gezenti

3 takip ettiği ve 23 takip edeni var. 523 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu

Senai Demirci, tüm zamanların en revaçta konularından bir olan evlilik ve aşk üzerine yazdı. Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu aşkı evlerimize ve evliliğimize çağırmayı hedefliyor. Evliliklerin aşksız kaldığı, aşkların evliliğe erişemediği çağımızda Senai Demirci bizlere yeni bir kapı aralıyor, Gelin ideal yuvayı eşimizle birlikte kuralım diyor. Ve asla unutmamamız gereken bir gerçeği hatırlatıyor: Evliliğimize anlam ve aşk kazandırmak bizim elimizde... Önemli olan sahip olduklarımızın kıymetini bilip, fırsatları değerlendirebilmek...İLK BASKI 50.000 ADET

Senai Demirci, tüm zamanların en revaçta konularından bir olan evlilik ve aşk üzerine yazdı. Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu aşkı evlerimize ve evliliğimize çağırmayı hedefliyor. Evliliklerin aşksız kaldığı, aşkların evliliğe erişemediği çağımızda ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
Tüm Eserleri-Öyküler

“Hikâye yazmak hayli güç bir iştir. Güçlüğü nispetinde nankördür. Hikâyede insan yaratmak pek zor, bazen imkânsızdır. Hikâyenin merkez sıkleti vaka olduğuna ve vakalar pek çabuk aktüel olmaktan çıkacağına göre, hikâyelerin uzun ömürlüleri parmakla gösterilecek kadar azdır.”

1948 yılında, henüz 41 yaşındayken aramızdan ayrılan Sabahattin Ali, çağdaşları tarafından döneminin en iyi öykücüleri arasında gösteriliyordu. İlk öykü kitabı Değirmen, 1935 yılında okurla buluştu. Ardından sırayla Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk (1947) geldi. Defterlerde kalan öykülerinden oluşan Çakıcı’nın İlk Kurşunu ise ölümünden çok sonra, 2002 yılında yayımlandı. Yazarın öykülerinin ilk baskıları esas alınarak hazırlanan bu yeni basım, yayınevimizin Sabahattin Ali külliyatının ikinci cildini oluşturuyor. Dönemin yaşantısına dair notlar ve metindeki eski sözcüklere dair açıklamalarla zenginleştirilen bu özel çalışma, Sabahattin Ali’nin eserlerinin ruhuna nüfuz etmenizi kolaylaştıran, özgün bir okuma deneyimi sunuyor.


“Bence Sabahattin’in en kuvvetli tarafı kendine benzerliği, temiz ve metotlu bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamında realist oluşudur... Sabahattin köyü, kasabayı, köylüyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, duyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla başarıyor.”
Nâzım Hikmet

“Sabahattin Ali anlattığı hikâyelere bizi inandırıyor... Muharrir çorak, zavallı köyün sefaletini, acılarını anlayıp anlatmaya çalışıyor. “Bir Gemici Hikâyesi”, “Kanal”, “Bir Firar”, “Kazlar”, “Candarma Bekir” hikâyelerini yazan bir muharrir gerçekten iyi bir sanatkârdır.”
Nurullah Ataç

“Sabahattin Ali imzası hikâye ve roman vadisinde son yıllarda hissedilen büyük boşluk içinde büyük bir ümit ışığı yakmaktadır.”
Yaşar Nabi

“Sabahattin Ali’nin, böyle devam ederse, Tanzimat’tan beri en iyi hikâyecimiz olabileceğini zannediyorum. Çünkü yazılarında benim istediğim şey var, iç var, görüş var. Sonra tekniği güzel, yeni bir şey yapayım diye garabete kaçan tarafı yok.”
Suat Derviş


EPSİLON YAYINEVİ’NDEN TÜM EDEBİYATSEVERLERE ARMAĞAN:

MERT FIRAT’IN SESİNDEN SABAHATTİN ALİ ÖYKÜLERİ

Kültür sanat camiasının sevilen isimlerinden Mert Fırat, Epsilon Yayınevi’nin Sabahattin Ali edisyonlarını taçlandıran bir projeye imza atıp yazarın iki öyküsü ve bir şiirini seslendirdi. Sabahattin Ali’nin öykü ve şiirlerinin bilinirliğini artırmayı amaç edinen kayıtlar, edebiyatseverlerin ücretsiz erişebileceği bir armağan… Mert Fırat’ın sesiyle hayat bulan “Değirmen” ve “Sırça Köşk” adlı öyküler ile yazarın “Ses” öyküsünde yer alıp “Leylim Ley” adıyla bestelenmiş şiirine, kitapların arkasında yer alan QR kod aracılığıyla veya Epsilon Yayınevi’nin resmi Youtube kanalından erişilebilecek

“Hikâye yazmak hayli güç bir iştir. Güçlüğü nispetinde nankördür. Hikâyede insan yaratmak pek zor, bazen imkânsızdır. Hikâyenin merkez sıkleti vaka olduğuna ve vakalar pek çabuk aktüel olmaktan çıkacağına göre, hikâyelerin uzun ömürlüleri parmakla gö... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
Kuyucaklı Yusuf

Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebe... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
İçimizdeki Şeytan

''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...''
Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın ''kapana kısılmışlığını'' gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, ''insanın içindeki şeytan''a keskin bir bakış.

''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
Bütün Şiirleri

"Aşkını candan duymuşum
Canım yoluna koymuşum
Tam dokuz yaşındaymışım
Dünyaya geldiğin zaman.

Kimbilir nasıl güzeldin,
Göklerden yere süzüldün
Benim alnıma yazıldın
Dünyaya geldiğin zaman."

"Aşkını candan duymuşum
Canım yoluna koymuşum
Tam dokuz yaşındaymışım
Dünyaya geldiğin zaman.

Kimbilir nasıl güzeldin,
Göklerden yere süzüldün
Benim alnıma yazıldın
Dünyaya geldiğin zaman."

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
gezenti kitabı diğer baskılarıyla birleştidi.
Çocuklar İçin Nutuk

Bu kitap, çocuklarımızın Nutuku anlayabilmesi için, titiz bir çalışmayla hazırlanmıştır.Atatürkün Gençliğe Hitabesi,Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde buluna-bilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Bu kitap, çocuklarımızın Nutuku anlayabilmesi için, titiz bir çalışmayla hazırlanmıştır.Atatürkün Gençliğe Hitabesi,Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve isti... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 gün önce
Daha Fazla Göster

gezenti şu an ne okuyor?

Hikayem Paramparça

%85
Sayfa 151.

Lugat 365 & Bazı Kelimeler Çok Güzel

%3
Sayfa 10.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

%29
Sayfa 17.

Favori Yazarları (20 yazar)

Favori yazarı yok.