Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Baba
Sıradan bir mafya romanı değil. Dostluğun, kardeşliğin, ailenin önemini gösteren, gerçekten çok güzel bir anlatıma sahip bir Puzo başyapıtı. Yazarla anlaşmadığım tek nokta şu ki: bence büyük insanlar gerçekten büyük olarak doğarlar. Yaşadıkları, yalnızca onların içindeki cevheri ortaya çıkarmayı hızlandırır. Beğenmediğim tek şey Babadan farklı olarak Michael'ın sık sık yalan söylemesi oldu. Yalan söylememek için söz oyunu yapmak Baba'nın büyük erdemlerinden biriydi.
Baskı: Gambara
Hayallerinin ve tutkularının kurbanı olmuş karı koca. Kitabın başlarındaki bazı kısımlardan Milan Kundera'nın "Yavaşlık"ı gibi tutku ve şehvet dolu bir eser olucağını sandım fakat yazar mecrayı aniden değişti. Operalardan bahseden bazı kısımlar terminlerle dolu olduğu için müzikle uğraşanlar dışındaki benim gibilerine sıkıcı ve çok detaylı gelebilir, ama Balzac her halükarda düşüncelerini güzel aktarmış
Baskı: Ölü Ozanlar Derneği
"Ölü ozanlar derneği" - benim için mücadelenin yeni adı. Sıradan lise hayatına sahip ama içlerinde gizliden gizliye bir çılgınlık yatan bir grup gencin ve onlardan daha da çılgın yeni edebiyat hocaları John Keatingin hikayesi. Öğrencilerini yaşadıkları sıkıcı öğretim hayatından kurtarmak için Keating onlara "Carpe Diem"(anı yaşa) felsefesinin kapılarını açar. Anı yaşayın, kendi hayatınıza kendiniz yön verin, başkalarının koyduğu normlar sizi özgür düşüncelerinizden saptırmasın. "Bir gün hepimiz kurtlara yem olacağız. O ana kadar hayatdan alabildiğiniz kadar haz almaya çalışın" der bay Keating. Bence de insan öldüğünde yaptığı ve yapmadığı hiç bir şey için pişman olmayacak şekilde yaşamalı. Fakat eser maalesef başladığı gibi pozitif bitmiyor. Meşhur bir klişede de söylendiği gibi "Yapılan hiçbir iyilik cezasız kalmaz"
Baskı: Japon Kültürü
Japonya'yı ve Japonları gerçekten bilmek istiyorsanız Ruth Benedict'in Krizantem ve Kılıç'ını, Sugiyama Lebra'nın Japonlar ve davranış biçimleri'ni, Masakazu Yamazaki'nin Japon kültürü'nü okuyun, ama bunu okumayın bence. Bölüm başkanımızın ve Japon kültürü hocamızın "kesinlikle boş verin, yanlış bilgilerle dolu" dediği bir kitap. Ben de profesörleri dinleyip yarım bıraktım. Sebep olarak da "bir milletin kültürünü bilmek için dilini bilip, aralarına karışıp, yakından incelemen lazım, adam japoncayı bilmiyor, yalnızca kaynaklardan ve araştırmalardan sonuçlara varmaya çalışmış ki, bu da yanlış bilgiler vermesine neden olmuş" dediler. Gerçi yıllarca Japonyada araştırmalar yapmış, zahmeti dikkate şayandır ama, okumasanız daha iyi.
Baskı: Yavaşlık
Kundera muhteşem bir şekilde 18ci ve 20ci y.y.a ait olayları bir potada eritmiş. İhtiras üzerine bina olunan ilişkilerdeki aşağılayan ve aşağılanan, aşağılamaktan ve aşağılanmaktan zevk alan hedonizm taraftarlarının yaşamının perde arkasını aralamış resmen. Süper bir şey..