Kör Baykuş (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat tarihinde özel bir etki bırakmıştır") değil pek çok ülkede pek çok yazarı etkiledi.

Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat tarihinde özel bir etki bırakmıştır") değil pek çok ülkede pek çok yazarı etkiledi.

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 11.Baskı , 95 sayfa

Mart 2014 tarihinde , Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
978-975-08-0302-7
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.4 puan (375 kişi)
803 okumuş, 393 okumak istiyor, 11 okuyor

8.3 puan (180 kişi)
426 okumuş, 170 okumak istiyor, 6 okuyor

9.3 puan (82 kişi)
137 okumuş, 355 okumak istiyor, 23 okuyor

8.5 puan (204 kişi)
411 okumuş, 245 okumak istiyor, 12 okuyor

7.6 puan (532 kişi)
1306 okumuş, 488 okumak istiyor, 26 okuyor

8.2 puan (268 kişi)
729 okumuş, 635 okumak istiyor, 32 okuyor

8.4 puan (209 kişi)
460 okumuş, 263 okumak istiyor, 19 okuyor

8.0 puan (339 kişi)
880 okumuş, 295 okumak istiyor, 9 okuyor

8.2 puan (289 kişi)
772 okumuş, 328 okumak istiyor, 21 okuyor

8.9 puan (95 kişi)
172 okumuş, 349 okumak istiyor, 25 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

87 kitap, 514 oy
80 kitap, 589 oy
1258 kitap, 6315 oy
140 kitap, 595 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

