Fahrenheit 451 (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood

“Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

“Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.”

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood

“Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının ... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 208 sayfa

9 Ağustos 2018 tarihinde , İthaki Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
6053757818
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.2 puan (324 kişi)
810 okumuş, 856 okumak istiyor, 17 okuyor

8.6 puan (1094 kişi)
2651 okumuş, 657 okumak istiyor, 25 okuyor

8.9 puan (312 kişi)
683 okumuş, 625 okumak istiyor, 24 okuyor

8.8 puan (1473 kişi)
3550 okumuş, 1065 okumak istiyor, 51 okuyor

8.2 puan (463 kişi)
1133 okumuş, 665 okumak istiyor, 19 okuyor

8.6 puan (442 kişi)
995 okumuş, 550 okumak istiyor, 12 okuyor

8.2 puan (672 kişi)
1448 okumuş, 776 okumak istiyor, 46 okuyor

8.4 puan (485 kişi)
1133 okumuş, 727 okumak istiyor, 36 okuyor

7.6 puan (965 kişi)
2143 okumuş, 788 okumak istiyor, 34 okuyor

8.6 puan (400 kişi)
798 okumuş, 599 okumak istiyor, 16 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

63 kitap, 149 oy
35 kitap, 223 oy
30 kitap, 152 oy
103 kitap, 1252 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

asmankafa hae ezgigezgi Jesterhead özüm srdrml Kübra ERKUL orenhero m!thra brandnewold KayahanUlus Aries penyaz Wehwet bilge Senatasever Aysgl59 Dilara.acar ranaelmas Dilaaraa
20 kişi
patriotic xtina Sezgi endlyy RetroHead knnzcn kagittandunyam Desertbeautyy kalifiye07 Hawkstone Aleesia mrvgcn vilarant Rita Repulsa cevizayaz damlamia One Better Day nurcevik OmerFaruk Gamlı Baykuş yaseminnvural Nejla Güldalı Hande.kuyumcu YunusYılmaz Tuğçe Nihal TeukieBusra serhanuresin doganozmurat ahmetkoca35 ayseV aiseeslem Guess what? B_Elmali alwaysbooks kubrayalcing MirayNeseli MeHeR elifoz Kobay
938 kişi
gizii gmztndgn Sevinc Altincekic MeyRA Shehla slvalacahan jumaru gündar avadakedavra HeyHoLou dozuarap imdbsever Ophelia crescentlal Tuğçe Özateş portakallisut kucukarabalik dancemylifeaway mukojin Dery efsa heisenberg sheydas pafkoatthewall nrcnn Elendil indocilis aphreal ~butterfly~ maro27 rare mimimao Cadıkazanı Canın cehenneme Sekerperisi mahsunonur busesun hakantutuncu kavuniçibalık
525 kişi
vedric FilizK Serfiraz Hêvî makden mehmet1979 booking40
6 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
11 kişiden, 9 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitapta anlatılan dünyayı gözümde canlandırmakta çok zorlandım. Kafam karıştı. Bir şeyler çok hızlı gelişti, bir şeyler atlandı. Açıkçası bana okuma zevki yaşatmadı bu kitap. Kafam karıştı durdu, sürekli dünyayı, anlatılmak isteneni, neler olduğunu kavramaya çalıştım. Bu nedenle dil, üslup -artık ne denirse- açısından pekte başarılı olduğunu söyleyemeceğim.

Okuduğum distopik kitaplar arasında en sönük kalanıydı, ama okuduğum ve resmen kulağıma küpe yaptığım bir kaç mükemmel cümle, kitap hakkındaki kötü düşüncelerimi değiştirmeme neden oldu.

Spoiler verme pahasına eklemek zorundayım;

"Hiçte, anayasanın dediği gibi, kimse eşit ve özgür doğmamıştır, herkes eşit yapılır."

"Eğer bilgisizliğini saklarsan kimse sana vuramaz, ama hiç bir zaman öğrenemezsin."

