
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Zeplin
Tuhaf ve aşırı iyi. Yorumlardan ötürü enteresan bir şey okuyacağımı tahmin etmiştim ama bu kadarını ben de beklemiyordum. OKUYUN!
Baskı: Üç Cisim Problemi
Çığır açan, enfes bir roman. Devamını heyecanla bekliyorum.
Baskı: Bir Haz Markası : Beautiful You
Palahniuk'un belki de en kötü romanı. Evet güzel bir popüler kültür eleştirisi, cinselliğin kullanılış biçimine ters açıdan bakarak güzel kontralar çıkarıyor yer yer, ve evet tam olarak Palahniuk tarzında yazılmış. Ama zayıf bir anlatım, tahmin edilebilir bir kurgu ve aşırı fazla cinsel tabir ve hikayecikle doldurulduğundan ötürü okuması inanılmaz yorucu ve sıkıcı. Bir noktadan sonra ne okuduğunuzu dahi hatırlamakta zorlanıyorsunuz. Gösteri Peygamberi, Dövüş Kulübü gibi efsane romanlar yazmış Palahniuk'un, bu ucuzlukta bir romanı piyasaya sürmüş olması, popüler kültürün karşısında durduğunu her kitabında dile getirmeye çalışan bu adamın da yavaş yavaş o kültürün esiri olmaya başladığını gösteriyor gibi.
Baskı: Yokyer
Harika bir atmosfer, harika bir kurgu, harika bir roman. Son zamanlarda okuduğum en iyi şey. Daha önce okumadığım için pişmanım. Neil Gaiman'ın okuduğum 3 ya da 4. romanı ama içlerinde en iyisi tartışmasız buydu. Kesinlikle okunmalı, okutulmalı.
Baskı: Marslı
Çok çok iyi. Son zamanlarda okuduğum en iyi bilim kurgu romanı. Tanıtım yazısında da yazdığı gibi, uzay çağının robinson crusoe'u. Eğer geniş bir boşluğum olsaydı bir çırpıda okuyabilirdim, o kadar da sürükleyici.
Baskı: Bana Kahraman Olduğum Söylendi
Kapitalizm ve popüler kültür. Tüm dünya aslında bu ikisinden ibaret. Biri diğerine, diğeri de tekrar öbürüne hizmet ediyor. Ben Fountain Irak'taki savaşta gösterdikleri üstün başarı nedeniyle kısa bir süreliğine tekrar Amerika'ya getirilen bir takımın öyküsünü kullanarak sistemin eline geçirdiği her şeyden nasıl fırsat çıkardığını bize gösteriyor. Bu kitap bir kahramanlık öyküsü değil, Amerikan propogandası kesinlikle değil. Mutlaka alıp okuyun. Sistemin dünyayı nasıl ele geçirdiğini bir de bu yazarın kaleminden okuyun.
Baskı: Ötekiler Arasında
Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi, bilim kurgu ve fantastik kurgu dünyasına bir saygı duruşu sayılabilecek bir roman. Harika hikaye ve bir çırpıda okunabilir.
Baskı: Ragnarök: Tanrıların Alacakaranlığı
Nors mitolojisini ikinci dünya savaşı ile bağdaştırma çabası işe yaramış. Fakat üzerine uzun uzun düşündüğümde belli noktaları ancak bağlayabildim. Ayrıca hikayenin ilk 100 sayfası sadece tasvir dolu. Okurken epey sabırlı olmak gerekiyor. Eğer tasvirli anlatımları sevmiyorsanız okuması çok zor. Bir de son savaş çok çok kısa anlatılmış. O da romanın tabiatından kaynaklanıyor sanırım. Sevdim, ama az sevdim.
Baskı: Yapamam ve Yapmayacağım
Man Booker ödüllü bir kitaba 10 üzerinden 5 verişim kesinlikle artistlikten değil. Kitap, yazarın günlük olaylara farklı bir bakış açısıyla bakışı üzerinden hazırladığı kısa hikayelerden oluşuyor. Ama fazla Amerikan. Çok fazla. Açıkçası zerre keyif almadım. Çeviri problemi olabilir belki, ya da gerçekten bana hiç hitap etmiyor olabilir. Özetle kitabı satın almadan önce bir kitapçıda ilk 4-5 sayfasını ayak üstü okuyun. Öyle karar verin. Sonra benim gibi pişman olmayın. Zira kendimi bitirebilmek için aşırı zorlamam gerekti.
Baskı: Ölüm Maskeleri (Dresden Files, #5)
Maalesef önceki 4 kitabın yarısı kadar bile iyi olmayan bir hikayeyle beni bu kez biraz üzdü.
Baskı: Zaman Çarkı, 14. Kitap: Işığın Anısı
Keşke 10 yıldızın yanına bir 10 yıldız daha koyabilsem. Efsane, başladığı gibi mükemmel bir şekilde bitti.