beyzabalik irrasyonel_hayat Rebelsea the choice Rapsodik teolog selçuk p. jesterhead tinaz
9 kişi
Utarit Unbroken Meryem Seyda Parlak Hawkstone resurgam demetgnay irmakk7 gulsaht mlk aksakallıdedeçınar dilse EMREKTRNC dilaraumut Nejla Güldalı NEMESİS gunay1 kitaplarla beslenmek demian ahmetbeyfendi marcelproust Ülkü Ciner Dilse MirayNeseli nurik Asterion Yaşayan Ölü dancingdecember Ayşe Parlak aganta La Liseuse freedomvforever mmyliaa derunem yelizsavas svgfyvz eylemsizlik86 intellecta GeCe_KuSu Kaotikfare
604 kişi
Godot air23 pcaulfield MeridiemLaudem defnuşka RüzgarSaçlıKız kemaltariq brai Cessie blanchê Violet Zarpandit frozenyogurt sura_kaya közel haticencl Trigen Eleanor Rigby busesun yagmurkayhan cimicipilis yeşil krsn krsn Esma TURAN Sinemce Aslı sarevenüs elifpotok Daytuna umursamaz uykucu alkolsart kitapkokusuu Miraç simayyilmaz realisthayalperest gulcanko aderen Merve Kunak nergis sbudak
183 kişi
ahmetbeyfendi Dulcinee du Toboso
2 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
7 kişiden, 7 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitabı bulmak kolay, YKY' den var mesela yeni baskıları ama benim ilgilendiğim Varlık Yayınları' ndan olan baskısıydı. Şans işte varmış.
Kısacık bir kitap zaten, bir novella kitap. Kitabı elime aldığımda ilk iş olarak son kısıma yer alan yazarın hikayesini, daha doğrusu yazarın bir arkadaşının yazar hakkındaki görüşlerini okudum. Ve daha o an, kitaba henüz başlamadan Semih' e içten bir teşekkür gönderdim içimden.
İranlı yazar Sadık Hidayet tarafından 1937 yılında yazılmış. 1903 yılında doğan Sadık Hidayet, 1951 yılında intihar etmiş. Geriye de böyle manyak bir kitap bırakmış işte kendisi.
Öncelikle kitabı okuyacaklara şunu söyleyeyim; benim yaptığımı sakın yapmayın ve kitabın sonundaki sonsözü, yani yazarın arkadaşının yazar hakkındaki görüşlerini kitabı bitirmeden okumayın. Ben, orada yazanlardan spoiler olanlarını attıktan sonra geriye kalanları kısaca özetliyorum işte size şu anda. Özel hayatında son derece naif ve hümanist bir insanmış Sadık Hidayet. Bir karıncayı bile incitemezmiş. (Kitabı okuduğunuzda bu bilginin neden verildiğini anlayacaksınız) Çok esprili bir kişiliği varmış dolayısıyla aslında ne kadar düşünceli, ne kadar hüzünlü bir adam olduğunu etrafındaki insanlar asla fark edemezmiş. Henüz kimse bilmezken onun keşfedip de okuduğu kitapların değeri seneler sonra anlaşılır, başyapıt sayılırmış. Bu derece edebiyata hakim, vizyon sahibi, geniş görüşlü bir adammış Sadık Hidayet. Çok nadiren de olsa afyon kullanırmış. Bana kalırsa bu kitabı yazarken fazlasıyla kullanmış, ayık kafayla olacak iş değil bu kitabı yazmak.
Kitaba gelirsek, incecik ama çok yoğun bir kitap. Yer yer grotesk sayılabilecek betimlemeler, doğulu bir kalem tarafından yazıldığına inanılması çok güç, batı için bile ekstrem sayılabilecek pasajlar(ki kitap zaten yasaklanmış İran' da) hayal, gerçek ve rüya arasında gidip gelen, bir yerden sonra neyin hayal, neyin rüya, neyin gerçek olduğunu ayırt etmenin mümkün olmadığı bir hikaye ve her satırda, her cümlede doğrulu olduğunu açıkça ortaya koyan, Avrupa' da aldığı eğitimi rağmen kendi kültürden asla kopmadığını ispatlayan, oryantalizmden çok çok uzak duran yetenekli mi yetenekli bir yazar... Benim için bir başyapıt bu kitap.
Kitabın şöyle de bir zararı oldu bana. Şimdi kitap okumayı seven pek çok kişi gibi ben de yazmak istiyorum, bunun hayalini kuruyorum, yazıyorum. Ama işte böyle bir yazar ve böyle bir kitapla karşılaşınca insanın tüm şevki kırılıyor. Ulan böyle adamlar varken benim neyime yazmak diyorsun. Günümüzde iyi bir kurgu, bir kitabı hayatının kitabı saymak ve yazarını da çok süper yazar olarak anmak için yeterli saylıyor çoğunlukla. Oysaki Hollywood yapımı her macera filminin senaristi 'çok süper' bir yazar kabul edilmeli bu mantıkla. Öyle kitapları yazmak kolay. Oturursun, çalışırsın, araştırırsın yazarsın; ama böyle bir kitabı yazamazsın. Bu kitabı yazmak için çalışmak yetmez, yetenek gerek. Dahası yetenek de yetmez, acı çekmek gerek. İntihar edecek bir psikolojiye sahip olmak gerek ki böyle bir kitap yazabilesin.
Salvador Dali der ki(tam alarak böyle demez de bu minvalde bir sözdür);''tablolarımda ne anlattığımı sorduklarında benim de bilmediğimi söylüyorum. Ama bu, tablolarımın anlamsız olduğunu göstermez, aksine onların rasyonel ögelerle açıklanamayacak kadar derin anlamlar, duygusal patlamalar içerdiğinin bir kanıtıdır.'' İşte bu kitap Dali tablosu gibi bir kitaptır.

5 yıl, 4 ay önce
6 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

gerçekten hayranlık uyandıran, mutlaka okunması gereken bir eser. etkisini üzerimden attıktan sonra bir nefes alacağım ve tekrar okuyacağım

7 yıl, 4 ay önce
6 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Zamandan ve mekandan soyut, şizofrenik, afyonu bol, ama özellikle İran edebiyatının cevherlerinden. Bir kez okumak yetmeyebilir.

6 yıl, 11 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Simgesel bir novella. Etkilyeci mi ? Evet,kesinlikle ama bir o kadar da karmaşık ve öznel. Anlayabilmek için yazarın dünyasını iyi anlayabilmek ve o günkü İran koşullarını iyi bilmek lazım.

6 yıl, 11 ay önce
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.
Kimseye anlatılamaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip şeyler gözüyle bakar biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaycı bir gülüşle dinlerler bunları. Çünkü henüz çaresi de, devası da yok bu dertlerin.Tek ilâç şarap yardımıyla unutmaktır; afyonun ve uyuşturucu maddelerin sağladığı sahte uykudur.Ama ne yazık ki bu tür devaların da etkileri geçicidir, acıyı kesecekleri yerde çok geçmeden daha da şiddetlendirirler.

