freedomvforever
@freedomvforever

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Ateistin Kutsal Kitabı

"Bilim, ahlaki değerleri zayıflatmakla suçlanagelmiştir, ancak bu yanlıştır. Bir insanın ahlakı daha çok, sevgiye, eğitime ve insan ilişkilerine bağlıdır ve dinden herhangi bir destek almasına gerek yoktur. İnsanlar ceza korkusuyla ve ölümden sonra ödüllendirilme umuduyla hizaya sokulmaya çalışılırsa, elbette insanlığın durumu da üzücü bir hal alır." ALBERT EINSTEIN

Kırmızı Bisiklet
10/1007.05.2016

Baskı: Kırmızı Bisiklet

"Evlatların ebeveynlerini değil, ebeveynlerin evlatlarını gömdüğü, taze kana doymaz bir toprak...Azrail’in anavatanı..."

Kum Kitabı
8/1027.04.2016

Baskı: Kum Kitabı

"bir yaprağı gizlemek için en iyi yerin bir orman olduğunu bir yerde okuduğumu anımsadım"

Tutuklandık
10/1023.04.2016

Baskı: Tutuklandık

“Bu gelip geçici duruma bakıp umutsuzluğa düşmenin gereği yok. İnsanoğlu, umutsuzluktan umut yaratandır. Ya demokrasi, ya hiç… Türkiye ‘hiç’e layık değildir. Selam olsun korkunun üzerine yürüyenlere… Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere…”

Baskı: İslenmiş Aşka Mektuplar

"Bizler ölemedik bile, ölemeyecek kadar cesaretsizdik, ama herkes bizim öldüğümüzü sanıyor."

Sayıklamalar
8/1018.04.2016

Baskı: Sayıklamalar

“Beyin; Tanrı’nın insanı cezalandırmak için yarattığı bir işkence aleti. Beyin olmasaydı, hiçbir şey var olmayacaktı. Işığı bilemeyecektim, arzulamayacaktım onu. Burada olmayı kabullenecektim. Hayvansı bir yaşam yaratabilirdim burada.”

Baskı: Aslında Cennet de Yok

"Topluma inanmıyorum ben. Eline geçen her ne olursa olsun gözünde büyüten bir tuhaf mengenedir toplum. Otoriteyi büyütür gözünde sözgelimi. Sağa sola emirler yağdıranları besler koynunda. Gereğinden fazla sorumluluk yükler olur olmaz insanlara. Sen bunu şöyle yapmalısın, ya da o öyle olmaz der. Olumsuzluklar, inançlar, önyargılarla beslenirken her şey daha iyiye gidecek martavalını da okumadan edemez. Görmez yaşananlardaki tekdüzeliği. Bir şeyler bekler hep onu oluşturan şekilsiz kafalardan."

Baskı: Hızlandıkça Azalıyorum

''uyandığımı söylemek abartmak olur, çünkü sanırım hiç uyumadım, şayet uyudumsa da rüyamda yatağımda uyanık yattığımı ve uyuyamadığımı gördüm.''

Sırça Köşk
10/1028.02.2016

Baskı: Sırça Köşk

"Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter."

Merhume
9/1024.02.2016

Baskı: Merhume

"Mülkiyet hırsızlıktır,kapitalizm ahlaksızlıktır,devletler katildir."

Açlık
10/1011.02.2016

Baskı: Açlık

"Tanrım, işlerim ne kadar da ters gidiyordu! Sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı mücadeleye değer görmüyordum. Bahtsızlık baskın çıkmış, fena yüklenmişti. Öylesine bitmiştim ki, şimdi eski halimin bir gölgesiydim ancak. "

Baskı: Alemdağ'da Var Bir Yılan

"Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."

Har
10/1007.02.2016

Baskı: Har

Bi tane kitap ne yapabilir ki? Devasa camiler inşa eder Numune kardeşim, muazzam kiliseler diker, okyanuslar dolusu kan döker, kan dindirir, milyarlarca hayatı karartır, milyarlarcasını aydınlatır...

Gazi Paşa'ya Suikast
10/1003.02.2016

Baskı: Gazi Paşa'ya Suikast

"Tarihe “keşke bu olaylar olamasaydı” mantığı ile bakılmaz. Bu olaylar yaşanmış; doğru ve yanlış yönleriyle artık geçmişte kalmışlardır. Bu olayları yeniden yaşamaya ve sonuçları değiştirmeye olanak yoktur. Önemli olan bu olaylardan -bu olayları bütün yönleriyle inceleyerek- bugünler için kalıcı dersler çıkarmaktır."