7 yıl, 2 ay önce
6 kişiden, 6 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kesinlikle çok iyi bir kitap, hatta sadece bir kitap değil başyapıt. Kapağı her açışınızda dış dünyadan öyle bir soyutlanıyorsunuz, kendinizi kitaba öyle bir kaptırıyorsunuz ki anlatamam. Bunu başarabilmek her yazarın harcı değildir şüphesiz. Peki nedir bunu size yaptıran. Çok mu akıcı bir anlatımı var? Hayır. Çok vurucu... Anlattığı olay yani kitapların yakılması, insanların tepe yönetimi tarafından birbirine benzer, düşünmeyen, sorgulamayan ve araştırmayan kuklalara çevrilmesi gibi etmenler ve bunların gerçekleşebilme olasılığının yüksekliği bizi derinden buran ve etkileyen.

Kitap kadar, giriş kısmında yer alan kitabın yazılma öyküsü de beni etkiledi. Yazarın çektiği zorluklar, yaşadığı olaylar ve kelimelerin kağıda dökülüş şekli... Bu tarz yazıları okumak benim için her zaman keyif verici olmuştur.

Kısacası türü sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.

7 yıl, 8 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ray Bradbury, 1951 yılında yazdığı bu bilim kurgu romanında, kitapların yasak olduğu bir geleceği anlatır.

İtfaiyeciler, yaptıkları aramaların ya da aldıkları ihbarların sonucunda ele geçirdikleri kitapları meydanlarda yakarlar. Hükümetin kitapları yasaklamaktan güttüğü amaç farklı kişisel düşüncelerin gelişmesini önlemek ve bu yolla herkesin aynı düşünce etrafında toplanmasını sağlamaktır.

Kitabın adının Fahrenheit 451 olmasının nedeni de kağıdın tutuşma derecesini göstermesidir. Bizim kullandığımız ölçüyle (C, Celsius) bu yaklaşık olarak 233 dereceye denk geliyor.

8 ay önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

''Kaygılandırıcak bir soruda ona iki bakış açısı verme.Dahada iyisi hiç verme. Huzur,Montag. Onlara yarışmalar düzenle,en popüler şarkıların sözlerini,devletlerin başkentlerini veya Iowa'da geçen yıl ne kadar mısır yetişdirildiğini bilerek kazansınlar.Onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur,öyle lanet olası bilgilerle tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten (zeki) hissetsinler.Sonra düşündüklerini hissedecekler.Hiç kımıldamadan hareket ettikleri hissine kapılacaklar ve mutlu olacaklar.''

Kitapların değerini anlatan bir kitap, Her sözcüğünde düşündüren bir kitap, 2.kez okunursa değerini dahada iyi anlaşılabilir bir kitap.

6 yıl, 2 ay önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Geçen hafta yitirdiğimiz Ray Bradbury'nin "geleceği tahmin etmedim, geleceği engellemek istedim" sözcükleriyle tanımladığı eseri. İçerisinde çok doğru tespitler bulunmakta. Tavsiye olunur.

7 yıl, 3 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

gene ne soyleceğımı bilemediğim bir kitap daha....

gerçekten muazzam.daha önce okuduğum tüm distopik kitaplardan farklıydı.asıl anlatılmak istenin böylesine bir kurguyla anlatılması gerçekten muthiş.

yazarın dili ise yoruma gerek bırakmıyacak kadar güzel.kitabın boyutu ve yazarın uslubu sayfaları çok hızlı geçmeyi kitabın okunma süresini baya bi kısaltıyor.bir günde soluksuz okunabilecek bir kitap.

gelelim ne anlattığına evet içinde totaliter rejim eleştirisi var reklam dünyanı eleştrisi var ve sansürede eleştri var ama en büyük eleştri bize yani insanlara.

kitap yakma olayıın nasıl anlatıldığı bölüm kitabın sonuyla bırlikte beni en çok etkileyen kısmlardı.kitap yakma olayının çıkışının insan davranışları olması gerçekten sarsıcı

son olarak gerçekten muazam bir distopya.herkese tavsiye derim.