Hayat hikayemde önemli bir şey yok. başımdan ilginç olaylar geçmedi.Ne yüksek mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var.Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım; başarısızlıklar her yerde buldu beni.Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı; bırak gitsin, işe yaramaz! çevrem böyle görüyordu beni; haklıydılar belki de.

6 yıl, 2 ay önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bambaşka düşüncelere sürükledi bu yazar beni bu kitabında.
Üslubu çok akıcı. Üstelik çevirisi muhteşemdi.

6 yıl önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İran'ın dışlanmış edebiyatı çok güzel :)

5 yıl, 10 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sadık Hidayet'in baştan sona ağır bir melankoli içeren, "bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz" havasında, testisinden ihtiyar hurdacısına kadar aslında aynı kişiyi ele aldığı psikolojik turde uzun hikayesi. Dili masalsı bir akıcılıkta olmakla birlikte sıkıntılı dönemlerde okunmamalı...

5 yıl, 4 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

İran'lı kısa hikaye yazarı Sadık Hidayet okuduğum ortadoğulu 3.yazar oldu.
Hayal, rüya, kabus ve gerçeğin iç içe geçtiği adeta arap şaçına döndüğü kısacık ( 95 sh ) süper bir kitap Kör Baykuş.
Kitabı çok kısa sürede bitirebilirsiniz ben bir günde okudum nasıl bittiğini anlayamadım. Okuduktan sonra Hidayet'in Biyografisini incelediğimde 48 yaşında bir yazarın en verimli çağında intihar ettiğini öğrendim.Bu kadar kasvetli yazabilen birinin intihara meyilli olabileceğinide düşünmedim değil.Kör baykuş tam bir baş yapıt ve kitaplığımda tekrar okunacaklar bölümünde yerini aldı...

6 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

dussel bir anlatimla anlatilan cok aci bir gercek. hep okumak istedigim bir kitapti. 95 sayfaya sigdirilmis en uzun hikaye. yazarin biyografisini okuduktan sonra okunmasi da tavsiyemdir.

5 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Düş ve gerçeğin paralelinde tutsak kalmış, tutkulu bir aşığın, bilinçaltı haritasına yolculuğa çıkarıyor Sadık Hidayet. Şaşırdım, Latin Amerikalı yazarların büyülü gerçekçiliğinden sonra İranlı Sadık Hidayet tarafından Doğuya özgü geleneklerin hatırlatıldığı bir kitap..

Bilmiyorum, Kambur ihtiyarın kahkahaları, yılan zehriyle bekleyen şarap, ve Hidayet'in güçlü tasvirleri. Sanırım yeni bir yazarla tanışmamı sağladı Kör Baykuş..

4 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitaptaki cümleler ve bakış açısı çok etkiledi beni. Yazarın aramızdan erken ayrılması ve intihar etmesi üzücü.
Birde bu kitabı okuyacaksanız; sakin bir gününüzde okuyun. Eğer kafanız çok doluysa biraz ağır ilerliyor kitap ve kelimeler havada kalabilir.
Okunması gereken kitaplardan biri bencede.

4 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

"Kör Baykuş'un eylemi, olayları, zaman ve mekân dışında kalır. Olayları bölüşenler tipik kimselerdir, daha doğrusu bir tipin değişik kişilerdeki varyasyonlarıdır, bu kişiler mitik bir psikoloji kanunlarına göre birbirlerine dönüşürler. Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı ve nihayet romanın "kahraman"ı, aslında tek kişidir, esrarengiz genç kız, bayader ile kahramanın karısı kahpe de öyle. Normal zaman düzeninin kalkışı bununla bağlantılıdır; şimdiki zamanla geçmiş zaman; anı, rüya ve hayal olarak birbiriyle kaynaşmıştır. Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar. Ama buna rağmen olay, şüphe yok ki gerçek bir hayatı saptar. Korkular, özlemler, ümit, ümitsizlik, bu olay içinde, öteden beri insan kaderinde olduğu gibidir."
demis Bozorg Alevî

Hikaye karamsar gibi görulsede yazarin icinde bulundugu bosluk duygusunu iyi yansitmis.Hiclik diye betimlemis cok yerde.
Hikayenin kahramanlari sevilmemis yazar tarafindan.Bir nevi tiskiniyor tabii bu kendi icinde gecerli.Herkes gibi olabilmek icin afyona siginiyor sanki. uyusturmak duygularini kendini belkide hiclik icinde kaybolacagini dusunebilme rahatligini mi verecegini dusunurdu.
Guzel bir eser yazarin diger eserlerini de okumayi dusunuyorum ama hemen degil. kisa bir hikaye dahi olsa dolu dolu taskin bir sel gibi geliyor insanin uzerine okuduklarim. Bunu hazmetmem gerek önce.