Baskı: Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli

"Şiddet ceza vermiyor. Şiddet öldürüyor. Toplumun “ölüseviciliğini” destekleyen, körükleyen bir süreç yaşıyoruz."

Yeni Dünya
10/1001.02.2016

Baskı: Yeni Dünya

"Kaçmak, her zamanki gibi, her şeyden kaçmak... Görmekten, duymaktan ve beraber ıstırap çekmekten kaçmak."

Onca Yoksulluk Varken
10/1030.01.2016

Baskı: Onca Yoksulluk Varken

"Yasalar, başkalarına karşı korunacak şeyleri olan kişileri korumak için yapılmıştır. "

Baskı: Deli Çocuğun Güncesi

"Korkunç bir dünyanın korkulu bir evresinde yaşıyoruz, gözlerimize bakan insanlar korkuyor, korkuyoruz. Konuşmaktan korkuyoruz, elimizdekileri kaybetmekten, görüşlerimizi söylemekten, harekete geçip iyi şeyler yapmaktan korkuyoruz. Korkularımızı yenip, gücümüzü birleştiremeyecek kadar sefil varlıklarız artık. Boy boy dikilen apartmanlar gibiyiz artık. Yan yana, dimdik, ama birbirimizi bütünleyemiyoruz, kucaklayamıyoruz."

Palto
10/1025.01.2016

Baskı: Palto

“Kimsenin korumadığı,hiç arkadaşı olmayan,hayatı boyunca hiç kimseden içten bir yakınlık görmemiş,bir böceği iğneyletutturup mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğabilimcilierin bile ilgisini çekmeyen bir insan evladı...”

Kağıt Ev
9/1023.01.2016

Baskı: Kağıt Ev

"İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.”

Bazuka
9/1023.01.2016

Baskı: Bazuka

"insan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. yetişkinler zombilere benziyor..."

Baskı: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...

“Her şeyin biteceği hakikatini aklına getirmeyebilecek kadar çocuk olmak ne büyük mutlulukmuş meğer”

Boktanlık Üzerine
8/1016.01.2016

Baskı: Boktanlık Üzerine

"boş laf ile dışkı arasında tesadüfi benzerlikler vardır, bu benzerlikler boş lafı, boktanın eşi yapar. nasıl boş lafın informatif içeriği boşaltılmışsa, dışkının içinde de besleyici olan hiçbir şey yoktur. dışkı besinin cesedi olarak düşünülebilir, yiyeceğin içindeki önemli maddeler tüketildikten sonra geriye kalan şeydir dışkı. bu açıdan dışkı, bizim ürettiğimiz ölümü temsil eder ve işin aslı hayatımızı idame ettirmek için bunu yapmak durumundayız. belki de ölümü çok içselleştirdiği için dışkıyı tiksindirici buluyoruz. dışkı yaşamsallığın amaçlarına hizmet etmez, aynen boş lafın iletişimin amaçlarına hizmet etmediği gibi."

Baskı: Leylim Leylim (Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar)

Geçende bir mezar gördüm. Yekpâre bir mezar kapağı. Küçücük! Belli ki altında bir çocuk yatıyor. Nasıl, bilsen, gidip kucaklamak, öpmek geldi içimden. Oturdum, okşadım, sevdim taşı. Belli yapan adam aşk ü şevk ile çalışıp yapmış, kendinden çok şey katmış taşa. Kim bilir hangi sevilerle vardı o ustalığa. Öyle bir yalnızlığı var ki Leyla, binlerce mezarın içinde, irili ufaklı, çiçekli, parmaklıklı mezarların arasında, “Ben buradayım” diyor âdeta. Bir ara çalarlar diye korktum da! Ha, baktım yanımda bir köylü türedi, merhabalaştık, mezara tutulduğumu hissetmiş olacak, “Çocuk” dedi. “Ne kadar çok seviyormuş yahu” dedi. Seven kim? Babası mı, anası mı, taşçı ustası mı anlayamadım. Ama o güzellik köylüyü de çarpmıştı. Bense anlamaz sanmıştım! Kimse bunu yapan, büyük bir hayat yaşamış bence. Kıskandım onu. Edison’u, Bedrettin’i, Spartaküs’ü kıskandığım gibi kıskandım. Yüzde yüz yaşamak dediğim bu, canım... Tabii kıskandığım onların ne eserleri ne de kendileri! Klâsik deyimle ruhlarını kıskanıyorum. Yaşamaya haysiyetli bir anlam kazandıran çabalarını...

ÖncekiSayfa 1 / 3Sonraki