6 yıl, 2 ay önce
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İnsanları tek tipleştirip, sorgulamalarını engellemenin en etkin yöntemini, yani kitapların yakılıp yok edildiği bir geleceği anlatıyor Fahrenheit 451. Mükemmel bir kitap, okumak lazım.

5 yıl, 8 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

yazıldığı tarihten bugünü kestirebildiği için, aslında ileri görüşlülüğe dair başarılı bir eser olduğunu düşünüyorum.

6 yıl, 2 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kitapsız bir dünya düşünmemiz istenmiş. Zaten kitap okumaktan uzaklaşan bir topluma ithafen yazmış kitabını da yazar burası anlaşılmayacak bir nokta değil.
Düşününce kitapsız bir dünya nasıl olurdu ? sorusuna yanıt veremiyorum. Kitap olmayan bir dünyada bilgi de olmazdı. Bilginin olmadığı yerde insanı insan yapan paylaşma ve anlaşabilme yeteneği de mevcut olmazdı. Zaten gerisi herkesin hayal gücüyle hemfikir ,sonrasında da biz olmazdık.

Bazen bir değerlendirmesini yapıyorum yaşadığım çevrenin. En azından kitapta bir teknoloji ve çoban başları var herkesi yönlendiren ,yöneten. Bazı zamanlar bize de böyle bir baş gerekiyor diye düşünemeden edemiyorum. Gerçekten o kadar mı kötü durumdayız ?

Yaratıcı ve inanılmaz bir distopyaydı. Okudum ve memnun oldum , etrafıma biraz daha farklı gözlerle bakabildiğimi hissettim,hissettirdi.

5 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

kitaba verilen değerin giderek düştüğü şu günlerde altını çize çize okunması gereken bir eser. gün gelir çıra haline gelir insanlığın en büyük mirasları....

8 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kusursuz bir dil ve hiç dinmeyen bir hız var bu kitapta. Heyecanlandıran, hep daha fazlasını istemenize sebep olan buluşlar da cabası. En çok dilinin üzerinde durmak gerek tabi: Çok kuvvetli, büyüleyici bir dili var, benzetmelerin tadı hala damağımda. Sıradan, düz bir anlatım biçimi kullanmadığı anlarda şaha kalkıyor bu dil. Bu açıdan kimi okuyucu için anlaması zor olabilir. Benim yaptığımı yapıp uzun bir okumaya dönüştürmeyin sakın çünkü kitabın hızı süratli bir okumayı talep ediyor ve kitap böylece asıl doygunluğuna ulaşıyor. Ben yarısına kadar iki haftada geldim (tamamen benim tembelliğim tabi), kalan yarısını da bir gecede okudum. Müthiş.

6 yıl, 7 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Çevirisinden dolayı hiç zevk alarak okuyamadım.

6 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabı okurken kendimi sürekli azarladım neden bu kitabı daha önce okumadın diye. Kurgu,anlatım,kahramanın duygularının ve düşüncelerinin aktarılışı çok güzel. Okunası...

7 yıl önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Guy Montag bir itfaiyeci. Bizlerin belki de asla göremeyeceği bir zamanda sahip bu mesleğe.
Nedense öyle bir zamanın geleceği bugünümüzden aşikar bence. Çünkü görevi yangını
söndürmek değil aksine yakmak. Daha çok ateş daha çok zavallıklık. Kitap yakıyor itfaiyeciler.
İnsanların düşünmelerini, kendi fikirlerine sahip olmalarını ve farklı şeyler türetmelerini
engellemek adına yakıyorlar düşünce ürünü kutsal varlığımızı.

Eski bir kitap bu ancak, şuan neredeyse geldiğimiz noktayı görebilmiş yazar. Kitap okumayı
insanlar reddediyor, bırakıyor hikayede. Çünkü o kadar boş ve saçma şeyler üzerine
yazılmaya başlanıyor ki. Hatta yazar tam olarak şöyle diyor :" ... kitaplar bir çeşit puding
hazırlama yönergesi düzeyine indi.." Nasıl acı değil mi?