1 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

betbahtlığın bu kadar etkileyici anlatıldığı,ölümden korkunun işlendiği günlük hayattan uzak her yeriyle farklı bir roman..

7 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Yarıda bıraktım. Bu tarz zihin akışı kitapları bana göre değil. Bir hikaye, güzel bir konu olmayınca kitabın içerisine giremiyorum.

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Çok çok sağlam bir kitap, edebiyatı derinden sarsan, teknikleriyle, üslubuyla insanı etkileyen bir eser. Kitabı giriş(ilk) cümlesi insanı çarpıyor...

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Karanlık, kasvetli, rutubetli ve boğucu bir havada ilerleyen kitap da gerçeğin veya hayalin ne olduğundan çok psikolojik betimlemeleri göğsümdeki ağırlığını hissettim...

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

sonsuzluk ve boşluğa aşık bir yarı-tanrı. Pek çok kişiliğe bürünen.

5 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Beklediğim derecede etkilenmedim. Aslında bu roman hakkında okuduklarım beklentimi çok fazla yükseltti. O yüzden belki de bir hayalkırıklığı yaşadım.

Şizofren, ölümü arzulayacak derecede hayattan kopmuş, gerçek yaşamla hayal ve sanrılarını dahi birbirinden ayıramayacak derecede yaşamdan uzaklaşmış, iç dünyasının buhranlarıyla kendisine bir dünya yaratmış, yaşadığı odayı tabutu, bedenini ise cansız cesedi olarak tahayyül ederek bunların gerçekliğine kendisini de inandırmış, amaçsız ve acı veren bir yaşam sürmektense hiçliğin kollarına atılmak için çırpınan, bir beddua veya lanetin tam hedefinde yer almış bir hayatı yaşamak(!) zorunda kalmış bir ölü...

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir edebi şaheser.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kesinlikle tekrar okunması lazım, tek okuyuşta hazmı kolay değil.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Görmedim ki aşk doğu edebiyatında anlatıldığı gibi derin ve düşündürücü olsun.Bir kadına olan aşk bu kadar mı güzel anlatılır?
Çaresizlik bu kadar mı empati kurdurularak anlatılır?Tabi sadece çaresizlik değil afyon aşkı o kadar ilginç anlatılmış ki 'denesek mi yahu' dedirtebilir.

Kitabı çok iyi takip etmeniz gerekiyor bir anda hayal ve gerçeklikler arasında atlamalar yapabiliyor. Kısa bir kitap olduğuna aldanmayın içerisinde derin duygular ve olaylar barındıran bir romandır. Zaten kısacık olmasına rağmen altı çizilesi cümleleri fazlaca barındıran başyapıttır.

Tiyatral anlatıma sahiptir.Kesinlikle okunması gereklidir.

4 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"ıstırap, korku, dehşet ve yaşama arzusu, hepsi bitmişti bende. bana telkin ettikleri dini inançlardan kurtulmuş, huzura ermiştim. tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. ben ki şu henüz yaşadığım dünyaya bile alışmamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? ... tanrı bir sonradan görme miydi ki dünyalarını ille de göstermek istesin bana? "

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Az insandan çok tipleme çıkarmış Sadık Hidayet. Zaman yok, mekan yok, olay nerede başlıyor nerede bitiyor belli değil. Karamsar bir yazar, karamsar bir şekilde yazıyor. Hayat hikayesini de okuyunca Hidayet yaşadığını yazmış, diyorsunuz.

İlk cümleden itibaren beni içine aldı bu kısa roman. Çok etkilendim. Güzelliğe ulaşmaya çalışıp bir türlü ulaşamayan karaktere -bence bu Sadık Hidayet'in kendisidir.- üzüldüm.

