maggie
@maggie

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Beyaz Düşler (Bride Quartet, #1)

Okuduğum ilk ve son Nora kitabı olarak kalacak benim için. Aslında bir kitaptan yola çıkarak böyle bir yorum yapmam doğru değil ve sevenlere de saygım sonsuz ancak Nora'nın yazdığı konular bana göre değil. Kitapta karakterlere ısınamadım. Bana fazlasıyla tozpembe geldi.

Baskı: Aşkın Kalesi (Carsington Brothers, #5)

Aslında çiftimiz çocukluk arkadaşları ancak aralarındakine aşk diyemiyorum hala bir arkadaşlık söz konusu. Kitap akıcıydı ama yazarın yarattığı olaylara olay denmez. Ancak çok yoğun bir roman okunduğu zaman rahatlama amcıyla okunabilir.

Baskı: Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)

Kitabın en iyi yönü Leydi Danbury'di. Onun geçtiği bir çok sahnede baya güldüm. Gareth karakterinin durumu biraz Simon'kisine benziyordu:Babası tarafından istenmeyen çocuk yalnız Gareth'ın durumu az farklı. Sonuç olarak ikisi de baba olayını zor da olsa atlatabilmişlerdi. Hyacint'e gelince... Anladığım kadarıyla yazarımızın en sevdiği ancak benimse en gıcık kaptığım dişi Bridgerton'dur. Leydi Danbury'e pek de benzemiyor. Danbury sivri dilli, duygularını çok çok nadir belirten biri. Hyacint ise sivri dillilikte Danbury'den aşağı kalır tarafı yok ama daha duygusal. Hikaye genel olarak sıkıcıydı. Çiftimizin babaları hakkında düşündükleri kadar heyecan olsun diye elmas olayı ortaya atılmış ama çok da heyecan verici değildi. Sonuç olarak eh işte diyebileceğim bir kitaptı.

Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)

Uzun aradan sonra okuduğum en iyi romanlardan biriydi. Ben Isabel'den çok Adrian'a bayıldım. Adrian tam aşık olunası bir erkek. Kitap gayet akıcı, yeri geldiğinde komik yeri geldiğinde hüzünlü. Yalnız Isabel'in dadısı Morgan'ı hiç sevmedim. Kızı sevdiği aşikar ama bunu gösteriş biçimini hiç beğenmedim. Morgan bir kadın karakter için fazlasıyla soğuk. Ayrıca ben Fredy'in Vivian'ı elde etme olayının biraz daha uzun sürmesini isterdim. Bunun haricinde gayet keyifli saatler geçirten bir roman.

Veda
10/1017.10.2013

Baskı: Veda

Umut
7/1017.10.2013

Baskı: Umut

Kundakçı
8/1017.10.2013

Baskı: Kundakçı

Baskı: Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Gregory Benedict'ten sonra en sevdiğim 2. Bridgerton oldu. Diğer kardeşlerinin aksine aşkı bulacağına tamamen inanan, bugüne kadar hiçbir kadınla ilişkisi olmayan sevdiği kadın için aşırı fedakar olan, bulunası zor erkek tipi karşımızda duruyor. Lucy de ayrı bir sevimliydi. Biri titiz, geleceğini planlayan diğeri dağınık ve hayatı olduğu gibi yaşayan çiftimiz çok tatlı. Yalnız Hermonie'yi hiç sevmedim. Maşallah kız her gördüğüne aşık. İlerleyen zamanda eşini aldatırsa kesinlikle şaşırmam. Kitabın son sözü beni çok güldürmüştür. 8 romanda da ilgimi çeken bir detay var: Violet Bridgerton. Yazarımız nedense çocuklardan çok bu karakter üzerinde durmuştur. Hepsini seven, hepsinin evlenmesini isteyen ve fazla nasihatçi biri. Kadını sevdiğimiz bir gerçek ama bu kadar çok üzerinde durulmasaymış keşke. Sonuç olaraka Bridgerton serisi bitti. Bittiği için o kadar mutluyum ki.