Baskı: Yaz Şövalyesi (Dresden Files, #4)
İlk yarısı kabus derecesinde sıkıcıydı. İlk 3 kitapla kıyaslayınca temposu çok düşüktü. Ama finali 4 kitap içindeki en iyi finallerden biriydi.
Baskı: Ruhi Mücerret
Murat Menteş ile Guy Ritchie bir araya gelip senaryo yazarlarsa, muhtemelen sinema dünyası kökünden değişir. Mükemmel hikaye, mükemmel kurgu.
Baskı: Tanrı'nın Huzur Bahşettiği Shantaram
Yaşanmış bir hayatın özeti bu kadar mı sıradışı ve bu kadar mı harika olabilir diye sordum kendi kendime okurken. Okuduğum en iyi şeylerden biriydi. Kitabın içine öyle iyi girdim ve Bombay'ı öyle benimsedim ki yaşadığım gerçekliği bir süreliğine kaybettim. Toparlanamıyorum gerçekten...
Baskı: Anormaller
Okurken o kadar çok keşke dedim ki anlatamam. Joey Goebel, Vincent Spinetti'nin Tuhaf Kariyeri'nde müthiş bir hikaye kurgulamış ve eğlenceli anlatım tarzı, yaratıcı diyaloglarıyla beni kendine hayran bırakmıştı. Anormaller o açıdan Joey Goebel klişesi olarak kalmış maalesef. Önceki romanıyla şimdiki arasındaki tek ciddi fark, hikayeyi pek çok ağızdan anlatması. Yine aşırı sürükleyici bir anlatım tarzı ama çok kestirme bir son. Ayrıca hikaye, önceki romanındaki kadar etkileyici de değil. Keşke şöyle yapsaydı, keşke böyle anlatsaydı, keşke şurasını uzatsaydı vs derken bir de baktım kitap bitmiş. Commonwealth'te umarım hayalkırıklığına uğratmaz beni Goebel.
Baskı: Ara Dünya
Okuduğum en iyi modern bilimkurgu romanı diyebilirim. Neil Gaiman ve Michael Reaves sinema filmi gibi bir hikaye anlatmışlar. Neşeli, hüzünlü, eğlenceli ve aksiyon dolu müthiş bir kitap. Umarım en kısa zamanda iyi bir yönetmenin elinde iyi bir prodüksyonla filme dönüşür de keyifle izleriz.
Baskı: Şehir ve Şehir
Kitabı bitirmem biraz zaman aldı. O da zamansızlığımdan. Ama böylesi bir kitabı zaten kısa sürede bitirmediğime çok memnunum. Bilimkurgu ve polisiyenin bu kadar iyi harmanlandığı, disütopik bir şehirde geçen hikaye, her şeyiyle çok etkileyici. Zaten aldığı ödüller de kalitesinin nişanesi. Kesinlikle okunması gereken, müthiş bir roman.
Baskı: İçimizde Bir Yer
Bu kitabı okuduğumu, internette konusuna denk gelince hatırladım. O kadar kötüydü ki hafızamdan silinmiş.
Baskı: Albemuth Özgür Radyosu
Hayatım boyunca okuduğum en iyi romanlardan birisi. Anlatacak doğru kelimeleri bulamıyorum, o yüzden kısa kesiyorum: "Mutlaka okuyun."
Baskı: Mezarlarınıza Tüküreceğim
Boris Vian'ın sade ama ilgi çekici dili, anlatmak istediğini en ahlaksız ve en baştan çıkarıcı yollarla anlatması beni kendine hayran bıraktı. Bir oturuşta bitirdim kitabı.
Baskı: Boksör Böcek
İyi konu, güzel anlatım tarzı ama çok zorlama final. Ned Beauman'ın ilk romanıymış umarım daa iyilerini de yazar.
Baskı: Kurtadamlar (Dresden Files, #2)
Soluksuz okudum. Bu kitap kadar iyi bir kitabı daha olmayabilir Jim Butcher'ın.
Baskı: Rüzgarın Adı (Kralkatili Güncesi: 1. Gün)
Tartışmasız okuduğum en iyi romanlardan biri. Türünün çok ötesinde, emsallerinin çok üstünde bir hikayesi ve kurgusu var. Söyleyecek çok şey var. Ama en kısa ve en manidar şunu diyebilirim: "Okumayanlar neler kaçırdıklarının farkında değiller."
Baskı: Amerikan Tanrıları (Amerikan Tanrıları, #1)
Başarılı olmaya çok yaklaşan, ama malesef kopuk anlatım tarzı nedeniyle ve gereksiz yere uzatılmış öyküsüyle yer yer çok canımı sıkan bir kitap oldu, Amerikan Tanrıları. Ana hatlarıyla çok ilgi çekici bulmuş olmama rağmen, hikayenin gelişim aşamasının çok tekdüze olması, finale gelindiğinde büyük bir heyecan yaşamanıza engel oluyor. Yine de dahice düşünülmüş karakterler ve esprili bir dile sahip olan diyaloglarla gülümseyerek okuduğum bir kitap oldu. Finalinden de tatmin oldum diyebiliriz.