Kullandığı dil o kadar yalın ve naif ki sıkmadı beni bu karamsarlık. Anlamaya çalıştığım bir yazar oldu. Çünkü onu kitabın kahramanından ayrı tutamadım. Anlattığı kendi ve kendi gibi olanlardı bence.

Benim favorilerim arasına girdi Kör Baykuş. Berbat bir hayatı bu kadar güzel cümlelerle anlatabilmek her yiğidin harcı değildir çünkü. Kendi ölümünü hazırlarken bile güzelliğine, temizliğine azami önem vermis birinden böyle güzel cümleler çıkmasını da yadırgamamak lazım tabii ki.

Tavsiye ederim Kör Baykuş'u.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir yaz günü tekrar okuma ile Kör Baykuş'a döndüm.
Havanın güzelliği, açık hava kitabın yarattığı atmosferden koparamıyormuş, anladım!...

Hüzünlü, melankolik, çok iyi bir kitap ...

Muhteşem bir çeviri, açıklayıcı, bilgilendirici notlar da kitabın etkisini daha da vurguluyor...

Mutlaka okunmalı...

4 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Daha farklı bir kitap olarak hayal etmiştim açıkçası; bir İran masalı tarzında kısa bir hikaye olarak düşünmüştüm Kör Baykuş'u. Masal olması konusunda yanılmamışım; zira Kör Baykuş ilginç bir hikayeyle başlıyor. Okumaya başladığınız anda bunun sıradan bir kitap olmadığını anlıyorsunuz. Hidayet'in üslubu da masalımsı; gerçeklikten uzak, hayali bir dünyaya adım attığınızı fark etmeniz pek fazla sürmüyor aslında. Ancak ilerleyen sayfalarda karşılaşılan kasvet, karamsarlık benim kitaptan beklemediğim şeylerdi.

Devamı için:
http://kucukgrihucrelerim.blogspot.com.tr/2015/11/kitap-yorumu-3-kor-baykus-sadk-hidayet.html

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

''Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığını artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilemezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum...''
(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Hayat özenle ve soğukkanlılıkla herkesin maskesini indirir. Birkaç maskesi vardır herkesin, kimisi bu birkaç maskeden yalnız birini kullanır, sürekli kullanılan o maske de doğal olarak kirlenir, yıpranır. Tutumlu kimselerdir bunlar. Kimisi kendi maskelerini çoluğuna çocuğuna saklar. Kimisi durmaksızın yüz değiştirir ama yaşlandıkça anlarla ki bu, onların son maskesidir. Pek çabuk eskir bu sonuncusu da. Ve işte o zaman hakiki yüzleri çıkar ortaya o son maskelerinin ardından."
(Sadık Hidayet,Kör Baykuş )

''Senin derdin o kadar derin ki, gözlerinden belli oluyor. Ağlayacak olsan, gözyaşı gözlerinin derinliklerinden gelir; belki hiç gelmez!''
(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Uzun zamandır bende, diri diri dağılmakta, parçalanmakta olduğum duygusu belirmişti. Yalnız cismim değil, ruhum da, aralarında bir uyuşma olmaksızın, kalbimle sürekli zıt gidiyorlardı. Garip bir dağılma ve bölünmeden geçiyordum sürekli. Bazen bir şey düşünüyor, buna kendim de inanmıyordum. Bazen içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka yerde, ve ayıplıyordum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım..."
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Öyle sanıyorum ki, zamanın geçişi ve insanların seneler ilerledikçe karşılaşacakları değişmeler, bende bin kat daha hızlı ve sert oldu. Ama beri yandan bu gelişmelerin getirdiği mutluluklar toplamı sıfıra doğru geriledi, hattâ sıfırında altına düştü. Bazı kimselerin ölümle savaşı daha yirmisinde başlar; birçokları da yağı bitmiş lambalar gibi, sessiz yavaş, ecelleriyle sönerler."

