Merve Arslanalp
@Merve Arslanalp

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Mülksüzler
10/1006.08.2015

Baskı: Mülksüzler

Kitap aslında ideal bir toplum yapısını anlatmıyor fikrimce. İnsan denen varlığın bulunduğu her toplumsal düzende "ideal" diye bir şeyin olamayacağını distopya kurgusu biçiminde ortaya koyuyor. İnsanın "ego"sunun belki akla en yatkın gelen bir toplumsal işleyişte de kendini yücelttiğini, üstün gördüğünü ve ayrıştırdığını anlıyorsun. Sonuçta Anarres'tekilerde Urras'lıları, o toplum yapısını insanını eleştirip kendilerinden uzak tutan bir tavır içindeler. Her zaman birey ya da toplum olsun kendini, meşruiyetini başkalaştırarak, farklılaştırıp ayrıştırarak kuruyor.iki gezegeni ayıran şey çok daha soyut aslında. O duvar hem soyut hem kapkalın bir somutluk içinde. Gerçekten ikircikli. O zaman en ideali hangisi? sorusu satırlar sayfalar ilerledikçe anlamını yitiriyor. İnsanın, bir topluluğun olduğu yerde, güç ve mülk edinme arzusu var. bu arzu olmasa bile kendini düşünce tarzıyla bile ayırma eğilimi var.Orwell'ın 1984'ü gibi gerçekten önemli bir roman. okunmalı daha fazla okura ulaşmalı bence.

Baskı: Küçük Feministin Kitabı

Açıkcası yakınlarda böyle bir kitabın varlığını duyduğumda heyecanlanıp hemen ediniverdim. Çocuklara ithafen yazılmış güzel bir feminizm kitabı. Hem erkek hem kız çocuklarının okuması gerektiğine inandığım bir kitap. Cinsiyet ayrımcılığının ve kadına yönelik şiddetin, ikincilleştirmenin, kadını değersizleştirmenin yoğunlaştığı hatsafhaya çıktığı bizim gibi toplumlarda böyle kitaplar gerekli.Gerçekten böyle kitapların yazılması güzel bir gelisme. Umarim bu ve bunun gibi feminizmin erkek düşmanlığı ile alakali olmadığı, kadina ve erkeğe yüklenen rolleri dünyanın her iki cinse de nasıl farkli muamele ettiğini ayrimcilik haksizlik ve ikincillestirmeyi anlatan öğretici kitaplar çoğalır ve evlere yayılır. Buna gerçekten çok ihtiyacımız var. İsveçli yazar Sassa Buregren çok güzel bir işe kalkışmış. Küçük bir kız çocuğu olan Ebba gazetelerde bir habere denk gelir ve o haber sayesinde kadınlık ve erkekliğe yönelik sorgulamalara girişir? Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi her kız çocuğu bir gün erkeklerin egemenlik kurduğu dünyada farklı muamele görerek ikincilleştirilerek yetiştirildiğini fark eder. bir şekilde. Böyle kitapları hem kız hem erkek çocuklara okutturarak farkındalık yaratmak, onlara öğretilen verilen geleneksel rol kalıplarını sorgulayıp düşünerek kendi fikirlerini oluşturabilmek önemli. cins ayrımcılığına gitmeden kadın ve erkeğin biyolojik ve kültürel farklılıklarını kabul edip onları eşit kılmak. eşitliklerini haklarını savunmayı öğretmek için bu tarz kitaplar gerekli. Kitapta oy hakkından, kadın haklarının en bilinen savunucularına kadar derin bir bilgi perspektifi sunulmuş açık ve rahat okunabilecek şekilde. Umarım hak ettiği değeri görür bu kitap.

Emma
8/1020.07.2015

Baskı: Emma

Baskı: Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor- Türkiye'de Hayat Tarzı Temsilleri 1980 - 2005

Lisanstayken bize küçük bir parçasını okuttukları çok güzel hazırlanmış kültürel bir çalışma. 1980'lerden 2005 yılına kadarki olan dönemde Türkiye'nin geçirdiği değişimleri anlatıyor. ekonomik ve siyasi dönüşümlerine de değinirken en çok kültürel yaşam biçimlerine, değişen, dönüşen hatta modern zamanın kıstırmış olduğu hayat tarzı temsillerini anlatıyor. gazete başlıkları ve resimlerle de desteklendirilmiş. 80'lerin serbestçi politikalarından, şans oyunlarına, sağlıklı yaşam fitness gibi konu başlıklarından televizyon artışı otomobil kullanımın artışı gibi teknolojik değişimlerin yaşam pratiklerindeki etkilerini ve statü ve sınıfsal ve cinsiyetçi konumlandırmalarını da irdeliyor. Akademik anlamda ağır bir dili olmadığından akıcı bir şekilde ilerliyor metin. Ama yine de bir anda bitirmemek sindire sindire okumak, anlayarak devam etmek gerek. Meltem Ahıska bu tarz çalışmalar içinde adını çokça duyduğum biriydi zaten. Aldığım ve okuduğum için oldukça memnun olduğum kitaplardan :)

