irrasyonel_hayat

4 takip ettiği ve 2 takip edeni var. 57 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

irrasyonel_hayat şu an okuyor.
Kör Baykuş

Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat tarihinde özel bir etki bırakmıştır") değil pek çok ülkede pek çok yazarı etkiledi.

Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kö... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
irrasyonel_hayat şu an okuyor.
Heba

“İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Ne bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazen henüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağı aklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen de etrafımızda olup biten, bizim fark edemediğimiz meçhul bir şey deler. İşte o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama dışarısı görünür. Hakikat oradan gerçekte olduğu gibi görünmez tabii; uykunun sisi yüzünden, kendisinin biraz berisinde yahut gerisinde görünür.”

Sise benzemeyen tuhaf bir sisin içindeydi şehir. On dokuzuncu katın hizasında ben gerçeğim diyen bir güvercin kanat çırpıyordu. Binnaz Hanım'ın tombul elleri vardı. Ucu bucağı görünmeyen bir boşluğa düştü Ziya. Hışır hışır öten naylon şeritler. Te ilerde Suriye! Kaldır başını! Huoop! Yüzü çilli bir çocukluk. Efil efil tüten bir pişmanlık. Hiç işte, hiç bir şey olmadı. "Şikâyetçi misin" "Değilim Komutanım". Kolonya, limontuzu ve su. Bakma öyle karanlıkta Mensur. Aynalı kahve. Güzel Nefise. Kim o uzaktaki adam? Tufana emanet bir dünya.Her kötülük, bir iyiliğin içine akıyor işte.

Heba, göz gözü görmez insafsızlığın, doğruya benzemeye muvaffak olan yalanın, utanmazlığın, linçin, kıstırılmışlığın romanı. Edebiyatın kirişlerini çatlatan büyük bir yazardan yalnızlığın, pişmanlığın, askerliğin, heder olmuş bir ömrün romanı. İpek kadar yumuşak ve ipek kadar sağlam.

Sadık okurları için yeni keşifler sunacak, yeni tanışanları sadık okurlara dönüştürecek bir Hasan Ali Toptaş romanı...

“İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Ne bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazen henüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağı aklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen de... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
irrasyonel_hayat bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
irrasyonel_hayat bir kitabı yarıda bıraktı.
At Çalmaya Gidiyoruz

İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, –duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilmiyorlar. Onların yaptıkları şey kendi duyguları, düşünceleri ve tahminleriyle boşlukları doldurmak, sizinle çok az ilgisi olan yepyeni bir yaşam yaratmak, böylece artık güvendesiniz.Trond 67 yaşında kenti arkasında bırakıp Norveç ormanlarında inzivaya çekilir. Taşra hayatı güzeldir ama daha on beş yaşındayken hayatını alt üst eden olaylar tesadüf eseri yeniden zihnine hücum eder. Artık sandıktaki sırların bir bir ortaya dökülme vakti gelmiştir. At Çalmaya Gidiyoruz, çok güzel ve etkileyici bir roman. Çevrildiği bütün dillerde de çok beğenildi ve iyi eleştiriler aldı. New York Times gazetesinin yıl sonlarında yaptığı, ABDde yayımlanan yılın en iyi edebiyat yapıtları listesinde, 2007 yılında ilk sıradaydı.

İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şe... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
irrasyonel_hayat bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
irrasyonel_hayat okumuş bitirmiş.
Hayal Kırıklıkları Kitabı

Ölmüş bir kadının hayatla hesaplaşması: Margit Schreiner doğumdan ölüme dek yaşamımızın her anını oluşturan çabalarımızın beyhudeliğini acı ama mizahtan da yoksun olmayan bir dille anlatıyor. Doğumla birlikte keşfetmeye başladığımız dünyanın giderek büyüsünü yitirişi, umut ve beklentilerimizin boşa çıkışı, hayat tarzımızın kalıplaşması, verdiğimiz kararların sadece görünüşte bir değişiklik yaratması ve olanaklarımızın giderek daralışı Schreinerin elinde traji-komik bir bilançoya dönüşüyor.Her şeyin eskisi gibi olabileceğini düşünürüz hep. Ama bu doğru değildir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hiçbir şey. Kırışıklıklar hiçbir zaman düzleşmeyecektir. Ne duruş bozukluklarımız ne görme, işitme duyularımızdaki zayıflıklar ne de eklemlerimizdeki hasarlar giderilebilir cinstendir. Bir bacak kırığı, her şeyi değiştirir; tıpkı her burkulma, her deneyim, her aşk ve her sitem gibi. Her şey ardında izini bırakır. Özellikle de hayat.YAZAR HAKKINDAMargit Schreiner 1953 yılında Avusturyanın Linz şehrinde doğdu, ilk ve orta öğrenimini burada bitirdikten sonra Salzburgda Alman filolojisi ve psikoloji okudu. 1977den 1980e kadar Tokyoda yaşayan Schreiner burada Faust üzerine yazmakta olduğu doktora tezini yarıda bırakarak yazar olmaya karar verdi. 1980-82 yılları arasında Salzburg Üniversitesinde sekreterlik yaptı, 1983ten itibaren yaşamını Salzburg ve Pariste yazar olarak sürdürmeye başladı. Önce radyo için eserler kaleme alan Schreiner bunların ardından şiir ve makaleler yazdı. Öykülerden oluşan ilk kitabı Die Rosen des Heiligen Benedikt (Aziz Benediktin Gülleri) 1989da yayımlandı. Bir süre Berlin ve İtalyada da yaşadıktan sonra 2000 yılında Avusturyaya döndü. Sahne eserleri, denemeler ve makaleler de kaleme alan Schreinerin romanları arasında Haus, Frauen, Sex (Ev, Kadınlar, Seks, 2001), Heisst Lieben (Sevmek Dedikleri, 2003) ve Haus, Friedens, Bruch (Meskene, Tecavüz, 2007) sayılabilir. Eserleri çeşitli dillere çevrilen Schreiner aralarında Theodor Körner (1986) ve Ben Witters (2000) ödüllerinin de bulunduğu çok sayıda ödül kazanmıştır.

Ölmüş bir kadının hayatla hesaplaşması: Margit Schreiner doğumdan ölüme dek yaşamımızın her anını oluşturan çabalarımızın beyhudeliğini acı ama mizahtan da yoksun olmayan bir dille anlatıyor. Doğumla birlikte keşfetmeye başladığımız dünyanın giderek ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 8 yıl, 5 ay
Daha Fazla Göster

irrasyonel_hayat şu an ne okuyor?

Favori Yazarları (1 yazar)

Favori yazarı yok.