"Kitaplar bir tür depo gibidir ve biz onlarda unutacağımızdan korktuğumuz şeyleri saklarız.
İçlerinde büyülü bir şey yoktur. Büyü sadece o kitapların anlattıklarındadır.."

"Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir."

"O, bir şeyin nasıl yapıldığını değil, neden yapıldığını bilmek istiyordu. Bu sıkıntı verici olabilir.
Birçok şeye neden diye sorarsın, eğer sürdürürsen gerçekten çok mutsuz olursun."

Tavsiye ederim.

4 yıl, 11 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bir çoğumuzun bildiği üzere Fahrenheit 451 kağıdın yanma derecesi. Neden bu isim?
Çünkü kitabın konusu bu. Bir dünya düşünün kitaplar yasaklanmış.Evde kitap mı bulunduruyorsunuz hemen itfaiye gelir evinizi yakar.(İtfaiyenin asıl işlevinin yangın söndürmek değil ev yakmak olduğu bir dünya).
Eh her yasak kendi isyancısını da yaratır mantığıyla aklı mantığı yerine gelmeye başlayan ya da gelmiş ve sistemden hükümetten kaçan insanlar da var. Kaçanların çoğu da Ya harverd'da kürsü sahibi ya başka bir üniversitede hoca.
İnsanlar TV'lere hapsolmuş.Duvardan duvara Tv alıp saçma programları izlemek ana dertleri.
Yalnız bize çok uzak bir dünya da değil hani. Özellikle şu satırları okurken 'hadi canım aynı biz dedirtiyor.'

Eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. Daha da iyisi hiç verme. Bırak savaş gibi bir şeyin var olduğunu unutsun. Eğer Devlet yetersizse, havaleliyse ve vergi delisiyse, insanların Devlet üzerine endişelenmesindense bırak
böyle olsun. Huzur, Montag. Onlara yarışmalar düzenle, en popüler şarkıların sözlerini, devletlerin başkentlerini veya Iowa'da geçen yıl ne kadar mısır yetiştirildiğini bilerek kazansınlar. Onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur, öyle lanet olası olaylarla tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten zeki hissetsinler. Sonra düşündüklerini hissedecekler, hiç kımıldamadan hareket ettikleri hissine kapılacaklar ve mutlu olacaklar, çünkü bu tür olaylar değişmezler. Olayların bağlantılarını kurmaları için onlara felsefe ve sosyoloji gibi kaypak şeyler verme. O zaman melankolik olurlar. Bugünlerde birçok adamın yapabildiği gibi, TV duvarını ayırıp tekrar birleştiren kişi, insanı kaba, hayvansı hissettirmeden ölçülüp biçilemeyecek olan evreni ölçüp biçmeye çalışan kişiden daha mutludur. Biliyorum, ben denedim, cehenneme kadar yolu var. Sen kulüplerini ve partilerini, akrobatlarını ve sihirbazlarını, gözüpek adamlarını, jet arabalarını, motosiklet helikopterlerini, seks ve eroini, otomatik refleksle yapılacak her şeyi getir onlara.”

4 yıl, 9 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Distopya türü kitaplarla aram orta derecedir. Gerçekçilik ağırlıklı olmasını sevmeme rağmen fazla melankoli, mutsuzluk gibi ögeleri de bolca barındırdığı için bir yerden sonra ruh halimde çökme başlıyor.

Sanırım şu ana kadar okuduğum distopya sayısı 2-3 kitaptır. Şimdilik en son Fahrenheit 451 kitabını okudum. Kitabı okuyanların çoğu orta halli bulmuş, ben de katılıyorum.

Okuyanlar İthaki'nin çevirisini beğenmemiş. Benimki kaçıncıydı hatırlamıyorum ama ben fazla görmedim hata. Ancak bana göre çeviriden çok yazarın dilinden ötürü ben ısınamadım kitaba. Yine de kitapta rastlanabilecek çok güzel cümleler mevcut. Ayrıca yazarın seçtiği konu da iyi seçilmiş: Kitapsız yaşam.

