
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Uçurtma Avcısı
Her şeyden önce Afganistan halkının başından neler geçtiğini, nelere maruz kaldıklarını bütün çıplaklığıyla görmek insanı gerçekten ürkütüyor. İşkencelerden tutun açlığa kadar insanın insana yapabileceği bütün zulümlerin bir yerlerde gerçekten yaşanmış ve yaşanmakta olduğunu hatırlatmak kitabın bana göre alt metninde yatan önemli detaylardan biri. Yazarın duyguları okuyucuya aktarmakta olağanüstü bir yeteneği var bunu belirtmeliyim. Üzüntü, mutluluk, dehşet, rahatlık... Bütün duyguları kalbinizin en derinliklerine kadar hissettirmeyi başarıyor Uçurtma Avcısı. Betimlemeler de bir o kadar güzel. Açıkçası kitabın ne eksiği var diye sorarsanız bilmiyorum derim. Kendi adıma kitabın mükemmel olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Okunması gereken, yürek parçalayan romanlardan biri.
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Okumayı bu kadar geçe bıraktığım için kendime kızdığım kitap. Sisteme ve aslında insanlığa yapılmış en büyük eleştirilerden biri. Under the spreading chestnut tree, i sold you and you sold me.
Baskı: Kırk Oda
Fazla öykü kitabı okumam ancak çok etkileyici yanları var hikayelerin, tadı damağımda kaldı. Özellikle "Makas" tekrar tekrar okunur.
Baskı: Dublörün Dilemması
Kitabın bütün kahramanlarının hikayeleri ayrı ayrı anlatılsa da akıcılık ve hikayenin bütünlüğü iyi sağlanmış. Ama malesef yüksek beklentimin kurbanı oldum. Okuduğum çok sayıda olumlu yorumdan sonra kitaptan daha fazla şey beklediğim için tatmin olamadım malesef. Bir şeyler eksik kaldı. Karakterlerin isimlerine değinmeden edemeyeceğim. İsimler hem çok yaratıcı hem de karakterin kişiliğinden ve hikayesinden birkaç kırıntı barındırıyor. Bu açıdan Murat Menteş yaratıcılığını had safhada kullanmış. Tavsiyem, olumlu yorumlara dayanarak beklentinizi yükseltmeyin.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Bu kitabı bu kadar özel ve popüler kılan şey ne diye merak ediyordum, ta ki okuyana kadar. Kitabın baş kahramanı Raif Efendi'nin hayatın anlamsızlığından sıyrılıp aşkla tanışmasının o derin ve vurucu hikayesi o kadar güzel işlenmiş ve bir saniye bile sıkmadan akıcılık o kadar güzel sağlanmış ki, Raif Efendi o an ne hissediyorsa onu hissediyor, siz de onun yaşadığı belirsizlikler içinde kayboluyorsunuz. Kitabın üzerimdeki tesiri bir hayli fazla oldu. Sabahattin Ali'ye, böyle bir eseri edebiyatımıza kazandırdığı için teşekkür ediyorum.
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Bu kitap hakkında sayfalarca yazılabilir ve yazılmış da. Daha da ne yazılabilir bilmiyorum ama sanırım Holden hiç unumayacağım bir karakter olarak hafızamda kalacak. Ek olarak çeviride bazı göze batan kısımlar olduğu doğru. Ancak bu, kültür ve dil bakımından var olan farklılıkların çeviriye yansımasının çok doğal bir sonucu. "..büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta. ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. ne yapıyorum. uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum, nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor onları yakalıyorum. bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. ben çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. çılgın bir şey bu biliyorum ama yalnızca böyle biri olmak isterdim. biliyorum. bu çılgın bir şey."
Baskı: Erken Kaybedenler
Farklı ergenlik dönemlerinde ve psikolojik açıdan sağlıklı olmayan erkek çocukların yaşadıkları olaylara verdikleri tepkileri, derin olmasa da sade ve vurucu bir dille anlatmış Emrah Serbes. Özellikle ilk ve sonuncu öykü tekrar tekrar okunabilecek bir kalitede. Kitabın çoğunluğunda duygusallık ağır bassa da beklenmedik bir anda araya serpiştirilen komik bir sözün veya olayın kahkaha attırabileceğini de belirtmek isterim :)
Baskı: Her Şey Aydınlandı
Kitap, bir kasabanın kuruluşundan bugüne, yahudilerin ve kitabın kahramanı olan kişilerin başlarına gelen yer yer acıklı, yer yer komik olayları anlatıyor. Olay örgülerinin karışık bir şekilde ilerlemesi, başlarda konuyu ve zamanı birleştirip anlamakta biraz sorun yaşatıyor. Ama kısa sürede buna alışıyorsunuz. Akıcılığı sağladıktan sonra zaten bu derin ve çarpıcı hikayeyi okumak büyük bir zevke dönüşüyor.
Baskı: The Racketeer
John Grisham'ın okuduğum ilk kitabı. Konu ve hikaye derinliği olarak gayet tatmin ediciydi. Fakat uzun aralıklarla okumak zorunda kaldığım için akıcılığı malesef sağlayamadım. Sonuç olarak polisiye roman aranıyorsa denenmesi gereken bir kitap.
Baskı: Çıplak Ayaklıydı Gece
Yanılmıyorsam Ahmet Ümit'in ilk öykü kitabı. Öykü kitaplarıyla aram fazla iyi değildir, hatta hiç polisiye tarzda öykü kitabı okumamıştım ama hoşuma gitti açıkçası. Ahmet Ümit'in daha önceden "Kukla" adlı kitabını okumuştum ve hatırladığım kadarıyla sade ve akıcı bir dille , polisiye içinde fazla boğmadan, okuyucaya doğru soruları sordurtan ve sonu itibariyle beni tatmin eden bir kitaptı. Bu öykü kitabından da, ilk olmasına rağmen, aynı tadın kırıntılarını yakaladığımı söyleyebilirim.
Baskı: Brida
Başlarda gayet iyiydi ama kitabın ortasından itibaren ben mi yanlış okudum yoksa kitap mı çok yavandı anlayamadım. Açıkçası kitabın sonlarında havada kalan çok şey vardı benim için. Eğer Simyacı, Zahir gibi kitapların tadını Brida'da bulabileceğinizi düşünüyosanız, malesef isteğiniz gerçekleşmeyebilir.
Baskı: Karikatürler
Bence gülmek için Yiğit Özgür'ün sadece adı bile yeter :)