Ilginn
@Ilginn

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Factotum
5/1019.10.2015

Baskı: Factotum

Ben, Robot
8/1005.10.2015

Baskı: Ben, Robot

Sineklerin Tanrısı
10/1001.10.2015

Baskı: Sineklerin Tanrısı

İnsan doğasının vahşi yönünü, söz konusu çocuklar dahi olsa, insan denen varlığın özünün masumiyetten ne kadar uzak olduğunu gözler önüne seren 'dev' bir eser. Hikayedeki en önemli karakter Domuzcuk'dur- bu karakterin üzerinden oluşturulan etkili alegori ise eserin en çarpıcı yönü bana göre. Özetle; gözlüklü, şişman, 'nerd' diye adlandırabileceğimiz bir çocuktur Domuzcuk. Adada ateş yakmak için Domuzcuğun gözlüğü kullanılır. Domuzcuk, açık denizden geçen gemilerin kendilerini fark edebilmeleri için adadaki ateşin devamlı canlı tutulmasının gerekliliğini ve önceliğini, barınakların doğru inşa edilmesinin önemini vurgularken, Jack adlı karakterin(***Heil Hitler!***) güdümündeki diğer çocuklar durmaksızın avlanmaya odaklanmıştır. Sopaların iki ucu da sivriltilmiş ve amansız bir av başlamıştır artık. Aklı ve sağduyuyu temsil eden Domuzcuğun önce gözlüğünü paramparça ederler- göremez olur, en nihayetinde öldürülür. Ne çalıların arasında saklanmış mitolojik bir canavar vardır ortada, ne de şeytan. Sadece 'insan' vardır ve insanın çürümüşlüğü... Kırık gözlük imgesi başlı başına ikoniktir, zihnime saplanıp kalmıştır ve beni uzun süre terk etmeyecektir muhtemelen... Dehşet verici, büyüleyici bir eser!

Baskı: İnsan Yemenin Nesi Yanlış?

Bazı, çok temel, felsefi paradoksları ve çözümlerini basit bir dil ile sunan,daha doğrusu kendi çapında sunmaya çalışan,bir 'fast-book'. 'Bitse de gitsek' dedirtmiştir ... Üzerinde vakit/enerji harcamaya değmeyecek vasat bir okumalık.

Firar
9/1028.09.2015

Baskı: Firar

Acımak
7/1027.09.2015

Baskı: Acımak

Zaman Makinesi
8/1016.09.2015

Baskı: The Time Machine

Eserde, 802.701 yılında 'Eloi' ve 'Morlock' olarak adlandırılan iki sınıf çıkıyor karşımıza. Eloiler, her tür sosyal sorunu geride bırakmış ve artık kendilerini tamamiyle zevke adamış ('bourgeois utopia' diyebiliriz buna) bir toplum. Morlocklar ise yerin altında, gün ışığı görmeden yaşayan, ucube yaratıklar olarak 'çalışan sınıfı' temsil ediyor. Kurgusal olarak bir ilk olan eserin, Fritz Lang'ın Metropolis filmine de birçok açıdan ilham kaynağı olduğunu fark ettim okuduktan sonra- filmi izleyenler anlayacaktır. Aynı zamanda zaman makinası kavramını ilk ortaya çıkaran eserdir bu bildiğim kadarı ile. Kurguda, endüstriyel ve 'makineyi kullanan' bir topluluk olan Morlocklara kıyasen, tamamen doğanın içinde, çalışmadan yaşayan Eloiler daha refah içinde ve mutlu bir topluluk olarak resmedilmiş. Sorumluluk, planlama ve çalışma kavramlarının var olmadığı bir dünya ama her şey tıkır tıkır işliyor ve nasıl oluyorsa doğanın o muhteşem düzeni/dengesi dahi korunuyor. Bu etkili bir düş müdür 802,701 yılı için? Salt doğanın dengesini korumak dahi bir çaba gerektirir sonuçta. Bir toplumdaki en az çalışan/üreten sınıfı bulduğunuzda muhtemelen en mutsuz sınıfı da bulmuş olursunuz gibi bir fikirden hareket edersek hele- bu kurgunun sağlamlığı tartışılır. Velhasıl kelam, okunması gereken bir eserdir. Yazıldığı zamanın fersah fersah ötesinde bir eserdir. İngilizce'ye hakim olan okurların özellikle orjinal metni okuması şiddetle tavsiyedir.

ÖncekiSayfa 3 / 15Sonraki