Bitmeyen Kavga
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck,1930lu yılların Amerikasında hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Macle deneyimsiz ama atak Jimin elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...Aslında yalnızca bu grevi değil, insanoğlu varoldukça hiç bitmeyecek olan bir kavgayı, bu kavga içinde farklı konumdaki kadın erkek bireylerin psikolojisini yalın bir gerçekçilikle gözler önüne seriyor. ****** Bitmeyen Kavga, Steinbeckin dünya devrimici edebiyatında seçkin ve özgün yeri olan, en hareketli ve en ünlü yapıtıdır. Bitmeyen Kavgada, belirleyici olmasa bile, devrimci kavgalarda bireyin de önemli bir tarihsel rol oynadığı vurgulanmak istenir; kapitalizmin kon zulüm kokan kiril oyunları, doymak bilmez kâr tutkusu ve tarihsel suçluluğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilerek mahkûm edilir. Kaliforniya meyve bahçelerinde çalışan emekçilerin, ekmeklerine göz diken toprak sahiplerinin baskı ve sömürüsüne başkaldırarak örgütlenişlerinin, tek silahları olan greve başvurarak dişe diş bir kavga verişlerinin erişilmez destanıdır bu. Steinbeck, davranışları, iç dünyaları, sevgileri, kinleri, sevinç ve üzüntüleriyle her biri birer inandırıcı işçi tipi olan roman kişilerini çizerken, acımasız bir gerçekçilik, yalın ama şiirsel bir dil ve akıcı bir senaryo tekniği kullanır. Bir solukta okunabilen ve baştan sona insanı allak billak eden dev bir roman... ******
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
İnsanın içine işleyen bir mücadele destanı.
Adı gibi bitmeyen bir kitaptı :D Sebebi tamamen yanlış zamanda okumaktan kaynaklı. Yaz sıcaklığı+Reading slump = Kitabın %50'sini 1 haftada okumak Arkadaşımla kitap hakkında yaşadığım sorunu anlattıktan sonra diğer %50 çabucak geldi ve 3-4 saate yakın bitti. Evet, oldukça değişik bir okuma şekli :D "Hayatımı oldukça boş yaşadım, artık bir şeye faydam dokunsun istiyorum. Yaşadığımı hissedeyim." diyen bir çok karakter okudum ve izledim. Fakat bu hissi yaşatmaktan çok uzaklardı. Hikayeye nasıl giriş yapmışlarsa aynı doğrultuda ilerlerler. Fakat bu hikayedeki ana kahramanımız Jim öyle değildi. Hiçbir zaman zorluklardan kaçmadı, yeri geldi mi kurtarıcı oldu, inandığı fikirleri sonuna kadar savundu. Diğer favori karakterim ise Doktordu. Olanları anlamasa da kendince fikir üreten ama bu fikirleri de farklı açılarla ele alan; yani "Ben böyle düşünmemiştim." dedirten düşüncelere sahipti. Bütün karakterlerin anlatımı çok başarılıydı fakat Jim ve Doktor benim için ayrı yerlerde olacak her zaman. Kitap işçiler arasındaki dayanışma ile bize sosyal ideoloji olarak ters olan bir akımı farklı yönleriyle anlatan bir eser. Daha iyi özümsemek için mutlaka 2. kez okuyacağım.
jim kendisi için hiç birşey istemedi,emekçiler için savaştı.
En iyi Steinbeck kitabı değildi ama güzeldi gene de.
"o kendi için hiçbir şey istemedi.."











