
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Dağdakiler
Kitabın varlığından tamamen şans eseri haberim oldu. Hep merak ettiğim bir konuyu aydınlatması bakımından çok faydalı oldu benim için. Örgütün dağlarda nasıl yaşadığını, nasıl varolduğunu, siyasi ve askeri emellerini, terörist diye üstünkörü geçiştirdiğimiz kişilerin aslında birer insan olduğunu gözlemlediği kadarıyla aktarmış Kadri Gürsel. Kendisinin de dediği gibi herkesin okuyabilmesi için olabildiğince nesnel de yazmış. En acısı da kitabın 20 sene önce yazılmasına karşın hiçbir şeyin değişmemiş olması. Savaşın, sürgünün ve ayrımcılığın izleri, dağdakilerin dağda "varolma" sebepleri... Aynanın diğer tarafını da merak ediyorsanız okumanız gereken bir kitap.
Baskı: Trainspotting
Filminden fazlasıyla etkilenmiştim ve kitabına da şans vermem gerektiğini düşündüm. Beklentilerim çok yüksek olarak okumaya başlasam da kesinlikle pişman etmedi ve yanıltmadı. Welsh, hayata dair anlatmak istediklerini karakterler üzerinden hiç dolandırmadan direk ve çok açık bir şekilde anlatıyor. Bazı tespitleri, özellikle Rents'in kendisi ve toplumla ilgili yaptığı değerlendirmeler en etkilendiğim kısımlardan biriydi. Hiç kuşku yok ki gelecekte bir daha okuyacağım.
Baskı: Semerkant
İtiraf etmeliyim ki bu kadar güzel bir kitap beklemiyordum. Daha yoğun anlatımlı, ağır işleyen, anlaşılması zor bir romana hazırlamıştım kendimi. Ancak Hayyam'la başlayıp Titanic'le sonlanan maceramız çok akıcı ve bir o kadar da ilgi çekici olarak işlenmiş. İlk bölüm Hayyam'a odaklanmışken ikinci bölüm Rubaiyat ekseninde 20. yy başlarındaki modern İran tarihini arkaplanına alarak, Amerikalı gencin başından geçenleri anlatıyor. Kurguyla tarihin bu noktada çok iyi harmanlandığını söylemeliyim. Özellikle doğu kültürüne ilgi duyanların kesinlikle okuması gereken bir kitap. Diğer yandan İran'a olan merakım bu kitapla birkaç kat daha arttı. Umarım geç olmadan gezme şansım olur.
Baskı: Açlık
Açlıkla boğuşan, ölümle burun buruna gelen, onurunu kaybetmektense hayatını kaybetmeye göze alan, deliliğin sınırlarında dolaşan bir adam. Bu adam, siz ne kadar bitirmek isteseniz de hayatın devam ettiği gerçeğini yüzümüze vuruyor.
Baskı: Kabil
Din ekseninde gelişen tarihsel olayları farklı açılardan yorumlayan bir kitap Kabil. Zaman kavramı tanımaksızın gezen Kabil'in tanıklığında, bütün kutsal kitaplarda geçen belirli "ibretlik" olayları çok sert biçimde eleştirmiş Saramago. Yer yer aşırıya kaçtığını düşünsem de bazı eleştirileriyle "evet neden böyle olmuş acaba, bu kadar kan ve acı neden?" diye benim de kafamda soru işaretleri oluşturdu.
Baskı: Harry Potter ve Sırlar Odası (Harry Potter, #2)
Çocukluğumdaki yolculuğuma kaldığım yerden devam...
Baskı: Harry Potter ve Felsefe Taşı (Harry Potter, #1)
Kütüphanemin, ve aslında çocukluğumun, tozlu raflarından çıkarıp Rowling'in muazzam hayal gücüyle hafızamı tazelemem lazımdı. Bir çırpıda da bitirdim zaten.
Baskı: İvan İlyiç'in Ölümü
Ölüm her zaman merak ettiğim bir konu olmuştur. Var olmak ve yok olmak... Tolstoy bu iki durum arasındaki ince çizgide duran ve ölüme her gün daha da yaklaşan Ivan Ilyiç'in son ana kadar direnişini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Yaşım ilerledikçe tekrar tekrar bu kitaba başvuracağıma şimdiden fazlasıyla eminim.
Baskı: Esas Duruşta Cinayet
Bu adaletsizliği, bu acımasızlığı görmek insanın ağırına gidiyor. Her sayfayı boğazım düğümlenerek okudum. Adalet mekanizmasının yozlaşmışlığını görmek öfkemi daha da arttırdı. Allah şehitlerimize gani gani rahmet eylesin. Ayrıca araştırmacı gazeteciliğin ne anlama geldiğini bir kez daha gösteren İsmail Saymaz'a da teşekkür ediyorum. Anne Zekine Taştan: ”Vatan sağ olsun demem. Benim evladım yok ki, benim Tolgam yok. Vatan sağ olsa ne olur ki, vatanı batsın. Bana ne vatandan! Demem, asla demem! Hiçbir zaman dedirtemezler!”
Baskı: Dokuz Öykü
Öykülere giriş konunun tam ortasından olduğu için bazılarını anlamakta ve takip etmekte cidden zorlandım. Hikaye yapısını çözene kadar öykünün bittiği de oldu :) Öykünün bitişi de girişi gibi ipi keser gibi ansızın olduğundan bir süre boşlukta bırakabiliyor ve bu yüzden sonuç kısmı çoğunlukla hayal gücünüze kalıyor. Benim favorim, çoğu kişinin de favorisi olan, son öykü oldu. Diğerlerinden bir tık yukarıda olduğunu söylemeliyim.
Baskı: İntihar Notlarım
Hayatın gerçeklerini bu kadar net bir biçimde yüzüme vurmasını beklemiyordum kitabın. Kahramanın kendi benliğini arama sürecini, duygularıyla olan savaşını ve sonunda kendini buluşunu adım adım işlemiş yazar. Empatinin hayatın her alanında yapılması gerektiğini kesinlikle unutmamız gerek.
Baskı: Tatlı Rüyalar
Inception'ın henüz ortalıkta olmadığı zamanlarda yazılmış, Inception vari hikayesi, sade diliyle sizi kolaylıkla içine çeken harikulade bir kitap. Sonu konusunda memnuniyetsizlikler olsa da beni tatmin etti. Evet belki daha iyi yazılabilirdi ama yerin dibine de sokmamak lazım. Yer yer kahkaha attığımı da söylemeden edemeyeceğim.
Baskı: Yazıhane Yıllık
Yazıhaneden'i internet üzerinden takip eden biri olarak yazıların bir bölümünün kağıda geçirilmesi gerçekten güzel bir düşünce. Açıkçası bu kadar güzel bir işin ortaya çıkacağını da beklemiyordum. Çeşitli meslek gruplarından, çoğu sporla içiçe olan, yazarlar sporun hayatla ve insanla nasıl etkileşim içinde olduğunu, nasıl etki ettiğini, farklı hikayeler, farklı hayatlar üzerinden çok başarılı bir şekilde aktarıyorlar. Eurosport ekibinin temelini oluşturduğu(burada bulunmasa da başını Caner Eler'in çektiği ekip), yazınsal anlamda bir şeyler yapmak isteyen ve kanaatimce başarılı da olan genç insanların bulunduğu bu mecranın daha fazla destek ve değer görmesi gerektiğine inanıyorum. "Dünya Yanarken" de bir şeylerin yapılabileceğinin kanıtı.
Baskı: Fransa Turu Tarihi
Ufak tefek basım hataları dışında gayet akıcı bir dili vardı. Özellikle benim gibi bisiklet tutkunuysanız Tour'un tarihini genel hatlarıyla öğrenmek amacıyla okumanız gereken bir kitap. Umarım bu ve buna benzer, sporcu biyografileri gibi kitaplar Türkçe'ye çevrilir ve daha fazla insan tarafından okunur.
Baskı: Sis ve Gece
Son derece akıcı bir anlatıma sahip olmasına rağmen hikaye ve kurgu yönünden eksikliklerinin olduğunu düşünüyorum. Sanırım olay örgüsü biraz daha heyecanlı olsa tam istediğim kıvamda olurdu.
Baskı: Kara Kedinin Gölgesi
Şiirsel bir anlatımla çok kısa öyküler yazmış Yekta Kopan. Kitabı anlamakta, bağlantı kurmakta zorlandığımı söylemem gerek. Bunun sebebi de şiirlerle aramın pek iyi olmaması olsa gerek.
Baskı: Görünmeyen
Paul Auster yine çok iyi bir kurguyla, kendini sıkmadan okutan harika bir roman yazmış. Auster'ı ucundan da olsa beğeniyorsanız okumanız gereken bir kitap.
Baskı: Hayvan Çiftliği
İnsanlık varoldukça geçerliliğinini koruyacak, dünü, bugünü ve yarını aydınlatan bir kitap.
Baskı: Hikayem Paramparça
Emrah'ın sokağı iyi tanıması, sokak jargonunu çok iyi kullanması beni her zaman çok etkilemiştir. Hayata pesimist bakış açısı benim düşüncelerimle de fazlasıyla örtüştüğünden bu etki bir kat daha artıyor diyebilirim. Hikayem Paramparça hayatta yön bulmaya çalışan ve çıkış yolları arayan minik öyküler ve yaşanmışlıklarla yazılmış güzel bir kitap.