Geçmişi Unut
1/1014.10.2013

Baskı: Geçmişi Unut

Konu olarak Eloisa James'in Yüreğim Seni Seçti romanına çok benziyor o romanı hiç beğenmemiştim. Bu da onla yarışacak derecede. Çiftimiz kesinlikle ve kesinlikle birbirine aşık değil sadece bir şekilde mecburi bir şekilde birbirinin yanındalar. Okumayın pişman olursunuz.

Baskı: Güller ve Gelinler (Claybornes' Brides, #2, #3, #4)

Bu romanla artık Julie Garwood okumayacağım garanti oldu. Yazarın Gelin hariç diğer romanlarında "Ian bu duruma çok sinirlendi, Duncan ona gelmemesini söyledi" gibi cümleler kullanması yani karakterlerin yapması gerken şeyleri tamamen yazarın yapması, karakterlerin hep aynı özelliklere sahip olması artık sıktı.

Baskı: Aşkın Kollarında (American Heiresses, #2)

Aslında puan olarak 1 hak eden bir roman ancak yazarın kurgusu güzel oluğundan 2 verdim. Ben bu kadar iğrenç bir çiftle karşılaşmadım. Kız kendini akıllı sanan ahmağın teki, adamsa neymiş efendim zamanında birini sevmiş sonra öldüğü için sözde bunalıma girmiş bu bunalımı kadınlarla atlatan şaklabanın teki. Adamın ailesi de ayrı uyuz. Kitapta sadece kurgu ve kapağı sevdim diyebilirim. Ancak bunlar bile kitabı okuduktan sonra içimi rahatlatan özellikler değil. Okuduktan sonra hemen çöpe giden bir kitap oldu. Yazara bir şans daha vermeye değmez.

Baskı: Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)

Konusu güzel olduğundan alıp okudum. Kurgusu güzeldi ancak bir daha okunabilecek bir roman değil. Baş erkek karakteri sevdim aynı şeyi Sophia için söyleyemeyeceğim. Ama şu da gerçek ki Clara'dan -kız kardeşinden- daha zeki.

Baskı: Nisan Yağmurları (The Wallflowers, #4)

Bu öyküden sonra bir daha Lisa okumayacağım. Romandan çok hikaye okuyormuşum hissi veriyor her romanı. Çiftimizde aşkı pek hissedemedim açıkçası.

Baskı: O Yaz (The Wallflowers, #1)

Hikaye daha çok Bitki Süsleri'nin tanışması ve arkadaşlıkları üzerinden gidiyor. Simon ve Annabelle'yi hiç sevmedim.

Baskı: Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü (Bevelstoke, #1)

Okuduğum ilk JQ romanımdır ve tarihi romans hayranı olmamı sağlamıştır. Komik olaylar yaşansa da diğer romanlarına oranla daha acıklıdır. Zamanında eşi tarafından aldatılması sonucu bambaşka birine dönüşen bir adamla onu tanıdığı günden beri delicesine aşık olan bayanımızın arasındaki ilişki o kadar güzel ve dokunaklı ki... Sonunda baya ağlamıştım. Birçok tarihi roman okudum ve birçoğunu sevdim ama hiçbiri bu kadar etkileyici olmadı benim için. Yayın evi Bridgerton serisi yerine bu seriyi tamamlasaydı daha güzel olurdu. Bence 3 romanı hariç Bridgerton serisi o kadar da güzel değil. Nedense diğer serilerini daha benimsemişimdir.

Yazgı
8/1014.10.2013

Baskı: Yazgı

Madelyne-Duncan'ın yaşadıkları güzel şekilde aktarılmıştı. Aslında puan olarak 10 vermeyi çok isterdim ne yazık ki 8 vermemin sebebi yazardan kaynaklanıyor. Yazar kurguladığı öyküye o kadar çok girmiş ki karakterlerin ne düşündüğünü anlayamıyorsunuz sadece yazarın karakterler için düşüncelerini sıkça okuyorsunuz. Madelyne biraz salak bir karakter sanırsam. Başlarda ateşlendiği için anlamamasını kabul ettim ama sonrasında kaç gece adamın kollarında yatıyor ama ne olduğunun farkında değil.

ÖncekiSayfa 30 / 32Sonraki