Gülay  Cansever
@ Gülay Cansever

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Kitapla ilgili söyleyeceğim herşey o kadar eksik kalırki. Niye daha önce okumadım diye hayıflanıyorum. Bu kadar sade bu kadar basit bir dille anlatılır ancak. Her yaştan insanın çok kolay anlayabileceği ve örnek alacağı bir kitap. Ulu önder Atatürk'ün önünde bir kez daha eğiliyorum. Boşuna bu kitabı cevirtip okutmamış. Bir milletin yoktan var olması, eğitimin ne kadar önemli olduğu ve pek çok şey. Şu saatten sonra başucu kitabımdır...

Daha Sade Bir Hayat
8/1020.01.2017

Baskı: Daha Sade Bir Hayat

Çocuğunuz ve sizin hayatınızı sadeleştirmek adına eşya fazlalığını ortadan kaldırmanız için yaşanmış hikayelerle dolu bir kitap. Herkesin kendisi için bir şey bulabileceğine eminim. Sadece eşya da değil aslında hayatımızda fazla olan, teknoloji, sosyal medya gibi araçları da sadeleştirmek ve hayatta daha çok aile olmak ile ilgili bir tavsiye kitabı...

Siyah Makamı
8/1020.01.2017

Baskı: Siyah Makamı

Girişi çok etkileyici ve merak uyandırıcıydı ama ortalarına doğru bir kopukluk oldu, sayfalar biraz süründü ama sonrasında tekrar toparlandı. İlginç ve değişik bir kitap. bazı yerlerde pek çok soru işareti kaldı . Ama kendini okuttu mu? Okuttu :) Değişik bir tarz denemek isteyenlere tavsiye edilir.

Baskı: O Piti Piti (Dedektif Helen Grace, #1)

Helen Grace... Zeki, hırslı, mazoşist ve güzel bir dedektif. Şok edici bir oyun. Rehin alınan iki kişi, çıkışı olmayan bir mekan ve bir silah. Ya öleceksin ya da öldürecek. Kısaca O Piti Piti. Sürükleyici bir seri kitabın ilki, kitabın sonu Helen için hiç iyi olmadı. Ve Mark... Ah Mark diyorum. Ve ilerleyen kitaplarda Jack daha aktif olacak sanki Helen'in hayatında.

Rüzgar Savaşçısı
10/1020.01.2017

Baskı: Rüzgar Savaşçısı

Keyifle okunan bir fantastik. Devamında Xander ve Sammy'e neler olacak. Rüzgar ve Ateş klanı arasındaki savaşta neler olacak merak ediyorum.

Baskı: Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları

İLk Mine Söğüt kitabım Deli Kadın Hikayeleriydi. Açıkcası pek sevemedim. Genelde öykü sevmem, belki severim dedim ama... ikinci kitabım Beş Sevim Apartmanı ve elimde biraz sürünse de çok sevdim. Cinperi olayı tam benlik. Pek çok arkadaşı biraz korkutsa da ben hafif eğlenerek okudum. Hikayeler ve geçişler çok iyi di. Hikaye aralarındaki rüya tabirleri muhteşem di. Kısaca sevdim. Belki kitaplığım da tek Mine Söğüt kitabı olarak kalır ama en sevdiğim olsun, tek olsun

Kamelyalı Kadın
10/1020.01.2017

Baskı: Kamelyalı Kadın

Kitaba başlarken içine girmekte biraz zorlansam da ( tamamen benden kaynaklı bir durum) sonrasında çorap söküğü gibi okundu. Diyaloglar bazen çok uzadı hissine kapıldım ama kitabı günümüz kitaplarıyla kıyaslamanın yanlış olduğunu düşünüp hemen o dönemin melankolik havasına bürünüp okumaya devam ettim. Ve iyi ki bu şekilde yaptım. Çok keyif alarak bitirdim kitabı. O zamanlar her şey çok zormuş. Sevmek de sevilmek de. Bizim işimiz ölüleri sevmektir, Mösyö. Bu mezarlığın işi hiç bitmediği için bize de başka şey sevecek vakit kalmıyor çünkü. Tutku dediğiniz, insanın kendine de, düşüncelerine güç katar. Canım arkadaşım Hande'nin hediyesi olan kitabı büyük bir zevkle okudum. İyi ki kitaplar böyle güzel insanlar tanımama vesile oldu :)