Montag'ın eşi tam ağzı burnu dağıtmalık biri. Hayatımda gördüğüm en boş kafalı insan olabilir.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/06/fahrenheit-451-yorum.html

3 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitabın anlatımı bana çok karışık geldi kopukluklar çok çabuk geçişler odaklanmakta zorluk çektim. Yazıldığı yıl itibariyle gondermeler çok ilginç olsada sanırım yazarın anlatım tarzını sevemedim bir cesur yeni dünya değildi benim için..

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tapıyorum!

8 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Ben beklentimi çok yüksek tuttuğumdan mı bilmiyorum ama abartıldığı kadar güzel olmadığını düşünüyorum. Üslubu çok yavan bir kere ve bazı şeyler çok hızlı geçilmiş. Yine de yapılan göndermeler güzel bunun için okunabilir belki.

6 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

en az iki kez okuyun derim. göndermelerle dolu bir yeni dünya eleştirisi.

7 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Kitaplarıları ne kadar yakarsanız yakın onları okuyanların zihinlerinden atmadıkça başarılı olamazsınız..
Günümüz çağını çok iyi ifade ediyor.Koyun haline gelenlerin ve getirenlerin hali ve buna rağmen gerçekleri görüp onlara sarılanların mücadelesi. Bir başyapıt.

6 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

"Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir"..
Akılda kalıcı ve sarsıcı..1984 kadar hatta ondan daha da etkileyici diyebilirim.
Dili beni biraz zorladı başta .Çeviriden kaynaklı da olabilir fakat mutlaka okunmalı..

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Modern klasik ya da distopya okumak isteyenlere tavsiye edilebilir. Bence hikaye biraz daha derinleştirilebilirdi. Çok çabuk ilerledi ve açıkçası çok vurucu bir olay yoktu. Beğendiğim yönüyse: Distopyada olması gereken çaresizlik, yok oluş, melankolik duyguları barındırmasıydı.

5 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Düşünce kurgu güzel fakat kitapta bazı olaylar yarıda kalıyo veya es geçliyo.Okuduktan sonra bende tek bir kitap değilde bir serinin ilk kitabı izlemini yaratmıştı.Listemde Yakma Zevki var.Hangi ara okurum bilmiyorum ama konu derinliği o kitapla sağlanmıştır umarım.

6 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Distopik romanların beni en çok etkileyen yanlarından biri yazarların ileri görüşlülüğü oluyor. Fahrenheit 451, belli bir yıl belirtilmediği için teknolojik açıdan uzak bir gelecek olarak düşünülebilir. Fakat yazıldığı tarihi göz önüne alınırsa özellikle bugünün gittikçe duyarsızlaşan tüketim toplumunu işaret edişi hayranlık uyandırıcı. Oldukça sert totaliter rejim eleştirisi bir kere, çizilen distopik senaryo gereği kitaplardan "arındırılmış" gelecek profili iki kere çarpıcı. Yazarın önsözünde belirttiği üzere 5 kısa öyküsünü birleştirerek ortaya çıkardığı bu eserde, kitapların biz kitapseverlerin hayatında nasıl bir yeri olduğunu en iyi anlatan cümleler Parlak Anka öyküsü ve bunun romanda yer aldığı kısımlarda geçiyor.

5 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

En meşhur distopyalardan biri. Türünün en iyi örneklerinden ayrıca, mutlaka okunmalı.

Artık dünya öyle bir hale gelmiştir ki hiç yangın çıkmamaktadır ve dolayısıyla itfaiyecilere başka bir iş için ihtiyaç duyulmaktadır; kitapları yakmak.

Kitap okumak yasaktır, kitap bulundurmak yasaktır. Kitap bulundurmak büyük bir cezayı gerektiren bir suçtur ve bulunan her kitap hemen yakılır. İşte böyle bir düzen içerisinde bir itfaiyeci büyük bir hata yapar ve içinde bulundukları düzeni sorgulamaya başlar. Sonra bu hatayı daha da ileri götürür ve yakması gereken bir kitabı merakına engel olmayarak okumaya başlar.