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Yalnızlık ve inziva sonsuz, koyu yoğun gecelere benziyordu. Koyu, yapışkan, bulaşıcı karanlıkları olan ve boş kentlere çökerek şehvet ve kin uykuları yaymayı bekleyen gecelere benziyordu."
(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Tanrı gerçekten var mı, yoksa kutsal imtiyazlarının korunmasını gözeten bu yeryüzü güçlüleri tarafından, vatandaşlarını daha da rahat sömürebilmek için, kendi tasarılarına göre mi yaratılmıştır; yeryüzünün gökyüzüne bir yansıması mıdır; bu gibi şeyleri artık umursamıyor, ben yalnız sabaha çıkıp çıkmayacağımı bilmek istiyordum. "
(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Ölümün karşısında mezhebin, imanın, itikadın ne kadar gevşek ve çocukça olduğunu hissediyordum. Sağlığı yerinde ve mutlu olanlar için, eğlencelik şeylerdi bunlar. Ölümün ve çektiklerimin korkunç gerçeği karşısında, kıyamet günü üzerine, ruhun ahretteki mükâfatları üzerine bana telkin ettikleri şeyler, tatsız bir aldatmaca oluyordu. Bana öğrettikleri dualar, korkusu karşısında etkisizdiler."

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Kalp durunca duygular düşünceler de kayboluyor mu, yoksa kılcal damarlarda kalan kan sayesinde belli belirsiz bir hayat sürüp gidiyor mu?"
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)
" Ölüm ki geçer gider, bütün düşünceleri paramparça eder, en ufak dönüş ümidi bile bırakmaz geride !"

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Bana benzeyen, görünüşte bendeki ihtiyaçlara, tutkulara, arzulara sahip bu insanlar niçin kırarlar beni?"
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Yalnız cismim değil, ruhum da, aralarında bir uyuşma olmaksızın, kalbimle sürekli zıt gidiyorlardı. Garip bir dağılma ve bölünmeden geçiyordum sürekli."

(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Ben hep,dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur.Butimar* gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürdüm.

* Butimar : bir kuştur,deniz kıyısına çöker,denizin birgün kuruyacağını düşünür,bu tasa yüzünden de su içmez hiç."

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım. Ve şimdi yazmaya karar vemişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir."
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli içgüdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağlarından şaheserler yaratır. Ama ben, ki zevksiz ve biçare biriyim, ben ne yapabilirim?"

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

''Bir rüya gören, rüya gördüğünü bilen, uyanmak isteyip de uyanamayan biri gibi afallamış, kalakaldım.''
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Oydu bütün hayatımı zehirlere bulayan. Hayır, hayatım ta baştan zehirlere bulanmıştı benim. Ben başka türlüsünü değil ancak zehirlenmiş bir hayatı yaşayabilirdim."

(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"İçimde ilk görüşten kalma, aşina bir duygu: Ben onu tanıyorum. İki sevdalı hep aynı hisse kapılmazlar mı, birbirlerine önceden rastladıkları, aralarında esrarlı bağlar olduğu duygusuna kapılmazlar mı? Bu aşağılık dünyada ya onun aşkını isterim, ya da hiç kimsenin! Hem mümkün mü bir başkasının beni etkilemesi?"

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Ruhuma hangi zehri damlatmıştı ki, onsuz olamıyordum."

(Sadık Hidayet,Kör Baykuş)

"Onu kendi tenimin sıcaklığıyla ısıtmak istedim, ona kendi sıcaklığımı verip ölümün soğukluğunu ondan almak istedim."

(Sadık Hidayet,KörBaykuş)

"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen yaralar.
Kimseye anlatılmaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip şeyler gözüyle bakarlar. Biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaycı bir gülüşle dinlerler bunları. Çünkü henüz çaresi de, devası da yoktur bu dertlerin. Tek ilacı şarap yardımıyla unutmaktır. Afyonun ve uyuşturucu maddelerin sağladığı sahte uykudur."
(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

"Acaba birgün bu metafizik olguların, ruhtaki bu kendinden geçme halinde uykuyla uyanıklık arasında beliren gölgeler yansımasının sırrı anlaşılacak mı?"

(Sadık Hidayet, Kör Baykuş)

1 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

biraz değişik bir kitap.yinede güzel.

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

çok güzel bir kitaptı ama bukadar uzun sürmesinin sebebi yorumları okuyup kitabın asıl noktasını öğrenip de merakımı yitirmemden dolayı oldu. bu yazarı ilk kez okudum çok etkileciiiydi mutlka aokuyun derim çok ilginç bir kitap...

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

http://misafircocuk.blogspot.com/2013/04/karanlik-masalin-kor-baykusu.html

6 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

http://kronikokur.blogspot.com.tr/2014/05/kor-baykus.html

5 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Öncelikle kitabı okumadan önce yazar hakkında araştırma yapmanızı tavsiye ederim.Sadık Hidayet bu romanda o kadar karamsar o kadar melankoli ki ister istemez bu durum okuyucuyu da etkiliyor.Yaşadığı dönem ki ruh haline romana aksettirmeyi başarmış.
Kör Baykuş maalesef beklediğim etkiyi yaratmadı.Fakat yine de İran edebiyatından bir yapıt okumak güzeldi.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

ilk cumleden vurmustu ama bekledigim gibi cikmadi acikcasi...

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2015/07/kor-baykus-sadk-hidayet-yaz-okuma.html

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

www.uykusuzokumalar.com
2016'nın ilk kitabı biter...Ben kitabın içindeyim,kitap benim içimde, öyle garip bir yerdeyiz. Karanlığa ve ölümün güzelliğine çekiyor insanı. Uyuşturup,başka dünyalara götürerek gerçek bir afyon etkisi yaratıyor...Her kitap başka bir deneyim mutlaka, ama bazı kitaplarla yaşanılan deneyimlerin etkileri tarifsiz olabiliyor. İşte çok nadir olan bu tarifsizliği ben bu kitapla yaşadım..Uzun bir aradan sonra biliyorum kendimi tutamayacağım ve Hidayet'in acılarına tekrar çekileceğim. O zamana kadar “Kör Baykuş” benim için başka kalacak...

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İçimden bir 'EDEBİYAT' geçti..

Kitabın son cümlesi beni resmen dumur etti..

1 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Melankolik bir kitaptır. Tasvirler çok iyi ve uzun uzadıya anlatılmıştır,içinde whatsapp durumu yapabilecek çok söz barındırır yazarın farklı bir üslubu var onu da söyliyim biraz müstehcen şeyler ve allaha inkarı tetikleyen iç diyaloglar da vardır.

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Eser, zaman ve mekândan bağımsız farklı ve akıcı bir anlatıma sahip. Her insanın yaşadığı sorgulamalar, gel gitler, umutsuzluklar yer almış kitapta. Bunalım dönemlerinde okumak biraz tehlikeli gibi. Aslında bazen gizli bir ümit aşılamıyor da değil eser. Arkadaşının Sadık Hidayet'in hayatına ve hayata bakış açısına dair verdiği bilgilerin yer aldığı son söz okununca bazı şeyler daha da netleşiyor.

2 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Muazzam!.
kitabı sıksanız, sayfalarından karanlık damlayacak ama her bir sayfası, her bir cümlesi ince ince işlenmiş muazzam cümleler bütünü. ta içinizde, en derininizde hissediyorsunuz her duyguyu. Ah Sadık Hidayet!

"duyarlılık eşit midir umutsuzluğa? yıldızının bile karanlık, kaçmış, saklanmış, sönmüş, kararmış olduğuna inanmak isteyebilir mi kişi? asla ele geçmeyen arzulanan, avuçtaki göze dönüşebilir mi? ben, sen, o; biz, siz, onlar olabilir mi? ulaşmak, kavuşmak ölümden mi geçer; yalnız ölümden mi?"

hepsine tek bir "evet" der sadık hidayet.

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Soyut kavramının hakkını sonuna kadar veren, okuyucuya olayları izletmekten öte yaşatan inanılmaz bir eser. Hakkatten duvarsız labirent tanımı bu eser için çok uygun.

2 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Blogumdan alıntıdır.
http://birtutamkarinca.blogspot.com/2017/02/kor-baykus-sadk-hidayet_25.html

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sanki Poe okuyor gibi oldum. Karanlık, zamansız, farklı.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sadık Hidayet'in yoğun anlamlar barındıran karmaşık kitabı. Hayal, gerçek iç içe geçmiş durumda. Kasvetli havası kesinlikle okuru etkiliyor. Katil-kurban ilişkisi yazarın bakış açısının yansıması. Yazarın yaşamı kitaptaki birçok şeyi açıklıyor. Okunmak, anlamlandırmak ve sindirmek zordu.

5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"Hayallerim, düşüncelerim yeryüzü nesnelerinin ağırlık ve ve bağlarından kurtuluyor, sessizlik ve huzur göklerine yükseliyordu. Bir yarasanın yaldızlı kanatlarına koymuşlardı da beni, boş ve parıltılı bir dünyada engelsiz yasaksız uçuyordum sanki. Öyle derin ve keyifli bir haldi ki bu, ölümün verebileceği keyif, onun yanında pek küçük kalırdı. "

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sanirim bu kitabi ilerde tekrar okuyacagim. Daha iyi anlamak adina.

1 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Bu kitabı okumaya yeni başlayanlar için önerenlere SELAM gönderiyorum. Kulakları eminim ki çınlamıştır :))

Anlatım dili ve kurgusu muhteşem, fakat 88 sayfa oluşuna aldanıp bir çırpıda bitirip anlarım diyorsanız avucunuzu yalarsınız acemi olurlar.

2 yıl sonra nasipse tekrar edeceğim.

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okurken nefes darlığı yaşatan ama aynı zamanda büyük keyif veren bir kitap.
"Ölüm olayı aslında korkunç bir şey; ya öldüklerini kavrayanların hissetikleri? Yaşlılar vardır, gülümseyerek ölürler, uykuda sağdan sola döner gibi veya sönmesi gibi yağı biten bir lambanın. Ama sağlam bir genç, ölüme karşı var gücüyle savaştıktan sonra birdenbire ölürse neler hisseder?"

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İnsanı gerçekten alıp başka alemlere götüren bir kitap. Bir iki kez başlayıp bırakmıştım.Üçüncü başlayışımda vapurdaydım. Sanırım denizin ferahlığı kitabın hafif karartısını aldı götürdü benden. Tadı damağımda kaldı diyebilirim.Sadık Hidayetle bu kadar geç tanıştığım için ayrıca üzgünüm. Yazar okumasına en kısa zamanda başlayacağım.

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitaba başlayıp bitirene kadar 'ben ne okuyorum?' dedim. Öyle derin cümleler var ki kitapta, insanı aniden içine çekiyor, dalıp gidiyorsunuz. Diğer bir paragrafta da hayal, gerçek, rüya ne olduğunu çözemediğiniz bir olay sizi alıp duvara çarpıyor.
Kitaptaki karakterler isimsiz. Sadece anlatıcıya yakınlık dereceleri veya meslekleri ile anılıyorlar. Anlatıcı yani baş karakter hayal, rüya ve gerçek arasında yaşıyor. Tasvir ettiği erkek karakterler aynı fiziksel özelliğe, aynı alaycı kahkahaya sahip. Kadın karakterler de aynı şekilde farklı zaman ve yerlerde, farklı konumlarda fakat aynı özellikte. Kitabın sonunda aynada kendini de tıpkı babası, amcası, hurdacı, mezarcı ve yaşlı adam gibi görüyor kitap kahramanımız. Bu erkekler hep yaşlı, kambur ve çirkin... Kitaptaki kadınlar güzel, genç ve çekiciler. Ve de hep genç yaşta ölüyorlar. Bunlar anne, hala, eş ve resmettiği sevgili...
Nasıl doğru ifade ederim bilemiyorum ama zaman ve mekanın belli olmadığı, hayal ve gerçeğin ayırt edilemediği bu kitapta, baş karakterimiz diğer karakterlerle yani farklı kimlikleriyle hesaplaşma içinde.
Kitap beni çok etkiledi hele ki, sonunda Sadık Hidayet'in arkadaşının yazarla ilgili sonsözde yazdıkları beni daha da sarstı. Yazarın kitapta yansıttığı ruh halinin tam tersi karakterde oluşu kaleminin gücünün büyüklüğünü gösteriyor.
İnce ama okuması çok kolay olmayan kitabı ben çok sevdim. Sizler de farklı ve sarsıcı bir kitap okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre...

8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Son derece akıcı bir dil ile anlatım yapılmış. Gerçek ile hayal dünyası arasında gidip gelmeler ve psikolojisi bozuk bir insanın iç dünyasını aktarmakta ustalaşmış yazarın hayat hikayesi de ilginç. Okunabilir ancak; Türklere ve Müslümanlara bakış açısı son derece karşıt olan yazarın hindu inançlarına sıcak bakması bana göre hoş değil. Ya herkese eşit mesafede ol ya da inanmasan da en azından saygı göstermeli insan. İslam'ı yaşamayan insanların Müslümanım demesiyle Müslüman olunmuyor.

7 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski