VusalDamn
@VusalDamn

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: İhtiyar Balıkçı

"Benim çalar saatim de yaşımdır" dedi ihtiyar adam. "İhtiyar adamlar niye erkenden uyanırlar? Daha uzun bir gün geçirmek için mi?"

Altıncı Koğuş
8/1024.10.2017

Baskı: Altıncı Koğuş

Çehov 4 sayfalık bir öyküyle insana farklı duygular yaşatabilen bir yazar. 'Memurun ölümü' öyküsüne kadar öyküleri ciddiye alan biri değildim. Çehov bu önyargımı yerle bir etti.

Sıfır Sayı
6/1014.03.2017

Baskı: Sıfır Sayı

Eco ile böyle bir eserle tanışmak kötü bir deneyim oldu

Baskı: Sonuncu İbn-i Serac’in Maceraları

Fransız edebiyatında romantizm akımının babası Chateaubriand'dan, İslam dini ile ilgili bazı bilgileri karıştırması dışında - ki İslamı yakından tanımayan birisi için bu gayet normaldir - çok güzel ve romantik bir öykü.

Yazıcı Bartleby
7/1028.01.2017

Baskı: Yazıcı Bartleby

Bir taraftan vekili zayıf, aciz, bir adama söz geçiremeyen biri olarak görüp, 'ben olsam kolundan tutup kapı dışarı ederim' desem de, diğer taraftan da biraz derinlerime baktığımda böyle zavallı birine ben de güç uygulayamam diye yatışıyordum her defasında. Ve sonunda biraz acıma duygusu, biraz sinir nöbetleri eşliğinde bitti öykü. Peki adamın böyle olmasının sebebi ne? Sebep sonda çok net olmamakla beraber veriliyor gibi sanki - soğuma.

Baskı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

"Bilinmeyen bir kadının mektubu" veya bir aşağılanmanın aşk sanılması

Albaya Mektup Yok
8/1010.12.2016

Baskı: Albaya Mektup Yok

Adam tam bir sihirbaz. Cümleler ve mizaha anlayışının karışımıyla harikalar yaratmış.

Baskı: Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

"Isıtan bir şeyden değil yakan bir şeyden söz ediyoruz. Kusura bakma ama Selma, Umut gibi insanlar kimseyi mutlu edemez, kendileri de mutlu olamaz. Bu tür insanların en çok duymak istedikleri şey, 'Böyle bir dünyada yaşaman mümkün değil' cümlesidir. Bunu büyük bir övgü olarak görürler..." Sabaha kadar yağan bir gece yağmuru kadar güzel olduğunu söyledi Başak'a. Ağır bir ameliyattan çıkmış gibi, diye düşündü Abidin ya da uzun sürecek bir intihara ara vermiş gibi.

Kırmızı Pazartesi
9/1006.11.2016

Baskı: Kırmızı Pazartesi

Evet ilk cümlesinden itibaren Santiago Nasar'ın öldürüleceğini biliyorsun, fakat olaylar giderek gün yüzüne çıktıkça ve en sonda Nasar'ın çaresizlik ve şaşkınlıkla ortasında kaldığı cinayet sahnesi gözlerinin önünde canlandığında, önceden haberdar olupta olaya müdahele etmeyen herkese okkalı küfür savurasın geliyor. Ama ne yazık ki elden bir şey gelmez, artık kendisinin de dediği gibi "Beni öldürdüler, Wene hala."((( Belki de gerçekten: "Kader bizleri görünmez kılar."

Ölü Canlar
8/1001.09.2016

Baskı: Ölü Canlar

Keşke Gogol da Kafka gibi "Ölü canlar"ın ikinci cildini kendisi yakmayıpta arkadaşına vasiyet etseydi, arkadaşı da Gogol'a ihanet edib bastırsaydı ikinci cildi. İkinci cildin elimize ulaşan kısımları maalesef yarım yamalak. Ama bu yarım yazılardan bile dünya edebiyatının neler kaybettiği ortada. Muhteşem mizah, üst düzey anlatım. Benim için rus edebiyatında Oblomov'dan sonra ikinci muhteşem eser.

Hacı Murat
7/1029.04.2016

Baskı: Hacı Murat

Eser gerçekten de akıcı, yumuşak ve aynı zamanda çok etkili bir dile sahip. Ama kitapta Tolstoyun Hacı Murata sempatisi ve hayranlığı, Şeyh Şamile ise belli bir antipatik yanaşması var sanki, ya da bana öyle geldi. Şöyle ki, Muratı cesur, mert, sözünün eri gibi, Şamili ise bir az acımasız, kurnaz, hiylekar biri olarak canlandırmış. Belki de bu yazarın içindeki hafif milliyet kimliyinden kaynaklanmış ola bilir. Tabii ki Tolstoyun İtiraflar'ını okuyan biri olarak yazarın samimiyetine inanıyorum, fakat sonuçta Şamil halkının özgürlüğü için Rus halkına karşı savaşmıştır. Ancak Hacı Muratın ömrü kitaptaki hayat öyküsünden anladığımız kadarıyla Rus Çarına hizmette geçmiştir. Bu belki de yazarın taraf tutmasına neden olmuş olabilir. Ama belki de eserde, bir müslüman olarak gözümde büyük gördüğüm İmam Şamilin tasavvurumdaki imajından farklı bir şekilde canlandırılması bu kanaate varmama neden oldu.

Ölümcül Kimlikler
8/1024.04.2016

Baskı: Ölümcül Kimlikler

Kitabı çok beğendim. Bence bir deneme için yeteri kadar akıcı bir dile sahip. Artı, bir sağcı olarak kitabın hiç de İslamı kötülediğini düşünmüyorum. Adam yeterince tarafsız bakmaya çalışmış meselelere ve İslam tarihindeki gözardı etmeye çalıştığımız gerçekleri gayet medeni bir şekilde dile getirmiş. Ayrıca cümleler ve paragraflar gayet uyumlu, yani konuyu konuya karıştırmamış, demek istediğini güzelce demiş.

Baskı: Göstergeler İmparatorluğu

Kitabı gereksiz derecede komplike buldum. Anladığım kadar Roland beyefendi meseleye felsefi yönden yanaşmayı seven birisi. Fakat bunun üzerine bir de 5 6 satırlık karışık cümleler eklenince gerçekten anlaşılması güç bir metin ortaya çıkmış. Tabii ki burda çevirinin de önemli payı var. Uslamlama, eğretileme, tasım, izgelendirme, kisve, kösnüleştirilme ve s. gibi sözler fazlaca kullanılmış, bu da anlamada güçlük yaratıyor.

Baba
9/1026.02.2016

Baskı: Baba

Sıradan bir mafya romanı değil. Dostluğun, kardeşliğin, ailenin önemini gösteren, gerçekten çok güzel bir anlatıma sahip bir Puzo başyapıtı. Yazarla anlaşmadığım tek nokta şu ki: bence büyük insanlar gerçekten büyük olarak doğarlar. Yaşadıkları, yalnızca onların içindeki cevheri ortaya çıkarmayı hızlandırır. Beğenmediğim tek şey Babadan farklı olarak Michael'ın sık sık yalan söylemesi oldu. Yalan söylememek için söz oyunu yapmak Baba'nın büyük erdemlerinden biriydi.

Gambara
7/1017.02.2016

Baskı: Gambara

Hayallerinin ve tutkularının kurbanı olmuş karı koca. Kitabın başlarındaki bazı kısımlardan Milan Kundera'nın "Yavaşlık"ı gibi tutku ve şehvet dolu bir eser olucağını sandım fakat yazar mecrayı aniden değişti. Operalardan bahseden bazı kısımlar terminlerle dolu olduğu için müzikle uğraşanlar dışındaki benim gibilerine sıkıcı ve çok detaylı gelebilir, ama Balzac her halükarda düşüncelerini güzel aktarmış

Baskı: Ölü Ozanlar Derneği

"Ölü ozanlar derneği" - benim için mücadelenin yeni adı. Sıradan lise hayatına sahip ama içlerinde gizliden gizliye bir çılgınlık yatan bir grup gencin ve onlardan daha da çılgın yeni edebiyat hocaları John Keatingin hikayesi. Öğrencilerini yaşadıkları sıkıcı öğretim hayatından kurtarmak için Keating onlara "Carpe Diem"(anı yaşa) felsefesinin kapılarını açar. Anı yaşayın, kendi hayatınıza kendiniz yön verin, başkalarının koyduğu normlar sizi özgür düşüncelerinizden saptırmasın. "Bir gün hepimiz kurtlara yem olacağız. O ana kadar hayatdan alabildiğiniz kadar haz almaya çalışın" der bay Keating. Bence de insan öldüğünde yaptığı ve yapmadığı hiç bir şey için pişman olmayacak şekilde yaşamalı. Fakat eser maalesef başladığı gibi pozitif bitmiyor. Meşhur bir klişede de söylendiği gibi "Yapılan hiçbir iyilik cezasız kalmaz"

Japon Kültürü
6/1016.01.2016

Baskı: Japon Kültürü

Japonya'yı ve Japonları gerçekten bilmek istiyorsanız Ruth Benedict'in Krizantem ve Kılıç'ını, Sugiyama Lebra'nın Japonlar ve davranış biçimleri'ni, Masakazu Yamazaki'nin Japon kültürü'nü okuyun, ama bunu okumayın bence. Bölüm başkanımızın ve Japon kültürü hocamızın "kesinlikle boş verin, yanlış bilgilerle dolu" dediği bir kitap. Ben de profesörleri dinleyip yarım bıraktım. Sebep olarak da "bir milletin kültürünü bilmek için dilini bilip, aralarına karışıp, yakından incelemen lazım, adam japoncayı bilmiyor, yalnızca kaynaklardan ve araştırmalardan sonuçlara varmaya çalışmış ki, bu da yanlış bilgiler vermesine neden olmuş" dediler. Gerçi yıllarca Japonyada araştırmalar yapmış, zahmeti dikkate şayandır ama, okumasanız daha iyi.

Yavaşlık
9/1028.12.2015

Baskı: Yavaşlık

Kundera muhteşem bir şekilde 18ci ve 20ci y.y.a ait olayları bir potada eritmiş. İhtiras üzerine bina olunan ilişkilerdeki aşağılayan ve aşağılanan, aşağılamaktan ve aşağılanmaktan zevk alan hedonizm taraftarlarının yaşamının perde arkasını aralamış resmen. Süper bir şey..

Büyücüler Deresi
7/1014.05.2015

Baskı: Büyücüler Deresi

Azerbaycan edebiyatının ender mistik nümunelerinden. Bir Paulo Coelho Simyacı'sı değil ama okumaya değer bir kitap.

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

Çocuklara karşı olan zaafımı kat kat artıran bir kitap. Okurken büyük zefk aldığım nadir eserlerden.