Kitabın adının Fahrenheit 451 olmasının sebebi ise kağıdın yanması için gerekli olan sıcaklığın 451 Fahrenheit olmasıdır diye biliyorum.

5 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitap abartıldığı kadar geniş bir distopya sunmuyor. Olaylar çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Ortam,düşünce, sistem çok az bir şekilde sunulmuş. Sanki bir kaçağın bir günü tarzı. Kitapta tek dişe dokunur yan kitapların yakıldığı bir dünya...

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Daha güzel bir çeviri ile okumak istiyorum tekrar

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Çok hızlıydı kitap... Sanki bir film izliyormuşum gibi; yani sanki kitap değil de bir kitaptan uyarlanmış bir film gibiydi kitap... Her yanından kesilmiş, eksik kalmış...

Güzeldi yine de...

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bir zaman düşünün, kitap okumak yasak, evlerde kitap barındırmak yasak. İtfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil, evlerinde kitap barındıranların kitaplarını, evlerini hatta direnenleri yakmak...
Senelerdir yaptığı yanlışı farkeden itfaiyeci Montag'ın hikayesi...
Baskıcı topluma örnek güzel bir distopya...

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Maalesef kitabı pek sevemedim, günlerce elimde sürünmek zorunda kaldı. Kurgusu güzeldi ancak bana hitap eden bir kitap olmadı.

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okuduğun distopik romanlardan sonra keyif almanın kendimce ironik kaçtığını düşünmeme, bıraktığı etki psikolojimi yerlebir etmesine rağmen, salt karakterlerle empati kurmamı sağladığı için okumaktan keyif alıyorum. Otomatik Portakal ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört için de aynı duyguları hissetmiştim.

Fahrenheit 451'de, romanın başkahramanı iftaiyeci Guy Muntog, yıllarca kitap yakan, niye, neden yaktığını sorgulamayan, işinde başarılı (!) ve çevresince sevilen bir adam.

Geçmişini sorgulayan, sorular soran genç kız Clarisse McClellan'la tanıştıktan sonra, hayatı tamamen değişir Bay Muntog'un.

Clarisse, "İtfaiyecilerin uzun zaman önce kitapları yakmadığı ve ateşleri söndürdüğü doğru mu?" diye sorar Bay Muntog'a; "Ateşi söndürmek mi? Kim söyledi bunu sana?" sorusuna karşılık, Clarisse'nin "Yaktığın kitapları hiç okumadın mı?" karşı sorusu, Bay Muntog'u düşünmeye, düşündükçe de sorular sormaya, sorgulamaya başlar ve karanlık geçmişinin sancıları hayatını altüst eder.

Tv'nin yaygınlaştırılıp, kültürün içinin boşaltıldığını ve edebiyatı bitirdiğini iddia eder, yazar. Haklıdır da.

''...Eğer dünya kitap okumayanlarla, öğrenmeyenlerle, bilgisizlerle dolmaya başlarsa, kitapları yakmak zorunda kalmazsınız, değil mi? Eğer dünyanın geniş ekranı basketbolla ve futbolla dolar ve MTV içinde boğulursa, gazyağını ateşlemek veya okuyucuyu avlamak için Beatty’lere gerek kalmaz.”

Umudun hayatı güzel kıldığı için belki de... İki yıl önce, dünya insanların okumadığı kitaplar yüzünden vicdanlarını sızlattığı zaman güzel olacak, diye bir not yazmıştım. Bugünse, edebiyatın hayatı katlanır kılan tek şey olduğunu...

