Merve Arslanalp
@Merve Arslanalp

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

M Treni
8/1023.11.2015

Baskı: M Treni

Cinsiyet ve Millet
8/1018.11.2015

Baskı: Cinsiyet ve Millet

İletişim Yayınlarının kadınlık ve erkekliğe dair, toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla ilgili güzel eserleri var. Bu da onlardan biri. Milli unsurların milleti, kültürü ve toplumumuzu ne kadar derinden etkilediği düşünülecek olursa ulus-devlet oluşumunun, milletin kurulmasının cinsiyetlerarası eşitsiz hiyerarşiyi nasıl basamak olarak kullandığını, kadınların milli ideolojilerin araçları olarak görüldüğü yapılanmayı anlatmaktadır aslında. kültür aktarıcıları, milletin yeniden üretimini sağlayan biyolojik üreticileri ev içi alandan sorumlu kabul edilen kadınların devlete ve topluma asker ve işgücü üretmesi bakımından bireysellikten çıkarılıp nasıl milli bir araç olarak kullanıldığını anlatmaktadır. Cinsiyetin ve Milletin Kuramsallaştırılması, Milletin Biyolojik Yeniden Üretimi ve Kadınlar, vatandaşlık, yurttaşlık, cinsiyetlendirilmiş ordular kadınlar ve etnisite gibi konuları irdelemektedir. Bu alanlarda yazan inceleyen okuyan ya da bu alanlara ilgi duyanlar için temel kabul edilebilecek bir eser.

Baskı: Feminizm Ve Ezilmenin Çelişkileri

Feminizmin tanımının ne olduğu, neleri kapsadığı, neyin mücadelesi olduğunu anlatan temel kadın çalışmaları eserlerinden. Kadın Çalışmaları Yüksek Lisans programında bazı derslerin temel kitaplarından biridir hatta. Lisansta da Sosyolojide Cinsiyet Sosyolojisi temelinde okutmuşlardı. Özellikle Feminizme karşı haksız önyargı ve olumsuz eleştirilerin çoğaldığı, kadınların yaşam hakkının bile hiçe sayıldığı bir ülkede yaşarken feminizmin neden gerekli olduğunu ve tarihi gelişimini, çelişkilerini başarılarını ve sınırlılıklarını anlatmaktadır. Feminizmi öğrenmek isteyenler için iyi bir kaynak.

Orlando
8/1013.11.2015

Baskı: Orlando

Lysistrata
8/1026.10.2015

Baskı: Lysistrata

Medea
8/1015.10.2015

Baskı: Medea

Baskı: Eski Yunan Tragedyaları 1 / Persler/ Antigone

Ödev nedeniyle sadece Antigone tragedyasını okuduğum bir kitap. Antik Yunandaki kadın erkek ilişkisinin dolayımını incelerken tragedyalardan oldukça konu çıkıyor. Bu tragedyada da önemli unsur Krala, bir otoriteye karşı gelen, itaatsizlik eden biri, özellikle kadın olarak bunu yapan Antigone'nun hikayesi anlatılıyor. Ülke kralı olan kardeşine savaş açan erkek kardeşinin ölüsünü gömmek istemesi Antigone'un yargılanmasına yol açar. Çünkü Kral ölünün cenazesinin kaldırılmamasını emreder. Tüm diyalog koro ile olan, Kralla ve haberci Antigone ve kız kardeşiyle arasında geçen tragedya bu hikaye üzerinden geçmektedir.Tiyatro ve tragedyalar ilgisini çekenlerin sevebileceği türden bir kitap. Bu tarz kitaplarda olay çok uzun sürmeyip kolayca sonuca bağlandığından sayfa sayıları oldukça azdır.

Bizim Ülkemiz
9/1030.09.2015

Baskı: Bizim Ülkemiz

Kadınlar Ülkesinde kadınlardan oluşan huzurlu refah ve mutluluk dolu bir toplum yapısı varken Bizim Ülkemiz kitabında bu sefer erkeklerin tarihinin dolu olduğu, savaş, yıkım, ego, hırs, kazanma-kaybetme meselelerinin, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın, gelir eşitsizliğinin, toplumlar arası hatta toplum içinde de ayrışmanın olduğu gerçek dünya modeli sunulmaktadır. Kadınlar Ülkesi'nin Ellador'u evlendiği eşi Van'ın dünyasını öğrenmek görevi ile dünyaya gider ve kendilerinden çok farklı ve pek de umut vaat etmeyen bir toplum yapısıyla karşılaşır. Birinde sunduğu ütopik düzene karşı diğer kitabında gerçekçi bir distopya havası vardır. Kitabın çevirisi anlaşılır. İlk 80-90 sayfası Gilman'ın yaşamı ve sosyolojiyle akademik dünyayala bağlantısını ve onun yazarlığını ve düşünce sistemini etkileyen kişilerle bağlantısını anlatan bir yazar tanıtma bölümü denebilecek bir bölüm var. Roman 90. sayfadan sonra başlıyor. İlgi çekici kurgusu etkileyici ve oldukça önemli noktalara vurgu yapan bir feminist ütopyanın devam. hatta Feminist distopya denilebilir ancak o kadar gerçekçi ki kurguyla değil de tamamen dünyayla ilişkisinden dolayı doğmuş denebilir yazarın bu kitabı. ben oldukça beğendim. Çok fazla yer almayan feminist ütopya ve ditopyalarda klasik sayılan bir eser.

Kadınlar Ülkesi
9/1026.09.2015

Baskı: Kadınlar Ülkesi

Ütopya. hem her yer hem hiçbir yer anlamında bir yer. Ütopya eserleri seven biri olarak feminist ütopya olarak bu eseri severek okudum. ÜÇ erkek, keşifi, bilinmeyeni bilmeyi, aramayı seven farklı bilim dallarıyla ilgilenen üç erkeğin duymalarına rağmen tehlikeli buldukları ve üzerine hiç düşmedikleri kadınlar ülkesine gitmeleriyle başlıyor. Kitap Kadınlar Ülkesine giden üç erkekten sosyal bilimlerle ilgilenen Van'ın yani bir erkeğin gözünden kadınlardan kurulu ve hiçbir erkeğin olmadığı barış huzur güvenlik ve verim dolu bir toplumsal yaşamın ütopyasını sunuyor. Bunun devamı olarak da Bizim Ülkemiz isimli ütopyası var Gilman'ın. Kitapta kadınlara ilişkin önyargı ve tutumlarının Kadınlar Ülkesinde gördükleriyle derinden sarsılan erkeklerin bakış açısından anlatılıyor hikaye.. Oldukça değerli bir eser. Çevirisi güzel. Akıcı ve anlaşılır.

Şeyler
8/1022.09.2015

Baskı: Şeyler

Solak Kadın
9/1020.09.2015

Baskı: Solak Kadın

Kısa bir öykü olduğu için bir saat içinde bile bitirilebiliyor. Herkese hitap etmeyecek durağan ve gündelik bir anlatıma sahip. Aslında Kadının hayatı ve kendi duygusal dünyası içindeki yabancılaşmayı ve yalnızlığı kendini bulma arzuladığı hayatı ve aslında onun ne olduğunu aradığını anlatan bir öykü.

Günlük
9/1017.09.2015

Baskı: Günlük

Taş Uykusu
9/1018.08.2015

Baskı: Taş Uykusu

Bazı yazarlar bazı kitaplar hatta bazi kitaplarin kapak tasarımı bile insanın içindeki yazma arzusunu kışkırtıyor. Bu yazarla yeni tanistim ama mekan olarak otobüsü karakterler olarak şoför ve çeşitli yolculari seçen yazarin kurgusunu sevdim. Kapak tasarimi da oldukça etkileyici :) Aynı araç içinde bazen aynı anda bazen aynı günde ama farklı saatlerde bazen de farklı zaman diliminde aynı hatta birçok farklı yaşamın hikayesi oldukça ilgi çekici. özellikle de onların düşünce biçimlerinden. Senelerce git gel yaptığım, denemediğim toplu taşıma aracı kalmadığından hep aynı şeyi düşünürdüm: Kim bilir bu insanlar nasıl yaşıyor? nerede yaşayıp nerede çalışıyor? Ne hissediyor? Nasıl düşünüyor? Hatta sosyolojik bir çalışma yapmayı bile düşündüm bununla ilgili. O yüzden ilgimi epeyce çekti kitap. çeşitli insan tipi, kimine çok sinirleniyorsun (özellikle de erkeklerin kadına bakış biçimi sinirimi bozdu. çok gerçekçi yansıtılmış toplumumuzun kadına bakışı. VE ÖTEKİ olarak algıladığı tiplemelere bakışı.) kimine hoşgörüyle yaklaşıyorsun sonuçta birçok insan tiplemesiyle karşılaşıyorsun. Bir toplu taşıma aracı içinde kurgu iyi oluşturulmuş dikkat çekici. Bu anlamda da başarılı. Akıcı bir dili var. Okurken her zaman yaptığım otobüs yolculuklarım geldi aklıma. Fazlasıyla aşina o yüzden benim için :) okuması keyifli dili de akıcı.

Aynalar
10/1018.08.2015

Baskı: Aynalar

Galeano'yu tanıdığım kitaptır. Oldukça da memnun kaldım. Kitap bitirmek için değil hazmederek büyük bir konsantrasyonla okunması gereken türlerden. bilgi dolu bu tarz kitapları gerçekten çok severim. Aldığım diğer iki kitabını da bir an önce okuma arzusu yarattı bende. Tarihin görünmez kıldığı (ırksal olsun cinsiyet eşitsizliği olsun ulus açısından olsun vb) kişiliklerden, tarihi önemli ve görünürden çıkarılmış küçük ama önemli detaylardan yalın ve keyifli bir üslupla bahsetmiş Keyifli bir üslup insan gerçeğinin sertliğini ne yazık ki kıramıyor. Kırmamalı da zaten. İnsanı düşündürten, sorgulatan bir eser. Kesinlikle defalarca açıp açıp okunması gereken bir kitap. birbirlerinden bağımsız da okunabilecek bölümlerle oluşturulduğu için dilediğiniz yerden açıp okuyabilirsiniz. Yunan ve Mısır mitolojisinden, dini efsanelere,tarihi bilgilere bolca yer veren ufuk açıcı bir yapıt. Kitabı okurken aklıma lisansta bize okuttukları "Barbarları Beklerken" makalesi gelmişti. ve Tartıştığımız uygarlık nedir barbarlık nedir sorusu tekrar canlandı kafamda. Kendine uygar diyen düzenden de primitif olarak adlandırılan düzenden de bu tanımlamaları kimin neye göre yaptığına yönelik sorgulamalardan da çıkan sonuç: İnsanın her dönem her yerde, her coğrafyada her millette ırkta cinsiyette, ne olursa olsun tarihi şimdiyi ve belki de geleceği yıkımla, yok edişle, güç iktidar otoritenin güçlü afrodizyak etkisiyle üstünlüğünü kurmak, kendini kendine dair olanı dayatmak uğruna insanı, bireyi silme çabası. Galeano'nun dediği gibi gerçekten de farklı harita ama tarih hep aynı. İnsan hep aynı. yıkım döküm, talan, imha etme, çıkar ve iktidar hırsının körelttiği vicdanlar. Evet Resmi tarihi bir kenara bırakırsak bu anlamda gerçekten de Evrensel bir tarihe sahip insanlar hangi kıtada hangi düzen biçiminde olursa olsun...

ÖncekiSayfa 5 / 22Sonraki