Pi
8/1011.07.2015

Baskı: Pi

Bildiğim, inandığım, bir sosyolog olmaktan ve kadın olmaktan öte önce insan olarak savunduğum her şeyi içinde barındıran, düşünmeye iten sorgulatmaya iten bir anlamda kurgusuyla da sosyolojik ve psikolojik analizler üreten bir kitap. Yazarın bilgi birikiminin hat safhalarda olduğunu ve sadece bilmeyip gerçekten büyük bir duyarlılığa da sahip olduğunu görüyorsunuz. Bitmesi en olabilecek, olması gerektiği şekilde bitti. benim bu seride en sevdiğim şeylerden biri de artık kimsenin bir kahraman olarak sunulmaması. bazı kitaplarda öyle bir anlatım var. Artık çok seçici davrandığımdan o tarz kitaplara pek rağbet etmiyorum. Bu kitapta hepsine kızıyorsunuz bir yandan da anlıyorsunuz çünkü İNSAN. insan denen varlığın karmaşasını, hatalı yapısını anlayınca en öfkelendiğiniz kibirli ve bencil karakteri bile bir müddet sonra anlayabiliyorsunuz.hepsinin hataları, yanlış kararları var. Kitaptaki karakterlerin kendi tercihleri doğrultusunda yaşamlarının şekillenmesi en doğru şeylerden biriydi. Sonuçta Kader denen bir şey varsa bile bu insanın tercihi ve kararıyla şekillenebilen değişebilen bir şey.Gerçekten yıkıp dökmek, bize benzemeyenlerden nefret edip onları ötekileştirmek yerine farklılıkları kucaklayabilsek, saygı duymayı öğrenebilsek sanırım hayat daha anlamlı olur. Ya savaşarak öldürerek yok edicek insan kendini ya da bir şekilde dönüştürecek evreni daha anlamlı bir hale. Sadece ben yazarın olduğu gibi -Sosyolojinin ve toplumumuzun gerçekliğinin üzerimde yarattığı biraz pesimist etkiden olsa gerek- umutlu olamıyorum pek.

Middlesex
9/1005.07.2015

Baskı: Middlesex

Hermafrodit olarak doğan ancak bunu zamanla, özellikle ergenlik dönemlerine girdiğinde anlayan Callipe/Call'un kendini keşfetme hikayesi. Genlerindeki ve hormonlarındaki aksaklıklara büyükanne ve büyükbabasının hikayesinden başlayarak anlatan roman gerçekten özgün bir yapıya sahip. Akraba evliliklerinden tutun birçok faktör cinsiyeti, hormonları genleri etkilemektedir. Her iki cinsiyete ait özelliklere sahip Callipe/Call'ın kendini, cinsiyetini anlama ve keşfetmesini, ameliyatla tekrar yetiştirildiği gibi tamamen kız olma halini reddedip kendini KENDİ gibi kabul edip yaşamını ona göre uyarlamaya çalışmasını okuyorsunuz. Kalın kitapları pek sevmeyenler için ana karakterin öyküsü için biraz sabır gerektirebilir kitap çünkü birçok kişinin bakış açısından anlatılan çoklu hikayeler serpiştirilmiş kurgunun içine. okunmayı gerçekten hak ediyor.

Aldanan Kadın
9/1030.06.2015

Baskı: Aldanan Kadın

Thomas Mann'in okuduğum ilk kitabı. diğer kitaplarını da aldım okuyacağı en kısa zamanda. orta yaşlardaki bir kadının temelde aşk, doğa ve çocukları çevresindeki yaşamını anlatmakla kalmayıp içsel dünyasını da yansıtan, kurgusunda eksiklik kalmadan ustaca yazılmış okunulası öykülerden. doğa/mantık, ruh/beden karşıtlık ve ikililiklerini de felsefede çokça gördüğümüz tartışmaların minyatür hali olarak anne-kız diyaloglarında sunmuş yazar. ince ama oldukça dolu bir kitap.

Tarihin Cinsiyeti
9/1021.06.2015

Baskı: Tarihin Cinsiyeti

Kadın Çalışmaları konusunda akademide önemli bir yere sahip Fatmagül Berktay'ın Tarihin Cinsiyeti kitabı bu alanda önemli temel kaynaklar arasında gösteriliyor. Bu alanda çalışan, bu alanla ilgilenen herkesin okumasını gerektiren bir kitap. teorik bir kitap ama her teorik kitabı sevemeyen ben bu alana ilgimden ve burada çalışmak istediğimden olsa gerek severek okudum. sıkan teorik kitaplardan değil benim fikrime göre. Kitap belirli makalelerden oluşuyor. o yüzden süreklilik arz eden bir konu hali yok. zaman yayılarak bölüm bölüm okunabilir. ama kitap bağlamında var olan tek ortak konu ise kadın ve cinsiyet.bunun farklı perspektifler ve konulardan ele alındığı bir kitap olduğu söylenebilir. girişte cinsiyetlendirilmiş tarih ve teoriyle ilgili bilgiler verdikten sonra makalelere geçiliyor. İlk makalede Tarihyazımının nasıl yaratıldığından, kim tarafından ve nasıl kurgulandığından, eril tarihyazımından bahsediyor. İkinci makalede ise insan hakları çerçevesinde hukuk ve kadın, kadın hakları gibi konulara vurgu yapılıyor. hukukun nasıl ataerkil yapıya paralel özellikler gösterdiğini, kadın haklarının mücadelesi ve hukuk çerçevesinde gelişimi ve kabulüne değiniyor. Daha sonra Kültürel Görecelik kavramını ve yararı olup olmayacağının tartışmalarını yaptığı bir bölüm, Osmanlıdan Cumhuriyete kadar feminizmi inceleyen bölüm, kimlik politikalarını ve bunun sınırlarını İslamcı kadın kimliği ile ele aldığı benim en önemli bulduğum makalesi var. 19. yüzyıl İngiliz kültüründe kadın kurgusunu inceleyip Doğu ve batı bağlamında kadın imgesi, kendini yazmak, feminist bir özyaşam okuyuş tarzı, cinsiyetlendirilmiş bir okumanın önemli olduğunu vurguladığı bölümler var.Son bölümlerde de Behice Boran, Hannah Arendt ve Salem'in Cadıları gibi konulara yer veriliyor. İlgisini çekenlerin ve akademik bir dile aşina olanların rahat bir okuma yapabileceğini ama herkese de hitap edemeyecek bir kitap olduğunu belirtmeliyim. keyifli okumalar :)

Baskı: Sherlock Holmes - Gizemli Pençelerin Laneti; Baskerville'lerin Köpeği

Sherlock Holmes en sevdiğim kurgusal karakterlerden biridir. hikayelerinin hepsini ikişer kere okumuş filmlerini defalarca biri izlemiş biri olarak bu kitabını da sürüklenmiş halde okudum. eksiklikleri ya da hikayenin biraz tahmin edilebilir oluşu kitabın etkileyiciliğini azaltmadı benim görüşüme göre. Çünkü ben her hikayesini defalarca okusam da Holmes'un en ufak bir detaya bile dikkatini, odaklanışını ve akıl yürütmedeki başarısını hep sevmişimdir. o yüzden de bildiğim şeyleri tekrar anlatsa da betimleyişi, akıl yürütmedeki inceliği her zaman cezbeder beni. 24 saat içinde bitirebildim daha da kısa sürerdi gündelik işlerin meşguliyeti olmasa. macera, dedektiflik hikayeleri açısından en iyilerinin başında gelmesi boşuna değil :) gündelik yaşamda detayları çok sık atlayan biriyim belki gerçekten göremiyorum ama Sherlock Holmes'un düşünce biçimimimdeki detaycılığı geliştirmesi de ayrıca bir getirisi tabi bu hikayelerin :)

Baskı: Başka Dillerin Şarkısı

Karin Karakaşlı'nın şiirsel bir üslubu var. Edebiyatın engin denizine defalarca bata çıka kendine bir yol çizmiş gibi görünen bir özgünlüğü var. Her zaman olduğu gibi bireysel ve toplumsal acıları, hüzünleri, sorunları işliyor öykülerinde. derinliği olan öyküler yer alıyor. kendine ait bir ritmi olan birisi. bu kitabı da melodik bir hüzünle akıp bitiyor bir çırpıda.

ÖncekiSayfa 6 / 22Sonraki