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Okuduğum ilk distopya romanı oldu. Doğrusu distopya okumaya biraz çekiniyordum ama kafamda canlandırmada pek fazla sıkıntı olmadı. Tek sıkıntı bazı yerlerde dağınık bir anlatımın olmasıydı. Bunun yazardan mı yoksa çevirmenden mi kaynaklandığını tam anlayamadım. Kitapta puan kırdığım nokta da bu oldu zaten. Bunun dışında kitap tam bir sistem eleştirisi yapıyor ve yapılan bu eleştiriler hala geçerliliğini koruyor. Kitaplardan, sanattan, düşüncelerden, akıldan, mantıktan korkan ve uzaklaşan bir toplum… Ne kadar tanıdık şeyler. Kitabı okurken aklıma sürekli Sabahattin Zaim Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı’nın “Bizde de şimdi okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ben daha çok cahil ve okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede.” sözleri geldi. Bu kitap belki de distopik değil, tamamen realist.

https://www.youtube.com/watch?v=-i6X6ZzW8aM

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Bilmiyorum neden ama ben biraz 1984'e benzettim bu kitabı ama onun kadar tatmin etmedi çok hızlı gitti ama doyuramadı. İthaki yayınlarından okudum . Aynı yayından okuyacak olanlar ''Ayaklarının her birine yürümesini ve yürümeye devam etmesini söyleyerek uzak kaldırıma doğru yürüdü.'' tarzı cümlelere hazırlıklı olsun :)

3 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitap biter bitmez, filmini de izleyin derim.

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Ray Bradbury 1920 - 1912 korku ve bilimkurgu tarzında romanlar yazan Amerika'lı yazarın Fahrenheit 451 yazarın Başyapıtı sayılmaktadır.

Fahrenheit 451 Kitap kağıtlarının yanıp tutuştuğu sıcaklık derecesidir.

" İnsanların başlarına getirip yücelttikleri bir liderleri her zaman vardır...bu, işte sadece bu, zorbaların türediği kaynaktır. İlk ortaya çıktıkları zaman onlar birer koruyucudurlar " Ray Bradbury

Kitapları yasakla, okul sürelerini kısalt, felsefe,tarih, dil derslerini kaldır. Sporu teşvik et, tv lerde eğlence programlarını pompala, algılar yarat, topluma yararlı bilim adamlarını yine algı yöntemiyle zararlı kişiler olarak tanıt. Herkesi birbirinin sureti haline getir. Kısacası siz düşünmeyin biz sizin yerinize düşünürüz. Alın size sorunsuz bir toplum.

Oldukça keyifli, düşündürücü, ibret ve ders çıkarılabilecek bir kitaptı. Çok severek okudum, okurken bu hayali ülke bana tanıdığım bir ülkeyi fazlasıyla bir ülkeyi hatırlattı.... Çok tavsiye edeceğim kitaplardan biri...

1 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Distopyaları seven biri olarak kitaba çok pozitif yaklaşıyor olabilirim, aslında evet kitabın anlatım yoğunluğu sizi sizden almıyor bir edebi şölen değil ama V for Vendetta gibi bu maskenin arkasında bir fikir var diyorsunuz.Fahrenheit 451, fenle aşina olanların direk aa bu hani celcius kelvin falan çevirdiğimiz sıcaklık birimlerinden değil miydi dediğini duyar gibiyim aynen öyle Fahrenheit 451 kitabın dediğine göre sayfaların yandığı sıcaklık imiş.Kitapsa bize kitap okumanın anormal görüldüğü bir distopyayı anlatıyor.Evet insanlar robotlaşmış duygular bayağılaşmış meseleler derinlemesine düşünülmez olmuş.Böyle bir evrende ufacık bir kız insanın içine bir prizma tutuyor ve dünya yeniden 7 renk demetine kavuşuyor.Sonrasında sorguluyor insan yavaş yavaş.İtfaiyeciler neden söndürmekle görevliyken kitapları yaksındı ki? Çok fazla detayına girmek istemiyorum, kitap 250 sayfalık bir içim su gibi sıkmadan okutturuyor kendini, başlarda biraz ne zırvalıyor bu diyorsunuz ama taşlar yerine oturunca merakla sonunu bekliyorsunuz ve sonunu sizin için bozmuyorum keyifli okumalar.V for Vendetta'ya niye atıf yaptığımı bence okursanız bana hak vereceksiniz.

2 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Hikayenin teması çok ilginç. Gerçekten her insanın aklına gelmeyecek bir konu. İtfaiyecilerin yangını söndürmesi gerekirken yangını başlatması... Bu yüzden kitabın konusunu çok beğendim. Özgünlük, özgünlük derdi hocalarım. Bu kitapla ne demek istediklerini anladım. Kitap güzel olmasına güzel ama bana göre doldurulması gereken boşluklar var. Hikaye kısaydı, bazı yerler sanki boş kaldı gibi. Clarissa, Faber ve Mildred'a ne oldu?Üçünün akıbetinin de ne olduğu okuyucunun hayal gücüne bırakılmamalıydı. Tamam az çok insan tahmin ediyor neler olduğunu ama Clarissa varla yok arasında gidip geldi. Oysa etkili bir karakter olabilirdi. Mildred için kendimi yormak bile istemiyorum. Demek istediğim Ray kitapla biraz daha vakit geçirip, geniştelebilirdi. Mesela, insanların kitap olma fikrini acaip beğendim ya. Burasını genişletebilirdi, ya da Montag yakalanmadan önce faber ile biraz kitap basabilirdi. Kitabı ingilizce okuduğum için bazı yerleri anlama da zorlandım. Mildred'ın yaptığı şeyler, üç duvarlı tv nin amacını ve tam olarak ne olduğunu anlamadım(?). Dediğim gibi biraz daha ayrıntılı olsaydı keşke bazı şeyler havada kaldı. Ama yine de hikaye türünün tek örneği. Kitap, 1984'ü çok anımsattı. Acaba gerçekten kitap sayfaları 451F'de mi yanıyor? Çok ilginç....

7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kitabın yazıldığı yılları göz önüne alırsak, yazarın gerçekten ileri görüşlü olduğu ortada. Ancak kitapta bazı hatalar yok değil, kitapların yakılarak nasıl ileri teknolojiye sahip oldukları kafamda soru işareti olarak kaldı. Belli bir ideoloji ya da inanışa ait kitaplar yakılsa anlarım ama içeriği hakkında ayırt etmeksizin tüm kitapların yakılması ve bütün dünyaya hükmedecek teknoloji ve güce sahip olması birbirine ters düşüyor.
Kitapta olaylar çok hızlı bir şekilde anlatılıyor, çeviriden mi yoksa düzenlemeden mi bilmiyorum, olaylar kopuk kopuk öncesi anlatılmadan yaşanıyor. Kitabın ortasından yaşananları tekrar anlamak için başa dönmek zorunda kaldım.
Genel olarak çok muhteşem diyemeyeceğim ama hayal dünyamı zenginleştiren bir eserdi.

7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

http://nuhunfilosu.com/cikarin-ahsap-ve-civileri-ev-yapacagim/

7 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

çok güzel ve akıcı bir kitaptı, sırada filmi var:))

7 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitap yakılma dönemine harika bir ışık tutan kitap... Çok önceden yazılmış ama hala günümüze ışık tutan bir kitap...

7 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

okunulması ve üzerine düşünülmesi gereken bir kitap..

7 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

http://moonlightcat13.blogspot.com/2015/05/fahrenheit-451-ray-bradbury-bahar-okuma.html

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

mutlaka okunmalı..

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Çevirisi çok rahatsız edici.

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

gayet güzel ve çok yaratıcı bir kitap.tam tavsiye

6 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Kitabın neden icat edildiği günden beri evrim geçirmemiş tek şey.
olduğunu anlayabilirsiniz

6 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Görev icabı kitapları yakan bir adamın sonradan kitaplara olan aşkının kabarmasını anlatan güzel bir eser.

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Söylenebilecek pek bir şey yok. Kesinlikle okuyun, durup düşünmeden edemeyeceksiniz bitirdiğinizde...

6 yıl, 6 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski