla suçlanagelmiştir, ancak bu yanlıştır. Bir insanın ahlakı daha çok, sevgiye, eğitime ve insan ilişkilerine bağlıdır ve dinden herhangi bir destek almasına gerek yoktur. İnsanlar ceza korkusuyla ve ölümden sonra ödüllendirilme umuduyla hizaya sokulmaya çalışılırsa, elbette insanlığın durumu da üzücü bir hal alır." ALBERT EINSTEIN
Baskı: Kırmızı Bisiklet
"Evlatların ebeveynlerini değil, ebeveynlerin evlatlarını gömdüğü, taze kana doymaz bir toprak...Azrail’in anavatanı..."
Baskı: Kum Kitabı
"bir yaprağı gizlemek için en iyi yerin bir orman olduğunu bir yerde okuduğumu anımsadım"
Baskı: Tutuklandık
“Bu gelip geçici duruma bakıp umutsuzluğa düşmenin gereği yok. İnsanoğlu, umutsuzluktan umut yaratandır. Ya demokrasi, ya hiç… Türkiye ‘hiç’e layık değildir. Selam olsun korkunun üzerine yürüyenlere… Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere…”
Baskı: İslenmiş Aşka Mektuplar
"Bizler ölemedik bile, ölemeyecek kadar cesaretsizdik, ama herkes bizim öldüğümüzü sanıyor."
Baskı: Sayıklamalar
“Beyin; Tanrı’nın insanı cezalandırmak için yarattığı bir işkence aleti. Beyin olmasaydı, hiçbir şey var olmayacaktı. Işığı bilemeyecektim, arzulamayacaktım onu. Burada olmayı kabullenecektim. Hayvansı bir yaşam yaratabilirdim burada.”
Baskı: Aslında Cennet de Yok
"Topluma inanmıyorum ben. Eline geçen her ne olursa olsun gözünde büyüten bir tuhaf mengenedir toplum. Otoriteyi büyütür gözünde sözgelimi. Sağa sola emirler yağdıranları besler koynunda. Gereğinden fazla sorumluluk yükler olur olmaz insanlara. Sen bunu şöyle yapmalısın, ya da o öyle olmaz der. Olumsuzluklar, inançlar, önyargılarla beslenirken her şey daha iyiye gidecek martavalını da okumadan edemez. Görmez yaşananlardaki tekdüzeliği. Bir şeyler bekler hep onu oluşturan şekilsiz kafalardan."
Baskı: Hızlandıkça Azalıyorum
''uyandığımı söylemek abartmak olur, çünkü sanırım hiç uyumadım, şayet uyudumsa da rüyamda yatağımda uyanık yattığımı ve uyuyamadığımı gördüm.''
Baskı: Sırça Köşk
"Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter."
Baskı: Merhume
"Mülkiyet hırsızlıktır,kapitalizm ahlaksızlıktır,devletler katildir."
Baskı: Açlık
"Tanrım, işlerim ne kadar da ters gidiyordu! Sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı mücadeleye değer görmüyordum. Bahtsızlık baskın çıkmış, fena yüklenmişti. Öylesine bitmiştim ki, şimdi eski halimin bir gölgesiydim ancak. "
Baskı: Alemdağ'da Var Bir Yılan
"Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."
Baskı: Har
Bi tane kitap ne yapabilir ki? Devasa camiler inşa eder Numune kardeşim, muazzam kiliseler diker, okyanuslar dolusu kan döker, kan dindirir, milyarlarca hayatı karartır, milyarlarcasını aydınlatır...
Baskı: Gazi Paşa'ya Suikast
"Tarihe “keşke bu olaylar olamasaydı” mantığı ile bakılmaz. Bu olaylar yaşanmış; doğru ve yanlış yönleriyle artık geçmişte kalmışlardır. Bu olayları yeniden yaşamaya ve sonuçları değiştirmeye olanak yoktur. Önemli olan bu olaylardan -bu olayları bütün yönleriyle inceleyerek- bugünler için kalıcı dersler çıkarmaktır."
Baskı: Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
"Şiddet ceza vermiyor. Şiddet öldürüyor. Toplumun “ölüseviciliğini” destekleyen, körükleyen bir süreç yaşıyoruz."
Baskı: Yeni Dünya
"Kaçmak, her zamanki gibi, her şeyden kaçmak... Görmekten, duymaktan ve beraber ıstırap çekmekten kaçmak."
Baskı: Onca Yoksulluk Varken
"Yasalar, başkalarına karşı korunacak şeyleri olan kişileri korumak için yapılmıştır. "
Baskı: Deli Çocuğun Güncesi
"Korkunç bir dünyanın korkulu bir evresinde yaşıyoruz, gözlerimize bakan insanlar korkuyor, korkuyoruz. Konuşmaktan korkuyoruz, elimizdekileri kaybetmekten, görüşlerimizi söylemekten, harekete geçip iyi şeyler yapmaktan korkuyoruz. Korkularımızı yenip, gücümüzü birleştiremeyecek kadar sefil varlıklarız artık. Boy boy dikilen apartmanlar gibiyiz artık. Yan yana, dimdik, ama birbirimizi bütünleyemiyoruz, kucaklayamıyoruz."