Deşifre! Deha
6/1020.01.2017

Baskı: Deşifre! Deha

Gerçek şu ki hızlı okumak çok okumakla alakalıdır; ne kadar okur, ne kadar çok bilirseniz, bir sonraki şeyi o kadar hızlı okursunuz. Kitapta en sevdiğim söz buydu sanırım. Kitap ile ilgili yorumum biraz karışık açıkçası. Bir kere kötü diyemem. Çin edebiyatı ilk kez okudum, o kadar alıştık ki Amerikan edebiyatının diline başka ülkelerin edebiyatı ağır yada anlamsız gelebiliyor. Hikaye sağlam, matematikçi bir aile ve kişiler etrafında dönünce haliyle içerisinde çok fazla matematiksel konu var. Bu kısımlarda sıkıldığımı itiraf edeceğim. Ama buna karşın Jinzhen'in hayatı yaşadıkları beni derinden etkiledi. Eşine evlenme teklif etme şekli onun bakış açısından çok dokunaklıydı. 3 puan vermem benim tarzım olmamasından kaynaklı. Yoksa matematikçilerin yada bu konulara ilgisi olanların çok seveceği bir kitap...

Çocuk Kalbi
10/1020.01.2017

Baskı: Çocuk Kalbi

Sıcacık bir kitap. Zaman zaman gözlerim doldu zaman zaman gülümsedim. Ama bir günde oturup okuyamadım kısacık kitabı. Sanırım sindire sindire okumak istedim :)

Kahin
10/1020.01.2017

Baskı: Kahin

Kitabı bitirip elimden bıraktığımda çoğu sahne kafamın içinde hala dolanıyordu. Bir kere kitabı okuyup karakterlerin hepsini kafamda canlandırdığımda okurken sahneleri canlandırmak ve bir film izler gibi okumak! çok kolaydı. Yazarın detaylı betimlemeleri de bunda çok etkiliydi. Final hakkında o kadar çok yorum okudum ki acaba nasıl bitecek, ne olacak yada Kahin kim ? diye sürekli kafamda sorular uçuşuyordu. Zaten kitabı okurken Kahin kim sorusu hiç aklımdan çıkmadı ve okuma süresince sürekli beynimin içinde bin tilki dolaşıp durdu. Kendimce sonuçlara ulaştım ama finale yaklaşırken acaba mı dediğim şey gerçek oldu :) Yine sonu çok uzamadan bize Kahin'in kim olduğunu söyledi yazar. Ben şahsen Günay Gafur'un tarzını çok beğendim, yazdıkça kendini daha çok geliştireceğine de eminim ve tarzı açısından Dünya bestseller yazarları arasında kendisini görmeyi çok isterim. Bir sonra ki kitabını da merakla bekleyeceğim ....

Boş Koltuk
9/1020.01.2017

Baskı: Boş Koltuk

Bu kitapla ilgili o kadar olumsuz yorum aldım ki, okumaya karar verene kadar çok süründü kütüphanemde. Paki ne hissettim okurken ? Aslında muhteşem Harry Potter'in yazarından normal bir kitap okumayı beklemiyordum. Hani illaki biraz fantastik öğe vardır diye düşündüm ama maalesef :( Bu beklenti ile okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığım doğrudur. Ama kitaba çok kötü diyemeyeceğim. Zaman zaman okumaktan keyif aldım, Karakerlerin biraz fazla olması ilk başta kafa karıştırırken sonrasında her şey yerine oturuyor ... Bu arada kitaba ismini veren Boş Koltuk her zaman ve her yerde aynı sorunlara sebep oluyor. Karakterler içinde nefret ettiğim pek kişi yoktu aslında. Karakterleri tanıdıkça yaptıklarının sebeplerini anladıkça ilk başta hoşlanmadıklarımıza bile sempati beslemeye başlıyoruz. Yine de bana en çok dokunan kişi Krystal Weedon. Başına gelenleri hak etmemişti. Kısaca okuması zor ve depresif bir kitap. Harry Potter beklentisi yada bildik Rowling tarzı düşünmezseniz seveceğinizi sanıyorum.

Angelopolis
7/1020.01.2017

Baskı: Angelopolis

Aslında üç puan verirken biraz kararsız kaldım. Ama ilk kitaba göre çok durağandı. Bazı yerler çok heyecanlıydı, nefesimi tutarak okudum. Kafamdaki soru işaretleri dağıldı. Ama o sonu öyle bitmeyecekti. Anlamadığım devam kitabı varmı yokmu ??? Yani biraz hayal kırıklığı yaşadığım doğrudur. Ama kötü demek haksızlık olur kitap için, çünkü çok araştırılıp yazıldığı belli. Hikaye aslında çok iyi ve sağlam. Ama işte arada ki bazı yerlerdeki hız düşümü ve sonların muallakta kalması iyi olmuyor: (

19. Departman
10/1020.01.2017

Baskı: 19. Departman

Kitap kaç yıldır kütüphanemdeydi hatırlamıyorum ama inanılmazdı. Okurken sayfaların içinde kayboldum resmen. Frankenstein var, vampirler var, Van Helsing var, kurtadamlar var. Nefret ve beraberinde gelen intikam arzusu var. Serisi olan bir kitap yalnız bizde sadece tek kitabı çevrilmiş, maalesef!!! Niye böyle güzel seri kitapları çevirmezler anlamıyorum: (

Biz Gayet İyiyiz
10/1030.10.2016

Baskı: Biz Gayet İyiyiz

Kitap hakkında çok güzel eleştiriler duymuştum, özellikle Josh Malerman'ın büyük övgü aldığı bir yazar ve kitap. Kitaba kötü diyemem, kitap iyi. Bence kitabın artıları : 1-Kısa ve çabuk bitmesi. 2- Kafamda soru işareti oluşmaması, karakterlerin kim ve olayda rolü ne olduğu kitabın sonuna kadar ortaya çıkıyor. 3- Hafif bir gerilme ve kalp çarpıntısı yaşadım. (hafif ama) Bence kitabın eksileri: 1- Devam kitabı çıkacak gibi bitti. Çıkmazsa üzülürüm. 2- Gerilim bir şekilde daha arttırılabilinirmiydi yoksa bu kitabın daha kalınlaşıp uzaması haline mi gelirdi? bu konuda biraz muallaktayım. Sizde benim gibi beklentinizi düşük tutarsanız eminim kitabı seversiniz :) (less)

Hep Yuvaya Dönmek
8/1029.09.2016

Baskı: Hep Yuvaya Dönmek

LeGuin kitapları okumak zordur. Hep Yuvaya Dönmek de bir o kadar zor bir kitaptı. Elimde bu kadar uzaması tamamen benden kaynaklı. 8 yıldız vermem kitaptan değil benim istediğim gibi okuyamamam dan kaynaklı. Siz siz olun vakti gelmeden bazı kitapları okumayın :)

Martin Eden
10/1012.09.2016

Baskı: Martin Eden

Bir kitap bence bu kadar güzel yazılır. Martinin keskin zekası, azmi, arzuları, bilgi açlığı, olayları algılayıp değerlendirme şekli beni benden aldı. İdealleri ve aşkı uğruna yaptığı her fedakarlık çoğu zaman gözlerimin dolmasına sebep oldu. Ve o bıkkınlık hali. Ama benim kitabın sonlarına doğru sürekli sarf ettiği bir cümle her defasında beni benden aldı. “ki­tap­lar yazılmıştı" bu cümle aslında her şeyi özetliyordu. Özellikle İş Bankası Kültür Yayınlarının çevirisi ve sonunda yer alan Levent Cinemre'nin sonsöz niteliğinde notu benim daha sonra Jack London'un hayatını araştırıp sonra bir kez daha Martin Eden okumam için ön ayak oldu. Sadece okuyun diyorum...

Biz
9/1013.06.2016

Baskı: Biz

1984 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarına ilham olmuş bir başyapıt.

Amarant
8/1006.06.2016

Baskı: Amarant

Tam çıtır çerezlik bir kitap, nasıl başladım nasıl bitti anlamadım bile. vampirler ve genç bir kız, hikaye bilindik ama dili çok yalın ve güzel. Ben oldukça uygun bir fiyata almıştım, liste fiyatını görünce açıkçası o para verilip alınır mı ? Tartışılır. Bu arada kitabın redaksiyonu Mine Orhon tarafından yapılmış. Çeviri kitaplarında çevirmenin çok etkisi var diye düşünüyorum ...

Tuhafiyedeki Hafiye
8/1006.06.2016

Baskı: Tuhafiyedeki Hafiye

kitabın girisi beni ilk cezbeden şeydi sanirim. çok eglenceli bir giriş ve devamı da boyleyse cok severek okuyacagim dedim. %90 cok keyif aldim okurken. hikayenin bence iki kahramani var! biri Aziz, digeri tuhafiye. aziz aslinda tipik turk veledi. annesi tarafından simartilarak , pamuklara sarilarak buyutulmus ki zaten başka turlusu onun karakterine ters. vurdum duymaz. ben merkezci biri. cevresinde olup bitenden hic mi hic haberi yok. ta ki babasi olunceye kadar. babasi annesinin zorlamsi ile elde avucta ne varsa Aziz rahat etsin diye ortaya dokmusler. ama olmeden once biraktigi vasiyet uzerine, istemeye istemeye devrildiği tuhafiye dukkani, Aziz'in hayatını kokten degistirecek. daha fazla detay vermek olmaz okumaniz gerek. bana göre bir iki diyalog cok fazla ayrinti iceriyordu ve cooook sikildim. devlet yapisi veta siysi seyler beni cok sıkıyor ama siz seviyorsaniz sorun degil. bir de sonu. sanirim sonunu bir kez daha okuyacam, ya uykusuzluktan tam anlayamadim yada biraz hava da kalmis. velhasil kelam, yeni bir yerli yazar okumak isterseniz , hele bu kitap cerez tadinda olsun derseniz tam size gore.

Yolcu
9/1019.05.2016

Baskı: Yolcu

Cesur Yeni Dunya ve 1984 ten ufak esintiler var ilk kitapta ama diger iki kitap beni nereye goturur bilmiyorum. Genel olarak konuyu sevdim, yazarin dili oldukca akici. Sizi sikmiyor. Hatta ikinci kitaba baslamak icin cok sabirsizlaniyorum. yalniz Turkiye de neden cok tutulmadi seri onu cok anlamadım. Maya ve Gabriyel. Hollis ve Vicki. ve tabi ki digerleri... hikaye bizi nereye goturecek.

Küçük Kara Balık
10/1012.05.2016

Baskı: Küçük Kara Balık

Cesur, meraklı, gözü kara ve çok akıllı bir balık. Yaşadığı yerin dışında da bir dünya olduğuna inansa ve onu keşfetmek istese ne olurdu sizce?? Okuyup öğrenebilirsiniz o zaman :)

Baskı: Gölge Şehir (Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, #2)

ilk kitabı da severek okumuş biri olarak, ikinci kitbabin birinciye kiyasla bir tık daha önde olduğunu söyleyebilirim . belki karakterleri dah çok tanimaya başladığım için. belki de aksiyonun artmasından dolayı. ama şu bir gerçek ki, tuhaf çocukları taniyip, hikayelerini öğrendikçe daha çok baglaniyorsunuz. sanırım benim favori tuhafim Millard. bu arada Riggs bu muhteşem kitabi yazmış olabilir, ama sevgili Aslı Dagli muhteşem bir çeviri yapmış. bu arada 3. kitabın çıkmasını dört gözle bekliyorum...

Baskı: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları (Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, #1)

Kitap hakkında çok şey duymuştum ve açıkçası büyük beklenti içindeydim. Bazen büyük beklentiler size büyük hayal kırıklıkları olarak geri dönebiliyor. Ama bu kitapta bu olmadı :) Bütün beklentilerimi karşıladı. Hatta bütün sayfalar bitene kadar elimden bırakmak istemedim. Film fragmanını izlemiş olduğum için karakterleri yerli yerine koymak çok kolay oldu. En can alıcı nokta "tuhaf fotoğraflar" üzerine kurgulanmış olması. Hayal gücü, tam olarak bu işte :) Çeviri için de Aslı Dağlı'ya bir kez daha teşekkür ederim. Umarım sizde okuduğunuz da benim kadar zevk alırsınız.

İçimizdeki Şeytan
9/1022.03.2016

Baskı: İçimizdeki Şeytan

Ömer'in garip halleri, Macide'nin saf ve büyük aşkı... Ömer'in kendiyle çatışması. İyi ve kötü arasında gel-gitleri. Özellikle Ömer'in Macide ile beraber yaşamaya başladıktan sonra ki buhranları, her şeyi alma isteği. İndirim olan mağazada, kadın çorabını istemsizce alması ve herkesin onu görmüş olduğu hissi. Anlatımlar çok iyidi. Sanki o anda o mağazada Ömeri izliyordum. Macide'nin aşkı ve sevgisi çok başka bir şey. Genel kişiliği zaten oldukça naif, sakin ve ağırbaşlı iken. Hayata ve hayatta olan şeylere/değişikliklere olağan bakması onu başkaları nazarında "garip" kişi olarak adlandırdı. Onun hali ise çok daha fazla dokundu bana. Mektubu yazıp hayatına son vermek istediği zaman. Başkalarının yaptığı şeylerden bile kendini mesul bulması. İçler acısıydı. O dönemin insaların parasızlıklarını eşe, dosta belli etmemek adına her gün daha da batağa saplanması ayrı bir üzüntü. Bir de bence Veznedar var. Zavallı adam. Ömer onu tehdit etmeye gittiğinde ki hali ve sözleri. Utancı, hayal kırıklığı. Kitabın tek kötü yanı Diyalogların bazen haddinden fazla uzun olması. Bir yerden sonra kopma yaşadım çünkü. Ama o dönem yazarların ortak sıkıntıları buydu sanırım. Okunası ve arşivlenesi bir kitap....

ÖncekiSayfa 1 / 3Sonraki